belki ilginizi çeker
  1. · peyzaj mimarlığı
  2. · okuması kazanmasından zor olan bölümler
  3. · itü mimarlık fakültesi
  4. · cengiz giritlioğlu
  5. · lale berköz
  6. · ayvalık
  7. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · sözlük yazarlarının hayalleri
  2. · 27 yaşında olduğu halde bir hayat kuramayan insan
  3. · 18 kasım 2009 fransa irlanda cumhuriyeti maçı
  4. · colin kazım richards
  5. · banu güven
  6. · disko kralı
  7. · behlül sözlük yazarı olsa kullanacağı nick
  8. · gdp
  9. · ihsan yıldırım

itü şehir ve bölge planlama  

  1. harita boyamaktan hatun kişilerin bel sorunu yaşamasına sebep olan bölümcük
    (gerabbaa, 10.03.2004 02:10)
  2. mimarlık fakültesinin diğer bölümleri gibi öğrencilerini süründürmek ve uyutmamak için her yolu deneyen bölüm.
    (mazzo, 25.03.2004 19:59 ~ 20:00)
  3. bölüme gelen 50 kişininde yatay geçiş düşündüğü,verilen projelerle ilk dönemden sıkmaya başlayan nası geçicek 4 sene dedirten,geçiş meraklısı insanlar yüzünden bölümden bin kat nefret etmenize neden olan,yurtdışında çok iş var denilip sizi gaza getirmeye çalışılıp geleceğin mesleği denilerek düşündüren,itü mimarlık fakültesi bünyesindeki bir bölüm...
    (dragblac, 03.06.2004 11:10)
  4. sırf itü'de temellerı 1940'lara dayanan, o gün bugündür gelmeyen bir geleceğin mesleği olarak lanse edilen bölüm.
    (bkz: gelecek de bir gün gelecek)
    (etipuf, 15.09.2005 16:17)
  5. türkiye'nin acil olarak en çok ihtiyacı olan mesleklerden birinin eğitimini veren ama mezunlarına yeterince değer verilmeyen bölüm. istanbul'u neden bok götürüyor sorusu da bu tutumla ilişkilendirilebilir.
    (stocky2001, 22.01.2006 10:39)
  6. peyzaj mimarlığı'nı aklıma getiren bölümdür.
    (close2death, 21.03.2006 14:24)
  7. zorluk derecesi göreceli olan bölümdür. eğer zorluktan kastınız karmaşık matematik denklemleriyle uğraşmak, lanet fizik veya kimya deneyleri yüzünden hayatı laboratuvarlarda tüketmek veya bunun gibi şeyler ise güle oynaya bitirebileceğiniz bölümdür. çünkü sayısal puanla öğrenci almasına rağmen sayısal ders olarak sadece matematik 1 (mat 103 e) ve istatistik (probablity and statistics) dersleri zorunlu olarak okutulur. diğer dersler genelde şehir planlama'nın tarihsel gelişimi ile harmanlanmış, birbirinin benzeri olan ve daha çok teorik bilgiler içeren derslerdir. her dersin mutlaka bir ödevi ve büyük ihtimalle bu ödevin power point gösterimi şeklindeki sunumu ve son olarakta ödevin rapor halinde teslim edilmesi vardır. bu ödevlerin önemi çoğu zaman sınavlardan daha fazla olur ki ödevini yapmadığınız takdirde bazı derslerden geçemezsiniz. ayrıca final sınavı sonuçları asla açıklanmaz.

    gelelim bölümün asıl önemli dersi olan proje dersine. proje derslerinde ilk başlarda kalemin nasıl tutulacağı, harflerin nasıl yazılacağı, arazi maketinin nasıl yapılacağı, en basit haliyle bir konut grubunun nasıl tasarlanacağı, taks, kaks, emsal gibi değerlerin nasıl hesaplanacağı, kentsel yolların kademelendirilmesinin nasıl olacağı... ve benzeri temel bilgiler alırsınız. 1. ve 2. proje bu nedenle kolaydır ve başka bölüme geçmek isteyen arkadaşlar bu dönemlerde sıkı çalışırlarsa kolaylıkla kapağı, inşaat, makina, endüstri ürünleri tasarımı ya da her neyse diğer bölümlere atabilir.

    projeler ilerledikçe projelerin ve bölümün de zorlaşacağı sanılır fakat durum hiçte öyle değildir. çünkü itü şehir ve bölge planlama bölümünde mantık ''çalışıyor. o halde geçsin'' şeklindedir. yani yaptığınız işin niteliği aslında çok önemli değildir. görsellik daha ön plandadır ve tasarım dahisi olsanız bile yaptığınız haritalar güzel görünmüyor ise kendinizi hocalara beğendiremezsiniz. olayın bir de pazarlamacılık yönü vardır. yani yaptığınız işlerin (biz bunlara harita, pafta gibi şeyler deriz) sadece güzel görünüyor olması da yetmez. onları satabilme kabiliyetinizin de olması gerekir ki bu bölümde profesör olmuş kişilerden en fazla duyacağınız nasihatlar da bu yöndedir. yani anlayacağınız, bu bölümde okuyan öğrenciler de itü'nün diğer bölümlerindekiler gibi amansız bir rekabet içindedirler ve çoğu da ne yazık ki iyi bir plancı değil de çok iyi birer pazarlamacı olarak bu bölümden mezun olacaklardır.

    son olarak bölüm içi öğrenci ilişkilerine değineyim. evet aslında bu bakımdan biraz şanslı bir bölümdür. çünkü derslerin neredeyse tamamının ortak olması ve proje dersinin de tek bir atölyede (bizim değişimizle stüdyo) 1. sınflar hariç tüm sınıflar bir arada olacak şekilde verilmesi nedeniyle neredeyse bölümdeki herkes birbirini tanır. ilk bakışta bu insanların tamamının sıkı fıkı arkadaşlar olduğunu sanırsınız. görünüşte öyledir de fakat o lanet olası yarışma mantığı yüzünden herkes birbirine alttan alttan diş biler. herkes biribirinin kuyusunu kazmaya çalışıp birbirinin arkasından konuşur. herkes birliktedir ama herkes yalnızdır. ya da en büyük ihtimali ile gruplaşmalar olur. fakat her şeye rağmen oldukça fazla sosyal etkinlik içerir. yani sosyalleşememe sorununuz yoktur.


    toparlamak gerekirse; zorluğu palavra olan bölümdür. eğer çok ve niteliksiz ders çalışmaktan, sürekli aynı şeyleri tekrarlamaktan ve ''tiyatro'' oynamak zorunda olmaktan sıkılmıyorsanız bu bölüm tam size göredir. ama eğer ders çalışmak yerine arada sırada kitap okumak, film izlemek, gezmek, dağa çıkmak falan istiyorsanız ve en önemlisi ağzınız laf yapmıyor ve yalan söylemeyi beceremiyorsanız yanlış yerdesinizdir demektir.
    (nokia şarzı, 09.01.2007 07:14)
  8. akademisyen olmadıkça veya yurt dışına kapağı atmadıkça bünyesindeyken öğrendiklerinizi türkiye'de uygulayabilmenizin yakın gelecekte pek mümkün olmadığı bölümdür. zaten bölümde pozitif bilimlerdeki gibi belli doğrular da yoktur. yani 2 kere 2 her zaman 4 değildir. mezun olunduktan sonra özellikle belediye gibi yerlerde çalışıldığı takdirde işin raconunun tamamen siyasetten geçtiği anlaşılır. yani kararlar size planlama ilkeleri diye öğretilen ve piyasa koşullarına göre fazlaca uçuk ve ütopik kalan şeyler göz önüne alınarak değil tamamen piyasa koşulları göz önüne alınarak alınır (siyaset demedim çünkü siyaset de piyasa koşullarına göre belirlenir) . kısaca belediye başkanı veya encümen ''yap'' der ve siz de yaparsınız. özel sektörde de durum farklı değildir. özel planlama büroları da zaten belediyelerin işlerini yaparlar.

    ama son zamanlarda gelişen gayrimenkul piyasasından da nasibini almıştır bu bölümün mezunları. çünkü mezun olur olmaz hatta mezun olmadan bile ortalama bir gayrimenkul değerleme şirketinde hiçte azımsanmayacak bir ücretle iş bulabilirsiniz. yapacağınız işte emlakçılığın takım elbise giyinmiş halidir ayrıca. (aslında farklar vardır. siz değerlersiniz, emlakçı da satar) yani çok olağandışı durumlar dışında bir lise mezununun bile rahatlıkla altından kalkabileceği bir iştir.
    (nokia şarzı, 09.01.2007 07:28 ~ 10.01.2007 02:27)
  9. şehir ve bölge planlama geleceğin değil, tam da günümüzün mesleğidir. tabi ki ülkemiz hala gelişmekte olmaktan gelişmişliğe adım atamadığı için diğer birçok meslek gibi bu meslekte ''geleceğin mesleği'' olarak lanse edilir. en basit haliyle açıklayayım.

    avrupa 1800 lerin ortalarından itibaren yaşadığı sanayi devrimi ile hızla kentleşmiş ve 2. dünya savaşına kadar da kentleşmesini hemen hemen tamamlamıştır. fakat 2. dünya savaşı'ndan sonra avrupanın neredeyse tamamı yıkılmış fakat ''sam amca'' yardım elini uzatmakta pek gecikmemiştir. (bkz: marshall yardımları)

    bu şekilde avrupa tekrar hızlı kalkınma dönemine girmiş ve şehirlerini yeni baştan planlı olarak inşa etmiştir. fakat biz 2. dünya savaşı'na girmediğimiz halde bir türlü sanayileşememiş (sanayileşemememizi tartışmayacağım burada çünkü o tamamen farklı bir konu), sanayileşsek bile bu sanayileşme sadece istanbul ve çevresinde sınırlı kalmıştır. diğer taraftan tarımda makinalaşma nedeniyle anadolu'da bir tarımsal iş gücü fazlalığı oluşmuştur. ve sonuç;

    (bkz: göç)
    ve
    (bkz: gecekondu)
    ve
    (bkz: adnan menderes)
    ve
    (bkz: süleyman demirel)
    ve
    (bkz: oy)
    ve
    (bkz: bedrettin dalan)
    ...

    sanırım biraz açıklayıcı olabildim.

    evet biz hala gelişmekte ve şehirleşmekte olduğumuzdan, şehir ve bölge planlama ülkemizde geleceğin mesleğidir hala. ama çoook uzak bir geleceğin.
    (nokia şarzı, 09.01.2007 07:40 ~ 07:46)
  10. nihayet hakettiği değeri bulmaya başlayan ve hiçbir zaman da bu değeri yitirmeyecek olan bölümdür. bu bölümü hala "geleceğin mesleği" olarak görenler ise ya bölümden ya da günümüz koşullarından bihaberlerdir. bölüme ilk girdiklerinde amacı geçiş yapmak olan öğrenciler bile (ki bunların sayısı her yıl azalmaktadır) bitirdiklerinde almış oldukları çok yönlü eğitimle birlikte mesleklerini benimser ve sahiplenirler. zor olmasına zor bir bölümdür. fakat tüm diğer niteliklerinin bir kenara bırakılarak zorluğunun ön plana çıkarılması ise, yaptığı geziler ve sınıf ortamı sayesinde okunması en zevkli olan bölüm olma gerçeğini bir türlü içine sindiremeyen insanlarca yapılan bir sansasyondur. zordur fakat "birlikte" başarılır.
    (cappuccetto verde, 27.04.2007 23:25)
  11. (bkz: şehir ve bölge planlama/@1777264)
    (ness, 14.08.2007 00:26)
  12. diğerlerini bilmem ama yaklaşık bir aylık bir şehir planlama bürosu deneyiminden sonra itü şehir ve bölge planlama için söyleyebilirim ki bu bölümde öğrendiğiniz her ne varsa eğer akademik kariyer yapmayacaksanız unutun gitsin. çünkü okulda öğrendiğiniz doğrularla gerçek şehircilik projelerinde yaptığınız uygulamalar neredeyse hiç tutmuyor birbirini. tutmuyor çünkü okulda bürokrasi yok, işletme okumuş -ya da okumamış- belediye başkanları yok, tüccarlardan oluşan belediye meclisi yok, idealist hocalar yok, her yere otel, rezidans* dikebilme potansiyeli olan para babaları hiç yok.

    bu bölümü kazanmış ve gelecekte meslektaşım olacak öğrencilere tavsiyem çok iyi autocad -yanında netcad ve photoshop veya 3d max falan olursa süper olur- öğrenmeleri ve bir şekilde daha okuldayken piyasadan ve planlama camiasından çevre edinmeleridir.
    (nokia şarzı, 17.09.2007 23:44)
  13. okumaya hak kazandığınızda padişah fermanı gibi bir çizim elemanları listesinin sizi beklediği bölümdür.
    (seçtiğiniz nick 50 karakterden uzun olamaz molamaz, 28.10.2007 00:56)
  14. gün be gün stresi artti azalmadi bitmedi proje denen başbelası, ask mi sevgi mi bilmem ama nedir bu hic birseye deyismediğimiz taşkışlası, dur ve son kez olsun dinle artik gitmez böyle, seni sevdim itü şehir planlama olmadi, nefret ettim olmadi, seni terkettim olmadi. sana döndüm olmadi..
    (faithful, 29.01.2009 10:16)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil