21 mayıs 2012 pazartesi
günün başlıkları: 831 tane
günün başlıkları: 831 tane
- ·
- ·
- ·
- ·uludere katliamı (2)
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·oğlum bak git (16)
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·çörekotu (2)
- ·gheorghe popescu (2)
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·yesilelbiselikız (2)
- ·
- ·
- ·asdasd qwerty (6)
- ·kadın peygamber (10)
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·game of thrones (2)
- ·
- ·
- ·
istanbul efendisi
- (bkz: istanbul beyefendisi)
- istanbul'a dair adlı incesaz albümünün altı no'lu enstrümental parçası. dilek türkan ile bora ebeoğlu geriden vokal yapmaktadırlar. kanun, kemençe, keman, viola ve viyolonselin istanbul'a dair uyumlu buluşumu.
- musahipzade celal'in senaryosunu yazdığı tiyatro oyunu.
yöneten: engin alkan
geçen yılki tiyatro dönemi dahil olmak üzere izlediğiniz en iyi oyun olmaya aday. sahneyi bu kadar iyi kullanan bir başka ekip daha görmedim. eğlendiren, içinizi burkan, sizi nerdeyse dans edecek psikolojiye sokan güzel insanların oynadığı tiyatro oyunu. tutkunları izlesin, çalgılı, danslı bir oyun. oyuncular tiyatro repliği ezberlemekten fazlasını yapmış, adamlar dans falan ediyor, taklalar, çalgılar, folklore falan adım atmışlar. bir falaka sahnesi var, demedi demeyin.. - annem ve babamın gitmediğim için bir ton laf ettiği tiyatro oyunu. ilk fırsatta gidip izleyeceğim oyundur.
edit: bugun itibariyle izlemiş bulunduğum oyundur. kesinlikle kostüm ve müzikler olağanüstü olmuş. oyunculuklar ve sahne arası geçişleri oldukça başarılı kesinlikle izlenilmesi tavsiye edilen bir oyundur. - müsahipzade celal tarafından yazılmış mükemmelll, çooooooooooooooooooooooooooooook ama çooook sevdiğim güzel oyun... 3 farklı tiyatro tarafından seyrettiğim oyundur ayrıca;`anadolu üniversitesi devlet konservatuvarı tiyatro bölümü ` 4.sınıflardan , eskişehir şehir tiyatroları vee `istanbul şehir tiyatroları... hepsi gerçekten çok güzeldi... haddim olmadan ama kendimi de tutamadığımdan, en azından iyi bir tiyatro seyircisi olduğumu düşündüğüm için ben eskişehir ve istanbul şehir tiyatrolarını kıyaslıciim...,
`eskişehir şehir tiyatrolarına bağlılığımdan mı desem `ünsal coşar`ın rejisi sayesinde mi desem harikalar yaratılmış oyun...`özgür onan`ın irfan molla rolünü deli gibi sevdiğim ''ana afendibabaaa'' diye her yerde aynı tepkiyi verdiğim, `elçin tezcanınferaset` rolüyle 1.perdeyi harikalar yaratarak kapattığı, özlem akdoğan'ın afet kadın rolüyle harikalar yarattığı oyundur... sayamadığım bi çok oyuncu, hepsi ama hepsi o kadar güzeldi ki... deli gibi kahkahalar attığım hemen hemen her sahnesinde gülümseyerek, 9 kez seyrettiğim şahaser... hala seyretmeyi düşünüyorum... beni çocuklar gibi şen ettikleri için sonsuz teşekkür ediyorum, ve tebrik ediyorum...
istanbul şehir tiyatrolarındaki istanbul efendisine gelicek olursak, engin alkan farkı vardı, güzel rejiydi hakikaten... beğendim fakat eskişehirle yer yer kıyasladım... eskişehirdekine göre bazı bölümleri gerçekten yavaştı... çile bülbülüm adlı şarkıdaki performans çok çok çokkk güzeldi... kostümler, dekor farklıydı... koçu arabası olayı güzeldi... her şey iyiydi ama çoook eğlendiremedi, nedense eskişehirinki daha da eğlenceliydi... ama en sonunda beni benden etmek için uğraşılmış belli... gamzedeyim deva bulmam adlı şarkı söylendi zaten o an benim için oyun yer mekan bitti. burdan tebrik ediyorum...
ayrıca bu oyunlar o kadar sevildi ki hem eskişehir'de hem istanbul'da satıldığı gün biletleri biten, yer bulunamıyan oyunlar kategorisine girmiştir...(bkz: kapalı gişe oynamak)
istanbuldaki istanbul efendisinin sitesi merak edenler için:
http://www.istanbulefendisiardiyesi.tr.gg
zira merak etmiyorsanız da bi bakın, gerçekten güzel site...
eskişehir şehir tiyatroların fragmanını seyretmek için de burdan:
www.eskisehirtiyatrolari.com
http://www.vtunnel.com/...
eskişehirde seyredilmeli çok çok gülünmeli... istanbulda seyredilmeli oyunun güzelliği öğrenilmeli - istanbul şehir tiyatrolarında yeni kadrosuyla oynanmaya başlanan oyundur.
eskişehir şehir tiyatrolarında neden oynanmadığını anlamadığım mükemmel oyundur. oynayın be, gözümüz gönlümüz açılsın, sanki bit yeniği çok şey kazandırdı geçen sene!
sinirlendim sözlük! - musahipzade celal tarafından yazılmış olan seneryosu oldukça eğlenceli olan oyundur. kıyafetleriyle, musikileriyle, danslarıyla ve iyi kurgulanmış diyaloglarıyla çok renklidir. özellikle ruh çağırma sahnesi izlenesidir. zira feraseti oynayan oyuncu rolünü yeterince benimsemişse sanatının doruk noktasına bu oyunda ulaşabilir.
ayrıca lise tiyatrosunda küçük bir rolle de olsa hayatımın en güzel anlarını yaşamamı ve musahipzade celal'i tanımamı sağlayan oyundur. - ibb tiyatrolarının şu sıralar sergilenen en iyi oyunu. hemen hemen tüm ibb komedi oyunlarına gitmiş birisi olarak diyebilirim ki bu oyun engin alkan'ın yönetiminde tam bir kahkaha tufanı. hele arada doğaçlamalar ve seyirci ile atışmalar yok mu resmen adamı kendinden geçirtiyor.
orkestra harika, oyunculuk üst düzey, sahne enfes bir de muhsin ertuğrul farkı buna eklenince haliyle tadından yenmiyor.
oyunun tek handikabı 15.00'de girip tam 18.20'de çıkılması. cidden çok uzun sürüyor. biraz daha kısa olsaydı daha bir etkili olabilirdi... yine de bir numaralar! - bir ay öncesinden bilet aldık,ailecek gittik.zaten şu anda kapalı gişe oynuyo,şehir tiyatrolarının iki senedir en popüler oyunu..
fekat bu oyun bana gitmedi nedense..
önce girişte (extradan satılan sandalye biletleri yüzünden) millet bi posta birbirini ezdi:ortada garip garip teyzeler dolanıyo,gidip onun bunun yerine oturuyolar falan..derken oyun başladı,1.5 saat ara vermeden ilk bölümü izledik..yani şarkılı danslı hareketli sahneleri takdire şayan tabi ama muhsin ertuğrulun havalandırması felaket olduğu için oksijen açlığı içinde kendimizi arada direk binadan dışarı attık...engin alkanlı kısımlar süperdi (hafif negatife kaçan bu girimdeki yorumlardan kendisini tamamen tenzih ediyorum,ayrıca oyunu da çok şukela yönetmiş),sevinç erbulağın finale yakın attığı parende "o ne öyle" dedirtti..falan feşman derken oyun güzeldi güzel olmasına da sanki fazla mı alaturkaydı,ya da aptal aptal her lafa gülen seyirciler mi asabımı bozdu ne oldu anlamadım..
galiba 50 yaş üstü için daha uygun bu oyun..yani amaç alaturka dinleyip el çırpmaksa onu bu oyunda bol bol yaparsınız ama genç bünyeler çıkışta kendi kendilerine "nasıl yani,çok mu eğlenmiş oldum şimdi?" diyeceklerdir.. - kapalı gişe oynayan ve bir türlü yer bulunamayan oyundur. en sonunda yer bulduk aldık biletlerimizi gittik. sezonun son oyununda da olsa izleyebilmiş olmak büyük bir şansken, sezonun son oyunu olduğundan tekrar izlemek için çok beklemek bir o kadar şanssızlık olmalı.
oyuna gelirsek, sazlı sözlü, çalgılı cümbüşlü, çok keyifli bir oyun. dvdsi çıkmalı mutlaka. izlediğim andan beri sürekli olarak irfan moduna girmem, sürekli videolarını izlemem filan bağımlılık göstergesi herhalde.
spoiler
arkadaş herkese devamlı olarak "dur dur dur dur bekle" dediğim yetmez gibi, sonuna da "efendi buama söllerseeeem" ekliyorum. kendi kendime "olur benli, dur dur dur; olmaz benli" diye şarkılar söylüyorum. fena etkisindeyim. son sözüm irfan sana; bi buluşsak ya senle, yıldızları burçları filan anlatırım sana ben*
spoiler - soundtrack'i çıksın bu oyunun gider ilk ben alırım!
izlediğim en iyi oyun..bir yandan bitmesin isterken, bir yandan da "bir an önce bitse de alkışa boğsam bu performansı.." diye düşündüm..oyunculuklar, sahne, dekor, kostümler müthiş..oyuncuların kostümlerine o kadar bayıldım ki istanbul sokaklarında bu oyundan fırlamış gibi gezinen birine rastlarsanız işte o benim!
--- spoiler ---
izlediğim en iyi ve yaratıcı çile bülbülüm performansını izledim..
ferhat ağa'ya bayıldım..
at nalı ayrıntısı süperdi..
esma hatun ile dilara'nın sandıklı sahnesi süperdi..
istanbul efendisi ile irfan'ın burç konulu karşılıklı sahnesinde gözlerimden yaşlar geldi..
engin alkan'ın her zamanki gibi seyirciyi oyuna katan spontan esprileri güzeldi..
o şarkılar, o güzelim şarkılar..
danslar..
ve tabii ki müthiş bir irfan karakteri ile çağlar çorumlu ve süper bir yönetmenlik ile engin alkan..
bu ikisinin olduğu tüm oyunları gözüm kapalı izlerim artık..
engin alkan, çağlar çorumlu, sevinç erbulak..çok güzel bir ekip olmuşlar.."tarla kuşuydu juliet" süperdi ama bu oyunda pik noktasına çıkılmış..bu ekip hiç ayrılmasın lütfen!
"bekle, dur dur dur dur dur.."
her ay mükerrer izlesem bıkmam öyle bir oyun..
--- spoiler --- - hayatımda şimdiye dek izlediğim en iyi oyunlardan. kendi kategorisinde en iyisi hatta.
engin alkan'ın ekibi olması hasebiyle, zaten kredisi dolu gittik izlemeye. kredinin limitini bayaaaaaaaaaaağı bi' yükseltip öyle çıktık. eve döndükten sonra bile bir süre kıkırdamayı kesemedim ben. kafa yaptı.
---spoiler---
orkestra; oyun boyunca o hiç istifini bozmayan hâlinize, bacaklar sonuna kadar açık, eller aşağı sarkmış ekâbir oturuşunuza hasta oldum. çok defa oyunu bırakıp sizi izleyip koptuğum oldu.
savleti efendi'nin* tahtında getirildiği sahnede yarıldım. tarla kuşuydu juliet'i izleyenler aynı şirinliği kutsal peder'in işvesinden hatırlayacaklardır. ve yine aynı sahnede askerlerin selam dansı(?) beni benden aldı. çok neşeli bir insanımdır ama hayatımda pek az defa öyle nefesim böğrümde güldüğümü hatırlıyorum. o askerleri de yine o ekâbir orkestra tayfası canlandırdı sanırım. tuttum sizi!
ayrıca şark dişçisi'nin marta'sı sevil akı'yı yine benzeri güçlü bir karakterde* görmek gülümsetti. ve ayrıca yine şark dişçisi'nin "figüran"ı tuğrul arsever'in toplu icradaki çıkışında, figüran rolündeki tiplemesine bir gönderme sezdim ben. dilâram'ın* rolündeki iniş-çıkışlarda da yine şark dişçisi'nin sofi'sinden izler vardı sanki... belki de bütün bunlar oyuncuların tarzları ve oyunlar arasındaki kültürel altyapı benzerliğinden birbirlerine çağrışım yapıyorlardır. ama yine de, bu ekibin diğer oyunlarını izleyen birisine, bahsi geçen-ve geçmeyen daha birçok-sahne, henüz izlememiş olanlara geleceğinden çok daha komik ve mânidar gelecektir...
ve sevgili çağlar çorumlu; senin o çorap üzerine takunyalı, şalvarını böğrüne kadar çekmiş bıcı bıcı bıcı tipini yerim! dur dur, bekle bekle bekle...
bütün oyun boyunca ne zaman sahneye girsen, olduğum yerden uçup yanaklarını sıkmak istedim. henüz izlememiş olanlara söylüyorum; bu adam bağımlılık yapıyor bir süre sonra. fazla seyretmeyin...
---spoiler---
kostümlere, müziklere diyecek laf yok. zaten bütün ödülleri kapmışlar. dekora ayrıca bayıldım. şehir tiyatrolarında genel olarak pek özen gösterilmediğini düşünüyorum özellikle dekor ve kostüme. belki de sermaye yetersizliğindendir... ama bu oyunda fazlasıyla olmuş! gördüğüm en iyi ekipmanla oynadılar. yapanın edenin ellerine sağlık.
yalnız oyunun kitapçığında sevinç erbulak'ın bu oyunla birçok en iyi yardımcı kadın oyuncu vb. ödülünü aldığı yazıyor. sevinç erbulak'la ilgili herhangi bir şüphemiz yok, ayrıca daha önceki tarihlerde yine dilâram rolünde mi oynadığını bilmiyorum ama benim izlediğim kadro ve partisyon dağılımında, şahsi kanaatimce kendi performanslarıyla, adı geçen kategoride ödül hak eden çok daha iyi oyuncular var. örnekse feraset rolüyle berna adıgüzel'i ayakta alkışlamak lâzım...
özetle güzel mi güzel bir oyun. çok mutlu oluyorsunuz. hele hele türk sanat müziğini ve komediyi seviyorsanız, mutlaka izleyin.
tiyatro sevmeyen adama tiyatroyu sevdirir bunlar. helâl olsun... - sadece çağlar çorumlu'nun performansı için izlediğim ve mide krampları eşliğinde hissiz bir şekilde bitirdiğim oyundur. komedi, dans,müzik! bir tiyatro oyunundan çok fazla! çok çok fazla! daha iyisini izlemedim arkadaş! hakikaten devlet diyatroları bu kadar kaliteli oyun neden yapmıyor? komik adamınız mı yok yahu?
- hala ibb şehir tiyatrolarında oynamaya devam eden engin alkan oyunu.
neredeyse 3 saat süren tiyatro gereksiz ve sıkıcı diyaloglarla çok uzun tutulmuş. hele ilk yarım saat işkence gibi geçti. tabi sahnenin çok sıcak olması da ayrı bir etken.
konusu zaten bildiğiniz üzere uyarlama bir yapım, engin alkan biraz oynamalar yapıp günümüze uygun hale getirmeye çalışmış.
kız arkadaşımla gittiğim oyuna bazı sahnelerde utancımdan kıpkırmızı oldum perdeye bakamaz hale geldim. edepsizlikler şuhluklar diz boyu. batılı tasvir edip safi zihinleri bulandırmak istemiyorum ama terbiye sınırlarının çok dışına çıkmış bir 180 dakika geçirdim.
oyunda laf aralarında dine yönelik espriler de yapılmış çok tatsız bir şekilde. bir jön türk klasiği olarak dindar olan kadı efendi yobaz (daha sonra laçka oluyor orası ayrı) zalim biri olarak tasvir ve takdim ediliyor.
-cık cık cık eşliğinde salona giren çağlar çorumlu nun performansı eşsiz tek sözüm yok ona.
oyundaki müzikler son derece oynak ve güzeldi tabi sahne dansları için aynısını söyleyemeyeceğim fakat türkiye şartlarında en oluru bu olsa gerek, takla perende atmak vs.
tabi bunları bendeniz müzikal oyunlardan pek hazzetmeyen (bu oyunda farkettim*)zat-ı alinin tavsiyeleri.
dipnot: salondaki ihtiyarlar çok keyif almış gibiydi. - türk tiyatrosunun önemli oyun yazarlarından biri olan musahipzade celal'in eseridir. şarkılı, türkülü bir istanbul hikâyesinin anlatıldığı bu oyunda da osmanlının renkli kültürü ve etnik çeşitliği, toplumun çeşitli inançları sahneye taşınmıştır.
kostümler ve danslarıyla görselliği, diyaloglar ve karsılıklı oyunlarla seyirciyi güldürmeyi cok iyi basaran bir oyundur. - (bkz: veli efendi hipodromu)
- bir osmanlı cemiyet tasviri bu kadar ihtişamlı ve eğlenceli bir şekilde yapılır, buna rağmen izlerken utançtan kızarıp büzürenler olabiliyorsa sanırsam bu azınlıkta bir sıkıntı söz konusu. adab sınırlarında herhangi bir gevşeklik yoktu, nitekim zaten bundan bir asır evvelinde istanbul'un çoğu mecraasında mevcuttu harem işleyişi ve hikaye halihazırda bu gerçek üzerinden işliyor. işbu oyunda konunun anlatımı, replikleri ve diyaloglarıyla o döneme de, "şimdiki" zamana da oldukça güçlü göndermeler yapılmakta; bu konuda elbette engin alkan'ın kendinden kattığı geniş bir doğaçlama yelpazesi var.
kıssadan hisse, "nasıl izlendiğine göre" değişebilecek bir anlatımın olmadığı, "normal" kafayla izlenirse gülmekten gözlerin yaşaracağı bir oyundur. diğerleri neyin kafasını yaşıyorlar ben hakikatten çözemiyorum. - bana kalırsa bir şark dişçisi değildir. yine aynı ekipten çıkan şark dişçisi müzikali daha çok sevdim ben. komedi dozu şark dişçisinde daha yüksek. iki oyunda 3 saat sürmesine rağmen şark dişçisinde pek sıkan bölüm yoktur ama istanbul efendisinde bazı yerlerin uzadığını hissedersiniz. ayrıca şark dişçisindeki şarkıların içinde de espriler bulunur, dansın yanı sıra sözlere de gülersiniz ama istanbul efendisinde zaten bildiğimiz güzel şarkılar söylenir. tabi bu istanbul efendisinin kötü bir bir oyun olduğu anlamına gelmez aksine son yıllardaki en iyi oyunlardan biridir. 3 saatin sonunda yüzünüzde bir gülümsemeyle çıkarsınız ve pişman olmazsınız.
- öyle bir oyun düşününki hem 3 saat sürsün, hem sizi hiç sıkmasın, hem bol müzikli eğlenceli ve oyun boyunca kahkahalarınız eksik olmasın.enerjinize sağlık istanbul efendisi oyuncuları ve engin alkan.ayrıca çağlar çorumlu gönüllerde taht kurdu yeteneğine ezberine sağlık über insan.


