|
|
- kramp ın 1998 yılında çıkardığı güzel bir albüm.
(poloxis, 15.04.2004 04:42 ~ 04:42)
- kramp'ın aynı adlı albümündeki bir şarkı.
- "istanbul sokaklarında ikiyüzlü bir ayna
birinde seni gördüm hep aynı oyunlarda" diye başlayan vokalin sesi ile güzel bir hal alan kramp şarkısı. bide "söyleyin yarim nerde istanbul sokakları.diye başlayıp onu benden siz aldınız ...."diye devam eden türk sanat müziği harikası da vardır.(tekne, 16.04.2004 15:39)
- detone bir sesin bazen ne kadar güzel olabileceğinin bir kanıtı.
- müzik süper, vokal berbat...
- söyleyin sevdiğim nerde, istanbul sokakları
çare bulun bu derde, istanbul sokakları
onu benden siz aldınız
onu benden kopardınız
onu benden siz çaldınız, istanbul sokakları
sevdiğimi verin bana, istanbul sokakları
dünyam döndü zindana, istanbul sokakları
onu benden siz aldınız
onu benden kopardınız
onu benden siz çaldınız, istanbul sokakları
- galatada biranızı yudumlayıp, güneşin batışını izlerken ve derin düşüncelere dalmışken arka fonda çalması gereken süper parça.
- her seçim belediyelerin iç güzarlığı ve halka hizmet hakka hizmettir(!) anlayışı yüzünden yap boz tahtasına dönmektedirler.
(venom, 25.06.2005 22:24)
- şarkıyı çalıp söyleyen insan grubunun o anda bulunduğu mevkiye göre sözlerinin genel gidişatı bostancı, beyoğlu ve bilimum istanbul semti sokakları olarak değişebilen ciddi güzel şarkı.
- mustafa keser in de seslendirdiği süper şarkı...tam bir rakı mezesidir
- kramp'ın hafiften iron maiden havası yakaladığı süper şarkı.
(bkz: riff'lere dikkat)
(bkz: ağlamak istiyorum sayın seyirciler)
- topu topu üç sözle etki yaratma becerili şarkı. nerde, aldınız- çaldınız, istanbul sokakları.
(heidi, 26.12.2007 08:29 ~ 08:29)
- van den budenmayer hocamın bir fasıl akşamında* karşımızdaki fasıl grubundan istekte bulunduğu şarkıydı, gecenin bir vakti tekrar dinleyince aklıma geldi de.
(sükun, 04.05.2008 01:05)
- istanbul sokakları 101 yazardan 100 sokak, hazırlayan murat yalçın, yapı kredi yayınları
arka kapaktan:
"101 yazar 100 sokakta istanbul'u anlatıyor, okurunun elinden tutup kendi sokağında gezdiriyor. istanbul sokak sokak, kıyı bucak sırlarını açıyor. unutulmaz bir "istanbul hatırası" yaşatan bir kitap: istanbul sokakları"
http://www.ykykultur.com.tr/...
- "bahçedeki yasemin öldü. vişne ağacından düştüğüm o günden bana miras olarak bel ağrısı kaldı. direklerden sarkan elektrik tellerine değen vişne ağacı kurudu ve kesildi. elektrik direkleri söküldü, teller yerin altına alındı, yerin üstüne şık taşlarla örülmüş yakışıklı sokaklar uzandı. eskiden, öndeki sitedeki her dairenin balkon kapıları, ev kapıları yazları gün boyunca açık dururdu. sonra bütün evlerin kapıları teker teker kapandı, artık birbirini tanımayan insanlar oturmaya başladı bu evlerde. deniz çoktan ölmüştü. ben kıyıya vurdum.
oğlum ilkokuldayken bir gün öğretmeni görüşmek için beni okula çağırdı. yazılıda 'denizlerimizden nasıl yararlanırız?' sorusuna, 'lağım dökmek için.' yazdığından öğretmeni tarafından azarlanmış, karşılığında diklenip 'niye yalan mı?'diye cevap vermişti. öğretmen 'bu kadar demokraaasi de fazla ama.' dedi bana. boş boş baktım yüzüne."
istanbul sokakları, 101 yazardan 100 sokak, yapı kredi yayınları, (filiz özdem sf. 127)
- ankarayada böyle güzel bir şarkı yazılsın lütfen.
- “sunu
elinizdeki kitap tam sekiz yılda ortaya çaktı; 2000 yılında çatısı kuruldu, liste yapıldı, yazarlar mektupla projeye davet edildi; 2003’te yazılardan ancak yarısı elimizdeydi. yazarların ihmali ama daha çok yayınevi bünyesindeki değişiklikler, takipsizlikler nedeniyle kitap ana karnında kaldı – ölmedi ama uyuyakaldı.
aslında böyle çok-yazarlı projelerin serüveni bir yayınevi için hem yorucu hem keyifli olabiliyor. fikir sağlamsa her engel aşılıyor. sorun, işlerin ne hızda yürütüldüğünde. bilenler bilir, yazarlar bazen peşlerine düşülmesini beklerler; editör bunu fark edip gönüllü davranmazsa inşaat durur, malzeme kaybolur.
101 yazıya, 2000’den 2007’ye sürekli değişen, eksilen ve artan ama toplamda 150 ismi geçen listelerle ulışılabildi. sekiz yılın sonunda ortaya çıkan kitaba bakıldığında, hatırı sayılır bir imza çeşitliliğinin, sokak zenginliğinin sağlandığı, geç de güç de olsa, hiç yabana atılmayacak bir niteliğin tutturulduğu görülür.
meraklısına: 101 yazardan 25’i kadın; en yaşlısı 1925, en genci 1983 doğumlu; edebiyatçı olarak bilinmeyen 10, şair olarak tanınan 30 kişi. 100 sokaktakan 35’i anadolu yakasında. ayrıca memet fuat’ın kendi sokağını ‘yapmış’ olması, farklı semtlerde, farklı yakalarda da olsa kimi sokakların garip benzerlikleri, isim değişiklikleri dikkati çekiyor. cağaloğlu’ndaki ‘çatalçeşme sokağı’nda iki yazarın buluşmasıysa kitabın çatallandığı nokta: ‘101 yazardan 100 sokak’ o yüzden.
bu arada 101 yazardan 5’ini yitirdik: memet fuat (2002), muzaffer buyrukçu (2006), cenk koyuncu (2006), samih rifat (2007), erhan bener (2007). onların sokakları başka türlü, daha garip duygularla okunuyor sanki; anısı sona ermiş, yaşantısız kalmışçasına... bir de bugün yerinde yeller esen sokaklar var, belediyelerin türlü nedenlerle yok ettikleri – onların acı sonu diğerlerini de ürkütüyor kuşkusuz.
istanbul’un en azından son yarım yüzyıllık tarihinin kişisel tarihlerle buluştuğu bir kitap oldu istanbul sokakları: 100 sokak, 101 insan, 101 anı, 101 hikayeli bir kitap... minyatür bir kent; her sokağında bir yazarın dolanıp düş kurduğu 100 sokaklı bir kentte, bir anı-kentte gezinme keyfi yaşatan bir kitap. birbirine ulanan, kıvrılıp dönen, dümdüz ya da dimdik, denize ya da tepeye giden, daracık ya da gepgeniş, git git bitmez bir uzunlukta ya da çıkmaz, kedili köpekli, gaüneşli gölgeli, yağmurlu karlı, mevsimden mevsime renkten renge giren 100 sokak, 100 insan oluğu.
anılar doluşunca ‘geçmiş zaman sokakları kitabı’na büründü bu kitap da. 101 yazar elinizden tutup kendi sokağına, kim bilir kaç yapıtını kurup düşleidği yere getirecek sizi. istanbul yine parıltılar saçacak... iyi kötü sırlarını, sokak sokak, kıyı bucak, 101 kalemden okumuş olacaksınız, her sokağı bir ömür istanbul’un.”
istanbul sokakları, 101 yazardan 100 sokak, sunu, sf. 9, yapı kredi yayınları
http://www.ykykultur.com.tr/
- "......
sarıyer vapur iskelesinin yanıbaşında, deniz de doldurulmak suretiyle anadoluhisarı'na karşı muhafız subay eğitim merkezi adı altında bir gazino, sipere yatmıştır. piyasa caddesi kaldırımı tam burada yerini, özel ve resmi arabaların özel çöp tenekelerine bırakmış bulunmakta... gerçi gazinonun yanındaki arsa 'çay bahçesi' namıyla halkımıza tahsis edilmiştir ama, yazları, özellikle müslüman arapların bol keseden yiyip içtikleri dönemde, bahçenin kanapelerini bizimkiler mi kapacak, yoksa akdonlu erkeklerle kara çarşaflı kadınların evlatları mı, diye tam bir savaş mahalli durumuna düşmüştür. sarıyer'de, bilenler bilir, karadeniz ahalisi bol bulunur, mimarisi de buna göre 'gelişmiştir'. sulara yeme-içmeye gidilirken börekçilerine, muhallebicilerine uğramamak vatana ihanet sayılır. kapı bekçisi tüpgazcıyla iyi geçinmek zorundadır.
hadi artık, kocataş menba suyuna selam vererek dönelim girelim çıkmaz sokağımız bülbül'e. ......."
istanbul sokakları, 101 yazardan 100 sokak, (sf. 11-12, adalet ağaoğlu, bülbül kaçıran sokak), yapı kredi yayınları
- genelde istanbul'da oturduğunu iddia edenler tarafından isimlerinin bilinmediği sokaklardır.
-pardon filanca sokak nerde acaba?(mahalle bakkalı)
+bilmem
-pardon filanca sokak nerde acaba(mahallede apartman önünde oturan gençler)
+bilmiyoruz
kim biliyor lan o zaman?
ayrıca kişilere sorulan sokak 4 sokak ilerisiymiş.
- en özlediğim sokaklar.en güzel,en kalabalık,en ıssız,en dar,en geniş,en pis,en çiçekli sokaklar.en sevdiğim,en hasret kokan sokaklar.
not: almış olduğum bir habere göre benim en sevdiğim sokaklar an itibariyle işgal altındaymış.özellikle istiklal caddesinden ve arkasındaki sokaklardan bahsediyorum.çık ordan sana sesleniyorum.evet evet sen.nasılda kendini bilirsin.ya beni de al,ya da gezme oralarda.kıskanıyorum.
- (bkz: rakı lazım dedirten şarkılar)
- anonim bir parçadır. en çok ümit besen'e yakışır bu şarkı, dinlerken mest eder, alıp götürür taa uzaklara.
edit: palanthaser'dan gelen uyarıyla düzeltiyorumki bestecisi kemanist hasan gencermiş.
|