belki ilginizi çeker
  1. · incitmeden kadın dövmenin yolları
  2. · kuran apaçık bir kitaptır
  3. · kadını toptan yasaklayalım kampanyası
  4. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · geniş aile
  2. · günün tek cümlelik özeti
  3. · erkekte ses tonu
  4. · sözlük yazarlarının itirafları
  5. · ezel
  6. · dünyanın en güçlü 500 müslümanı
  7. · aylin aslım
  8. · üç kilo soğana oyunu satan yarın karısını da satar
  9. · arı mayalı silgi

islami usullere göre kadın dövmek  

 sayfa  / 2
  1. bazıları çıkıp şöyle der; ''islam, kadına değer vermiyor!'' cık cık cık. ne kadar ayıp ve yalan. islam kadına acayip değer veriyor aslında.

    islam; usülüne göre nasıl kadın dövüleceğiyle ilgili bile bilgi verebilecek kadar aşmış bir dindir. bak mesela; kadın çocukların gözü önünde asla dövülemez, bir yeri kanatılamaz ve kırılamaz. ne kadar insani değil mi?

    değil be yarram değil. kadını dövmenin kötülüğü; bir yerlerini kırmamak, kanatmamak ya da çocukların gözü önünde dövmemek falan değil! kadına vurmanın hatta siktir ettim bir insana vurmanın, vuruş şekli ile alakasız olarak acıtan noktası psikolojiktir. sana güç kullanamayacak bir kadını, istediği usüle göre döv, sen bir hayvansın arkadaşım.

    ha sen yine de döverim diyorsan, al abdullah al mahmud denen gerzek anlatmış, otur izle;

    http://www.vidivodo.com/...
    (bete noire, 18.12.2008 21:50)
  2. (bkz: incitmeden kadın dövmenin yolları)
    (ahmak ı hayal, 18.12.2008 21:52)
  3. (bkz: sonra niye insanları sevmiyosun)
    (insansevmeyenhayvan, 18.12.2008 22:07)
  4. nisa suresi 34. ayette belirtilen usüllerdir.
    (mordevrim, 18.12.2008 22:15)
  5. d-r-b. kuran’da 58 yerde karşımıza çıkan d-r-b sözcüğüne çevirmenler neredeyse her ayette başka bir anlam veriyorlar. kimi yerde yola “çıkmak”, kimi yerde boyun “vurmak”, kimi yerde karanlığa “bürümek”, kimi yerde parmakları “doğramak”, kimi yerde örnek “vermek”, kimi yerde verilen bir şeyi geri “almak”, konulan bir şeyi “kaldırmak”, birini “dövmek”, birini “yatırmak”, “uyutmak”, “örtmek” ve daha pek çok birbirine uymaz anlamların hepsi aynı sözcüğe, kuran’daki d-r-b sözcüğüne yüklenmiştir. örneğin kuran’da geçen “kulakların üzerine d-r-b etmek” kimi çevirmenlerce; “kulaklarının üzerine yatırıp uyutmak”, diye anlamlandırılırken, kimilerince; “kulaklarının üzerine vurmak”, diye çevrilmektedir. “bu nasıl böyle olabilir?” diye sorulduğunda: “tümcenin gelişine göre (arapça deyimle “siyak”ına göre) uygun bir anlam yakıştırıldığı” söylenmekte! yani, “arapça değil mi? uydur uydur söyle!”


    çevirmenlerin ve yorumcuların büyük bir çoğunluğunun; “o kadınları dövün” diye çevirdikleri ayette de karşımıza çıkan bu d-r-b sözcüğü hakkında, 1050 yıllarında yazılmış bir arapça sözlük ki tüm islam bilginleri kaynak olarak benimsemişlerdir- şöyle der:
    d-r-b: bu sözcük hakkında ihtilaf vardır. (bkz: ragıb el müfredat)
    yine tüm islam bilginlerinin kaynak olarak benimsedikleri firuzabadi’nin 1450 yıllarında yazdığı büyük sözlüğünde de aynen şöyle söylenir:
    d-r-b: bu sözcük hakkında ihtilaf vardır.
    evet, bu sözcüğün anlamının ne olduğu konusunda bilginler arasında “ihtilaf”, yani uyuşmazlık vardır; gelgelelim bu sözcüğü “dövün” diye çeviren hiçbir çevirmen, hiç değilse bir açıklama koyarak: “bu sözcüğün anlamının ne olduğu konusunda kesinlik bulunmadığını, bu nedenle “dövün” diye yakıştırılan türkçe anlamın doğru olmayabileceğini” belirtmek gereğini duymamış; sanki bu sözcüğün “dövmek” anlamı kesinmiş gibi, hepsi de ağız birliği ederek “dövün” diye çevirmişlerdir. ilginç olan bu çevirmenlerin tümünün de erkek olmasıdır. yalnız kimi çevirmenler, bir parantez açarak “acıtmadan, azıcık) dövün” diye çevirmişlerdir. oysa kuran’ın arapçasında “acıtmadan”, “azıcık” gibi uyarılar bulunmamaktadır.
    eğer “d-r-b” sözcüğü “acıtmadan, azıcık dövmek” anlamına geliyor ise, aynı sözcük, aynı kipte, bir başka ayette (enfal, 12) niçin “hiç acımadan parmaklarını doğrayın” anlamına gelsin?
    evet, kuran’da “o kadınları d-r-b edin” diye bir buyruk gerçekten de vardır; ancak bunun “o kadınları dövün” mü, “yatırın” mı, gönderin” mi, “yollayın” mı, “doğrayın” mı, “atın” mı, yoksa “örnekleyin” mi anlamına geldiği “ihtilaflı”dır, tartışmalıdır.



    çünkü arapça’da “kitap d-r-b etmek”; kitap yayımlamak, piyasaya kitap çıkartmak anlamına gelir. “para d-r-b etmek”; dolaşıma para sürmek, tedavüle sokmak anlamına gelir. arapça’da “d-r-b’ül evvel” deyimi, ilk yaratıklar, anlamına gelir. arapça’da iki insanın birbirleriyle d-r-b’laşması, dövüşmeleri anlamına gelmez, tersine, birbirleriyle ortak olup bir işletme kurmaları anlamına gelir. birinin kendi parasını d-r-b ettiği ortaklıklara da arapça’da “d-r-b”laşma (mudaraba) adı verilir. öyleyse kuran’da geçen “o kadınları d-r-b edin” tümcesi, nasıl olup da “dövün” demek olabilir? arapça’da çadır d-r-b etmek”; çadır “kurmak” anlamına gelir; yoksa çadırı “dövmek” değil.

    (alıntıdır) (yorum eklenmemiş, olduğu gibi copy paste edilmiştir)
    (epicomius, 18.12.2008 22:19)
  6. (bkz: kuran apaçık bir kitaptır)
    (bete noire, 18.12.2008 22:22)
  7. lale bahtiyar adlı iran asıllı kadın araştırmacı, nisa suresi 34 üncü ayette erkeklere eşlerini dövme hakkı verilmediğini, ayetin yanlış tercüme edildiğini söyledi. nyt de tartışmayı sayfalarına taşıdı:

    almanyada bir kadın yargıcın erkekler kurandaki nisa suresine göre eşlerini dövebilir gerekçesiyle faslı bir kadının boşanma talebini reddetmesinin ardından başlayan tartışmalar yeni bir boyut kazandı. iran asıllı amerikalı bir kadın bilim adamı yaklaşık 5 yıl süren kuran araştırmasının ardından yeni bir tercüme ile ortaya çıkarak kuranın hiçbir şekilde erkeklere eşlerini dövme hakkı vermediğini, nisa suresinin 34 üncü ayetinin yanlış yorumlandığını açıkladı. amerikada felsefe, psikoloji ve eğitim bilimleri alanında master ve doktora eğitimi gören 68 yaşındaki lale bahtiyar, muhafazakar kesim tarafından feminist kuran olarak nitelendirilen yeni tercümesiyle islam dünyasında uzun zamandan beri süregelen nisa suresi tartışmasını da yeniden alevlendirmiş oldu. new york times gazetesi, islam dünyası nisa suresi 34 üncü ayeti yeniden tartışmaya başladı diyerek olaya geniş yer ayırdı.

    vurun değil uzaklaşın
    gazeteye konuşan bahtiyar, islam konusunda yaptığı çevirilerinin ardından kuranı tercüme etmek istediğini, ancak 2 yıllık çalışmasının ardından nisa suresi 34 üncü ayete gelip bu ayette yazanları okuyunca çalışmasını noktaladığını anlattı. bu ayetin farklı bir anlamı var, ya da ben bu tercümeyi daha ileri götüremem diye düşündüm ifadesini kullanan iranlı, tanrının savaş dışında bir insanın diğerine zarar vermesine onay verdiğine inanmadım. bu yüzden araştırmaya başladım diye konuştu. bahtiyar yaklaşık 3 ay boyunca ayette bulunan daraba adlı kelimenin anlamları üzerinde çalıştı. geleneksel tercümelerde vurun anlamına gelen bu kelimenin bazı sözlüklerde tam 6 sayfalık açıklamaları olduğunu gören iranlı sonunda daraba” nın aslında uzaklaşın manasına geldiği sonucuna vardı. gazeteye bunu anlatan bahtiyar, peygamber eşlerinden hiçbirini dövmemişken nasıl olur da müslümanlar peygamberin yapmadığı bir şeyi yapabilir. zaten bu ifadenin vurun olarak tercüme edilmesi kurandaki diğer ayetlerle de çelişiyor dedi.

    babası iranlı bir müslüman olan bahtiyarın çıkışı için muhafazakar islam bilimciler kelimenin anlamı üzerinde oynamanın doğru olmayacağını, kuranın neyse o olduğunu belirtirken mısır başmüftüsü şeyh ali cuma ise gazeteye yaptığı açıklamada kurandaki sure ve ayetlerin çağın prizmasından geçirilerek değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. cuma, anlamı her zaman değişik kültürlere ve değişik zamanlara uygun olacak şekilde genişletmek gerekir diyerek, çağımızda bir erkeğin karısını dövmesi hiç kabul edilebilecek bir durum değildir ve sorunları çözmekten çok daha fazla sorun üretir ifadesini kullandı.

    nisa suresi 34üncü ayet

    diyanet çevirisi

    baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve (bunlarla yola gelmezlerse) dövün.

    bahtiyar çevirisi

    sadakatsızlık ve iffetsizliklerinden korktuğunuz kadınlara öğüt verin, sonra onları yataklarında yalnız bırakın ve nihayet onları evden çıkarın/bulundukları yerden başka yere gönderin.

    türkiyede de tartışma konusu
    benzer bir tartışma türkiyede de yaşanmış yaşar nuri öztürk, kelimenin anlamının yanlış yorumlandığını asıl anlamın dövmek değil uzaklaşmak olduğunu savunmuştu. 1999 yılında yaptığı çevirisini de bu şekilde yazdı. öztürk bu konuyla ilgili yorumunda şu ifadeleri kullandı:

    bu ayetteki fadribü kelimesi kuranda kullanılan anlamlarından yanlız bir tanesiyle kayıtlanmış ve emirden hep dövmek çıkarılmıştır. bütün tevillerini ve yorumlarını kadın aleyhine yapan yaklaşımlardan zaten başka şey beklenemezdi. oysa ki kelimenin diğer anlamları, ayetin amacını ve düzenlenen konunun maksadını çok daha doyurucu biçimde önümüze koymaktadır. işin esası şu ki, kuran birçok yerde sergilendiği kelam mucizesini burada da sergiliyerek, bir tek kelimeyle birkaç alternatifi birden vermiştir.

    diyanet: şiddete dayanak olamaz
    diyanet işleri başkanlığı, geçtiğimiz yıllarda da tartışmalara neden olan nisa suresinin 34.ayetinde yer alan dövme sözüne ilişkin görüşünü, 2002 yılında dönemin diyanet işleri başkanı mehmet nuri yılmaz başkanlığında istanbulda toplanan güncel dini konular istişare toplantısı sonrası kamuoyuna duyurdu. yayınlanan fetvada, nisa suresi 34 üncü ayete geçen, erkeğin aile içindeki yükümlülüğü-reisliği hükmü, aile içi şiddete dayanak haline getirilemez denildi. din işleri yüksek kurulu, kadın dövmenin mazereti olmayacağını belirtti.

    (alıntıdır) (yorum eklenmemiş, olduğu gibi copy paste edilmiştir)
    (epicomius, 18.12.2008 22:31)
  8. mezkur ayette geçen "darebe" fiiline bakıp buradan, sadece anlamlarından biri olan "dövmek"i almak ve peygamberin hiç yapmadığı ve tavsiye de etmediği bir sonuca ulaşmak bize yeterince doğru ve ikna edici gelmemektedir. bu zamana kadar yapılan uygulamada ve anlamlandırmada ısrar ederek bütün bu diğer anlamları göz ardı etmek kur'an'ın anlaşılmasını zorlaştırmak olarak değerlendirilebilir.


    nitekim, kendi anlayışlarını kur'an'a söyleterek, bu ayetin "dövmeye" işaret ettiği sonucuna ulaşanların ve yıllarca aynı yanlış uygulamayı savunanların bugün dünyada islam'ın doğru tanıtılmasına ne gibi olumlu veya olumsuz katkılar sağladıklarını yeniden gözden geçirmelerinin zamanının gelip geçtiğine inanmaktayız.

    (alıntıdır) (yorum eklenmemiş, olduğu gibi copy paste edilmiştir)
    (epicomius, 18.12.2008 22:43)
  9. sünnettir aslında. bazıları muhammed yapmadı hiç böyle bir şey dese de, vardır. muhammed, aişe'yi dövmüştür, bu usullere göre.

    al sana kaynak;

    "resulullah benimle olduğu gecelerden birinde aba ve ayakkabılarını çıkardı ve örtüsünü yatağa serip uyudu. bir süre sonra benim uyuduğumu zannederek sessizce elbise- sini giydi, ayakkabılarını aldı., kapıyı açıp dışarıya çıktı ve kapıyı yavaşça kapadı. ben hemen elbisemi giyip başımı örttüm ve onun ardı sıra gittim. resulullah (s.a.a.) baki mezarlığına gitti ve biraz orada durdu. ellerini üç kez göğe kaldırdı ve sonra hızla başka bir yöne doğru gitti ve ben de peşinden gittim. sonra eve doğru geldiğini görünce ondan önce gelip hemen yatağa uzandım. resulullah (s.a.a.) içeriye girdiğinde buyurdu ki: "aişe! sana ne oldu? niçin böyle solukluyorsun? neden kuşkulanıyorsun?" ben: "bir şey yok." dedim. resulullah: "sen söylemezsen rabbim bana haber verir." buyurdu. ben: "ey resulullah! anam babam sana feda olsun." dedim ve sonra olup bitenleri ona anlattım. "önümdeki karartı sendin öyleyse, değil mi?" buyurdu. "evet bendim." dedim. sonra eliyle göğsüme öyle vurdu ki, göğsüm ağrıdı. sonra buyurdu ki: "allah ve resulünün sana haksızlık yapacağını mı zannettin?"

    (sahih-i müslim, c. 2, s. 669, h. 103; müsned-i ahmed bin hanbel, c. 6, s. 221.)


    tabi siz ''aa peygamber dövmüş biz de dövelim'' demeyin sakın. ayıp.
    (bete noire, 18.12.2008 23:58)
  10. yapılan yorumlardan, sanki beş vakit namaz gibi günün belli saatlerinde müslüman erkeklere kadın dövme seansları düzenlemeleri emredilmişcesine bir anlam çıkması ne kadar da ilginçtir.

    ve tabi olmazsa olmazı kulak memesi kıvamına gelen okuyucuya işte islam böyle bir dindir mesajını alenen verip sıvamak.
    (emigrant, 19.12.2008 07:19)
  11. önce güzelce bir abdest alınır. abdestsiz kadına yaklaşmak mekruhtur. üç kere ağıza üç kere buruna su verilir. akabinde kadına doğru dönüp niyet edilir. sonra üç kere ağıza üç kere buruna vereceksiniz odunu. kadın dövmenin adabı budur.

    kadın dövmek belli vakitlerde olur. sabah kuşluk vakti, öğlen güneş tam tepedeyken ve akşam gün batımından bir saat sonra. eğer gece kalkıp yatmakta olan karınızın kıçına iki şaplak atarsanız bu da nafile ibadet yerine geçer ki çok sevaptır.
    (emigrant, 19.12.2008 07:48)
  12. itaatsizlik ediyorsa döv denilmiş ve hangi usulle dövüleceği tercihinize bırakılmıştır.
    (arapbebek, 19.12.2008 09:58)
  13. kadın adamı çok kızdırırsa dizine yatırarak hafifçe poposuna 3 defa olmak suretiyle vurulabilirmiş. bir yerde böyle okumuştum.
    (kimulanbendenönceludmilladiyekayıtolan, 19.12.2008 09:59)
  14. artık herşey islami usullere göre yapılıyor olduğundan bilmemiz gereken konu. içeriği çok önemli değil aslında. islami usullere göre olması yapılabilir kılar bahsi geçen eylemi. bakalım daha islami usullere göre yapılan neler öğreneceğiz..
    (mandolina, 19.12.2008 10:25)
  15. (bkz: hafif surette darb ile tahzir etmek)
    (diazepam, 19.12.2008 10:58)
  16. aynı islam "müminlerin arasında en iyi olanınız eşine iyi davrananızdır" da der.

    "kadınları kusurlarıyla kabul ediniz çünkü kadın kaburga kemiği gibidir düzeltmeye kalkışırsanız kırılır." da der. ( şimdi buradan bak kuran kadınlara kusurlu demiş anlamını çıkarabilecek sivri zekalılar çıkacaktır elbet. o kadarını düşünerek dert anlatmıyorum bile)

    ayrıca bu islama uygun kadın dövmek hususunda da göz önünde bulundurulması gereken dönemin şartlarıdır. halihazırda eşlerini çok şiddetli bir şekilde döven köle gibi kullanan aynı sofraya bile oturmayan toplumların olduğu bir dönemde gelmiştir islam. bana bunun esamesini ne avrupalı erkekler okuyabilir ne araplar. o dönemde ne avrupalı bu denli medeniydi ne asyalı. bu dönemde getirilen kuran eğer kadın bir suç işlediyse ( ki bu bazı islam ilmi çalışanları tarafından sadakatsizlik olarak yorumlanıyor) önce onları uyarın diyor. eğer tekrar ederse yataklarında yalnız bırakın. eğer yanlışı yapmakta ısrar ederse hafifçe popolarına vurmak suretiyle cezalandırın. sakın aşırıya kaçmayın .bilinki allah aşırıya kaçanları sevmez. yani şimdi bu ayeti yanlış anlayacak kadar art niyetli insanlara da ne kadar islam hoşgörü dinidir desen anlatamazsın. dönem şartlarını gözden geçirip öyle algılamak bu kafaların aklına asla gelmez. islam asla demiyor tutun eşinizi kafanıza estikçe dövün.islam demiyor kadın erkek eşit değildir. mümin kadın ve mümin erkek eşittir diyor imran suresinde. ve aynı şekilde ödüllendirileceklerdir diyor. sen tutup başka bir konuyla ilgili başka bir sureden örneği tutup cımbızlarsan kıt aklınla anlaman mümkün olmayacak.

    işte bu tarz insanlar için de başka bir ayetimiz var elimizde. "aranızdan bazılarınızın gözlerini mühürledim artık asla göremezler."

    not: ayetler kurandan ve hz. muhammet in hayattayken söylediklerinden alıntırdır. cümleler kelimesi kelimesine değil anlam ve içeriğine dokunulmayarak aktarılmıştır. bu konuda ahkam kesmek isteyenler türkçe bir kuran alıp gelebilirler.
    (burcumsu, 19.12.2008 11:36 ~ 11:44)
  17. kadını default olarak kusurlu, eksik akıllı ve günahkar kabul edenlerce gayet makul bulunan usullerin uygulanmasıdır.
    (bkz: islami usullere göre koca dövmek)
    (arapbebek, 19.12.2008 11:53)
  18. (bkz: islami usüllere göre kız kesmek)
    (tremonti, 19.12.2008 12:38)
  19. pek çok kadının, islamiyetle arasını açan yaklaşımdır.
    çocuklara bile fiske vurmadan eğitim verilmeli diyor psikoloji bilimi. sonra ezik- korkak ya da tepkisel olarak saldırgan- şımarık insanları düzeltmeye uğraşır durursunuz.
    ayrıca başa bela mı arıyorsunuz kardeşim? kadınlar da erkekleşmeye başladı valla, bıçağı saplayıveriyorlar. ya da yalnız yaşarım daha iyi diyerek çekip gidiveriyorlar.
    (çekirdekailem, 19.12.2008 14:37)
  20. öncelikle dövülecek şahsın başı kıbleye gelecek şekilde çevrilir. daha sonra kelime-i şahadet le rükü pozisyonunda kıçına tekme basılır. düşen şahıs itinayla kaldırılır. aynı pozisyona geri getirilir, yalnız bu sefer baş kısmından darbeye maruz bırakılır. daha sonra patlayan dudak ya da kaştan çıkacak kan alna sürülerek işleme son verilir. amin.
    (fittirifiti, 01.01.2009 16:15)
  21. kadına ağzının payını vermektir, güzel bişeydir. vericen küsküyü vericen küsküyü!

    lan ne demek "olur mu öyle şey?". yoksa siz islam'a karşı mı geliyonuz lan denyolar?! din en güzel bişey. ben çok seviyor din.
    (selenge, 11.06.2009 17:57 ~ 18:00)
  22. kuranda bunun yazılmadığı iddia edenler incilin editlendiğini de söylemişti.

    (bkz: çelişki)
    (dedimvekaçtım, 11.06.2009 18:18)
  23. bir zamanlar recm örneğinde olduğu gibi hard iken,
    yeni trend ılımlı islamda, soft dayaktır.
    (bkz: kadını toptan yasaklayalım kampanyası)
    (sinirliyim ezelden, 11.06.2009 18:18)
  24. hoşgörüye dayalı dayak atma sanatıdır.
    (jack daniels, 11.06.2009 18:20)
  25. + marko sen acı nedir bilir misin? hayriye yengene ithafen açıklacağım bunu.
    - abi bırak ya. abi sen koskoca redrigosun, ne o erotik ithaflar acı falan.
    + sorma marko, saçlar uzayınca dinden imandan da kaydık. sanabist olduk.
    - recep abi replik karıştı... tövbe estafurullah.
    + marko volume ver. dorime! hayriye kaçma gel buraya etinle acıyı buluşturucam.
    - yenge bakkala gitti abi.
    + iyi al şu tastaki kanı iç, halis muhlis keçi kanıdır.
    - misyoner pozisyonları da anlatacaksın di mi?
    (shufflez, 11.06.2009 18:28)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil