belki ilginizi çeker
  1. · küçük ama cool sözlük yazarı
  2. · sözlüğe çağ atlacak altın fikirler
  3. · dadundan yinmazz
gündem
  1. · asla birlikte olunamayacak birine aşık olmak
  2. · sevgilinin söylediği unutulmayan sözler
  3. · giyotine yolladılar gitmedim
  4. · ezel
  5. · yetenek sizsiniz türkiye
  6. · dünyanın en seksi şarkısı
  7. · aşk ı memnu
  8. · psikiyatri servisi
  9. · seramik

itü sözlük altın günü zirvesi  

  1. annesinin altın günlerinde yaptıklarını odasına gelen dolu bir tabak ve duble çay ile yiyenlerin kaçırmaması gereken zirvedir.
    evet arkadaşım, şimdi hünerlerini gösterme sırası sende. bakalım sen ne kadar annenden feyz almışsın.
    daha fazlası için;
    http://www.itusozluk.com/...
    (vela, 05.08.2009 19:05)
  2. büyük ihtimal kısırla * katılacağım zirvedir organizatör velaya sevgilerimi sunarım *
    (edepsiz koala, 05.08.2009 19:16)
  3. büyük ihtimalle god ile katılmayacağım zirvedir. wondrous ve arkadaşlarına sevgilerimi sunarım.
    (karmapolice, 05.08.2009 19:23 ~ 19:23)
  4. her ne kadar katılmak istesek de ancak ve ancak altın gününden artakalan yemekleri yemek eylemini yapabileceğimiz zirvedir. kargo ücreti verilir.
    (guenhwyvar, 05.08.2009 19:25)
  5. büyük ihtimalle katılamayacağım zirvedir. ama çok istiyorum lan. ahh bu mesafeler. bu yolların gözü kör olsun.
    (benzemez kimse bana, 05.08.2009 19:26)
  6. yedek ayakkabılarımı poşete koyup geleceğim zirvedir. piknik tüpüyle gelip çay demlerim.
    (dollidolli, 05.08.2009 19:31)
  7. erkek katılımcıların havuçlu tarçınlı kek yapıp getireceği rivayet olunan zirvedir.
    sözlük ada' larına duyurulur.
    (vela, 07.08.2009 00:36)
  8. kendinimiz pişiriyoz hep beraber yiyoz içiyoz geziyoz tozuyoz eğleniyoz çatlatıyoz patlatıyoz diyeceğimiz zirvedir.
    (kanes, 07.08.2009 01:09)
  9. organizatörüne yaraşır bir zirve. pasta, kek, börek...

    afiyet olsun hacı!
    (idiot, 07.08.2009 01:10)
  10. acayip eğlenceli geçen zirve. bisiklet turları, veleybol, fusbal. en önemlisi yimak, içecek, sohbet, muhabbet. bana en önemli artısı ise uzun zamandır yapamadığım şeyleri yaptım bea. 8 sene sonra ayağıma top değdi, 7 sene sonra bisiklete bindim ve en önemlisi tam bir sene sonra rakı içtim be.

    sarmalar, çiğ köfteler, kekler, gözlemeler...

    yapan herkesin de eline sağlık ayrıca, he ben yine yancı müessesi gibi geldim lakin olsun, affola.

    öncelikle organizatöre zevle teşekkür eder, orda bulunan herkese de ayrı teşekkür etmek ayrı bir zevktir.
    (dadundan yinmazz, 09.08.2009 01:05 ~ 01:08)
  11. 2 kilo üzüm, semaver ve kuyumcuların verdiği kalitelimsi poşete koyduğum gezmelik terliklerimle gittiğim zirve. ancak kimsecikler yoktu. 28 dakika bekledikten sonra üzümleri yemeye başladım. 3 tane yedikten sonra organizatöre bok atmaya karar verdim ki hemen telefon çaldı. vela denen totoş "kanka 5–10 dakikaya ordayız migrostan bir şeyler alıyoruz" dedi. birbirlerine kur yapan güvercinleri izledikten sonra derin bir nefes aldım ve sağdan soldan "abi mendil al bi tane, para ver" falan diyen çoluk çocuğa üzüm dağıtmaya başladım. milletin gelmesine 5 dakika kala gitsem mi dedim, yok lan diyip vazgeçtim. bir yerlere saklanıp onların şaşkınlığını izlemek daha mantıklı geldi. sonra hemen toparlanıp bir çalının arkasına saklandım. etrafımdakileri ilginç bakışlarından rahatsız oldum noluyo lan dedim, fark ettim ki sıçma pozisyonunda oturuyorum. hemen toparlanıp yerime gittim. sonra yavaştan gelmeye başladılar. yedik içtik her şey güzel gitti. valeybol, veleybol ve voleybol oynandı. edepsiz koalanın yaptığı makarnaya bayıldım. saatler ilerledikçe muhabbet koyulaştı. karnımızda doydu oh daha ne isteyelim ki lan. uludağ sözlükten 2 tane elemanın nasıl olduysa sözlük insanları olduğunuzu anlamalarıyla yanımıza gelip bize katılmasıyla zirvetöre işaretlediğim ama getirmediğim +2 de tamamlanmış oldu. onlar da öyle etkilendiler ki bizden itusozluk böyle demek ki falan yaptılar ve eve gidince ilk işlerinin 10 çaylak girisi girmek olduğunu söylediler. güzide yazarlarımızın muhabbetleri sarmış olmalı ki zirve dağılana kadar ordalardı. rakı faslına geçmeden önce çoğu yazarın ayrılma faslı vardı. bu duruma rakı içecek olan yazarlar içten içe sevindiler çaktırmak istemeselerde. gizli gizli gülmeler falan oldu hepsini fark ettim. 10 kişi falan kalmıştı rakı faslına. ve tabii 2 uludağ sözlük yazarı. adamlar rakı bile içti lan. sonra fark ettim ki getirdiğim üzümleri kimse yememiş lan. 3 kere bende üzüm getirdim işte falan diye muhabbet açmama rağmen kimse yememişti. biraz koydu. taktik değiştirdim. ya şurada üzüm olacaktı bir salkım versene, tarsus üzümü haa falan diyerek getirdiğim malın reklamını yapmaya başladım çaktırmadan. yine kimse sallamadı. bir salkım yedim. sonra taktiğimi tekrar değiştirdim. ortamda ki her şeyin tüketilmesine katkıda bulunarak yenecek tek şeyin üzüm olmasını sağladım. sonra sağ olsun 2 yazar arkadaş yediler. sevindim lan. ama 1 kilosu kalmıştı. attım çantaya bende. aha bunu yazarken onu yiyorum. çok tatlıymış lan yemeyenler kaybetti. efendim en son organizatör vela'nın kılavuzluğunda e-5'ten metrobüs istasyonuna geçişimiz vardı ki skandal resmen. dolaşmadığımız dağ taş kalmadı. yolu bulamadık. en son çamurlu bir yerden geçtik neyse ki o yol çıktı. organizatörü her türlü kutluyorum. çok güzel bir altın günü oldu. üzümler de güzel.
    (dollidolli, 09.08.2009 12:04 ~ 12:08)
  12. (sözlüğünenuzunnickinialmakistiyorumbeceremiyorum, 09.08.2009 13:34)
  13. (kanes, 10.08.2009 02:12)
  14. gidemediğim için çok üzüldüğüm zirvedir.

    (bkz: bi daha)
    (tek şahidi kör olan masum sanık, 10.08.2009 02:16)
  15. uzun zamandır görmediğim dostlarım; peynirli gözleme, kek, börek, kuru pasta, dolma ve çiğ köfteyle hasret giderme fırsatı bulduğum zirve.

    yapımda emeği geçenleri ellerinden öperim.
    (lalu, 10.08.2009 02:20)
  16. şahsımın ilk defa organizatör sıfatı ile katıldığı zirve olmuştur. neden organize ettiğim değilde katıldığım diyorum? çünkü zirveye katılan herkes ya kendisi ya anneciği bir şeyler yapmış, onları getirmiş ve zirve katılımcılarının beğenisine sunmuştur. esasında her biri birer organizatör idi, farkında olmasalar bile.

    zirve sabahı gök gürültüsü ile düet yapan yağmur "lan yoksa" dedirtmişti. "ilk defa organizatör olalım dedik, cenabet miyim neyim lan yağmur falan yağıyo yhaa, çoq üsüldüm be qanqa yhaa" şeklinde ki hüznüm daha sonra yerini "hadi bi çılgınlık yapıp şu zirveyi yapalım" dedim ve zirvenin iptal olmayacağını katılımcılara bildirdim.
    bir elimde ne olur ne olmaz, belki yerler ıslaktır diye her ihtimale karşı aldığım kilimin buluduğu torba, diğer elimde de valide sultanın yaptığı nefis gözlemelerin bulunduğu torba ile evden çıkıp trene atladım. suadiye' de trenden atladığımda, buluşma mekanına varan sözlükçüler telefonumu arka arkaya aramaya başladılar. bağdat caddesi akşamüstü kalabalığında idi. elimde ki gözlemelerin kokusu, cadde kızlarının parfüm kokularına karışıyordu. cadde kızı demişken, çakma raybanlarımı almadığım için bir çok güzel hatuna yiyecekmişim gibi bakamadım maalesef, yok la ne bakcam, hatun oyar valla *. bi ara yanımdan arabalarının üstünü açmış bir araç içinde 2 sarışın afet geçti. kokuyu duyar duymaz frene bastılar ve bana dönüp "selam yakışıklı şey" dediler. ben aval aval yüzlerine bakarken, hemen arkamdan bir ses "selam kızlar" dedi, dönüp bir de baktım ki hakiki raybanlı bir eleman kızlara gülümsüyor. eh ben de çekildim aralarından tabi, bana laf atılmamış idi ne de olsa.
    buluşma mekanı olan caddebostan migros' a vardığımda orgazmik ses tonlu huma ile küçük ama etkili sözlük yazarı sözlüğünenuzunnickinialmakistiyorumbeceremiyorum ve huma' nın +1' i olan kral insan sinan beni beklemekte idiler. derken biricik kuzenim kanes ve hemen ardından da denizler fatihi captain cenk sparrow da gruba dahil oldular. ufak tefek alışverişimizin ardından, ben hariç diğerleri bilinen mekana geçtiler. bilinen yerde dollidolli totoşunun çoktan geldiğini gördüm, ilk defa bir zirveye erkenden gelmişti, hala nasıl yapabildi bunu şaşırmaktayım. bialem insanı da bir köşede telefonla konuşuyordu. alınan ve evde özene bezene yapılan gıdasal destekler yerleştirilip poşetlerinden yavaş yavaş çıkartılmaya başladı.
    bu gruba sonrasında edepsiz koala ve neva çifti dahil oldu. ve arkasından yiyeceklerin etrafına konuşlanmaya başladık. bu topluluktan o anlarda çıkan sesler genellikle "süper olmuş, ellerine sağlık", "abi ben zero değil normal kola alayım", "olm şu sarmayı yollayın bu tarafa", "benim kekim senin makarna salatandan daha güzel oldu bi kere hıh", "abi o gözlemenin ıspanaklısını ye, daha güzel ıspanaklı" şeklinde idi. bu sırada lalu da durakları bilmeyen otobüs şoförü tarafından yanlış yerde indirildiği için bir miktar yol yürüyerek aramıza katıldı. derhal gıdasal destek timi * * tarafından yiyeceği içeceği önüne kondu, bravo kızlar.
    büyük kısım yemeğini yiyip bitirip sigara faslına geçmişti ki pek saygıdeğer abim heathcliff bize dahil oldu. hemen arkasından seroo ile mercimeğebenzeyenbitki, az biraz sonra dadundan yinmazz ve s10er zirveye katılarak hem yiyeceklerin hem de sohbetin, muhabbetin ucundan kıyısından tırtıkladılar. zirve assolistimiz yer yer çoğu zaman ise son katılımcı oldu. temiz hava bol gıda derken gene sırt sırta verip dedikodumuzu yaptık kendisiyle, yeşillik gördünmü dedikodu yapmamız kaçınılmaz be cancağzım *. tam o sırada uludağ sözlük' ten iki kişi "pardon siz sözlükçü müsünüz? demin moderasyon falan dedinizde öyle bi bakalım dedik" diyerekten zirveye dahil olmak istediler ve "aaa ben seni hatırlıyorum, geçen hafta biz burda zirve yaparken gelmiştin sen" dedi içlerinden pipisi olmayanı. kendi rezil zirvelerinden sonra bizim zirveyi ve nevaleyi görünce şok oldular ve acaba itü sözlük' e mi geçsek naapsak diye düşünmediler değil ha.
    saygıdeğer büyüğüm heathcliff "olm topunuz yok lan, bi top alalım" deyince heyecan kapladı sözlükçüleri. topun gelişi ile birlikte valeybol çılgınlığı başladı ve topun yere düşmemesi için herkes olanca gücü ile gayret etti.
    yeme, içme, pisiklete binme, valeybol oynama, sohbet muhabbet derken yavaş yavaş güneş batmaya, güneşin batışı ile de yavaş yavaş "kendinizie iyi bakın arkadaşlar" sesleri yükselmeye başladı ve evine doğru yolan çıkanlar oldu. güneşin batışı ile kavun, beyaz peynir, patlıcan salatası ve çiğ köfteden oluşan bir grup yiyecek daha ortaya çıktı. eh bu nevalenin yanında elbette ki rakı, batan güneşin ardından akşamımıza ışık saçtı mübarek. rakı sofrasında ne ülke meseleleri tartışıldı, ne aşktan meşkten bahsedildi. sevgili huma' nın amariga maceralarını dinleyerek kahkahalar eşliğinde yudumladık rakılarımızı. huma ve +1' i sinan içkileri bitince müsade istediler ve gittiler ve biz bir kaç sözlükçü olarak mekanda biraz daha takıldık. sonrasında gelişen olaylar zirve ile pek de alakalı şeyler değildi doğrusu.

    zirveye gelirken bir şeyler hazırlayıp getirenlerin emeklerine, bir şeyler alıp getirenlerin ceplerine sağlık diyorum. serin, güzel bir cumartesi akşamüstüsünde sevgilisi ile, eşi ile, arkadaşları ile ya da kendi başına başka bir şeyler yapmak varken zirveye katılan, zamanını ayıran herkese teşekkür ediyorum. ilk başta dediğim gibi bir organizatörden çok katılımcı olarak oradaydım, şahsen eğlendim, umarım sizler de eğlenmişsinizdir.
    huma' ya ayrıca teşekkür ediyorum. yoğurduğu çiğ köfte harikaydı, orası ayrı. esas teşekkür etme amacım sinan gibi birisiyle tanışmamıza, en azından benimle tanışmasına vesile ettiği için.

    dünya kadar yiyecek arttı, "ben bir şey hazırlamadım, utanırım böyle gelmeye" diyen olduysa çok şey kaçırdı. orada mendil satan çocuklara verdik kalan yemekleri.
    bu da böyle bir zirve günüydü işte, herkese tekrardan teşekkürler.

    küçük ama cool sözlük yazarı vela.
    (vela, 10.08.2009 19:47)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil