christmas'a beş kala kart cezalısı duruma düşen, diyarbakır deplasmanından evvel kronik sakatlığı nüksedip haftasonunu istanbul'da geçiren, soğukta top oynamaktan zerre hazzetmeyen bir neslin evlatlarıyız. rahmete düzdüğümüz methiyeleri, aynısının katı formu, üç derece soğuğu kara düzmüyorsak, duruş sahibi oluşumuzdan, efendiliğimizdendir. havaya bakarız soğuk mu diye, yağana bakarız yağmur mu diye. [a tribute to mevlana]
fakat gün bugün; perdeler açılsın, temâşâ devam edecek. apertura 2008 neferleri, itü sözlük clausura 2008 için sahne almaya hazırlanıyor. üstelik bu sefer "yerden ve paslı" değil, "doldur-boşalt" oynuyoruz. hakan şükür tipi çağdaş forvetler, hemen bugünden heyecanlanın.
ferman organizasyonunsa halı sahalar sizindir.
pek yakında, yine burada.
hakkında türlü oyunlar oynanan lig. yok efendim bayan münih kazanacakmış da, her şey baştan belliymiş. itibar etmeyiniz efendim. velev ki bayan münih kazanacak. sen sanıyor musun ki bu ligde başka favori var.
ayrıca 2 puanlı sistemi ile turkcell super ligini kıskandırıyor imiş. yusuf da bize imza attı lan bu arada. beşiktaş'a değil. fazlasını verdik beşiktaş'tan.
bir futbol mabedi olan selimiye stadyumu'nda gerçekleşmesi hâlinde joga bonito'nun ruhlara işleyeceği lig olacaktır. haftalardır beklenen clasura konusundaki haberin nihayet gelmesiyle birlikte heyecan katsayısı yükselmiş, merak artmış ve kafalarda yeni sorular türemeye başlamıştır. bütün bu sorulara verilecek cevaplarımızla birlikte, bir mesajlık mesafede yardıma hazır bir vaziyette beklemekteyiz.
bayan münih olarak bizlere geçen sezon forma giyen futbolcularımızla sözleşmelerini uzatmamız gerektiğini hatırlatan lig. hiç biri satılık değil futbolcuların. biz transfer yapmaya çalışıyoruz, ne adam satması.
sabah neşesi, öğlen şekerlemesi, akşam sefası, gece sevişmesi tadında lig. işte böyle böyle doldurduk ya bütün abazanları lige hadi hayırlısı. ayrıca takım olarak rakiplerimize küsküneceğimiz ligdir (siktir).
altıncı nesil yazarların yavaş yavaş fark ettiği oluşum. korkmayın çocuklar, korkmayın yavrular. o extra butonu sizi zirvetöre, zirvetör sizi lige ulaştırır. bunda zor bir şey yok. hiç olmadı bana mesaj atın, ben sizi yönlendireyim.
bu da altıncı nesillere kıyağım olsun. çakallar sizi.
organizasyon mürettep adedi ile içtima edip ekseriyetle karar aldığı esnada farkettim ki, komite sik gibi. hani iğneyi batırıyoruz ama çuvaldızı da soksak bi yerlerimize isabet olur.
arkadaş, hiç mi faşizmden nasiplenmediniz? "e ama katılmak isteyene 'gelme' dersek nerede kaldı vakurluğumuz bizim?" cümlesi kafenin her duvarından sekip ense köküme bir indi ki, allah sizi inandırsın ariel şaron gibi hissettim kendimi dt zaman aralığında. step function giriyor ama, öyle parametrelerin, değişkenlerin bina ettiği bir transfer fonksiyon var ki ortada, response direkt banaydı yani, farketmedim sanılmasın. [mühendisim çıkıcam bu sene işşallah]
iş bu sebeple de, organizasyonda kötü polisi, apertura'da olduğu gibi, clausura'da da ben oynayacağım. gerçi bu rolün altından kalkacağıma olan inancım sonsuz, zorlanacağımı düşünmüyorum; ama baştan bilinsin yani. söverken usturuplu olunuz.
bir sözlük ligi nasıl olmalının karşılığı. bazen durup düşünüyorum ki hep yaparım bunu. böyle durup dururken "bazen durup düşünüyorum" derim. hiç sebepsiz ha. ortam bir gerilir. halbuki o kadar yani. devamı yok onun. yoksa durup ne düşünücem. düşünmek için durmanın faydasız olduğu kanaatindeyim.
bu da öyle işte. kayıt olmak için durup düşünmek gereksiz. bu düşünme payına ayırdığın zaman zarfında mesela sevgilini düşün. geçirdiğin güzel zamanları düşün. aileni düşün. bunu ne düşünüyon pezevenk. basacan "ben de" butonuna bitti gitti. hayret ha. oluyor bazen, sinir geliyor bana böyle yersiz. garip tabi.
kendini bilmez meczupların da arsızca katılmak istediği lig. tabi ki lig herkese açık. katılım olması bizi memnun eder. hatta amacımız tüm sözlüğün katılması. sonuçta ligde palyaçolara da ihtiyaç var. herkes muhteşem tekniğe sahip olamaz ben gibi. kimilerinin de ponpon kızlık yapması, seyirci toplaması lazım.
bu nedenle organizasyondan biri olarak kişisel düşüncem lige isteyenin katılabilmesi. bu anlamda boşta kalan yavşak, yılışık, arsız gibi kontenjanlarımızı da doldurabiliriz. ki şu ana kadar katılımcılar arasında bu boşlukları doldurabilecek tıynette kimse yoktu.
akşam akşam beni hüzünlendiren lig. öyle sebepsiz bir hüzün çöktü bünyeme. sessizlik oldu bir anda. çevremde kopan çığlıklar kanattı kalbimi. ilkbaharları arar oldu gözlerim yuvaları yerinden fırlayacakmışcasına. bir sms yalnızlığıydı iç dünyamda yaşadığım. bir erke dönergeci bilinmezliğiydi yaşadığım. bu ben miydim bilemedim. haykırdım tüm benliğimle şekeri zehrediyorsun, etme!!! diye. ama anlaşılmadı sonuna üç ünlem koyduğum konuşurken.
şöyle iki rekat duygusal olayım dedim, kendimden tiksindim yemin ediyorum. çevremde kopan çığlıklar kanatmış kalbimi. afedersin ama öyle kalbe sokayım. yok arkadaş yok. ahan da buraya yazıyorum. olmaz ya, hani olur a böyle hüzünsel takılmaya çalışırım sözlükte, burdan duysun moderasyon sesimi. o gün uçursunlar beni. aboouuvvvv. altı üstü iki satır yazdım lan. sabahı zor ederim artık.
olur şey değil. amacın ne olduğunu, kişilerin nereye varmaya çalıştıklarını anlamlandıramıyorum. belki bugün biraz daha yakınım çözüme ama..
ilk zamanlar başıma kapüşonu geçirip salondan yatak odama kadar adımlayarak bir mana yüklemeye çalıştım, olmadı. "kapüşondan mı acep" dediğimi hatırlıyorum, çıkartıp adımlamayı denedim bu sefer de, yok. şapka, bere, slipe kadar yolu var, ııh. banana hammock diyorum arkadaş, çok çile çektik, satırlara dökmediğimize bakma sen.
neden top tepmekte bu kadar ısrarcıyız? sahi, iki rekat kitap okumaktan biz ne zaman vazgeçtik?
duraydık burada, tam burada. açaydık kollarımızı iki yana. sarılaydık. tepme.. tepme deyeydik. gün gelip sadece ve sadece sivasspor'un sorunlarının dile getirileceği zirvelerde buluşsaydık. kıraç fondan şiir okusaydı bize, konudan bağımsız. spontane hatta. ve funda arar, eski bir dost, köşeden dönüp "doğdum sen, büyüdüm sen, yaşlanıyorum.. hep sen" mısralarına sesiyle eşlik edeydi ne var? 20:30'a kurduğum alarm daha fazla paralyzer çalmadan susmayı bileydi veya, uyandık zira. ebu leheb nemlendirici kullanaydı da elleri kurumayaydı şu zemheri ayazında.
bırakıyorum. apertura 2009'da ben olmayacağım. belki tatlı bi ihtiyar olarak ara ara maçları izlemeye gelir, sahaya fındık fıstık fırlatırım. şımarırım adeta kendi çapımda, dizginleyemez beni hiçbiri. kahkahalar atarım gollerden sonra, deli sikmişçesine bağırırım kenardan.
bizim neyimi eksik lan dediğimiz zirve. sözlüğün kaymağını hep istanbullular yiyor efendim. 8 takım katılacakmış. ankaradan da katılalım. deplasmana gidilsin. ankaraya gelinsin. gelen takım deplasmana seyirci bile getirsin. sizin selimiye stadınız varsa bizim de cebeci stadımız var.