ismet inönü   

 sayfa  / 4
adana çık aradan

  1. hatay olayında pasif kaldığı için atatürk tarafından topa tutulan, hatta atatürk istanbul'dan hataya giderken trene eskişehirde katıldıktan sonra hakarete varan çok sert tartışmaların geçtiği rivayet edilen kurtuluş savaşının ikinci adamı.lozan görüşmelerinde türkiye yi temsil eden heyetin başkanlığını da yapmıştır ve burda vermeye mecbur kalınan bazı ödünler yüzünden (bkz. adalar) hala eleştirilmektedir
    (sizzle, 18.04.2004 22:46 ~ 22:47)
  2. devletçilik ile liberalizm konusunda araları açılmış olsa da atatürkün yakın arkadaşıdır. devlet yönetiminde askerlikte olduğu kadar iyi değildir, atatürk gibi düşünce adamı olmadığı için üretmemiş sadece yapılanları korumaya çalışmıştır, ikinci dünya savaşına girmememizi sağlamış ancak ekonomik buhrana engel olamamış bu sebeple rakiplerince suçlanmıştır. zaten bu savaştan 5 yıl sonra cumhuriyet halk fırkası seçimleri kaybetmiştir.
    (tainakan, 18.04.2004 22:46)
  3. inönü savaşlarının kahraman komutanı
    (markrenton, 18.04.2004 23:14)
  4. kendi resmi ile para bastırmıştır...
    (metuss, 18.04.2004 23:52)
  5. türkiye'nin ikinci cumhurbaşkanıdır
    (atlantis, 26.05.2004 13:42)
  6. (bkz. ismet'in önü)
    (clarinet, 09.07.2004 09:10)
  7. (bkz. milli şef)
    (stocky2001, 09.07.2004 09:41)
  8. katı devletçi tutumunun ve yatırımları yönetim şeklinin, türkiye cumhuriyeti'ni yavaşlatmış olduğu hep söylenegelir. bence bunda düşünce yapısının ve kararlarını etkileyen güdülerinin büyük etkisi vardı.

    fikirleri ve eylemleri çoğu zaman muhalefeti bastıracak şekilde olmuştur. cumhurbaşkanı seçildikten hemen birkaç ay sonra kendisini seçen meclisi feshedip seçime gitmiş, kendisine daha bağlı milletvekilleri seçtirmeye çalışmıştır. çünkü kendisi eleştiriye son derece tahammülsüzdür. bu yüzden kendisine yapılmış herhangi bir eleştiriyi ya da zararına olacak bir hamleyi asla unutmaz ve yeri geldiğinde karşılığını, politik kriterlere göre çok ağır kaçan şekillerde, misliyle verirdi. mustafa kemal, ismet inönü'yü başbakan yapabilmek için yoğun eleştirilere göğüs gererek lozan barış anlaşmalarına başkan olarak yollamıştır. inönü'yü başbakan yaptıktan sonra ise yıllar geçtikçe arkasında durmakta zorlanmış, çiğliklerine daha fazla tahammül edemeyerek görevi bırakmasını sağlamıştır.

    benim nacizane fikrim, ismet inönü'nün yönetim anlayışı olarak mustafa kemal'i örnek aldığıdır. zira mustafa kemal, işleri oluruna bırakırdı, fakat beklemediği, istemediği bir yönde sonuçlar alınınca olaylara müdahele ederek perde arkasından her şeyi hallederdi. ismet inönü de olaylara müdahele ediyordu. fakat tarz ve şekil itibariyle çok farklı bir biçimde:

    mustafa kemal, türk milleti için doğru olduğuna inandığı şeyleri yapmaya çalışırken keskin zekâsını kullanıyordu. ismet inönü ise, kendisi için yararlı olacak şeyleri yapmaya çalışırken siyasi hırsını kullanıyordu.

    ismet inönü ve mustafa kemal arasındaki temel ve dramatik fark budur.


    çok da parlak olmayan yönetim anlayışına rağmen rağmen sıkıntılı ve güç dönemlerde kimse sorumluluk alıp taşın altına elini sokmak istemediği zaman liderliği üstlenmekten kaçınmamıştır. milli şef lakabı buradan ileri gelir.

    atatürk'ün ölümünden sonra cumhurbaşkanı seçilme hikayesi ise ilginçtir. atatürk'ün hastalığı artık sır olmaktan çıktığı vakitlerde cumhurbaşkanlığı'nın en güçlü iki adayı, çoğu kişinin şimdilerde isimlerini bile bilmediği şükrü kaya ve fevzi çakmak'tır. ikisinden birinin cumhurbaşkanı olması kaçınılmazdır. fevzi çakmak temiz bir geçmiş ve askeri bir efsaneye sahip olduğu için ön plandadır. şükrü kaya ise lozan anlaşması'nda adı geçmeyen küçük adaları, gizli bir operasyonla ülkemize tekrar kazandırıp yıldızını parlatmış iç işleri bakanıdır. ikisi de cumhurbaşkanlığını istemekte ve ikisinden birinin cumhurbaşkanı olmasına kesin gözüyle bakılmaktadır. fakat aralarındaki rekabet o kadar çekişmeli ve bunaltıcı olur ki karşılıklı olarak söylenmiş "sen olma da kim olursa olsun" sözlerinden sonra 1937'de adada inzivaya çekilmiş olan ismet inönü tek aday olarak girdiği seçimde oybirliği ile cumhurbaşkanı seçilir.

    daha sonra, neredeyse ilk iş olarak, mustafa kemal'in meclise girişlerini yasakladığı milletvekillerini geri çağırır. politik islamın önünü açar. tabuttaki mustafa kemal'in kemikleri sızlar.

    türkiye'nin yakın siyasi tarihiyle bir nebze ilgili olan bendeniz kendisinin siyasete hiç girmeyip, efsane bir asker olarak ölmesini dilerdim.

    kendi anılarında mustafa kemal'den, kendinden ve arkadaşlarından oldukça basit bir şekilde bahseder. yazar olarak oldukça farkedilir bir gösterişsizlik tutumu vardır ya da anıları bugüne kadar bir çok kere düzeltildi.
    (mavio, 23.04.2005 16:03 ~ 17.09.2008 19:01)
  9. nihal atsız, atakürt ismet inönü'yü şöyle tanımlamış, z vitamini isimli kitabının sonunda:

    "askerî talebeliğinde, zabitleri görsün diye seccadesini koridora atıp namaz kılan seciye!... istemeye istemeye katıldığı istiklâl savaşının istismarcısı, inönü zaferinin hırsızı, lozanda türk mukaddesatının peşkeş çekicisi, müslümanlık, türklük ve türkçülüğün düşmanı; başvekilliğinde en feci zulüm ve suiistimallerin, devlet reisliğinde de en korkunç istibdat ve yâran saltanatının merkezi ve nihayet muhalefetinden ebediyyen kendisi için kurulan muhalefet makamının meccani ve sahtekar lüpçüsü"
    (balta, 07.05.2005 17:03)
  10. kendi diktatörlüğünü atatürkçülük diye tanıtan ve bu vatanın en büyük devrimcisi olan atatürke en büyük kötülüğü eden şahıs.bir takım çevrelerce yapmış olduğu diktatörlük hala savunulmaktadır.yazık ki bu şahsı savunanlar bu vatanın kurucusunu tanımaktan bihaberdirler.ayrıca kendisinden sonra gelen bir çok siyasetci aynı yolu izlemiştir.hepsi atatürkçü olduğunu söylemiştir ama hiç biri atatürkçülük nedir bilmemiştir yada bilmek istememiştir.en acı örnek ise atatürkün kurduğu partinin liderleridir.
    (bkz: bülent ecevit)
    (bkz: deniz baykal)
    (all of nothing, 24.08.2005 13:04 ~ 13:09)
  11. atatürk'e dil uzatamayanların yıllar boyu küfrettiği, saldırdığı ikinci adam.

    hataları olmamış mıdır, elbette olmuştur, parti programını recep pekere yaptırdığı ve neredeyse mussolini faşizminin kopyalanması sözkonusu olunca ata ile arası açılmıştır, atanın faşistler için kim bu zorbalar dediği bilinmektedir.

    şimdi nihal atsız denilen rahmetli faşist kişi hangi akıl ve mantıkla bu kişiye saldırmıştır, bunu anlamak güç, nihal atsız denen şahıs vaktinde atatürk'e bile güvenmemiştir bunu da hatırlatmakta fayda var.

    bunun ötesinde inönü'nün hatası hayali bir demokrasiyi savunmaktır, diktatörlük ile uzaktan yakından bağdaşmayacak bir kişidir. inönü askeri yanı daha ağır basan bir insandı ve tam anlamı ile bir askerdi, atatürk'ten farklı olan yanı işte budur, onun askeri ve bazı konulardaki dar tutumudur.

    ayrıca inönü'nün batıya bakışındaki hatalar da bahis konusu edilebilir, belki nato'ya girişimiz daha farklı olabilirdi, ya da o dönemki politikacılar ile olan ilişkileri de daha farklı olmalıydı, bunlar hep tartışılabilir.

    ama atatürk'ün en çok güvendiği insana saldırmak ve ardından atatürkçü kesilmek biraz kıraldan çok kıralcı olmak gibi geliyor.

    tüm bunlara rağmen onun da birçok hatası vardır ama 82 senelik bir cumhuriyetin evlatları ikinci adamına bu kadar saygısız olmamalılar...
    (skuba, 27.08.2005 16:07 ~ 07.11.2007 02:15)
  12. lozan barış anlaşmasına gönderilmek üzere hiç bir siyasi oluşuma karışmadığı için gazi tarafından seçilen şahıs.hatay meselesi yüzünden gazi ile ters düşen ve şiddetli bir tartışmanın ardından gaziyi ölene kadar bir daha hiç görmeyen kişi...
    (all of nothing, 27.08.2005 17:22 ~ 17:22)
  13. (bkz: ulama)
    (azwepsa, 27.08.2005 21:56)
  14. erdal inönü nün babası olan askeri şahsiyet.
    (magarsus, 28.11.2005 19:48)
  15. tarihi hangi günün şartlarıyla yorumlarsak yorumlayalım, değişmez bazı gerçekler vardır. bu da ismet inönü'nün statükoculuğu, özellikle kurtuluş savaşından önce bağımsızlığı değil mandacılığı savunmuş olduğu, sosyal yönünün ve ilişkilerinin gelişmişliğidir.

    tartışılan inönünün liderliği ve devlet adamlığı ise; değildir.
    politikacığı ise sonuna kadar mükemmel bir politikacı ve diyalektik uzmanıdır.

    türkiye'nin atatürk'ün ölümünden beri sadece politikacılar tarafından yönetilmesi bugünkü durumumuzun sebebidir.en iyisinin inönü olması ise talih mi talihsizlik mi belli olmayan bir sorudur.
    (terakime, 28.11.2005 20:24)
  16. (bkz: sizi ben bile kurtaramam)
    (konser ve acacagi, 28.11.2005 21:42)
  17. her ne kadar bir zamanlar bu ülkenin kurtuluşu için hafife alınmayacak şeyler yapmış olsa da atatürk'ün hastalığının son dönemlerinde neden olduğu bilinmeyen ve ne amaçla bulunduğu bilinmeyen ismet inönü tarafından zürih'te bir bankada yatırımı yapılan yüklü bir para bulunmuştur.bunun üzerine ismet inönü rusyaya sürülür.burada komunizm fikrini benimser ve döndüğünde de bu yolda çalışmalara başlar.bunun üzerine atatürk tarafından adına asılma emri çıkartılır.fakat bu emre uyulmaz.uzun bir kaçış döneminden sonra ismet inönü tekrar ülkenin başındadır üstelik artık cumhurbaşkanıdır.ve rusya taraftarı bir cumhurbaşkanı tarafından ülkemiz yönetilmektedir.
    (jineps, 07.01.2006 21:08 ~ 21:08)
  18. bu söylenenlerle ilgili pekçok kaynak bulunacağı gibi metin aydoğan'ın bitmeyen oyun kitabında bulabilirsiniz.bunun yanında dr. arslan tekin'in kitaplarına da göz atabilirsiniz.bunun yanında niyazi berkes'in unutulan yıllar kitabına göz atabilirsiniz.erol güngör,celal bozkurt,mahmut dikerdem,cemal kutay,nazlı ılıcak'ın yazmış olduğu kitaplarda bulabilirsiniz bunun yanında ekstra kaynaklar için bu kitaplardan faydalanabileceğiniz gibi(kitaplar kaynaklara sizi yönlendirecektir)eski gazete arşivlerinde de kendisiyle ilgili geniş bilgi yumağıyla karşılaşabileceğiniz,şahsiyet.
    (jineps, 07.01.2006 22:50)
  19. kendisinin rus yanlısı bir politikacı olduğuna ilişkin bilgiyi falih rıfkı atay'ın bir dostluğun sağlam temelleri adlı kitapta bulabilir ve bu yazının üzerine rusların bizden kars ardahan gibi şehirlerimizi istemesi ve boğazları tekrar konuşalım teklifine ilşkin belgeyide niyazi berkes'in kitabında bulabilirsiniz.tabi bu kitapta aynı zamanda ismet inönü hakkındaki gerçekleri bulabileceğiniz gibi neden ihtilal döneminde silahların solcuları hedef aldığına ilişkin ayrıntılı bilgiye de rastlayabilirsiniz.ben teşekkür ederim.
    (jineps, 07.01.2006 23:03)
  20. (bkz: cin ali)
    (bkz: das kapital)
    (bkz: ayşegül tatilde)
    (jineps, 07.01.2006 23:48)
  21. (bkz: cemal kutay)
    (jineps, 07.01.2006 23:49)
  22. başbakanlıktan ayrıldığı dönemde malatya milletvekilliği yapmıştır. bi sürgün durumu söz konusu değildir. başbakanlıktan ayrıldığı gün 20 eylül 1937'dir. cumhurbaşkanı olduğu gün ise 11 kasım 1938'dir.

    şimdi öncelikle şunu belirtmek lazımdır ki rusya'ya sürülüp üstüne asılma emri çıkartılmış bir insanı türkiye'de hiçbir güç atatürk'ün bedeni daha soğumadan cumhurbaşkanı yapamazdı.

    yaw bu adam komünist olsa "milli şef" lakabını niye benimsesin... çelişki değil de nedir.

    hadi her şeyi geçtim;
    ikinci dünya savaşı'nın başında türkiye italyan ve alman savaş gemilerinin -montreux anlaşmasına aykırı olmasına rağmen- boğazlardan geçmesine göz yummuş, o ara türkiye'ye nota (fransa, ingiltere) yağmıştır. stalin ise bu duruma çıldırmış ve daha sonra türkiye'ye ayar vermeye çalışmıştır. boğazlarda üs ve üç doğu ilini istemiştir. ayarı almayan inönü yüzünü batıya dönmüştür. o günden sonra sscb ile ilişkiler çok iyi gitmez. ta ki 1963'e kadar. o ayrı konu sanırım*

    inönü'yü başka taraflarından çekiştiren çok çıkar anlarım da komünist diyenini ilk kez duydum...
    bunu diyen zamanında bunu da dedi:
    (bkz: köy enstitüleri komünist yuvası)*
    (neverland, 08.01.2006 00:57 ~ 02:03)
  23. komunist demeyelim komunizm fikrini benimsemiş , ilan etmese de türkiye'de de bu yönde bir gelişim olması amacıyla bir şekilde rusyayla arasını iyi tutmuştur diyelim.bu kayıtlar resmi olarak belgelenmiş değilse de gizli kayıtlarda varlıklarını sürdürmekteydi bir zaman sonra gizli kayıtların ve dönen oyunların açığa çıkması sonucunda 27 mayıs 1960 ihtilali kapıyı çalmıştır.
    (jineps, 08.01.2006 01:09)
  24. (bkz: http://www.angelfire.com/...)
    (anky, 21.01.2006 17:13)
  25. 1923-1963 yılları arasındaki 40 sene içinde 10 kere hükümet kurmuştur... o ara her dört senede biriktidar olurmuş. türkiye rekoru ve belki dünya rekoru da ondadır. helal olsun.
    (azwepsa, 10.02.2006 14:39)
 sayfa  / 4