merhaba! itü sözlük, içeriği dünyanın değişik noktalarında bulunan yazarlarca oluşturulan bir interaktif sözlüktür. daha fazla bilgi alabilir, üye olarak içeriğin genişlemesine katkıda bulunabilirsiniz.
  • videolar

  • görseller

    • islamiyet
    • islamiyet
  1. 4

islamiyet

  1. bu başlıkta
  2. bakın dur
  3. sırala
  4. #din
  1. islamiyet dünyanın geri kalmış bölgelerinde hakim olan dindir, ( @5513054 ) evet ama tanımı bu şekilde bırakmak biraz kolayına kaçan bir hareket olur. islam dini dünyanın bütün dinlerinin doğduğu yerde doğmuş, tüm dinlerin kendilerine ait 1400 yıl boyunca yayıldıkları büyüklükte bir bölgeye yayılmış. hristiyanlığın bugün yaygın ve esnek bir din olmasının nedeni reform yaşamış olması. islamın reform dönemi henüz gelmedi. yakındır ama endişeye mahal yok.

    her yeni din halkların ezildikleri dönemde, bir önceki dinin etki merkezinden uzaklaşıldığında ve tanrı inancı sekteye uğramaya başladığında ortaya çıkar. islamiyet de hristiyanlık ve musevilik gibi en alt tabakanın hiç bir sosyal hakkı ve geçim kaynağı olmadığı dönemde bir anda güç kazanmıştır. bu bir tesadüf değil, tabiat kanunu. reform ise din öncesi dönemde yaşanan baskının aynısının (zulüm, açlık, düzensizlik) bu kez dinin baskısı nedeniyle tekrar ortaya çıktığı zaman gerçekleşir. din kuralları esner bu sayede, insanlar için kutsal kitapları okuyup yorumlamak bir tabu olmaktan çıkar.

    kafam güzel ben bu kadar şeyi nasıl yazdım?
  2. araplarin en büyük icadı ve en büyük emperyalist fikiridir.

    islamdan once sadece arabistanda olan araplar böylece tüm ortadoguya yayılmışlardır.
  3. örneğin "el nezâfetu min el-imân" (temizlik imândandır.) hadis-i şerif'ini bilen herkes zaten dikkat eder temizliğine...

    e etmiyor! peki şunu sormak lazımdır. bir orduda casuslar olsa, o ordu lağv mı edilir yani tamamen ordu kurumu yok mu edilir! (ne yazık ki tarihte örneği vardır: yeniçeri ocağı) yoksa o ordudaki casuslar tek tek temizlenir mi! elbette tek tek temizlenir ki bir orduya yakışan da budur. islâm'da da böyledir. sûi-misal emsâl teşkil etmez. islamiyet deryâ gibidir. kendinde eritebildiğini eritir, kendisine katar. eritemediğini kıyıya vurur.

    özün özü: müslümanların, dinlerinin gereklerini yeteri kadar getirmemeleri, müntesibi oldukları islamiyet'in kötü olduğunu göstermez. vesselam
  4. diyelim bu dinin mensuplarından değilim. dışardan görüyorum herşeyi ve kendi kendime diyorum ki "aklıma yatarsa bu din, geçerim ona." yani o kadar da arayış içindeyim. bakalım neler göreceğim:

    insan ilişkilerinin her bir noktasını elifi lamına şehvete ve kadın -erkek ilişkisinin erkek egemen yönüne odaklayan bir yorumlama tarzı; kadını erkeğin kölesi sayan bir anlayış; gücü cinsel üstünlük noktasına kitleyen ve "erkeğini mutlu edemeyen kadının yeri cehennemdir" de anlam bulan aile düzeni inşası; kadını eve ve içine kapayan, kara ve karanlık bir dünya algısı;

    eli silahlı, kara cübbe ve sakallı, dilinde "allah birdir" söylemi, elinde insan kanı, domuz bağı yeteneklisi, ürkütücü tuhaf bir "tebliğci" güruhu;

    farklılıklara tahammülsüz nice nice "zinhar konuşulmaya" cılar, kutsiyet atfedici ve arttırıcılar, asabi, ve hatta saldırgan tartışmacılar, aşağılayıcılar, cehennemlik oluşları duyurucular, yargılayıcı ve infaz ediciler... vs. vs. vs.

    işte benim dışardan "gördüğüm", "görebildiğim" islamiyet böyle bir şey olacak, farzedelim ki ilk paragrafımdaki gibi biriyim.

    oysa ki benim mensubu olduğum dinimin, islamiyetin böyle bu anlattıklarımgibi olmadığını, olmaması gerektiğini ben biliyorum, ama dışarıdan bakan biri bunu bilmiyor. bilmeyecek. ve gördüklerinden ibaret sanacak bu dini. sanıyor da zaten. işte bu yüzden bize karşı önyargılı herkes. bu yüzden müslümanları önyargıyla eleştirenlere, yaftalayanlara ben kızmıyorum, kızamıyorum. bir noktada onlara gönül koyuyorum: açıp kur'an'ı okumadıkları için "keşke" diyorum, "keşke bizi ordan tanısanız". ama gördükleri yüzünden bizi eleştirenlere söyleyecek söz bulamıyorum. adamlar haklı.

    "islam'ı yobazlıktan koruyun. aksi halde dünyayı islam'dan koruyun." mevlana.
  5. dejenere olmuştur. islamiyet hakkında konuşurken bin kere düşünülmeli öyle konuşulmalı . ölçüp biçmeli, yanlış yönlendirme yapılmamalı, yanlış bilgilendirmemeli ayrıca iyice ehil olduktan sonra fikir beyan etmeli. zira bu büyük bir mesuliyet. o yüzdendir ki genelde enine boyuna düşünmeden yazan ben bu konuyu çok düşünüp öyle karar verdim dillendirmeye. ve bu dejenere olma mevzusu konuşulmalı. parmak basılması gereken bir yara. irdelenmesi gereken bir hasar ve neşter vurulması gereken bir kangren. zira bunun islamiyete de faydası olduğunu düşünüyorum. çünkü konuşulmadıkça bu dejenere uzayacak büyüyecek bu dejenerelik islamiyetin ta kendisi olacak diye korkuyorum....

    inançlı biriyim. inanıyorum. allahın taktiridir ama kendimi müslüman diye nitelendiriyorum. mümin değilim. islamiyeti emir ve yasaklarına uyma noktasında minumum yaşıyorum. bu benim günahım olmakla beraber islamiyetin mükemmel bir din olduğuna inanıyorum. inandığım islamiyetin kuran ve sünnetlerden başkası olmamasına gayret gösteriyorum. çünkü okuduğum ve anladığım kadarıyla bu ikisinin dışındaki unsurları inancıma soktuğumda inancım zedeleniyor. bu ikisi dışındaki hal ve tavırlara ve hatta buyruklara inanmıyorum. kuran yol gösterici bir kitap sünnetin insani olmayan hiç bir emri yok gerisi ise doğru bile olsa inancın içine sokulmaması gereken itikatlar ve dejenereden kastım bu noktadan sonra başlıyor.


    islamiyet tek bir kaynaktan çıkmıştır ve tek bir elçi ile insanlığa nakledilmiştir. kaynak bir emir bir yasak bir.. hal böyle olunca ortada bir homojenlik olması gereği hasıl olur. dünyadaki tüm müslümanım diyen insanların tek yaşadıkları islamiyetin olması gerekir. kuran ve sünnet... ancak üzülerek söylüyorum ki ortada ne bir homojenlik var ne bir tutarlılık var... türkiye ile iran farklı suudilerle malezyalılar farklı faslı ile bosnalı farklı. inanç farklı yaşayış farklı duruş farklı emir farklı yasak farklı. ortada çok büyük bir sorun var. birinin namazdaki duruşu farklı ötekinin abdesti alışı farklı ve hatta bazılarının ezanı bile farklı. kimisi namazın sünnetlerini hiç kılmaz kimisi başka zamanlarda oruç tutar hatta kimisi hiç camiye girmez... bu nasıl bir hetorojenlik...

    tabiki bahsettiğim şeyler biraz mehzeplerle alakalı. tabiki bazı mezhepler peygamberimizin belli hallerdeki davranışlarından hareketle ortaya çıkmış kollar ama ortada bir abartı sözkonusu. ayrıca içtihatlerde galiz bir hata söz konusu.

    şiisi var sünnisi var. şiiler ne diyor bilmiyorum ama biz sünnilere göre şiilik hak değil. sahi yani o hak değilse onlar müslüman olmuyorlar mı acaba? ama müslümnan olduklarını söylüyorlar ayrıca en katı islami kuralların olduğu ülkeler şiilikle yönetiliyorlar.

    tabi islamiyetin içine girmiş olan vahabilik , şamanistlik, bedevilik, batınilik adetlerinin de adeta islami buyruk gibi kabul görmesi bu dejenereliği en çok ayyuka çıkartan etkenler olduğu görmezden gelinemez. zaten sıkıntı adetlerin inanç zannedilmesinden kaynaklanıyor. ortaya adetler, eski inançlar, yöredeki güçlü insanların yönlendirmesi ile ortaya çıkan garip bir kolaj kalıyor. başta da dedim ya tek uyulması gerekenkuran ve sünnet ikinci planda kalıyor. bu büyük bir dejenere...

    bakın dediğim şey islam dejenere olmuştur değiştirilmiştir değil. kuran hala aynı sünnetler hala aynı ama müslümanların yaşantısında bir sıkıntı var. eee dinler beşere inen mefhumlar olduğuna göre onları yaşayan beşer olduğuna göre yaşantıda bir sakatlık varsa ortada büyük bir dejenere vardır demektir. buna bir çözüm bulunmalı sanırım. ya da herkes takılsın inancına göre bana ne. neyse ben iyisimi önce kendi evimin önünü süpüreyim. baybay..
  6. erkeğe yakışan tek mücevher hanımıdır diyerek ona altın takıyı haram kılmış dinmiş.
  1. 4