istanbul ticaret odasının 2001 yılında kurduğu üniversite olup türkiye'nin en ucuz vakıf üniversitesidir ve buna rağmen hukuk fakültesi bakımından yüksek kalitede eğitim verilmektedir.
lise bittikten sonra size...
-ya abi lise çok güseldi keşke bi dört sene daha okusam denildiğinde
-o zmn istanbul ticaret üniversitesine git denilebilecek nacizane okul
fizik profesörü oya oğuz'u en üst katından serbest düşmeye bıraktırmak istediğim, kesinlikle mühendislik okunmaması gerektiğini geç de olsa anladığım okul..üsküdar kampüsünün bahçeciğinde ray banlı, converseli, dieselli abiler ve ablalar vardır.. hep oralarda dururlar, sigaralarını içerler, umursamaz, cool olmaya çalışırlar, aralarından geçmek sabır ister zira bir araba dolusu küfür etmenize sebebiyet verirler.. bana göre tek artısı evime yakın oluşudur..
kazandığım zaman okulu gezmeye geldiğimde kapıdaki güvenlik görevlisinin "3. kata çıkma rektör var", "soyadı seninle aynı olan arkadaşların varsa getir okula, onlar içeri girebilir; ama soyadı tutmayan arkadaşlarını getirme, içeri giremezler, mahcup olursun" dediği, sınıfların küçük olduğu, derslerin lisevari geçtiği okul.
mühendislik ve tasarım fakültesi'nin küçükyalı kampüsüne taşınmasıyla mühendislikteki erkek öğrencilerin içindeki tanışma,kaynaşma,sevişme ruhunu açığa çıkarmış ilim irfan yuvası.zira,tasarım bölümlerinin öğrencilerinin ekseriyetle taş gibi hatun kişilerden oluşması,mühendislik bölümlerinin de sahip olduğu eril çoğunluk bu duruma ortam hazırlamakla kalmayıp ortak kantinin seyran olduğu izlenimi vermektedir.
bu muntazam tablodaki tek mağdur moda tekstil tasarımı kızlarından belki güzellik bakımından değil ama zeka bakımından üstün olan bir avuç mühendislik kızıdır...
(bkz: çok yalnızım be sözlük)
bu okulun camlarında perde yok ulan perde. bu konu hakkında bir teorisi olan varsa dinlemek isterim. mesela ben okul yönetiminin okulda hiç vampir öğrenci bulunmadığını kanıtlamaya çalıştığını düşünüyorum. ama küçükyalı binasına öğrenci işleri bölümü kurmamak gibi de başarılı çalışmalar yapılıyor. cidden, üsküdar'daki gibi 15 tane aklı kısa boyu uzun ara kabloya bir şeyler anlatmaya çalışmaktansa hiç uğraşılmaz daha iyi.
küçükyalıdaki perde siparişi sırasında öğrenciden fikir isteyen üniversiteymiş efendim..
öyle ki;
deneme için perde takılan ilk katlardaki sınıflardan birine alelacele tombul iki tane beyfendinin girmesiyle şu diyolog yaşanmıştır:
-yok yok olmadı...ışık sönünce de parlıyor..tahta görünmüyor.
-diğeri sanki daha iyi gibi..
-sizce nasıl arkadaşlar?diğer sınıflardakine de bakın ona göre sipariş vericez,koyu renklisi nasıl?..
sınıftaki başka işlerle ilgilenen grup şaşırmışcasına,
-biz?
-evet siz..sanki ben ders işlicem bu yaşımda burda..
-!!?!?
öğrenim ücretlerinin diğer üniversitelere göre daha ekonomik olmasından ötürü puanları tavan yapmış , kontenjanları her yıl dolmuş üniversitededir. ayrıca ito arkasında kesin iş bulurum buraya girersem diyenler büyük hezeyan içindedir. lan bu devirde babası oğluna iş bulamıyor , ito'nun işi gücü kalmadı size iş mi bulacak.
zamanında çakma itü diye dalga geçtiğim ve sonrasında kazandığım(!) okul. öğretmenleri iyidir hoştur fakat üniversite havasından uzaktır.(özellikle üsküdar kampüsü) ancak buda ortamın biraz daha sıcak olmasını sağlar daha fazla dost daha fazla arkadaşlık getirir. ayrıca insanın lügatına yeni kelimeler katar;