belki ilginizi çeker
  1. · camilerin ahır olarak kullanılması
  2. · izmir suikasti
  3. · teşkilat ı esasiye kanunu
  4. · atatürk ün terörle mücadele yöntemi
  5. · 4 mayıs 1949
  6. · şeyh sait isyanı
  7. · istiklal mahkemelerine özlem duymak
  8. · çerkes örnek okulu
  9. · sanığın idamına delillerin bilahare toplanmasına
  10. · cevat şakir kabaağaçlı
  11. · madde 98: hiç olmayacak birine dünyanın en inanılmaz konuşmasını yap (reklam)
gündem
  1. · başkaları sevinsin diye yapılan atraksiyonlar
  2. · sözlük yazarlarının hayalleri
  3. · prison brake
  4. · dünyanın en güçlü 500 müslümanı
  5. · köpekbalığı görünce yapılması gerekenler
  6. · uludağ sözlük
  7. · günün tek kelimelik özeti
  8. · cevahir alışveriş merkezi
  9. · türban takıp kendini özgür hissetmek

istiklal mahkemeleri  

 sayfa  / 3
  1. son derece eleştirilen halbuki yeryüzünde olmuş devrimlerde kurulan mahkemeler içinde en az kan döken , ülke için son derece faydalı olmuş olan mahkemelerin genel adı.

    25 yaşının ardından gelen edit : mahkemenin, kan dökmenin güzeli çirkini mi olur be, ah ne toymuşum... ibret olsun bu yazdıklarım hem bana hem de cümle aleme!
    (skuba, 21.04.2004 21:59 ~ 13.12.2007 22:30)
  2. adında bile karizma olan, gelişinden ürkütücü mahkemeler. gerekliydi ve olabilceklerin en uygunuydu
    (hepten aykırı, 16.05.2004 14:11)
  3. karar için 5-6 yıl beklemeyen mahkemeler.
    (bkz. her eve lazım)
    (headfucker, 16.05.2004 14:13)
  4. şip şak foto misali karar veren o zaman için gerekli olan mahkemelerimiz
    (legionturk, 26.05.2004 20:20)
  5. her ne sebeple olursa olsun, demokratik ve "adalet mülkün temelidir" esasına dayalı bir devlette sağlıklı toplum yapısı açısından yanlış olduğuna inandığım kurum.
    (yuziko, 30.03.2005 22:13)
  6. günümüzde kayıtları incelenemeyen mahkemelerdir. zannediyorumki günümüze kadar sadece bir kısmı, iki kişi tarafından incelenebilmiştir.
    (smg, 02.03.2006 19:29)
  7. bünyesinde hukukçu barındırmayan mahkemeler.

    istiklal harbi zamanında isyancılar ve kaçaklar hakkında başırılı olarak çalışmıştır. fakat sonrasında özellikle üç alilerin hak ve adalet gözetmeden işlerine geleni asıp işlerine geleni sürgüne yollaması ve keyfi bir uygulamaya yönelmesi sebebi ile çoğu masumun kanına girmiş ve genel olarak muhalifleri temizleme operasyonu yapmış olan mahkemelerdir.

    izmir suikasti sebebi ile kazım karabekir, ali fuat cebesoy gibi paşalarıda yargılamışlar atatürk'ün paşaları asmayın emrine binaen onları beraat ettirmiş fakat siyasetin de dışına itmişlerdir.

    üyeleri içerisinde en tanınanları kel ali (çetinkaya), kılıç ali, necip ali ve dr. reşit galip'tir. dr. reşit galip deli halit paşanın mecliste vurulmasından sonra rize mebusu rauf ve adana mebusu avni ile kel ali ve kılıç ali'yi kurtaran raporu yazmış ve bilahire istiklal mahkemesi üyeliğine getirilmiştir.
    (anky, 03.03.2006 01:19 ~ 25.09.2006 08:34)
  8. milli mücadele döneminde kurulan, vatan hainlerine, toplumdaki çıkıntılara ve başkaldıranlara idama kadar cezalar veren acil durum mahkemeleridir.
    (petre, 03.03.2006 01:49)
  9. izmir suikastinden sonra eski ittihatçıların çoğunu da ,sırf eski ittihatçı oldukları ve muhtemelen atatürk'ü sevmedikleri düşünülerek, aradan çıkarmıştır... bir de şu var ki zaman zaman benzeşmişlerdir:
    (bkz: engizisyon mahkemeleri)

    her devrimin sonunda kurulur böyle mahkemeler.
    (azwepsa, 03.03.2006 12:32)
  10. yargılananın on kereden fazla askerden kaçmasına rağmen asmayalım da besleyelim* diyebilen mahkemelerdir.
    (semekkes, 05.04.2006 02:44)
  11. genelde büyük karargahların veya askeri kurmay merkezlerinin yakınındaki bir tepeye kurulurlarmış. hani sembol olarak.
    (bkz: our way or highway)
    (gelirsemkal, 05.04.2006 03:49)
  12. yakın gelecekte tekrar kurulması muhtemel mahkemeler..
    (dina, 25.04.2006 16:44)
  13. türkiyenin yüz karası müesseseler. şapka takmadığı için kafaları kesilmiş birçok insandan bahsedilir. * türkiyede demokrasi yeterince gelişir de kendi geçmişimizle hesaplaşabilirsek ne halt olduğunu herkesin anlayacağı diktatörlük mezbahaneleri.
    (zoko, 25.04.2006 17:22)
  14. istiklal mahkemeleri...


    cumhuriyetin ilk yıllarında kurulan "istiklal mahkemeleri"nde kaç kişi hakkında idam kararı verildi?

    son yıllarda bazı yazarlar "30 bin kişinin idam edildiğini" yazıp çizerken hangi belgeye ve hangi araştırmaya dayanıyorlar? hemen yanıtlayalım: hiçbir araştırmaya dayanmıyorlar. bu konudaki yazıların hiçbir kanıt ve belgesi yok.

    "istiklal mahkemeleri" konusunda bugüne dek yayımlanan en kapsamlı ve doyurucu araştırma izmir dokuz eylül üniversitesi öğretim üyelerinden prof. dr. ergün aybars tarafından yapılmıştır. aybars'ın ankara dtcf'de doktora tezi olarak hazırladığı "istiklal mahkemeleri" adlı kitabında bu konuda tbmm arşivlerine dayalı sayılar verilmektedir.

    aybars'ın belgelere dayanarak verdiği listeye göre 1920 - 1922 yılları arasında 59 bin 164 sanık birinci dönem istiklal mahkemeleri'nde yargılanmış, bu 59 bin 164 sanıktan 11 bin 744 sanık aklanmış, 41 bin 768 sanık çeşitli hapis cezalarına çarptırılmıştır. 1920 yılı ocak ayından 1922 yılı temmuz ayına kadar geçen sürede, çeşitli istiklal mehkemeleri'nce verilen idam kararları 1054'tür.

    çeşitli istiklal mahkemeleri'nce verilen ve uygulanmayan idam cezası sayısı da 2.827'dir. bu cezalar genellikle asker kaçakları için verilen ve uygulanmayan kararlardır. istiklal mahkemeleri tarafından görülen davalar arasında "casusluk, asker kaçakçılığı, vatana ihanet, komünistlik, düşmanla işbirliği, ayaklanma" gibi suçlar da bulunmaktadır.

    ankara istikla mahkemesi tarafından haklarında ölüm cezası verilenlerin 28'i rum ve ermeni asıllıdır. konya istiklal mahkemesi, dört eşkıya, beş asker kaçağı, iki casus olmak üzere 12 kişinin idamına karar verdi.

    konya istiklal mahkemesi, ayaklanmaya karıştıkları gerekçesi ile 33 kişi hakkında idam kararı verdi. samsun istiklal mahkemesi rum-pontus ayaklanması nedeniyle 485 kişiyi ölüm cezası ile cezalandırdı. yozgat istiklal mahkemesi 56 kişi hakkında ölüm cezası verdi. birinci dönem istiklal mahkemeleri - ankara istiklal mahkemesi dışındakiler - 1921 yılı şubat ayında kaldırıldı. ikinci dönem istiklal mahkemeleri, asker kaçaklarının çoğalması ve kaçak sayısının 39 bin 809'a ulaşması üzerine yeniden kurulup 1921 yılı ağustos ayında göreve başladılar.

    1925 yılındaki "şeyh sait ayaklanması" sanıklarını yargılayan "şark istiklal mahkemesi" 48 kişi hakkında idam cezası verdi. bu cezalardan 47'si infaz edildi. şeyh sait ayaklanması'ndan sonra süren ayaklanmalar nedeniyle, aynı mahkeme, 207 kişi hakkında daha idam kararı verdi. bu kararlar infaz edildi. mahkeme 213 işi hakkında da "gıyabi idam" kararı verdi, 2 bin 779 kişi de aklandı.

    atatürk'e karşı düzenlenmek istenen "izmir suikastı" nedeniyle ankara istiklal mahkemesi, izmir'de 13, ankara'da da "ittihatçılar davası" sonunda 4 kişiyi ölüm cezasına çarptırdı. ankara istiklal mahkemesi, soygunculuk, cinayet, ayaklanmaya katılma gibi suç gerekçeleri ile 76 idam kararı verdi.

    istiklal mahkemeleri "mahkeme" sayılmazlar. bunlar, savaş ve ihtilal dönemlerinde rastlanan anti-demokratşk "infaz kurulları"dır.

    örneğin fransa'da 1793 - 1794 arası "tribunal revolutionaire" adı verilen istiklal mahkemesi, yalnız paris'te 2774 kişiyi idam cezasına çarptırdı; aynı yıl içinde fransa'da 17 bin kişi hakkında ölüm cezası verildi, sokak ortasında öldürülenlerle birlikte bu sayı 400 bine ulaştı.

    aynı acımasız çark 2. dünya savaşı'nda da döndü. alman işbirlikçisi "vichy hükümeti" devlet başkanı mareşal philippe petain ve başbakan pierre laval, general de gaulle'ün kurduğu "yüce divan" tarafından ölüm cezasına çarptırıldılar. petain'in cezası, yaşam boyu hapis cezasına dönüştürüldü, laval idam edildi. binlerce kişi "işbirlikçilik" suçuyla yargılandı, binlerce kişi sokak ortalarında infaz mangaları tarafından öldürüldü.

    bunlar, demokrasinin ve hukukun anayurdu fransa'da, hem de 1940'lı yıllarda yaşanan acı olaylardır. atatürk dönemini bir de fransa'da yaşanan bu olaylarla karşılaştırmak gerekir.

    kurtuluş savaşı sırasında işbirlikçilik yapanların bir kısmı 1924 yılında çıkarılan bir yasa ile bağışlanmış, bir kısmı da "150'likler" listesine alınarak sınır dışı edilmişlerdir. sınır dışı edilen "150'likler"i bağışlamak için de 1938 yılında 3527 sayılı yasa çıkarılmıştır.

    "istiklal mahkemeleri 30 bin kişiyi ipe çekti" gibi dayanaksız suçlamalar ve yalanlarla da bu dönem ile ilgili yorum yapılamaz. atatürk dönemini öteki ülkelerde yaşanan olaylarla karşılaştırmak gerekir. hem bunu yapmak gerekir hem de çok partili düzende neler yapıldığını anımsamak gerekir.

    yalnızca 12 eylül döneminde 47 kişi terör olaylarına karıştıkları nedeniyle idam edildi. 1961 yılında başbakan, iki bakan; 1963 yılında bir kurmay albay, bir binbaşı; 1972 yılında üç genç ipe çekildiler. son bir yıl içinde 30'u aşkın insan, güvenlik güçlerince öldürüldü. 12 eylül öncesinde 5300 kişi terör olaylarında yaşamını yitirdiler. 1984 yılından bu yana güneydoğu'da öldürülenlerin sayısı ise - güvenlik görevlisi, sivil halk, pkk'lısı - 7000'i aştı.

    "atatürk düşmanları", olayları vicdanlarında bir de bu açılardan değerlendirmelidirler. tabi eğer vicdan denen duygu kalmışsa!..


    uğur mumcu - cumhuriyet, 11 kasım 1992
    (mitya, 25.04.2006 19:13)
  15. zekaları yetersiz yıkanmış beyinlerin önemini hala anlayamadığı mahkemeler.adam memleketi parsel parsel satarken, hilafet ordusu denen yobaz takımına domalırken,dur ben senin hakkında yasal işlem başlatacağım bi ara gel de ifade ver sonra da seni nöbetçi mahkemeye sevk ederim mi diyecektiniz?
    (orcinus orca, 25.04.2006 19:30)
  16. (bkz: ergün aybars)
    (deulu, 25.04.2006 19:51 ~ 05.01.2007 00:57)
  17. imralı'da beslediğimiz doğa gazabı ilginç canlının daha önce onun için bir kereye mahsus açılıp yargılanmış olması gereken mahkemelerdir. aynı kararı verecekti tabii ki ama tıpkı karar süreci gibi uygulaması da şip şak olurdu.
    (hell guardian, 25.04.2006 21:00)
  18. kurtuluş savaşı döneminde asker kaçakları, vatan hainleri, çeteler ve isyancılara karşı kurulan mahkemelerdir bunlar. antidemokratik olduğunu iddia edenlere olayı o günkü koşullar incelemeleri gerektiğini söylemeliyim.

    demokrasinin esamesinin okunmadığı, ülkenin savaşta ve savaş sonrası bir kaosta olduğu dönemde görevini başarı ile yerine getirmiş; belki suçsuz bir kaç insanın hayatına malolmuş ama gerekli olduğunu bugüne kadar geçen süre içerisinde defalarca ispatlamış mahkemelerdir.
    demokratik oldukları söylenemez çünkü istiklal mahkemeleri kuruluş ve işleyiş aşamalarına bakıldığında birer devrim mahkemesi niteliği taşıyorlardı.
    olması gereken, o koşullarda sert, hızlı, ani kara verme yetkisi olan ve tartışılmayan mahkemeler oluşturmaktı.
    olması gereken istiklal mahkemeleriydi. olması gerektiği gibi de oldu.
    (manha de carnival, 09.08.2006 12:20 ~ 14.04.2009 10:28)
  19. o zamanki vatan hainlerini asarak, şimdiki vatan hainlerine ihanet edecek bir vatan bırakılmasında önemli işleve sahip kurullardır.
    (airborne, 09.08.2006 12:27)
  20. yunanistan askerlerini, "müslümanlığın savunucusu" olarak ilan eden hain mollalar; padişah vahdettin in bizzat emir vererek uçurduğu uçaklarla dağıtılan milli mücadelecileri hain ilan eden bildiriler; tbmm ordusunun içine sızarak askerleri çeşitli yollarla yıldırmaya veya vazgeçirmeye çalışan ajanlar varken ve anadolu halkı yüzyılların getirdiği cahillikle tüm bu içten, psikolojik saldırılara karşı savunmasızken; başvurulacak en akıllıca ve en doğru yol olarak çıkıyor karşımıza istiklal mahkemeleri. bu mahkemeler sayesinde, hainlik buram buram içlerine işlemiş olan kişilerden yurdumuz arındırılmış; cahillikleri nedeniyle bu yanlış yola istemeden çekilen insanlar da tam zamanında bu yanlış yoldan dönmüşlerdir.

    diğer tüm örneklerin aksine, ulusal bir kurtuluş savaşı ve devrim hareketine girilmeden önce, ilk iş olarak ulusal bir meclis açılmıştır. genelde, ihtilalin sonrasında yeni bir düzene geçmek için çalışmalar başlatılır ancak türk ihtilalinde (devriminde) ulu önder atatürk ün izlediği bir örneği bulunmayan bu yöntem aslında çok riskli ve düşmana karşı mücadelede zaaf oluşturabilecek bir durumdu. birçok cephede düşmanla savaşan atatürk ve kurmayları aynı zamanda mecliste oldukça güçlü bir muhalefetle de başa çıkmışlardır. atatürk bile, ancak iş oldukça kritik bir duruma geldiğinde (sakarya savaşı öncesi), meclisin iznini alarak, tüm yetkilerin geçici bir süreliğine (3 ay) ve meclisin istediği bir zaman geri alınabilecek şekilde kendinde toplanmasını istemiştir. ve bu sayede, bu meydan savaşı, kazanılabilmiştir. bu zafere rağmen, meclis ikinci kez bu yetkiyi isteyen atatürk e bu yetkileri vermekte oldukça ciddi bir muhalefet göstermiş; atatürk de meclisi ikna etmek için cepeheden ayağının tozuyla dönüp birçok çalışma yapmıştır.

    bunları anlatmamın nedeni, geçenlerde hacettepeli bir öğretim görevlisinin de 50 yaşına geldiğinde birden aklında bir "ampul" belirerek öne sürdüğü fikirlere bir cevap vermek adınaydı. atatürk döneminde, anadolu halkı, hiç da tanımadığı demokrasi kavramını, birçok cephede birçok düşmanla savaşırken, olağanüstü şartlar altındayken içine sindirmiştir; bunu da sağlayan şüphesiz atatürk tür...
    (erc, 04.01.2007 01:11)
  21. her devrim diktatörlüktür tezinin doğruluğunu bir kez daha kanıtlayan; tarihsel olayların koşullarına göre değerlendirilmesi gerektiği arasına unutulan, şu anda da olsa demenin alelan ahmaklık olduğu, türk devriminin bağlandığı en sağlam kazıklardan biri
    (pa, 04.01.2007 19:06)
  22. kurtuluş savaşı'nda "öncelikli olarak" asker kaçaklarının azaltılması amacıyla kurulan ve anti-demokratik olması pek doğal olan yargı kurumları. bu kurumların davaları incelenirse göze çarpan en önemli şey idam istemlerinin çokluğu fakat infazların azlığıdır. bunun da tek bir açıklaması vardır: göz korkutma. daha açık bir ifadeyle denilebilir ki o dönemde mahkemeye çıkan asker kaçaklarına önce "seni idam edeceğiz" denip asker bir güzel korkutuluyordu daha sonra da yumruk yapılan elden işaret parmağı çıkartılıp kaçağa doğru sallanarak "hadi bu seferlik affettim bir daha seni gözüm görmesin fena olur haa" deniyordu. balkan savaşları ve birinci dünya savaşı'ndan çıkmış ve ulus bilinci olmayan bir "cemaat" daha iyi bir şekilde savaşmaya teşvik edilemezdi. istiklal mahkemesinden çıkan adama savaşmaktan başka hiçbir çare bırakılmamakla beraber birliğine geri dönen adamın yaşadıklarını anlattığı arkadaşlarının arasında da kaçmayı düşünenler varsa bu fikirlerinden vazgeçmiş olmaları ihtimali öngörülebilir. kuruluş amacına yönelik olarak istiklal mahkemelerinin elde ettiği sonuç gayet başarılıdır. nitekim sakarya savaşı döneminde ordunun cephedeki zayiatı kadar olan kaçak sayısı savaştan sonra bu rakamın çok çok altına inmiş ve büyük taarruzun kazanılmasında askerlerin savaştan kaçmamalarının da önemli rolü olmuştur.

    birinci dünya savaşı dönemi ulus "bilinçsizliği" için bkz. şevket süreyya aydemir-suyu arayan adam.
    (pharaoh, 06.04.2007 22:42)
  23. " sanığın idamına, duruşmanın devamına" gibi hukukla bağdaşmayacak kararlar almasına rağmen, dönemin şartları incelendiğinde doğru kararlar veren, menemen olayı ve şeyh sait yargılamasında ise hukuka aykırı hiçbir şey yapmayan mahkemelerdir.

    ülkelerde bulunan rejim değişikliklerinde binlerce kişinin haksızca öldürüldüğünü görüyoruz. tabii ki bu insan hakları açısından olumlu bir şey değil. bu tarafla bakarsak istiklal mahkemelerinin de birçok yanlış uygulaması vardır. yine de o zamanki şartlara bağlı değerlendirirsek bu olayların bir şekilde yapılacağını görebilecektik.

    bu mahkemelerin temel yapıtaşı ise üç aliler namıyla bilinen 3 milletvekilidir.
    (dünyayı kurtaran adam, 12.12.2007 10:01 ~ 10:10)
  24. insanların bu mahkemeleri eleştirirken en çok hataya düştükleri konu, kuvvetler ayrılığı ilkesini baz almalarıdır. o dönemde tbmm halkın verdiği destekle hem yürütme, hem yasama, hem yargı işlemlerini beraber yapıyordu. istiklal mahkemeleri doğrudan tbmm'ye bağlıydı, bağımsız mahkemeler değillerdi.
    (dünyayı kurtaran adam, 12.12.2007 10:13 ~ 10:14)
  25. hükümetin almış olduğu yanlış kararların, yanlış olduğunu dile getiren ilim adamlarını idam eden,bir neslin ilmen geri gitmesine neden olmuş mahkemelerdir.

    (bkz: düşünce özgürlüğü)
    (buyukdusunuryinebuyukdusundu, 12.12.2007 10:20)
 sayfa  / 3

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil