çok eskiden beyoğlu gazinolarında şarkı söylediği,güzel ve ünlü bir kadın olduğu,daha sonra bir mafya babası tarafından dilinin kesilmiş olduğu söylenen mendilci teyze.genelde sokaklarda dışarı konmuş masaları dolaşır.konuşur ama ses yoktur,ağzını oynatır,dili yoktur.
şu sıralar istiklal caddesinde yaşayan bir şey kalmamıştır hatta son bir yıldır tüm duygu ve düşüncelerin istiklale çıkması ikinci bir emre kadar yasaklanmıştır. yaşanmış olanlar ise tozlu granitlerin arasında telef olmuştur. istiklal caddesine çıkmak beyrut caddelerine çıkmak ile eşdeğerdir. her an bir dozer kafanızı koparabilir, traktör altında kalabilirsiniz. yol inşaatında çalışanlar size musallat olabilir, çukura düşüp/takılıp kafayı gözü yarabilirsiniz.
istiklal'e girince sol taraftaki ilk eczane galiba.çok eskidir.
necla hanım 80 yaşında filan olup son derece "eski istanbul hanımefendisi" modundadır,memleket sorunlarıyla ilgilenip siyasetçilere düz giden gençleri çok sever;coşar da coşar.
sabahtan akşama kadar üstü başı bembeyaz dolaşıp millete musallat olan "un fabrikası" adamı, bir gözü müşteride bir gözü zabıtada "corçarmani-valentino" adamı, kağıt altlığı ve dolma kalemiyle usulca yanaşan "anında aşk şiiri" adamı. bunlar iyidir, kötüdür, gereklidir, gereksizdir ama hepsi ve daha fazlası bu caddenin dokusuna işlenmiş, bir araya geldiklerinde bir büyük resim oluşturan motiflerdir. şehirle birlikte yaşayan, biz fanilerin çok ihtiyaç duyduğu aidiyet hissinin oluşmasına yardımcı olan motifler. anıt ağaçlar gibi, atatürk heykelleri gibi, camiler, martılar, sokak kedileri ve eski semt isimleri gibi.
akordeon çalan küçük çocuk, sakız satan kısa boylu amca ve rozetli amca..istiklali böyle canlı,farklı ve cazibeli yapan bir çok insandan bir kaçı dikkat çekenleri belki de,hepsini dinlesek ayrı bir hikaye çıkar kim bilir neler anlatırlar bize, istanbul gibi güzel bir şehirde gezilecek bir çok alternatif yer varken insanların dönüp dolaşıp yine buraya gelmesi tesadüfi değil diye düşündürüyor.bu caddenin gecesinde gündüzünde hayat var insanlarında da,kaç şarkı yazıldı acaba beyoğlu akşamlarına,kalabalıkta kaybolduğun yalnız ama bir o kadar evinde hissettiğin kaç gece geçirdin acaba burada?