|
|
- istiklal caddesi nüfusunun demirbaş unsurlarıdır.
- siyasi görüşlerine tamamen katılmak imkansız bile olsa amaçsızlıktan dökülen insanların içinde birilerinin idealleri peşinde, sığ insanların verebilecekleri tepkilere * aldırmadan çaba göstermeleri takdire şayan insanlar.
(bınar, 03.10.2004 12:20)
- caddenin yoğunluğunu arttırıp yürümeme engel olan kişiler.
- aslında güleryüzlü olmayı deneseler imajdan dolayı yandan yemiş olan komünizme bayağı katkıda bulunacaklar.(istiklal caddesinde incil dağıtanlar)
- içlerinde bir dolu itü öğrencisini barındıran grup
- fikirlerine katılmasamda çabalarına saygı duyduğum şahsiyetler. lakin denildiği gibi yüzlerinde o hayattan nefret eder ifade yerine tebessüm olsa daha başarılı olacaklarına inanıyorum.
(solti, 23.02.2005 12:50)
- bu gençler, dergi satmaktan kalan boş vakitlerinde avrupa birliğine ve paralı eğitime karşı propaganda yapmaktadırlar ve sokaktan geçenlerle tartışma ortamı kurmaya çalışmaktadırlar. bu eylemleri gerçekleştirirken gayet güleryüzlü oldukları tarafımdan onaylanmıştır. nitekim, ab müzakerelerinden bir gün önce arkadaşımla istiklalde yürürken durdurulmuş ve ab'ye karşı olduğum hakkında imza atmam istenmiştir. hayır deyince hemen bir tartışma ortamı oluşmuştur ama tıpkı diğer insanlar gibi biz de onlara zaman ayırmamışız ve pek bir önemli aktivitelerimize doğru yelken açmışızdır!!
- amerikan emperyalizmine karşı çıkarken ayaklarında converse olan insanlar*.
- saatlerce bıkmadan, usanmadan, sıcak ve soğuk hava ayırt etmeksizin ellerindeki dergileri gösterip yüksek sesle içeriğinden de bahseden gençler. ağırlığı üniversite öğrencisi bunların.
bunları görünce eski türk filmlerinde ufak çocuğun elinde gazetelerle bağırması gelir aklıma: "yazıyooor, yazıyooor, falan felan olmuş yazıyooor...". işte bunu hatırlarım ve yüzümde bir tebessüm oluşur.
bir de içlerinde bir genç var. kızılımsı saçı sakalı var; bir de yuvarlak gözlükleri. o genç hep orada. hayatını galiba bu hadiseye adamış. allah kolaylık versin; ne diyeyim, işi zor vesselam...
- aynı tipleri, ankara - kızılay'da, konur sokak civarında görmek mümkündür, merak eden ankaralılar gidip izleyebilir arkadaşları iş üzerindeyken... aman dikkat edin, karşıt görüş beyan edince ısırabiliyorlar, benden söylemesi...
- konur sokak'ta ve sakarya caddesinde şubeleri bulunan insanlardır. kah darbecilerin yargılanması için imza toplarlar, kah bildiri dağıtırlar, kah yürüyüşe çağırırlar... çok takdir edilesi insanlardır bence.
- kapitalizme karşı haykıranların ayağında nike ayakkabı üstlerinde levis pantalon yakaladığım çok olmuştur.hatta bir kez birinin levis pantalonunun sırf belli olmasın diye etiketini kestiğini farkettim, biraz başarısız bir kesim olduğu için çok bariz belli oluyordu.bu ne perhiz bu ne salatalık turşusu???
(ruya, 17.07.2006 15:33 ~ 15:37)
- ayaklarındakine, kıçlarındakine bakmak yerine belki söylediklerini dinleyen olur diye uğraşan insanlar... şekilcilik yapacağımıza düşünmeyi tercih eden bir toplum olsak ortalıkta bas bas bağırmak zorunda kalmayacak insanlar, aynı zamanda ne söylediklerini tam hazmedememişleri de vardır ama bizi saran kalıplardan kurtulmak bazan bir ömür sürer, 0'dan che guavera mı yetişmesi bekleniyor ben onu anlamadım; herşey yavaş yavaş...
- ağa camii'nden yukarı olan kesimde görülmektedirler bu vatandaşlar, çünkü tkp nin şubesi ağa camii'nin hemen yanındadır. komunist adam öyle sevgi pıtırcığı gibi gülmez, idealisttir, serttir, yumuşatılamaz, saatlerce bir elindeki gasteyi vücudundan yukarıda tutan hiç kimse gülemez veya gülse bile salak değildir uzatmaz iyi niyetli görüntü takınmayı, yanınızdan geçen insan seli size acımış gözlerle bakarsa (istiklal'den bir günde 400.000 kişinin geçtiğini biliyormuydunuz) kan, kin ve nefret dolu bir yüz ifadesi almanız olasıdır. ama galatasaray meydani green peace cileri veya yine aynı yeri galatasaray anketör meydanı'na çevirmiş olan parali anketcilerle mukayese edilemeyecek duyarlılıkta oldukları için sevilmeli sayılmalıdırlar.
tarafımca yapılmış olan istsatiktistlere (her ne zıkkımsa artık) bakalım.
türkiye'nin her yerinde her hafta oynan maç sayısı
1.lig 9 maç - maç başına ortalama 5000 kişi stada gidiyor diyelim 5000 x 9 = 45000 kişi
2.lig 9 maç - maç başına ortalama 2000 kişi stada gidiyor diyelim 2000 x 9 = 18000 kişi
2.lig b1 kategorisi 4 maç - 1000 x 4 = 4000 kişi
2.lig b2 kategorisi 4 maç - 1000 x 4 = 4000 kişi
2.lig b3 kategorisi 4 maç - 1000 x 4 = 4000 kişi
2.lig b4 kategorisi 4 maç - 1000 x 4 = 4000 kişi
2.lig b5 kategorisi 4 maç - 1000 x 4 = 4000 kişi
3.lig 1.grup 8 maç - 500 x 8 = 4000 kişi
3.lig 2.grup 8 maç - 500 x 8 = 4000 kişi
3.lig 3.grup 8 maç - 500 x 8 = 4000 kişi
amatör küme, paf, mahalle maçı, halı saha maçları, dokuz aylık, onbir aylık, çif kişi minyatür kale maç = 5000 kişi desek
yani toplamda türkiye'nin her yerinden her hafta sonu sokağa maç seyredicez ya da oynuycaz diye dökülen kişi sayısı 100 bin dir. (tabi ki de 100.000 değildir bu en kötü hesaptır.)
bu 100.000 kişi maç yerine evinde otursa (evet yannış duymadınız evinde otursa dedim) spor veya magazin gündemi olmayan şeylerden seyretse (haber bülteninin ilk 10 dakikasını seyretse yeterli, stadta kıçınız donmaz, mesela konuyla alakalı olarak chavez var, bush'un ortadoğu procesi var, gibi gibi, örnekler çoğaltılabilir, hani anımsayamayanlar için söylüyorum) fena mı olur? bu sayede alex'in kaç metreden topa nasıl vurabildiğini değil çocuğunun ve yaşadığı toplumun sağlığı için neler yapılabileceği öğrenmiş olur. evet bu insanlar biraz siyaset ve politika izlese en geç bir seneye kalmaz toplumda sesini yükselten insan sayısında ciddi artışlar olur.
not: geçen akşam yemek yemek için gidilen bir büfede alçıpana monte edilmiş hoparlörden dinlenmek zorunda bırakılan radyodaki karşılaşmaya canlı bağlanan bir seyirci neredeyse 20 dakika boyunca türk fitbolunun nereden geldiğini ve nereye gittiğini, sör aleks fergüson'u, bekım'ı, ronaldinyo'yu, hakemlerin ibneliklerini, aleks'in parasını almadığı için oynamadığını, beşiktaş'ın gelecek 5 haftalık maç tahminlerini bir bir sıralamıştır. (eşşeğin evladı seni)(iddqd, 18.02.2007 09:58)
- düşünce özgürlüğü diye bas bas bağırıp, biri eğer "bunları yapacağınıza hayır işi yapsanız" "gidip bir öğrenciyi okutsanız" derse kesinlikle "sana ne birader" diye dalacak kitledir.
(venom, 18.02.2007 10:55)
|