|
|
- istanbul üniversitesi'nin merkez kampüsüdür. meşhur kapının arkasında bulunan bahçeye yerleşmiş eğitim binalarıdır. rektörlük; hukuk, iktisat ve siyasal bilgiler fakülteleri; yemekhane ve basketbol sahaları bulunur. bahçe duvarlarının dışında kalan fakülteler beyazıt bölgesindeki istanbul üniversitesi binaları olsa da beyazıt kampüsü sayılmazlar.
- ihtişamlı kapısından 2 kere geçip içeri girebildiğim güzel kampüstür. merkez kampüste okumayan insanları içeri zor alırlar, ki biz** bin bir eziyet çekerek girebiliyoruz. antalya üniversitesi'nden gelen bir davetiyeyi almaya gittiğimizde kapıdaki güvenlik bize içeri girebilmemiz için gideceğimiz kişinin kabul etmesi gerektiğini ya da izin vermesi gerektiğini söylüyordu. üç kişi gitmemize rağmen içeri sadece birimizi aldılar.
böyledir işte, başka bir okulun herhangi bir kampüsüne daha rahat girebiliyorken, kendi okulumun başka bir kampüsüne giremiyorsam; nasıl ben oraya "işte, burası da benim okulumun başka bir kampüsü" diyebilirim ki? yemişim böyle işi. ya da bi' dakika lan?! üniversite kimin ki zaten?
- temizlendikten ve çevre düzenlemesi yapıldıktan sonra, daha bir güzel gözüken kampüstür. gezilmesi ve görülmesi, şiddetle tavsiye edilir.
- çimlerinde oturmanın hoş karşılanmadığı,hukukun ilerisinde bahçenin sonunda turan emeksizin büstünün olduğu iü merkez kampüsü.
- adım attığınız her köşesi iliklerine dek tarih kokan, içerisindekini vakitsiz bir zaman yolculuğuna çıkaran kampüsüm.
inkılap tarihi dersini, bir zamanlar ingiliz işgal karargahı olarak kullanılmış olan fakülte binasında ve ve yine ı. dünya savaşı yıllarında milli mücadeleye katılan pek çok ismin hapsedildiği o zamanın hapishanesi bugünün amfisinde alabilirsiniz..
adımınızı atar karşı tarafta hukuk fakültesini görürsünüz. tüyleri diken diken eden 1 no'lu amfiye girersiniz, kürsüye bakar ve kubalı'yı, başgil'i, onar'ı, tunaya'yı, doğanay'ı, tanör'ü görürsünüz..türk anayasa hukuku geleneğinin alamet-i farikası olan kürsüye kıvançla ve bir o kadar da özlemle bakarsınız. o kürsünün bugün ferman demirkol gibilerine kalmış olmasından kahrolursunuz.
inkılap tarihi enstitüsü binasının önünden geçersiniz; bilirsiniz ki bir zamalar enver paşa ile mustafa kemal, oradaki merdivenlerden yanyana inmişlerdir...
atatürk anıtının önüne gelirsiniz, bilirsiniz ki 28 nisan öğrenci olayları orada başlamış, prof. onar öğrencilerini orada müdafaa etmiş ve emniyet güçlerince tartaklanmıştır..
nazi zulmünden kaçan dünyaca ünlü pek çok öğretim üyesinin isminin verildiği koridorlarda gezinirsiniz..
istanbul'un yedi tepesinden biri olan beyazıt tepesinden, istanbul'u seyredersiniz.
sinan'ın süleymaniyesine bakar kötü geçen bir sınavdan sonra, umarsızca iç çekersiniz.
istanbul'un istanbul kalabilen nadir köşelerinden olduğunu bilir, keyifle hayatınıza devam edersiniz. çünkü buradayken, hakikaten de istanbul'dasınızdır.
- topkapı sarayı kurulmadan önce sarayın da haremle beraber içinde bulunduğu, osmanlının tarihinde çok önemli olaylara tanıklık etmiş güzide üniversitemizin beyazıt yerleşkesi.
- (bkz: @1646737)
- öss ye girdiğim yer olup bende çok hoş anıları vardır.
saat sabah 8: eller yüzler yıkanmış, temiz ütülü kıyafetler giyilmiş, kahvaltı için bekleme konumundayım
saat sabah 8 30: kahvaltı şen şakrak yapılmış, moraller hayvan gibi yolculuğa çıkmak için beklemedeyim
neyse uzatmayayım
saat 10 : edebiyat amfisiydi heralde, başladık sınava dışarıda hafif rüzgar hava ılık, bütün koşullar müsait
ve o an
saat 10 30: bir grup mongol genç, dışarıda "öss ye hayır" "yök bi siktir git" gibi böğürmeye başladılar. konsantre dağıldı, paragraf sorularımının ağzına sıçıldı.
o tiplere kızgınmıyım? elbette kızgınım, hakkım helal değil, haram olsun.(omega, 26.07.2007 22:13 ~ 22:14)
- olaylı kampüstür bir kısım insanın deyimiyle belki ama yine de gidilip görülmesi gerekendir hele ki;içinde bir itfaiye kulesi bulunur ki okul hayatınız boyunca en azından bir kere orda istanbul'u seyre dalmayı gerektirir.
(berre, 30.03.2008 23:38)
|