rüzgarlı havalarda dil-inkilap kütüphanesinde kitap okuyanların, okudukları kitaplarda sürekli geçen o "rüzgarın eski binanın duvarlarına çarptığında çıkardığı ıslığa benzer ses" tasvirini birebir deneyimleyebilecekleri şahane kampüs.
annemin yabancı dillerde çalışması* ve maçka ilkokulunda okumam sebebiyle, yabancı diller g.suyundan maçka taşındığından beri hergün takıldığım, konservatuarın piyasaya yetiştirdiği insanların***** okuldaki hallerine tanıklık ettiğim, havuzunda yüzmeyi öğrendiğim ve gün itibariyle neredeyse tüm yabancı diller personelinden kıdemli olduğum, istesem de unutamayacağım yer.
edit: mimarlık fakültesinde okuduğum için şu sıralar pek uğramadığım yer.
hala lisede okuyormuşum hissi veren kampüs.
normal bi gün 5. kata derse çıkma, kantine inme, tekrar 5. kata çıkma, vs. vs. şeklinde gelişir.
kantinin bunca çabaya değip değmeyeceğiyse tartışmalı bir konudur.
futbol oynanabilecek kadar geniş ve yüksek koridorlara sahip olan, beşiktaş maçlarına gitmek için kimi zaman buluşma noktası olarak seçtiğimiz, reklam çeken insanların mekan olarak mutlaka düşündüklerine inandığım, taksim'den teleferikle ulaşılabilen, istanbul'a her gittiğimde mutlaka uğradığım, hemen yanıbaşındaki çay bahçesinde birşeyler içtiğim, 1 senemin geçtiği güzel kampüs ...