istanbul
şehreminisi haşmetmeap
kadir topbaş efendünün tebanın artıp yolların azalması meselesi üzerinde düşüne düşüne bulabildiği, emir gibi söylediği mütehassis ve müteessir çözüm.
kadir topbaş efendi buyurmuş:
"efenim üniversiteler kampüslerini bursa, çanakkale gibi çevre şehirlere taşısın, istanbuldaki birimlerinde sadece yüksek lisans programları olsun. böylece hem trafik problemi çözülür, hem de yeni apartmanlar dikecek alan olur."
buradan kadir topbaş denen adama sesleniyorum:
"üniversiteleri doğdukları yerlerden sürgün etmeden önce varoşlardaki insanları geldikleri yerlere yollasın yapabiliyorsa."
akp zihniyetinin,üniversiteleri meyhaneye eşdeğer tuttuğunun bir diğer göstergesi. içki satan yerlerin de şehir dışında gettolaştırılması düşünülmekte (ki buna da son derece karşıyım,yanlış anlaşılmasın), böylece şehirde sadece ulemaların,imamların ve onların istedikleri gibi güdebilecekleri sürülerin kalması planlanmaktadır.
(bkz:
ne günlere kaldık)
kadir topbaş efendi'nin şehir dışına çıkarılması ile ortadan kalkacak önerme. hem belki o zaman da istanbul trafiği rahatlar.
(bliss, 10.12.2005 16:11)
kendileri için iyi bir oy potansiyeli görmediklerinden olsa gerek, vermişler fermanı topbaş efendi hazretleri. ben de, hiç utanmadan, hiç sıkılmadan kendisine şöyle seslenmek istiyorum sevgili okurlarım: "beyefendi, içki yerleri konusundaki abukluklarınız yetmedi mi? içine sıçtıniz zaten beyoğlunun. olduğu gibi o semti kapatin da sizin
saray muhallebicisine de turistler gelsin bi tek. ilginç adamlar."
kardeşim sonra da diyorsunuz ki ben geliştim, değiştim, her ne haltsa! dünya tersine gelse, itünün %90ı kız olsa siz yine değişmessiniz tayyip bey ve hemzihniyetleri...
edit: terbiye sınırlarında
paraphrase edildi.
istanbul büyükşehir belediyesi'nde taşınan üniversiteler yerine cami yapmak isteyenlerin sığındığı cümle.
(absent, 10.12.2005 21:45 ~ 15.09.2008 13:42)
üniversiteleri sorun kaynağı olarak görmekten de ciddi bi sorunu, üniversiteleri önemsemeyen bi mimarı, seçilerek eline saçma fikirlerini uygulama yetkisi verilmiş sorunlu br başkanı ortaya çıkaran öneri.
bi üniversitenin bi şehre katkısı nedir ki zaten bi cevahir, bi mashattan varken? trafik olcaksa para getiren bişe yüzünden olsun. öğrencileri de caydıralım zaten niye okuyolar ki işleri mi yok?
zaten bütün öğrencilerin de özel aracı var acaip trafik sıkışıyo. iettnin yetersiz seferleri yüzünden her allahın günü 2 saatlık yolu ayakta gidenler dubai kulelerinde çalışcak.
zaten istanbulun kültüre değil paraya ihtiyacı var. medeniyetmiş, beşikmiş, tarihmiş, metropolmüş boş şeyler bunlar. kocaman bi mall olarak görüyoruz kentimizi, şukela.
vakitten kazanmak için üniversitelere zeplinle, helikopterle öğrenci taşınmasıyla sonuçlanması beklenen hede.
son derece saçma olarak gördüğüm bir tekliftir, sen git elin arabına istanbulun en kıymetli yerini ver, sonra üniversiteleri istanbul dışına taşıyalım de!!! oldu beyim istersen evlerimizi de bu ülke sınırları dışına taşıyalım, sen de istediğin dinden ırktan insanları getir koy bu ülkeye!!! adama insaf derler insaf.
eceli gelen köpek cami duvarına işermiş atasözünün uygulamalı örneği olan şahsiyetin işeme sırasında sarfettiği cümlelerden biri...
hemen turgay şeren abimi arıyoruuuuum.....
dıııııııt....dıııııttt...
-alo turgay abicim bak kadir "topboş" ne demiş:"üniversiteler şehir dışına çıkarılsın".ne düşünüyosun abi.
-yok artık ebesinin amı.
-e ama istanbul trafiği rahatlayacakmış.
-yok artık istanbul trafiğinin amı.
-yerine yeni apartmanlar dikecekmiş.
-yok artık dubai towers'ın amı.o apartmanlar da kadir topbaşa girsin o zaman.
-peki abi saygılar hürmetler.
-yok artık ebenin amı fakespeare...
hmm demek ki marmara üniversitesi göztepe kampüsünün önünden geçen otobüslerde rahatça gözlemlenebilen "sardalye konservesi şeklinde öğrenci toplu taşımacılığı" sistematik olarak bu amaca hizmet için yapılıyormuş yıllardır. hani öğrencileri daha rahat dağa kaldırmak için yıldırma politikası olaraktan...
(bkz:
kadir topbaş şehir dışına çıkarılsın)
üniversitenin bir şehrin metropol olarak adlandırılabilmesi için başlıca öğelerden biri olduğunu bilmeyen birinin sözleri.
itü maslak kampüsünün zamanında (80ler) şehir dışında olduğu düşünülürse en fazla geçici bir çözüm önerisi olabilir..
tabi bizim ileri görüşlülüğü saniyelerle sınırlı siyasetçilerimiz için, bu 5 bilemedin 10 yıl için trafiği rahatlatacak fikir bir rekor sayılır.
(radula, 13.12.2005 13:04 ~ 13:19)
genelkurmay ve kuvvet komutanlıkları ankara dışındaki tenha ilçelere taşınsın, harb okulu ankara'dan daha sessiz bir ile taşınsın meclis taburu meclisten çıksın türündeki isteklerin farklı bir türü. rahatsızlık duydukları, kendilerinden uzak tutmak istedikleri kurumları şehircilikmiş, yok trafikmiş gibi gerçeği hiç de yansıtmayan kisveler altında uzaklaştırmaya çalışan zihniyetin eseridir.
aynı zihniyet kısa bir süre önce gençlik parkının ıslahı projesi çerçevesinde nedense mevcut işleyişteki aksayan yönleri düzeltmek yerleşik kültürel yapısının günümüzde uğradığı aşınmadan kurtulup yeniden eski içkili sayfiye yeri havasını kazandırmak yerine 'konsept değişikliği' adı altında gençlik parkı gazinolarını fast-food'culara dönüştürmeye karar almıştır. düşüncelerini biz yavaş yavaş içkiyi yasaklamaya hazırlanıyoruz, bakın ona göre demek yerine; burada oluşturduğumuz yeni konsept içerisinde yok demeyi yeğlemektedirler.
oluşturdukları şehir konseptini görmek içinse biraz daha beklemek kafidir. arap sermeyeli gökdelen'in gölgesinde camiler, tekkeler, medereselerin manzarasıdır istanbul'un, ankara'nın manzarası; üniversitelerin değil.
(diarum, 13.12.2005 15:14 ~ 13.02.2006 15:19)
habitat döneminde dilencilerin, sokak çocuklarının vb. göze hoş görünmediği,gelen batılılara ülkede bu insanların yaşamadığı inandırılmak amacıyla memleketimin yöneticilerinin aklına düşen şehirdışına çıkartalım uygulamasının bir türü. şimdi de aklıevvelin biri üniversiteleri şehrinin içinde, gözünün önünde istemiyormuş demek ki.
(heyiyaif, 13.12.2005 15:47 ~ 15.12.2005 20:08)
kadir efendinin kafasının pek çalışmadığını gösteren cümle. kendileri zannetmekteler ki istanbul'a okumaya gelen öğrenciler gecekondu yapıyorlar, arabalarıyla trafiği tıkıyorlar, kapkaç yapıyorlar ve adam öldürüyorlar. bu cümle aynı zamanda 500 milyonuncu kez "akp işte ne bekliyordun ki?" cümlesini de sarf ettirir insana.
çoğu üniversite gençliğinin içinde bulundukları mevcut şartlar altında özel araç sahibi olamayacakları gün gibi aşikarken, şehir dahilindeki mevcuddiyetlerinin trafiği kötü etkiliyebileceğini düşünmek saçmalıktır. hatta belediyenin toplu taşıma araçlarının çoğunluğunu üniversite gençliği kullanmaktadır ki bu da belediyenin yararınadır.
hem hangi akla hizmettir ki tarihiyle birikimiyle kanlı canlı yaşayan bu şehirden düşünen genç dimağları uzaklaştırmayı kar olarak bilsin. 17-25 yaş arası insanların üniversite gençliğini oluşturduğunu düşünürsek, ne kadar büyük bir kesimden bahsedildiği ortaya çıkacaktır. tüm bu insanlar istanbul'un heryerindeler, herşeyindeler, istanbul'a lazımlar.
ayrıca istanbul'daki üniversitelerde okuyan istanbul'luların varlığını da düşününce böyle bir durumda ailelerinin içine sokulacağı maddi manevi yükü düşünmüş de mi konuşmuştur acaba kendileri.
(mavio, 15.12.2005 19:18)
"aa ne güzel fikir. çok tuttum. bi ara taşkışla'yı otel yapmak istiyorlardı. hemen yaparız. hadi gümüşsuyu'nu valilik yapalım. maçka'yı emniyet müdürlüğünün misafirhanesi yapalım, sosyal tesisleri de polisevi olsun. hmmm başka başka. hah! galatasaray üniversitesi'ni belediye lokali yapalım. belediyeyi de istanbul üniversitesi'nin binalarına taşıyalım. kadir has üniversitesi de mesela bi şirketin genel merkezi olarak ayarlasak. ehehehe ay süper olur. bu binalardan birini de atatürk müzesi yaparız kimse de bişey diyemez."