|
|
- futbolda fanatikliğin coşmadığı dönemlerde çocukların bir kısmının simovic'i, van breukelen'i, higuita'yı görerek yöneldiği hareket. hey gidi günler hey...
- (bkz: son bir)
(bkz: son kale)
- "9 aylık" oynarken kimsenin kolayca yapmadığı iş.
- (bkz: kimse istemediğinden kalecilik yapmak)
(bkz: isteyerek bas gitar çalmak)
- pek çok halı saha maçında aranıp da bulunamayan davranış.
- etrafa bakılır. herkes süper oynuyodur. takım tamamlanmıştır. sadece kaleci eksiktir. bir de yanda bir tane daha senin gibi futboldan anlamayan çocuk oturuyodur. işte arkadaşların maç yaparken tek başına mal mal beklemek istemiyorsan seve seve kalecilik yaparsın. maç sırasında da futboldan anlamayan diğer çocuğa bakar, yaptığın işe daha da sarılırsın. kalecilik yaptığın için takım arkadaşlarının gözünde fedakar arkadaş olarak görülmen de cabasıdır. sonra hatalı bir gol yersin. .mına kodumun i.nesi o gol yenir mi lan derler. yanda bekleyen çocuk da sinsi sinsi olan biteni izler, "ben geçiyim mi kaleye" der. sonra onu geçirirler. yaptığı kurtarışlarla kahraman olur. senin için içini yer. "ulan ben de kurtarırım onları" dersin ama sen artık kova bir kalecisindir. incinmişsindir, gözünden yaşlar aktı akacaktır. sonra "lan .mına koyim ne hassas oldum lan ben" dersin. gider kaleciye kafa atarsın, ağzını burnunu kırarsın. diğer oyuncular gelir," bakın lan işinize kaleci olmak istiyorum ben" deyip maçına devam edersin.
- (bkz: daniel gabriel pancu)
- halı saha maçlarında kişi başına düşen ücretin yarısını alarak ikna edilebilir. bu şartlarda gönüllü olarak kaleye geçilir hatta beleş oynatmak daha garantidir.
(tekne, 07.07.2006 16:08)
- geri planda kalmak istemektir özellikle çocukken.özgüven eksikliğinin ya da boşvermişliğin bir işaretidir belki.
kale sevdalılarını,yetenekli panterleri tenzih ederim.
- maç başlarında genellikle kimse tarafından rağbet gösterilmez kaleciliğe. takımdan bir kişi kerhen geçer kaleye. genellikle de;" bak olum 10 dakkalığına geçiyom. kaleyi devralmazsanız sonra bilerek gol yerim valla" tehditleri savurur. neden sonra dakikalar ilerledikçe hevesli ama kondüsyonsuz bünyeler oyundan düşüp, dalak yapar ve eller bele gitmeye başlar. işte o zamanlarda kale en iyi dinlenme yeridir. maçın belli bir anından sonra bu sefer de kaleye talep artar. kondüsyonu biten, götü sıkışan hemen gelir ve " olum çık da beş dakka kaleye ben geçiim" der.
- mahallenin en şişman, en hantal, top sahibi olsa bile oyuna alınmayan çocuğunun, bir kerecik olsun oyuna dahil olabilmek için gönüllü olduğu olaydır.
- kaleci oyuncu olmak şartıyla takla ata ata kabul edilebilecek eylem. komşunun oğlunun size yolladığı keklik topu adeta fotoğraf çektirir bir edayla yakaladıktan sonra kendi altıpasınızdan aldığınız topu yumuşak bilek hareketleriyle sürmenin, rakiplerini birer birer oyundan eksiltmenin ve şık vuruşla topu hayali ağlarla buluşturmanın hazzı ayrıdır. golü atar atmaz o gazla bütün sokağı geri koşup kalenizde yerinizi tutarsınız.
- çocuğun büyüyünce asi birisi olacağına dalalettir (bkz: kendimden biliyorum)
- sadece çim sahada oynanan mahalle maçlarında görülen eylem.
(bkz: uçmalık at)
- eğer maç yaptığınız kişiler 100 kilo üstü 5, 6 kişi ve geri kalanı 10dklık kondisyona sahip insanlarsa isteyerek kalecilik yapmayı bırakın, kaleye geçmek için gerekirse kavga bile çıkabilir.
- (bkz: tecavüz kaçınılmazsa zevk almaya bak)
- (bkz: mazoşizm)
- vakti zamanında mahallede ezik bir arkadaşımız varmış. bu arkadaş maç yapılacağı zaman maalesef diğer tikky con con arkadaşlarının arasında sıyrılıp, forvet, sağ açık, sol açık gibi popülaritesi kaleciye göre daha yüksek mevkilerde oynamak istese de oynayamazmış. hep kaleye geçmek zorunda kalırmış. sonra o çocuğu tüm dünya petr cech olarak tanımış.
- severek yaptığım bir iştir. herkes beni arar bi kere, beleşe oynarım iki, bir maç yapmaya giderim dört beş maç yapar gelirim, vişne sodayı da beleşe getiririm.
sıradan ve vasat topçuyu heryerden bulabilirsiniz ama iyi bir kaleciyi aramak ve ona cazip teklifler sunmak zorundasınız.
- daha çok kompleksli çocuklarda görülen durumdur. futboldan pek anlamaz bunlar. düşünürler, "ulan oynasam şimdi top ayağıma gelir, kesin topu da kaybederim. herkes bana bağırır, ezilirim falan." diye. sırf bu yüzden de kaleye geçmeyi tercih ederler.
(bkz: kendimden biliyorum)
- eğer gerçekten istenirse oldukça zevkli bir iştir.hele bir de defans iyiyse tadından yenmez.defans tüm maç yırtınır sen de daha az gol yiyerek kahraman olursun... hele bir de maç içinde arka arkaya 2 güzel kurtarış yaparsan bir anda sesin de çıkmaya başlar... bir anda orkun usak olursun maçta.sonra da halı sahaların her zaman aranan topçusu...
|