kökeni yetmişlere dayanmasına rağmen son iki, üç belki beş yılda sinemacılık literatüründe kendine kanırtarak yer açmış bir tarzdır.
özellikle
testere nin ilk filminden sonra türün bir çok örneği almış yürümüştür.
genel anlamda seyredenini rahatsız etmek üzerine kurulu bir yapısı vardır(tabi testere filmleri aşmış zeka unsurlarıyla ayrı tutulabilinir.)aşırı şiddet, kan, işkence, tecavüz ve benzeri öğeleri uç noktalarda barındırır istismar filmeri. kısacası bir şey anlatılacaksa istismar sineması nitel değil nicel olarak anlatır, şiddetse en ucuzu ama en kanlısı gibi...
otel serisi, testere serisi, tarantinonun grindhouse filmleri ve ülkemizden belki barda filmi türün tanınmış örnekleridir.
şahsi kanaatim, son zamanlardaki yükselişini gerilim sinemasına borçlu olduğudur.
en son ne zaman adam akıllı korktuğunuzu hissettiğiniz bir korku veya gerilim filmi izlediniz? ya da ne zaman gerçekten nitelikli bir gerilimin içinde buldunuz kendinizi?
sanırım artık korku filmleri korkutmuyor, halloween serisinin elli kere çekilmesi freddy nin hortlatılmaya çalışılması, scream in bokunun çıkması gibi olaylardan da anlaşılacağı gibi, gerilim sineması üretmiyor. bu yüzden de ilgi çekemiyor. bu konuda tek kıpırdanma uzak doğudan geliyor tabi ama küçük japon çocuğun ruhundan da kaç kere korkacağız?
gel gelelim gerilim de artık yerini daha sansasyonel ve gişe potansiyeline sahip istismar sinemasına bırakıyor, hadi bakalım...