istanbul dan kaçmak   

adana çık aradan

  1. hayatınız siz bilmesenizde başkaları tarafından tamamen değiştirilmiştir.paylaştığınız duyguların aslında varolmadığınızı bilmek kalbinizi o kadar çok acıtır ki ne yaşadığınızı anlayabilirsiniz ne de yaşamak istersiniz.kolayı tercih edersiniz belki de,kaçmayı...o çok sevdiğiniz,doğup büyüdüğünüz şehri,taksim'i,ortaköy'ü,galata'yı,galatasaray',bakırköy'ü.kadıköy'ü...istanbul'u... yapılan kişiye değer mi diye düşünmeden,apansızca...istanbul dan kaçarsınız belki ama yaşadıklarınızı asla silemezsiniz,geride kalanları da sadece özlersiniz,içinizi kanatsalarda...
    (benbirküçükcezveyimköşebucakgezmeyim, 21.09.2004 17:31)
  2. (bkz: istanbulu sevmek, bırakıp gidememek)
    (yalnızlık senfonisi, 04.03.2005 13:36)
  3. aklı olan hiç kimse taksim'de kendini yakan bir adam görmeye,3 kuruşa çalışmakta ve yaşamakta ve bu düzen nedeniyle insan olarak doğduğu halde insan olarak yaşayamayan insanları fark edip durmaya,etrafta manyakça dolaşan terorist tipli insanların varlığını ve aynı dolmuşa binildiğini fark etmeye,bu inanılmaz trafiğe ve korna sesine,ambulansın bir gram ilerleyemediği emniyet şeritlerine sahip olabilen bir trafik mantığına,24 saatin hiç bir şeye yetememesine ve sürekli koşturmaya,istanbul'un artık hunhar,plansız ve gerizekalıca büyümüş olmasının verdiği huzursuzluğa,türkiye'de ne kadar hayatı kaymış ya da sapık adam varsa hepsini sokakta görmeye,doğudan koyun getirir gibi satın alınıp tıkış pıkış getirilen çocukların beyoğlu'nda soyup soğana çevirme makinasına dönüştürülmesine,polisin türkiye'nin en kafayı yemiş yerinde görev yapan polis olmasının verdiği dehşetle artık hiçbir şeyi sallamaz olmasına,taksicisinin genelinin dünyanın en pislik,dolandırıcı ve terbiyesiz "sözde" kamu hizmetlisi olmasına,çarşamba gibi utanç kaynağı bir "yöre" nin bulunduğu ve gittikçe ona dönüşen bir şehirde bulunmaya, boş bir sokağa araba park edebilmenin orada duran bir salağa bilmem kaç lira verilmesine bağlı olmasına,ucube ucube tiplere dayanamaz.oh be.

    bunları düşünen bünye,mesela adalar'a gidip,motor gürültüsü,korna,manyak,koşan insan,çirkin binalar görmeyip yeşillik içinde cik cik sesleriyle karşısında duran şehr-i istanbul'a bakar,dondurmasını yalayarak böyle düşünür.istanbul'dan kaçmak..ne işim var benim karşıda?..

    yine de çok seversin tabi.aslında bazen nefret,bazen aşk.işte istanbul hissiyatı budur.
    (tebetha, 07.09.2006 12:17)
  4. bu ve türevlerini sıkça gördüğümüz öbeğin altında; bir tutunamama, bir kendinden geçiş, bir adam sendecilik, bir oportünizm, yerine göre fundamentalizm, kolpacılık, 'mozaik'i reddediş ve tüm renklerin dostça mücadelesine çelme takmak yatar. “istanbul'dan kaçmak”, adabı muaşeretin üvey kızıdır, 'beyoğlu eski beyoğlu değil'in de kapı komşusudur.
    (ipimlekusagim, 07.09.2006 13:58)
  5. (bkz: beni tanıdılar sen kaç)
    (rafael, 07.09.2006 14:03)
  6. 1997 yılında taksimde yapmıştı bir adam bunu.

    baktım hızla koşuyor bir yandan bağırıyor '' istemiyorum ulan istanbul seni! '' diye. sonra hareket halinde bir taksinin kapısına asılıp, sürüklenerek gözden kaybolmuştu.

    etrafta bulunan esnaftan birkaç kişiyle alkışlamıştık istem dışı olarak. hala merak ederim ne oldu, nereye gitti diye.
    (deniz büyücüsü, 17.05.2008 13:10 ~ 13:12)
  7. bazen lazım olandır. şahsımın geçtiğimiz günlerde ihtiyacını hissedip yaptığı şeydir.
    aşıktır istanbula şahsım.. çok aşıktır hem de. yudum yudum içer istanbulu, her noktasına dokunur. ama bazen bir el gelip kafanıza diker. yudumlardan aldığınız zevk sona ermiş ve yerine zehir tadı vermiştir. boğazınız yanar önce, sonra tüm vücudunuz. sonra bir soru belirir kafanızda "neden yaptın bunu istanbul?" diye soruyordur. canınızı yakmıştır, bu kez duygularınız ve hisleriniz yanmıştır. bir gece fazla alkolün etkisiyle ve yalnızlıktan olsa gerek hiç bir tokatın ayıltmamış olması sebebiyle çantasını toplayıp kaçmıştır istanbuldan şahsım.
    hala deliler gibi aşıktır. ama kırgın.. dönüple dönmemek arasında gidip gelmektedir. ama nasılsa yapmak zorunda kalacaktır bu bünye o dönüşü. işte o zaman yine istanbul'un kollarına atlayacak, arkadan kapanan kapının ardında tekrar sevişmeye başlayacaktır onunla. bu bir kaçış ama asla nefret değil. aradaki farkı bilmeyenler ya da bile bile nefret ilan edenler için tek sözüm "ne acı" olacaktır.
    (marjane, 12.06.2008 18:29)
  8. artık klişeleşmiş, hiç günyüzüyle istanbul görmemiş bir bünyenin bile rahatlıkla sayabileceği dertlere sahip istanbul'dan değil bizzat o derlerden kaçıp kurtulma isteğidir.

    ama istanbul öyle bir şehir ki, burayı eşsiz yapan o dertler sanırım. 15 milyonluk merkezi olmayan bir şehir düşünün. her yeri merkez, aradığınız her şey iki adım uzaklıkta. kendi çarpık düzenini kurmuş, insanları bu keşmekeşte yaşayama alışmış.

    her türlüsünü bulabileceğiniz bir şehir. geceleri para isteyen ayyaşından, sosyetesine, emosundan, metalcisine, dilencisinden, saftiriğine... istanbul hepsine kucak açmış durumda.

    burayı büyüleyici yapan tarihi dokunun tarihselliği. herşey o kadar salantıda ki. yerler pis, demirler paslı, tarihi yapılar yıkılmak üzere. baktığınız vakit ortam sükunetten çok uzak. varsa vaktiniz şöyle durup bir bakın çevrenize. bağıran seyyar satıcılar, korna çalan minübüs şöförleri, havada nişan alan martılar ve sürekli koşturan insan topluluğu. kırmızı ışıkta karşılıklı dizilmiş, savaşa gidercesine gergin, bekleyecek 30 saniyesi olmayan dünyanın en gergin insanları...

    tüm bunlara alışmış bür bünye için istanbul'dan kopmak zordur. bu yüzdendir ki istanbul dışına hatta ülke dışına çıkmış biri asla tam anlamıyla tatmin olamaz. çünkü orada sükunet hakimdir ve bu biz istanbullular için yeni birşey. adapte olmak, hayatta kalmak, istanbul şartlarına alışmış biri için fazla sessizlik batar insana. her yer tertemiz, insanlar birbirine saygılı, tamamen sessiz, yemyeşil bir otam bir istanbullunun sadece kulağına hoş gelir. çünkü o bu keşmekeşe alışmıştır, havadaki karbondioksit oranı, dükkan sahiplerinin hizmet anlayışı hep kusurludur. istanbul'u büyüleyici yapan bu kusurlardır, tarihi ile iç içe geçmiş tüm bu problemler bize yaşadığımızı hissettirir.

    istanbul'dan kaçmak zordur ama yapılması elzemdir.
    (elladan tinuviel, 12.06.2008 19:20)