olur olmaz yerde karşımıza çıkan, öğrenci psikolojisinin olmazsa olmazı olan *karşılaştırmalardan sadece birisi. yok odtüde böyle bizde neden böyle değil? yok odtüdekiler şöyle yapmış, yok biz daha iyiymişiz ... * gibi kıyaslamalar silsilesi
'abi şu kampüse şu çimlere bak,odtüde varya...'ya da
'adamlar robot yapmış zırt yapmış pırt yapmış...'gibi devam eden muhabbetlerle genelde basit,içeriği boş olan ve odtüde okumanın itüde okumaktan çok daha aksiyonsuz olmasını keşfedememiş zihniyetler tarafından itibar edilen eylem **
her ikisinin kısaltmalarında son iki harf aynıdır. gelelim geriye kalan harflere. od kelimesi eski dilde ateş anlamına geldiğinden odtü bir nevi ateş yeridir. giden yanabilir. i ise sadece harf olduğundan anlamsızdır ve itü'lü arkadaşlarımdan duyduğuma görede pek anlamlı yer değildir. yani al birini vur ötekine misali vardır. olsun eğitim eğitimdir ne sandınız sizi klimalı sınıflarda paşalar gibi mi eğiteceklerini. (bkz: ben gülerim ama kimse gülmez)(bkz: ironiden anlamayan nesle aşina değilim)
itü'de çoğu fakültede klimalı sınıflarda paşalar gibi eğitim görülmektedir. odtü'de zaten şehir pek soğuk olduğu için buna ihtiyaç duyulmaz. ya da ne bileyim ben..
diğer üniversitelerin tartışılmamasının nedeni, onların teknik üniversite sıfatına sahip olmamalarından kaynaklanmaktadır. yoksa eğitim seviyesi bakımından diğerlerinin bir eksikleri yoktur, hatta daha iyi oldukları bir sürü alan da olabilir. zaten genel olarak üniversitelerin isimlerine değil de, başarılı oldukları alanlara bakmakta fayda vardır. mesela odtü veya itü makina fakülteleri ile tanınırlar. boğaziçi işletme-iktisat türünde öne çıkar. bilimsel araştırma bakımından ise bilkent aşmış bir üniversitedir. öğrenciler ne yapmak istediklerine karar verip, isimlerin büyüsüne kapılmadan seçim yapmalıdırlar.
odtü kampüsü kuş bakışı rusya'ya yöneltilmiş bir silah olarak gözükürken (bu silahın namlusu zamanla amerikaya doğru dönmüştür, o ayrı konu) itü'nün istanbulun dört bir yanına dağılmış gubidik yapısı kuş bakışı bakıldığında bir sike benzememektedir.
mezuniyet sonrası işe giren odtü'lü kurumuna yeteri parayı kazandıramıyorsa en fazla 2 ayda kapı önüne konur. itü'lüler için de aynı şey geçerlidir. pek fark olmadı ama olsun.
bu ve bu gibi boktan karşılaştırmaları yapan birkaç odtülü ile konuşurken akıllının biri bana "odtü ile itü'nün farkı nedir" gibi bir soru sormuştu;
"denizi görmezler nihohohaaa...." gibi (olabildiğince yavşak bir üslup ile) bir cümle ile karşılık verdiğimde anladım ki odtü'lüler bu gibi bir cevaba gelemiyorlar, iyot eksikliği başgösteriyor.
bunun ötesinde;
itü güzelim istanbulun içinde fıstık gibi kampüsler üzerine kuruludur
odtü ise karasal iklimin içinde bozkırın ortasında fıstık gibi bir kampüs kurmuştur fakat neye yarar...
ayrıca odtü'nün elektronik fakültesi en az itü'nünki kadar iğrenç bir sosyal mekana tekabül eder ki sorma ayol...