istanbul un fethi   

 sayfa  / 2
adana çık aradan

  1. hz. muhammedin müjdesine mazhar olmak isteyen, müslüman yöneticilerin çoğunun gönlünde yatmakta olan bir hamle idi. istanbul, bu sebeple osmanlıya gelene kadar bir çok kere kuşatıldı. osmanlı topraklarının tam ortasında kalmış, ve dışarı ile ilişkisi sadece deniz yolları ile sağlanan bir kale olarak kalan istanbulun fethi, her ne kadar zor olsa da, zaruri hale gelmişti. yıldırım beyazit tarafından yapılacak kuşatma, ankara savaşında alınan mağlubiyet nedeni ile gerçekleşmeyince, bu fetih fatih sultan mehmet han hazretleri tarafından gerçekleştirildi.
    (atlantis, 29.11.2004 19:59 ~ 01.12.2004 19:22)
  2. (bkz: yeni çağ)
    (selenge, 29.11.2004 20:00 ~ 20.09.2007 15:44)
  3. istanbul'un fetheden türk ordusundaki hristiyanların sayısı(sırplar ve diğerleri) şehri savunanların üç katıymış.
    (favorius, 30.11.2004 04:02)
  4. (bkz: istanbul'un düşman işgalinden kurtuluşu)
    (dr conners, 14.04.2005 21:15)
  5. (bkz: 1453)
    (8844455, 14.04.2005 21:24)
  6. 7 yaşında sultan mehmed'in geç vakitte odasında oynadığı oyun. padişah eğitiminden sorumlu lala mehmed in odasının ışığının yandığını görür. içeri girer. mehmed yerde yüzü koyun uzanmış, kalemlerle oynamaktadır. ne yaptığını sorduğunda küçük mehmed döner ve "istanbul u fethediyorum der." cevap ironiktir: "çok geç oldu padişahım, isterseniz istanbul'u yarın fethedersiniz."
    (hansvoralberg, 14.04.2005 21:27)
  7. zor bir fetihtir. ayrıca şöyle de bir deyiş vardır:
    kadın dediğin istanbul gibi olmalı
    fethi zor, fatihi tek...
    (scarlet, 14.04.2005 21:31)
  8. fethin hemen ardından, fatih sultan mehmet katledilmeyi bekleyen bizans halkına, hz. yusufun kardeşlerine söylediği sözle karşılık vermiştir;
    gidin, bugün size (yaptıklarınız için) kınama yoktur.
    (lightblue, 30.05.2005 01:37 ~ 01:37)
  9. bu fethin sonunda istanbul 3 gün yağmalanmıştır.
    (anthias, 31.03.2007 20:16)
  10. fethin neticesinde 3 gün değil 4 gün yağma vaad edilmiş lakin fetih gününün sonuna gelmeden fatih sultan mehmet'in emri ile yağma yasaklanmıştır. bu vaatle toplanan bir dünya başıbozuğun, kimi kaynakta 400.000 olarak geçer, büyük kısmı adeta bizans surları önlerinde bizans cephanesini tüketmek için itlaf edilmiştir. şehir ele geçtikten sonra anında başlayan yağma fatih sultan mehmet'in emri tüm sokaklara yayılana kadar sürmüştür. fethin ertesi sabahına yağma kalmamıştır.
    (azwepsa, 01.04.2007 19:10)
  11. istanbul'un fethi

    beş yüzüncü yıldönümü için:

    ı

    gün batmada istanbulun üstünde haliçten,
    bir renge bürünmüş yanıyor marmara içten.
    durgunlaşıp engin, silinirken kırışıklar,
    oklar gibi fışkırmada her yandan ışıklar...
    bir penbe bulut bağrı delinmiş kanamakta,
    yorgun uyuyan tekneler altında uzakta.
    altındır ufuk çizgisi, altındır akisler,
    altın tozlu hainde iner her yana sisler...
    durgun sular üstünde kesik vakvakalarla,
    uçmakta gümüş martılar, altın gagalarla.
    gök şimdi yeşil, şimdi kızıl, şimdi turuncu,
    camilerin andırmada mermerleri tuncu
    kandır dağılan şimdi günün battığı terden,
    kandır sızan etrafa alev pencerelerden.
    kandır görünen fatihin altın aleminde,
    fethin yine istanbul o en kanlı deminde:

    ıı

    mevsim mayısın sonları, yaz başlamış artık,
    gittikçe açılmakta, dağılmakta karanlık.
    her şey hareketsiz, ağaran tan yeri sessiz,
    kalmış gibi şehrin sarılan bağrı nefessiz...
    bir korkulu rüyayı yataklarda sayıklar,
    dalgın uyuyanlar beraber uyanıklar...
    bir saltanatın son gününün korkusudur bu!
    " - türkler hareketsiz duruyor, bir pusudur bu!"
    kostantin ümitsiz, saray erkanı telaşta
    surlarda bizans askeri, jüstinyani başta!
    çarpmakta bugün bir yeni korkuyla yürekler,
    zağnos paşa bir yanda hücum emrini bekler.
    turhan bey uzaklarda yakıp yıkmada hâlâ!
    bir yandan o beylerbeyi korkunç karaca'yla,
    türk ordusu istanbulu sarmış çepeçevre,
    dünya girecektir bu sabah bir yeni devre!

    ııı

    birdenbire gökkubbe dolar velvelelerle,
    atlar koşar ön safta kabarmış yelelerle!
    tozlarla, dumanlarla karışmakta ateş, kan...,
    yer yer tutuşur toprağın altındaki volkan!
    mızraklar uçar, oklar uçar, taşlar uçarken,
    burçlar yıkılırken, kesilen başlar uçarken,
    etrafa saçılmakta cehennemden alevler,
    tunç topların ağzıyla homurdanmada devler...
    her hamleyi bir hamle kucaklar yeni baştan,
    jüstinyani bir sedyede kaçmakta savaştan!
    bir burca zafer sancağı dikmiş ulubatlı...
    ilk hızla girer topkapıdan yirmi bin atlı!
    "türkler geliyor!" çığlığı aksetmede dağ dağ,
    bir çağ kapanır böylece, başlar yeni bir çağ
    rum kayseri'nin kellesi bir mızrak ucunda,
    şarkın eşi yok incisi türkün avucunda!

    ıv

    ey kayser, öğünsen yeridir kanlı başınla,
    tarihe adın geçti o erkek savaşınla!
    ey fatih, iraden gibi kuvvetli bir elde,
    dünyanın asırlar boyu göz koyduğu belde!
    ey ünlü kumandan paşalar, tuğlu vezirler,
    ey tulgalı erler, ağalar, beyler, emirler...
    haşmetli zafer menkibeniz geçti şafaktan,
    gördüm, düşünürken sizi beş yüz yıl uzaktan!
    ey mutlu ışık beldesi, nurunla yıkansın,
    her türlü hiyanet dolu tarihi bizansın!
    artık savaşın hüsnüne hayranlık içindir,
    artık zaferin şi'r için, insanlık içindir.
    sihrinle, füsununla, gururunla, nazınla,
    altın halicin, marmaran, aşık boğazınla,
    endamını sarmakta ipek tüllü karanlık,
    türkün güzel istanbulu mesut uyu artık!


    orhan seyfi orhon
    (gölgeningücü, 16.04.2007 23:29)
  12. anması,kutlanması maalesef sadece bir kaç radikal cemiyetin tekeline bırakılmış gibi görünen,unutulmuş,önemsenmeyen büyük bir tarihi olay.
    (marooned, 29.05.2007 16:05)
  13. ilköğretim kitaplarımıza göre 52 gün toplarla surları yıktıktan sonra 53. ün sabahı, zamanın en kalabalık ordusu ile girip güle oynaya yapılmıştır bu fetih. nispeten daha objektif sayılabilecek yabancı kaynaklara göre ise sayıları 200 ile 400 bin arasında değişen osmanlı ordusu 9000 kişilik bizans savunması karşısında inanılmaz kayıplar vermiştir, fetihin sonunda onbinlerce ölüden bahsedilir fakat şunu da belirtmek gerekir ki ölenlerin çoğunluğu tek görevleri ölmeden önce bizans savunmasını yormak ve ellerinde ki cephaneyi harcatmak olan adeta feda edilmiş gayrimüslimlerden ve tecrübesiz askerlerden oluşmaktadır.

    53 günlük kuşatma sonucunda şehre 4 defa büyük saldırı yapılmış fakat surların sağladığı akılalmaz avantaj sayesinde osmanlı askerleri her seferinde çok büyük kayıplar vererek geri püskürtülmüştür, yanlış hatırlamıyorsam fetihten 2 gece önce fatih sultan mehmet tüm kurmaylarını toplayarak ne yapılması gerektiğini danışır zira artık kuşatmanın getirdiği zorluklar iyice artmış asker huzursuzlanmaya başlamıştır, zağanos paşa dışında hemen tüm komutanlar bizansın kabul etmeye hazır olduğu yüklü bir vergi şartı ile geri çekilmelerini söyler, fakat gerek zağanos paşa gerekse hocası akşemseddin in yönlendirmelerim doğrultusunda fatihin içindeki istanbul alevi dahada canlanır. son kez bir saldırıya geçilecektir.
    52. gün çatışma olmaz, askerlere son kez seslenir fatih, top atışları gün boyu devam eder ve 29 mayıs günü geceyarısından sonra saldırıya açık her yerden taaruza geçer osmanlı askerleri, bizans düşmek üzeredir asker sayısının 2000 e kadar düştüğü anlatılır fakat surlar hala bizans ın direnmesine yardım etmektedir osmanlı askerlerinin akıl almaz boyutlardaki kaybı devam edip asker duraksamaya başladığı an, fatih sayıları 5000 i bulan ve tüm askerlerin içindeki en seçkin birlik olan kendi özel muhafızlarını savaşa sürer, onların cepheye girmesi ile bizans daha fazla direnemez, 29 mayıs sabahı konstantinopolis artk düşmüş, bir çağ kapanıp yeni bir çağ açılmıştır.
    (anakin, 29.05.2007 16:11 ~ 19.07.2007 20:35)
  14. yalnızca bizler tarafından istanbul'un fethi olarak adlandırılan gün.

    diğer pek çok millet tarafından konstantinopolis'in düşüşü olarak adlandırılmaktadır.

    istanbul'un fethi için okunabilecek kaynaklardan bazıları:

    şehir düştü / bizanslı tarihçi francis'den istanbul fethi
    yeorgios francis; tercüme: kriton dinçmen; iletişim yayınları

    boğazkesen: fatih'in romanı
    nedim gürsel; can yayınları

    konstantinopolis düştü
    steven runciman; çeviren: derin türkömer; doğan kitap
    (julian apostate, 30.05.2007 11:03 ~ 13:30)
  15. o'nu fethedecek kumandan ne güzel kumandandır,
    o'nu fethedecek asker, ne güzel askerdir.
    (atlantis, 30.05.2007 11:31 ~ 11:31)
  16. bize göre fetih, bizansa göre işgal. (miş)

    (bkz: eyüp sultan)
    (atlantis, 02.07.2007 19:44)
  17. efendim, karadan yağlı raylarla gemi kaydırma hikayesi doğru olmakla birlikte; mehmet'in üstün zekası değil, üstün tarih bilgisi sayesinde vuku bulmuştur, zira venedikliler 1439 yılında adige ırmağından garda gölüne, selahattin 12. yüzyılda nilden kızıldenize, memluklar 1424 yılında kahire'den suveyşe gemi yürütmüşlerdir.
    (hopeless, 03.07.2007 00:49 ~ 04.09.2007 22:12)
  18. sonucuyla osmanlı devletinin yönetim olgusu kökünden değiştirmiş bir fetihdir. istanbul'un fethinin uzaması mehmed'in danıştığı divanda bulunana iki karşıt gücün( biri aristokrat türk beylerinden oluşan devlet adamları ki içlerinde sadrazam bile vardır, bir diğeri de küçükken zorla devşirilen hristiyan çocuklarının okutulmasıyla devlet adamlığına yükselmiş devşirmeler) çekişmesini artırır. başını zağanos paşanın çektiği devşirmeler kuşatmayı kaldırmamalarını fetihin er ya da geç gerçekleşeceğini savunurken, türk beyler tam tersini savunmuşlar. fetih gerçekleştirildikten sonra türk aşiretlerinden gelen beyler giderek devlet adamlığından tasfiye edilip yerlerini devşirme devlet adamlarına bıraktılar.
    (chixculub, 03.07.2007 01:09)
  19. istanbul'un fatih tarafından osmanlı topraklarına katılması bir başarıdır.çok da süper olmuştur ancak hz muhammed'in söylediği iddia edilen 'o'nu fethedecek kumandan ne güzel kumandandır...' seklinde hadisin gerçekliği bildiğim kadarı ile ispatlanmış değildir.yani uydurma olduğunu iddia edenler de var.bence de din yada dinin ilgilendiği günlük yaşam vs hariç diğer konularda hadis söylenmiş olmayabilir.yani o zaman kudüs de mesela çok kutsal bir şehir ve sürekli paylaşılmaya çalışılıyor.o dinen daha öncelikli olmazmıydı ? mesela dedim zaten...
    (bilginsel, 19.07.2007 01:43)
  20. deniz ve haliç ile çevrilmiş, kara tarafında yer alan 3 sıra halindeki güçlü surları ile yüzyıllar boyunca kuşatmalara dayanmış bizanslıların kutsal güçler tarafından korunduğuna inandığı konstantinopolis'in fethidir.
    fetih sanıldığından çok daha zorlu olmuştur, sayıca çok az olmasına rağmen, ki sadece 7000 askerden söz edilir, bizans ordusu çok iyi dayanmış fakat kuşatmanın çok uzun sürmesine rağmen vazgeçmeyen fatih sultan mehmet in inadı ve avrupadan beklenen yardımın gelmemesi yüzünden savunmayı düşürmüşleridir.
    fatih askerlerine söz verdiği şekilde şehirde yağmaya izin vermiştir fakat şehrin yakılmasına kesinlikle izin vermemiştir. bu onun bu şehir için ne kadar tutkulu olduğunu da gösteren yegane göstergelerden biridir.
    (tamdely, 19.07.2007 14:11 ~ 14:11)
  21. tarihte eşi bulunmayacak olan roma medeniyetine milletçe sahiplenmemizi sağlayan, diğer çağ atlatan olaylardan kat kat daha büyük bir etki yapan, tarihimizin incisi olaydır... yunan medeniyetinin 1000 yıldan fazla elinde olmasına rağmen zerre kadar katkıda bulunmadığı, bizim egemenliğimizdeki 550 yıllık sürede eşsiz bir dokuya sahip olan ve napoleon'un bir ziyareti sonrası "istanbul dünyanın başkenti olmaya en layık şehirdir" iltifatına mazhar olan şehre "bizimdir" diyebilmemizi sağlayan unutulmayacak fetih olayıdır...
    (caesarius, 13.08.2007 21:54)
  22. ilginç bir savaştır. o vakit konstantiniyye'nin kendini iki hafta savunacak askeri gücü bile yoktu. şehri savunanların büyük kısmı venedik ve cenevizli savaşçılardı. nam için gelmişlerdi. jan jüstinyani, jakobo koko, bochiardi kardeşler gibi adamların kendilerini bizans uğruna feda etmeleri sebebiyle 53 gün sürmüştür. en son jan jüstinyani'nin düşüşüyle savunma tamamen çökmüş ve şehir düşmüştür.

    kuşatma sırasında bizans surları içinde şehzade orhan ve beraberindeki bir türk müfrezesi türklere karşı savaşmaktaydı. osmanlı tarafında da sayıları 30.000'i bulan çeşitli hristiyanlardan oluşan bir maceracı güruhu savaşa katılmıştı.

    konstantiniyye'liler cümleten şehrin müdafasında görev almışlardı. tüm halk askerlere yemek taşıyor ve yıkılan duvarları onarıyordu. ancak bir yandan da fatih'e haberler uçuruyorlardı.

    fatih sultan mehmed, jan jüstinyani'nin ağır yaralanıp gemisine kaçırılmasına müteakip onun savunduğu ve en sıcak muharebelerin gerçekleştirdiği topkapı'dan şehre girmiştir. imparator konstantin'de gene bu civarda, elinde kılıcıyla ölene kadar savaşmıştır.

    kuşatma süresince yüzlerce top ile kara surları bombalanmıştır. haliçe inen gemilerin yanında haliç'te yüzer platformlar üzerinde toplar yerleştirmişti. kuşatmanın en ilginç yanlarından biri de modüler kuşatma kulelerinin kullanılmasıydı. 4 saat içerisinde muazzam kuleler inşa edilebilmişti. öte yandan kale muhafazası konusunda da inanılmaz başarılar kazanılmıştır. her ne kadar "aşılmaz" da olsalar yoğun top ateşi altında konstantiniyye'nin surları yıkılıyordu. yıkılıan yerler, açılan gedikler bir gecede yamanıyordu.

    kuşatma sırasında macar hunyadi yanoş (adında bile bi ipnelik var sanki) kuşatmayı kaldırmazsa arkadan gelip fatih'in ordusunu dağıtacağını söyleyen bir elçi yollamıştı. fatih'in cevabı çok ayarlıdır. "pekala, mesajınız dikkate alınacaktır." vezirine dönerek. "elçiyi sahada gezdirir misiniz, yeni toplarımı da gösteriniz."
    (azwepsa, 04.09.2007 14:40)
  23. aslında tüm bu hazırlıklardan sonra kesin olan bir fetihtir. bizans'ın tek yaptığı papa'dan yardım gelir umuduyla kahramanca mutlak sonu ötelemeleri olmuştur. istanbul'un fethinde gemilerin karadan yürümesinden daha muhteşem iki olay vardır aslında: birincisi sultan mehmed'in şimdiye kadar görülmüş en büyük ordulardan birine ya da bizzat kendisine nasıl lojistik sağladığıdır. hani parasıyla bile olsa o kadar cephane, asker ve yiyeceği bir araya getirmek zor iş. diğeri de bizans'ın 53 gün dayanabilmesi, her gece duvarlarını yamayabilmesidir.
    (azwepsa, 04.09.2007 14:44)
  24. (bkz: f for fetih)
    (anka, 20.09.2007 10:11)
  25. iddialara göre 2. mehmet, şehre girdikten sonra "hektor'un öcünü aldık" şeklinde mırıldanmıştır..
    (bkz: truva savaşı)
    bu cümleyi sakarya meydan savaşı'ndan sonra mustafa kemal'in sarfettiğini söyleyenler de vardır.. hangisi doğrudur bilinmez..
    (escaflowne, 20.09.2007 10:48 ~ 10:51)
 sayfa  / 2