sağlam oyuncu kadrosuyla ilgimi çeken ve tarihi eleştirileri göz ardı ederek sadece oyunculuk vb unsurlara baktığımızda gerçekten enfes bir film olmuştur...kadrosunda kimler yoktur ki,
okan bayülgen zuhal olcay haluk bilginer ege aydan burak sergen savaş ay.... tavsiye edilir...
not:ailenizle falan izlemeyin ama hele ki 18 yaşından küçük kardeşniz var ise...tv de makaslanır ama dvd vs ile..yok yok çok sakıncalı valla...
oyuncularının gerçekten iyi iş çıkardığı film. kösem sultan*ın rolü az kalmış, insan biraz daha fazla izlemek istiyor. zaten çoğu kişinin tarihten sonunu bildiği bir film olduğu için, müzik ve oyunculuğa kaptırabiliyor insanlar. özellikle boğaz sahnelerinde kıyıdaki maketler çok göze batıyor. onun haricinde kılık kıyafete çok özen gösterilmiş, dönemi iyi yansıtmış. bir yanda gay sevgilisinin kösem sultan tarafından öldürültülmesinden sonra karakter değiştiren her şeye yasak getiren, istanbulun yarısını katleden dördüncü murat*, bir yanda onun beynini yıkayan şeyhülislam* cidden iyi oynamışlar. özellikle şeyhülislamla ege aydan ve okan bayülgenin mahkeme sahnesi son derece güzel.
müzikleri de film çıktığında çok popülerdi. (bkz: @414387)
"-allah uçmamızı isteseydi,bizi kanatla yaratırdı...
-allah kanat vermemiş ama yapmak için akıl vermiş"
diyalogunun sahibi olan, da vinci'nin şifrelerinin de adının geçtiği harika bir türk sineması filmi.
izlemek istediğim ama bir türlü televizyonda verilmeyen, dvd'sini bulmam gereken film. (galiba rtük yasaklamış ama sebebini bilemiyorum)
soundtrack albümündeki aşk isimli şarkı çok hüzünlü ve güzeldir. sonundaki adam çığlığı verdiği hüznü ikiye katlar.
aşk başlığı altında kaybolmasın diye sözlerini de buraya yazıyorum:
önce kuş olduk uçtuk semaya
sonra vurulduk düştük sevdaya
yandık ateşten korlar misali
öyle derindi vardık mihraba
aşkı ilahi saydık cihanda
gözden buluştuk fani mekanda
ayrılsa yollar güller savrulsa
susmaz ki aşka aşık gönüller
önce kuş olduk uçtuk semaya
sonra vurulduk düştük sevdaya
yandık ateşten korlar misali
öyle derindi vardık mihraba
dördüncü murat gibi bir padişahı eşcinsel göstermekle midemi bulandırmış filmdir..ama iyi filmdir allah için..çaba sarfedildiği bellidir..ilk çıktığında mezkur sebepten dolayı oldukça sert eleştiriler almıştı..ahmet akgündüz, tabular yıkılıyor serisinde bu filmden dolayı altıoklar'ı yerin dibine soktu çıkardı..
filmin sonunda, din kisvesi altında kendilerine sarayda yer bulan, padişahın zihninde ve fikirlerinde de önemli etkileri bulunan kişilerin hakkında yapılan yorumdur.
'onlar hep vardı, hala varlar ve hep var olacaklar.'
günümüzde de bu tartışmalar ve bu olaylar açıkça yaşanmaktadır. varlardı, hala varlar bundan sonra da var olacaklar...
tuluyhan uğurlu'nun film müziklerinde sanatını konuşturduğu filmdir.muhteşem kadroya sahip olan filmdir.filmin sosyal yönü ile verdiği mesaj şimdilerin duyması gerekendir.
1996 yapımı mustafa altıoklar filmidir. oyuncu zenginliğinin senaryonun basitliği ile birleşmesinin üzerine insanın gözlerini kapatıp başka dünyalara gitmesine neden olan müzikleri*** ile izlenmesi gereken bir filmdir. filmde ege aydan, okan bayülgen, burak sergen ve haluk bilginer'e eşlik eden beatriz rico, filmin içindeki kadın oyuncu rolünün eksikliğini örtmeyi başarmıştır. toplu yerlerde izlemek isteyenler için ege aydan ile beatriz rico'nun sevişme sahnelerinin gayet kırmızı noktalı olduğu uyarısının yapılması gerekir ama nasıl olduysa bayağı bir gerçekçi çekilmiş. film güzel, fazla kasmaz, kısa sayılır. türk filmi izlemek isteyenler listesini almalı.
ilk çıktığı zamanlarda *, savaş ayın programında mustafa altıoklar ile beraber yanan bidonun başında çıkardığı polemikler hakkında konuşup, reklamını yaptıkları film.
o zamandan beri, ne tv de çıktğını gördüm ne de biryerlerde denk gelip izleyebildim bu filmi. aslında şaşırtıcı şimdi izledikten sonra, fena da değilmiş diye düşünüyorum, acaba bu denli sessiz sedasız unutulan bir film olması nedendir?
bir kere, şehylülislamın karşısında kendilerini savundukları sahnede, ahmet çelebi * ve lagari isa * çok iyi oynamışlar, güzel sahneydi. bu sahne için bile izlenir.
17. yüzyıl istanbul'unda hezarfen ahmet çelebi * ,lagari hasan çelebi*, evliya çelebi *, bekri mustafa* insanların da göklerde kuş gibi uçabileceğiyle ilgili araştırmaları tartışmaktadırlar. hezarfen'in kölesi, sonra da yavuklusu italyan kaptanın dilsiz kızı francesca *, leonardo da vinci'nin çizimlerine dayanarak onlara yardımcı olmaktadır. hezarfen takma kanatlarıyla galata kulesi'nden tarihsel uçuşunu gerçekleştirip ödüllendirilmeyi beklerken, tutucu şeyhülislam'ın kışkırtması sonucu 4. murat'ın buyruğuyla cezayir'e, füzeyle çıktığı gökyüzünden boğaz sularına inen lagari de kırım'a sürülür.*