“sunu
elinizdeki kitap tam sekiz yılda ortaya çaktı; 2000 yılında çatısı kuruldu, liste yapıldı, yazarlar mektupla projeye davet edildi; 2003’te yazılardan ancak yarısı elimizdeydi. yazarların ihmali ama daha çok yayınevi bünyesindeki değişiklikler, takipsizlikler nedeniyle kitap ana karnında kaldı – ölmedi ama uyuyakaldı.
aslında böyle çok-yazarlı projelerin serüveni bir yayınevi için hem yorucu hem keyifli olabiliyor. fikir sağlamsa her engel aşılıyor. sorun, işlerin ne hızda yürütüldüğünde. bilenler bilir, yazarlar bazen peşlerine düşülmesini beklerler; editör bunu fark edip gönüllü davranmazsa inşaat durur, malzeme kaybolur.
101 yazıya, 2000’den 2007’ye sürekli değişen, eksilen ve artan ama toplamda 150 ismi geçen listelerle ulışılabildi. sekiz yılın sonunda ortaya çıkan kitaba bakıldığında, hatırı sayılır bir imza çeşitliliğinin, sokak zenginliğinin sağlandığı, geç de güç de olsa, hiç yabana atılmayacak bir niteliğin tutturulduğu görülür.
meraklısına: 101 yazardan 25’i kadın; en yaşlısı 1925, en genci 1983 doğumlu; edebiyatçı olarak bilinmeyen 10, şair olarak tanınan 30 kişi. 100 sokaktakan 35’i anadolu yakasında. ayrıca memet fuat’ın kendi sokağını ‘yapmış’ olması, farklı semtlerde, farklı yakalarda da olsa kimi sokakların garip benzerlikleri, isim değişiklikleri dikkati çekiyor. cağaloğlu’ndaki ‘çatalçeşme sokağı’nda iki yazarın buluşmasıysa kitabın çatallandığı nokta: ‘101 yazardan 100 sokak’ o yüzden.
bu arada 101 yazardan 5’ini yitirdik: memet fuat (2002), muzaffer buyrukçu (2006), cenk koyuncu (2006), samih rifat (2007), erhan bener (2007). onların sokakları başka türlü, daha garip duygularla okunuyor sanki; anısı sona ermiş, yaşantısız kalmışçasına... bir de bugün yerinde yeller esen sokaklar var, belediyelerin türlü nedenlerle yok ettikleri – onların acı sonu diğerlerini de ürkütüyor kuşkusuz.
istanbul’un en azından son yarım yüzyıllık tarihinin kişisel tarihlerle buluştuğu bir kitap oldu istanbul sokakları: 100 sokak, 101 insan, 101 anı, 101 hikayeli bir kitap... minyatür bir kent; her sokağında bir yazarın dolanıp düş kurduğu 100 sokaklı bir kentte, bir anı-kentte gezinme keyfi yaşatan bir kitap. birbirine ulanan, kıvrılıp dönen, dümdüz ya da dimdik, denize ya da tepeye giden, daracık ya da gepgeniş, git git bitmez bir uzunlukta ya da çıkmaz, kedili köpekli, gaüneşli gölgeli, yağmurlu karlı, mevsimden mevsime renkten renge giren 100 sokak, 100 insan oluğu.
anılar doluşunca ‘geçmiş zaman sokakları kitabı’na büründü bu kitap da. 101 yazar elinizden tutup kendi sokağına, kim bilir kaç yapıtını kurup düşleidği yere getirecek sizi. istanbul yine parıltılar saçacak... iyi kötü sırlarını, sokak sokak, kıyı bucak, 101 kalemden okumuş olacaksınız, her sokağı bir ömür istanbul’un.”
istanbul sokakları, 101 yazardan 100 sokak, sunu, sf. 9, yapı kredi yayınları
http://www.ykykultur.com.tr/