islamda kabir azabı yoktur   

adana çık aradan

  1. son zamanlarda yapılan en güçlü ve kapsamlı çalışmayla ulaşılan sonuç. bu ifadenin tam tersi şirktir.

    konuya girmeden söylenilmesinde luzum gördüğüm bikaç nokta var. korkak, pasif, kişiliğini tamamlamamış, bilgisiz, kendini gerçekleştirememiş insanlar!! bütün dinler "iyi" olmayı öğütlemiştir. "iyi" liğe giden yolu geçebilmek için, zamana, mekana kültüre göre bir çok ritüel ve inanç ortaya koymuştur. ama büyük çoğunluk hataya düşmüş. istisnaları saygıyla selamlarım burdan. allahın hata yapma şansı yoktur. içinizdekini bilir. onu kandıramazsınız. pragmatist, dogmacı menfaatperestler. düşünün az. allah sizden erdemli insan olmanızı ister. erdemlerinizi büyütmenizi ister. karşılık beklemeden "iyi" olabilenleri ödüllendirir. kurnazlık yapan şekilci dümbükleri değil. erdemli bir söz "cennet cennet dedikleri birkaç köşkle birkaç huri bana seni gerek seni "hepniz bilirsiniz bu aşığı. o adama elli tane cennet verseler yine iyi elli tane cehenneme atsalar yine iyi. adam özünde iyici. çıkarsız yani. korkusu yok aman yanarmıyım. yok ceza çekermiyim dertleri oluşmuyor. insan sevgisi, allah sevgisi olması gereken düzeyde. erdemleri ön planda korkuları değil.

    şimdi bakın etrafınıza, insanların korkularına. insanlığın büyük çoğunluğunun dini inancının temelinde korku yatıyor. antropolog
    değilim ama bilinenler var. yagmur yağmış korkmuş. şimşek korkutmuş. güneş doğmuş batmış endişelenmiş. ay hakeza. bilim yok. anlayamamış. yorum getirememiş. boyun eğmiş bir güce. samimi. içten. ama onun rızası demiş. onun inayeti demiş.
    bunların adı altında kimilerini üzmüş, öldürmüş, ezmiş, dışlamış. asıl amacın insanlara karşı iyi olması gerektiğini düşünememiş, ayrımcılık yapmış. yeryüzünü fesata boğmuş.
    bu korkuların sonucu kabir azabı. bir inanç eksikliğinin uydurma yoluyla tamamlanmaya çalışılması. kuranda en ufak bir ibare yoktur kabir azabıyla alakalı. bunu iddia etmek şirktir. büyük şirk. akıllı olun. madem bir tanrıya ve onun adaletine inanıp sığınıyorsun. gönderdiği öğretilerde bulunmayan, onu "yargısız infaz" yapan bir konuma nasıl iteliyorsun? bir çok ayette öldükten sonra yaşamla ilgili
    olacaklar belirtilmiş. bir mahşer var. bir mizan(manevi bir terazi)ve sonunda ceza ve mükafat. sen nasıl allahın yapmayacağı, kuranda belirtmediği bir şeyi ortaya atarsın? hadislerden. hangi hadislerden, peygamberin vafatından 100 sene sonra toplanmaya çalışılmış, peygamberin ısrarla "benim sözlerimi yazmayın" dediği, %40 ını peygamberin yanında bulunmayan, vefatından 2 yıl önce müslüman olup, zekat toplama memuru olarak medine dışına yollanan bir adamın oluşturdugu hadis literatürü. böyle ciddi, itikadi bir konuda bunlar kaynak olamaz.

    islam itikadında kabir azabı yoktur. islam itikadını kuran belirler. hadis, mezhep imamları ve menkıbeler değil.
    (mecaaz, 23.09.2008 01:19 ~ 27.10.2008 00:42)
  2. artık bu mide bulandırır olmuş yaşar nuri öztürk/zekeriya beyaz hocalarımsıların açıklamalarına alternatif bir cümleden fazlası olmayan ibaredir yada bunu söyleyen kişi müslüman değildir.zira öncelikle islam dininin 5 temel şartından ilki allah'tan başla ilah olmadığına hz muhammedin onun peygamberi olduğuna iman etmektir.ha müslümansa o nasıl bir gaflettir o nasıl bir hezeyandır yarabbim der "hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" ayeti kerimesini hatırlar sabrımı dilerim.hz muhammed kimdir? hz allah'ın "bütün alemlerini senin için yarattım" dediği mübarek insan, islam dininin ve bütün peygamberlerin peygamberi.ne buyurmuşlar ? "kabir azabı haktır!"* sen ne diyorsun arkadaşım? "islamda kabir azabı yoktur!" şimdi sormazlar mı sana o açıklamayı yapan kişi dinin peygamberiyken sen kimsin diye? sormazlar mı bu dine onun kadar hizet ettinde mi kendinde bu açıklamayı yapacak kerameti gördün diye.hayır son peygamberde indi nerenizden duyuyorsunuz kendinizde bu haddi nasıl buluyorsunuz, gülüyor ve ekliyorum yeter lan,yeter! oynamayın bu insanların inançlarıyla, herkesin din bilgisi takvim yaprağı arkasında okuduğu satırlardan ibaret, herkes oltaya yakın, yapmayın!yok illede sünneti kabul etmem diyorsa muhatap kendisine 1400 yıldır islam hükümlerinin belli olduğunu söyler kendilerinin kuyruk acılarından haberdar olduğumuzu ekler, kendilerine iyilik olarak şu mübarek günlerde ıslah edilmelerini dilerim.
    islam'da sünnet kaynaktır, islamda itikat şarttır yoksa böyle sendeler reklam olma yoluna kitabını şaşırırsın, yok şaşırmadıysan kitapda şöyle geçer;

    " kim allah'a ve peygamberine karşı isyan eder ve sınırlarını aşarsa allah onu, devamlı kalacağı bir ateşe sokar ve onun için alçaltıcı bir azap vardır" nisa/14

    sen napıyorsun "islam itikadını sünnet belirlemez" nasıl komik nasıl acı bir cümledir bu, sen hem bir dini kabul et ve peygamberinin ümmeti ol, hemde sünnet yoktur de.kurucusunun sözü geçmediği bir devlet düşünülebilinir mi bu nasıl bir mantık defosu?kaldı ki onunda ayetlerde yeri var;

    "andolsun ki, onlara kendilerinden peygamber geldi de onu yalanladılar. onlar zulmederlerken azap onları yakalayıverdi. "nahl/113

    "allah'a ve resulüne karşı gelenler, kendilerinden öncekilerin alçaltıldığı gibi alçaltılacaklardır. biz apaçık ayetler indirmişizdir. kafirler için küçük düşürücü bir azap vardır. "

    islamın kitabı böyle der, bundan sonra kerameti kendinden menkul beşerin hükümleri ancak sözlüğe entry olur.*
    (xlmart, 23.09.2008 02:12 ~ 02:16)
  3. -alıntı-
    hz allah'ın "bütün alemlerini senin için yarattım" dediği mübarek insan,...
    xmlart

    bu ifade allahın sözü ise peki neden kuranı kerimde yok?.arapçası"levlake levlak vema halektel eflak"böyle bir cümle,kuranda yoktur.bu islama sonradan giren hadis literatürünün ürünüdür.allahın ifadesi değildir.

    gayb bilgisi diye tabir edilen soyut ve gelecekte olan bilgileri allah bilir.kuranda geçen ifadeler haricinde gayb konusunda kimsenin konuşma hakkı yoktur.gaybın allah katında olduguna dair bir çok ayet vardır.peygambere gaybla ilgili soru sorduklarında allah tarafından şöyle cevap verilmesi öğütlenmiştir.ben sadece apaçık bir uyarıcıyım.gayb allah katındadır.(mülk suresi)

    kabir azabı tecrübe edilmemiş,gaybi bir konudur.bunu korkularını büyüten bir toplumun ve çağın insanlarının korkularını somutlaştırmak adına uydurdukları bir inanış oldugunu tanımlamıştık.ortaya atılabilecek hadis adı altındaki sözlerin peygamberin agzından çıkmadıgı açıktır.
    (mecaaz, 23.09.2008 11:38 ~ 24.09.2008 22:23)
  4. (bkz: gülyabani yoktur)
    (kharon, 23.09.2008 11:41)
  5. doğru kabul edilmesi durumunda insanları kontrol altına alabilmek için acilen yerine bir alternatif korku kaynağı bulunmasını gerektirecek ifadedir.
    (arapbebek, 23.09.2008 12:17)
  6. ilgi çekmeye çalişan *larca öne sürülen bu iddiayı ciddiye alanlar olmasın diye ihtiyaten belirtelim:

    “size iki şey bırakıyorum. bunlara sımsıkı bağlandığınız müddetçe, asla doğru yoldan sapmayacaksınız. bunlar: allah’ın kitabı ve peygamberin sünnetidir.”
    hz. muhammed - veda hutbesi

    en azından islamı anlarken kıçımızı bir kaynak veya anlama organı olarak kullanamayacağımızı öğrendik. varın bu iddiayı nasıl araştırırsanız araştırın şimdi.
    (easy company, 23.09.2008 12:38)
  7. kuran islamı çıkarıp hadisleri sünnetleri inkar eden zihniyeitn son sıçmasıdır. şimdi kuran-ı kerim'de secdede ne okuyacağım diye birşey yazmıyor ya da nasıl kılınacağı da. yazmıyor diye inkar edecek değilim.

    kuran'da yok diyenler şu ayetlerii oksusunlar
    peygamber size ne verdiyse onu alın. size neyi yasakladıysa ondan sakının ve allah'tan korkun. çünkü allah'ın azabı şiddetlidir.
    "(haşr suresi, ayet 7)

    "o, hevâdan (arzularına göre) konuşmaz. o(nun konuşması kendisine ) vahyedilenden başkası değildir." (o dediği kişi peygamber efendimiz)
    ( necm suresi, ayet 3-4)


    sonra da şu sahih hadisleri okusunlar.
    kabir, ya cennet bahçelerinden bir bahçe yahut cehennem çukurlarından bir çukurdur." (tirmizi)

    şimdi şu ayeti okuyalım.
    belki dönerler diye, mutlaka onlara o büyük azabtan ayrı olarak yakın azabı da taddıracağız. " (32/ 21)


    o büyük azaptan olarak da yakın azabı taddıracağız derken kabir azabı olarak yorumlanmıştır.
    (toto, 23.09.2008 12:39)
  8. 51. sur'a üfürülmüştür; böylece onlar kabirlerinden (diriltilip) rablerine doğru (dalgalar halinde) süzülüp-giderler.

    52. demişlerdir ki: "eyvahlar bize, uykuya-bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip-kaldırdı? bu, rahman (olan allah)ın va'dettiğidir, (demek ki) gönderilen (elçi)ler doğru söylemiş".

    yasin suresi

    ayetlerde de görüldüğü gibi sur un üflenmesi ile dirilecek olan insanların gerçeği o anda anlayacağı açıkça belirtilmektedir

    eğer idda edilen kabir azabı var olsa idi insanlar gerçeği öldükleri anda anlamış olurlardı ve sur üflendiği zaman kaltıklarında bir şaşkınlık yaşayacak olmazlardı
    (xlasss, 23.09.2008 12:42 ~ 12:43)
  9. sana gül bahçesi vaad etmedim demek geldi içimden. serbest çağrıştı, gerçekten. hem olması saçma zaten. hee derseniz ki cehenneme hazırlık o ayrı, o daha farklı bir şey tabi.
    (devrimyürüyüşü, 23.09.2008 12:45)
  10. (bkz: yırttık abicim yırttık)
    (fani, 23.09.2008 13:24)
  11. alıntı
    şimdi şu ayeti okuyalım.
    belki dönerler diye, mutlaka onlara o büyük azabtan ayrı olarak yakın azabı da taddıracağız. " (32/ 21)

    o büyük azaptan olarak da yakın azabı taddıracağız derken kabir azabı olarak yorumlanmıştır.
    toto

    bu ayet açmış oldugumuz başlığa ve öne sürdüğümüz iddaya karşılık ortaya konmuş.ve buna dayanarak yazımızda yaptıgımız arapça meallerine inanmayıp arapça bilgimi eleştirmişler. @2754904

    yine hoşuma gitti.gidip araştırdılar.daha önce kullandıgım "mal bulmuş mağribi"ifadesini üzülerek kullanıyorum.allahım ne zaman aklınızı kullanacaksınız?.ne zaman?hadi arapçayı bilmiyosunuz.eksik ve yanlış meallerden,ayetlerin iniş sebebini bilmeden ve gerçek anlamda islam tarihi bilmeden size "kaktırılanlara" inanıyorsunuz,hepsine tamam ama insan türkçe de mi bilmez yahu?

    bakın ayete;
    belki dönerler diye,mutlaka onlara o büyük azabtan ayrı olarak yakın azabıda taddıracağız"(32/21)

    meal yeterli ve net oldugu için kendi mealimizi yapmaya gerek duymadım.çok net.akıl sahibi adam anlar.
    ayet ne diyor?"belki dönerler diye",onlara cehennemden önce azab çektiririz.lan akılsız.ölmüş gitmiş bi adam.kabirde yatan bi herif.neye nasıl dönecek?manyakmısın sen?öldüğün an herşey biter.inandığınla yaptıgınla kalırsın.bunu destekleyen bir sürü ayet yığarım buraya ama zaten herkes biliyor.sen dünya hayatından sorumlusun.ayette kastedilen dünyadaki çektirilen sıkıntılardır.bu sıkıntıları çekip allaha sığınma olayı işlenmiş."umulurki dönerler"diye başlar bizim tercümemizde de.bende umuyorum ki anlarsınız.neyden bahsediliyormuş?anladınız demi.hadi dağılın şimdi.
    (mecaaz, 05.10.2008 01:08 ~ 01:09)
  12. sadece mealinden kuran okuyabilecek kadar ilim sahibi olduğum için susmayı tercih ettiğim iddiadır. (bkz: ya hakkı konuşunuz, ya da susunuz.)
    (motorlutaşıtlarvergisininikincitaksidi, 05.10.2008 01:17 ~ 01:18)
  13. cevabı "hadi lan ordan" olan fikirdir.
    sen herşeyi yap; hırsızlık, gasp, tecavüz, adam öldürme kıl tüy her türlü pisliği hayata geçir, ondan sonra cezasız kal. "yek yeaa" derler adama.
    (kakamelsokoban, 05.10.2008 01:40)
  14. azap kelime manası olarak insanın tadının kaçması anlamına gelir
    allah(c.c) "geceleyin sizi öldüren ve gündüzün ne yaptığınızı bilen odur. sonra belirli süre doluncaya kadar gündüzün sizi kaldırır. sonra dönüşünüz o'nadır, işlediklerinizi size bildirecektir. " (en'am 6/60) yazık oldu bize! bizi yattığımız yerden kim kaldırdı? diyeceklerdir onlara: "işte rahman olan allah'ın vadettiği budur, peygamberler doğru söylemişlerdi" denir.." (yasin 36/51-52) ayetlerden anlaşıldığı üzere ölüm bir nevi dünyadaki uyku haliyle eştir ve kıyamet yani dirilişte uykudan uyanmadır.kabirde ruhların tutulduğu ruhlar alemidir.
    burdaki azaptan kasıt da uykuda görülen rüyalar yani kabuslardır.peygamber efendimiz(sav)bahsettiği kabir azabı budur. elbette halk arasındaki hurafelere bir dayanak bulmak zor.ama kabir azabı yok, buhari adam değil tarzı laflar insafsızlıktır
    (maninthemirror, 05.10.2008 01:55 ~ 10:15)
  15. bu bir iddiadır.. iddia sahibi inançlı bir insandır, akıl fikir sahibi bir müslümandır ki dinin gereklerini, neyin ne olup ne olmadığını, onu bekleyecek akibeti araştırma gereksinimi duyar.. ve elde ettiği veriyi paylaşır, fikir teakkilerinde bulunur.. bu da inancının gereğidir.. inançlı bir insan olmadığını düşünmek art niyet aramamızla eş değerdir ki düşünmüyoruz bunu.. (misal ben olsam bu iddiayı ortaya atan, mide bulandıran küçük bir sinektir deyin , gocunmam, vardır haklılık payı..)

    ve bu iddia sahibi aynı zamanda bir insandır.. kendisini allah'ın yarattığını düşünen bir kul.. ve vicdan sahibidir.. bir anlamda bu araştırmalara onu sürükleyen de vicdanıdır..

    şimdi sorulması gereken soru, iddia sahiplerine..

    akıl fikir sahibi bir müslüman olarak, ve vicdanlı bir insan olarak; ölümden sonra vicdanından bağımsız, yaşadığın sürecin farkındalığını hissetmeden nasıl uyuyabilirsin kabrinde yada nasıl kalabilirsin öylece, mümkün mü bu? yüzleşmeyecek misin vicdanınla , kabirde olduğunun farkındalığını yaşamayacak mısın? nasıl bir insan olduğunla ilintilenmeyecek misin?

    elbette bir müslümanın ana kaynağı kuran'dır.. ama allah'a inanan kulları şöyle düşünmelidir.. bize bu allah bu aklı boşuna vermedi.. biraz mantık , biraz vicdan , biraz insan kalabilmek, kullanalım bu aklı!..
    (carpenoctem, 05.10.2008 01:59)
  16. ezberi bozmayalım, bozanları uyaralım!

    teistler şaşkın, agnostikler/panteistler ilgisiz, deistler olâlâ, ateistler kıkır kıkır...
    (sinirliyim ezelden, 05.10.2008 02:15)
  17. evvela kabir azabı konusu, islam ekolleri arasında her daim tefrikaya sebep olmuştur. inananlar da reddedenler de kuran'dan bazı ayetleri delil olarak göstermiş olsalar bile bu ayetler direkt kabir azabının olup olmadığına delalet etmediğinden havada kalmıştır. kabir azabı ancak hadislerle temellendirilmektedir. hadisler ise akaide konu olmazlar. dolayısıyla kabir azabı iman veya inkarın konusu değildir.

    ancak bu konuda hz. peygamber'in birçok hadisi vardır. ama burada da nakil çok önemlidir ki ebu hanife'nin 17 sahih hadis vardır mantığı ile yaklaşırsak bu konuda net bir bilgi elde edemeyiz. hele piyasada da binlerce yalan hadisin kol gezgiği gerçeğini de eklediğimiz zaman ortaya ilginç sonuçlar çıkar.
    (kurdılı hıcazkar saz semaısı, 05.10.2008 02:19 ~ 02:21)
  18. mutezile fırkası, kabir hayatını ve kabir azabını inkar etmiştir. ehl-i sünnet âlimleri ise, bunların vaki ve hak olduğunu vesikalarla bildirmişlerdir. birkaç vesika:

    1- imam-ı a'zam hazretleri buyuruyor ki:
    kur'an-ı kerimde (onlar, sabah-akşam ateşe sokulurlar. kıyametin kopacağı günde, "firavn hanedanını azabın en çetinine sokun!" denilecek) buyuruldu. (mümin 46)

    sabah-akşam görecekleri azab, kıyamet gününden öncedir. ayetin devamında onların şiddetli azaba sokulacağı bildiriliyor. birincisi kabir azabını, ikincisi ise cehennem azabını gösteriyor. (el-kavlülfasl)

    imam-ı gazalî hazretleri de, (bu ayet-i kerime kabir azabını gösteriyor) buyurdu. (ihya)

    2- (günahları yüzünden suda boğuldular, ardından da ateşe atıldılar.) [nuh 25]

    ayet-i kerimede geçen "feüdhılu" kelimesindeki f harfi, hiç ara verilmediğini gösterir. yani (suda boğulduktan hemen sonra kabirdeki azaba maruz kaldılar.) demektir. (el-kavlülfasl)

    3- kabir hayatını bildiren ayetlerden biri de şudur: (allah yolunda öldürülenleri [şehidleri] ölü sanmayın! bilakis onlar diridir.) [a. imran 169]

    4- ibrahim suresinin 27. ayet-i kerimesinde kabir hayatının ve kabir suâlinin hak olduğu, müminlere kavl-i sabit ihsan edildiği bildiriliyor. buharî ve müslimdeki hadis-i şeriflerde kabir suâlinde müminlerin kavl-i sabit yani kelime-i tevhid üzere olacakları, zâlimlerin şaşıracakları bildirildi. (celaleyn)

    5- imam-ı şaranî hazretleri, (taha suresinin 124. ayet-i kerimesindeki "maişeten danken" kabir azabını bildiriyor.) buyurdu. hadis-i şerifte buyuruldu ki:

    (mümin kabrinde yemyeşil bir bahçe içindedir. ayın ondördü gibi aydınlatılır. "feinne lehü maişeten danken" ayeti, kâfirlerin kabirde görecekleri azabı bildirir. kâfire 99 tinnin musallat olur. tinnin, yedi başlı bir yılandır. kâfirleri kabirlerinden kalkacakları zamana kadar sokup azab ederler. [tirmizî]

    6- (tekasür 3)deki, bu övünmenizin kötü akıbetini "ileride bileceksiniz!" demek, "ölürken" demektir. 4. ayetindeki "yine ileride bileceksiniz" ise "kabirde" demektir. (celaleyn, medarik)

    [m.tezkire-i kurtubide de böyle bildiriliyor.]

    7- (ölü iken sizi diriltti. tekrar öldürecek ve tekrar diriltecek) [bekara 28]

    ikinci dirilme kabirde olacaktır. imam-ı nesefi de bu ayetin kabir azabı ve nimetine işaret ettiğini bildirmiştir. (şeyhzade)

    8- (orada yaşayıp, orada öleceksiniz, yine oradan dirilip çıkarılacaksınız) [araf 25)

    imam-ı nesefi hazretleri, "orada"dan maksat "kabir" olduğunu bildiriyor. (şeyhzade)

    9- (allah sizi diriltir, sonra öldürür.) [casiye 26]

    imam-ı nesefi, buradaki diriltmenin kabirde olacağını bildiriyor. (şeyhzade)

    10- (onları iki defa azaba uğratacağız.) [tevbe 101]

    bu azablardan biri kabir azabıdır. (kadi beydavi)

    imam-ı süyutî hazretleri "kabir azabı" ile ilgili (şerhussudur) isminde müstakil bir eser yazmıştır. buharî ve müslim ve daha bir çok hadis kitabından kabir azabı ile ilgili hadisler nakletmiştir. her hadis kitabında kabir azabı ile ilgili hadisler vardır. kabir azabını inkar eden, bütün bu hadis kitaplarını inkar etmiş olur.

    hz. aişe validemiz, (ya resulallah, bu ümmet, kabirde çeşitli felaketlerle karşılaşacak, benim gibi zayıf kadınların hali ne olacak?) diye suâl etmiş, peygamber efendimiz cevap olarak, [aşağıda meali bulunan] ayet-i kerimeyi okumuştur. (bezzar)

    (allahü teâlâ, iman edenlere, dünya ve ahırette de sabit sözlerinde sebat ihsan eder.) [ibrahim 27]

    islâm âlimleri, kabir hayatının ahıret hayatından olduğunu, kabir azabının da ahıret azablarından olduğunu bildirmişlerdir. (mektubat-ı rabbanî)

    derleyen: mehmet ali demirbaş
    (hemokudumhemyazdim, 05.10.2008 02:45 ~ 02:48)
  19. doğru da olsa yanlış da olsa hayatımda hiçbir şeyi değiştirmeyecek önermedir. kabir azabı yok diye bundan sonra amı götü dağıtıp, şerefsiz bir insan olarak yaşayacak halim yok en nihayetinde. lisede din sınavlarında her soruya peygamberimiz şöyle buyurmuş der, konuyla ilgili yalandan bir hadis yazardım. sıradaki yalan hadisim tüm kafası karışanlara gelsin o zaman: "cehennemin var olma olasılığı ne kadar az olursa olsun, efendi bir insan olarak yaşamaktan beklenen getiri, göt oğlanı olarak yaşayıp cehennemi göze almanın getirisinden her halükarda daha büyüktür."
    (lethe, 05.10.2008 03:41)
  20. ilkokul düzeyinde anlatılması gereken bir olaydır."ali topu at"cümlesinde iki kişi var,biri cümleyi kuran(biz olabiliriz)biri de ali,nesne olarak top,eylem olarakta topun atılışı,arka planda da çocukların basit kelimelerle okuma yazma öğrenmeleri ve bir çok çağrışım.şimdi,okudugunu anlamayan,itikadi anlamda şamanist,sosyal anlamda faşizan,şovenist insanlara bu düzey umarım yeterli olur.

    korkular dedik,erdemler dedik.mesele kabir azabının olup olmaması değildir.bunu fazlaca belirttik. insanlığını,kişiliğini,hayat tarzını temellendireceğin inancını adam gibi oturtman için böyle bir şeyin dini bir öğretide olamayacağından bahsettik.öne sürülen delillere şöyle bir göz attıgımızda ayetlere yapılan yorumlardır.dikkatlice bakıldıgında hiçbiri kabir azabının varlığını ortaya koymaz.ama nuh suresi 25.ayeti küçük bir açıklama ister.surenin isminden anlaşılacağı gibi nuh kıssasını içerir.aklınızı kullanın.burda"ateş"diye çevriliyor"nar"kelimesi yani "cehennem".şu çıkar cehenneme mahşerden,mizandan sonra gidilecek.nuh peygamberin zamanında insanlar cehenneme nasıl atılır ya?açıklaması şu;
    kurandaki kıssalar semboliktir.yaşanmışlığı-mamışlığı önemsizdir bi yerde.kimi tamamen varlığın amacını
    ,insanın yapısını sembolize eder.kimi de tarihi gerçek olan olayların tanrısal yorumu şeklinde nakledilir."mesela bu surede nuhla girilen diyalog"olayı drametize etme,senaryolaştırma amacı taşır.ha senin gibi adamlar,sinema gibi büyük bir sanatı"gerçekte ölmüyor adam"gözüyle izlediği için,kendi içsel displini adına edinimler sağlama amacı taşımadığı için burdaki yaşanılmışlığa takılır.bi ızdırabım var.insan cahil olunca ne duysa ne okusa inanıyor.ama mantıklı yaklaşımlarda mevcut.kabir azabı konusundaki bu matıklı düşünceyi senaryo edelim.
    sabah bir adam öldürdün.öğlen tecavüz.ikindi serinliğinde hırsızlık.akşamı da-günün verdiği yorgunlukla-gaspla
    kapadın.eve gittin.yattın yatağa.sabah gelip seni bulacaklar.taraflar.polisler.insan rahat uyuyabilir mi?varsa vicdanı yoksa göt korkusu ona cezayı çekmeden önce bir sıkıntı yaşatır.heh şimdi bu kabir azabının mahiyetini mantıklı bir şekilde izah etmek için ortaya atıldı diyelim..ama sakıncalı.iki duygu var ortada biri vicdan azabı biri korku.vicdan azabının dünya hayatı sona erdikten sonra devam etmez.dünyadaki en korkunç olay olan
    "ölmek"ve en önemli olay olan"yaşamak"fiilleri ortadan kalkar.herkes ölmüş.kimsenin yaşam mucadelesi kalmamış o şartlarda kimsenin kimseye acıması söz konusu olamaz.kuranda bahsedilen"pişmanlık"ve "korku" duyguları sarar insanı.hangi insanı?işte soru bu.bütün derdimiz de bu ya.bir nitelik ayırdı.orda korkmak,pişmanlık duymak sıkıntısının inançsal boyutu neden beyinlerimizde yer ediyor?bunu sorguladık mı?çünkü diye başlayan binlerce cümle var.kabir azabının olmamasını idda etmek teorik bir olay.pratik yansımalarına bakın.o inanc üzerine oturtulan ceza kültürü.pragmatizm.acı çekmemek.korkmamak.sıkıntıya maruz kalmamak için yapılagelenler.farabi ne demiş?"cahiller ölümsüzlüğü tadamaz"burdan
    yola çıkarsak ki gayet mantıklı,sen korkularınla ölümsüz olamazsın.o ilk ayette gecen firavun çatır çatır yanacak
    belki ama ölümsüzlüğü tadacak.ya sen?diriltilmene bile luzum görülmeyecek.ne acı.
    (mecaaz, 05.10.2008 12:24)
  21. (bkz: noktadan sonra boşluk bırakmayan yazarlar)
    (whothehell, 05.10.2008 12:35 ~ 12:35)
  22. yazılanları okumadım ama başlığa istinaden bu allahın başka işi yok mu yahu diyesim geldi? kabir azabı, cehennemde yakmak, kıldan ince kılıçtan keskin köprüden geçirme, yahudi düşmanlığı... liste uzar. oynadığı oyundan keyif alıyor mu bilmiyorum ama şahsen rahatsız edici.
    (korelle, 05.10.2008 13:13)
  23. siyaset sarmadı sanırsam ki galiba, zannederim ( 7 numara'ya sevgiler), şimdi de din ve onun getirilerini tartışıyoruz. neyse ben her türlü uyarım:

    çocukluktan beri bizi korkuturlar, hatta bir hocamız vardı okulda, rüyasında öldüğünü cehenneme gittiğini gören herifin birinin filmini çekmişler -lavlar, bağırtılar, iniltiler falan- onu seyrettirmişti. sınıftakilerin hepsi tırsmıştı. korkudan titreyen bir daha hiç kısa etek giymeyen bir kızı bile hatırlıyorum. çocukluğumdan beri tırsmıyorum, tırsamıyorum kardeşlerim. lavlar, gayya kuyuları, yılanlar, çıyanlar beni korkutmuyor. beni günahtan alıkoymuyor. işliyorum da nitekim hepiniz gibi. fakat garip şeyler oluyor şu günlerde, sevgili tanrım ile aramızda derin bir sevgi var, iyi anlaşıyoruz. ve şu günlerde beni günahtan alıkoyan bir şey var: öldüğümde allah'ın bana didarını göstermemesi. bu beni çileden çıkarıyor. cennet istiyorsam namert olayım lan. cehennemden korkuyorusam namert olayım. şimdi birileri oradan "haşaa" çekecek. çekmeyin. islam'da bahsedilen "allah korkusu" nun, işkenceden korkmak olduğunu da hiç sanmıyorum. nitekim "o allah'ın yaktığı ateştir" de deniyor kitapta. bu korku allahsız kalma korkusu olmalıdır. bu korku uykularımı kaçırıyor, tir tir titretiyor beni. esas erdem ve doğru ahlak da budur. bu bakımdan işkence varmış, yılanlar bizi öpermiş umrumda bile değil, yeter ki rab beni yüz üstü bırakmasın. öldüğümde bana hakikati bir bir göstersin.

    kuş beyinlerimizle, müthiş kainatın yaradanına iş çıkarmak pek hoş olmasa gerek. bırakın bunları. alnı secdeye değmemiş adamlar gelip, yoktur deyü ahkam kesiyor. ne ilginç.

    --ha tabii, azap yoktur diyenler bunu hangi amaçla söyledi, o da ayrı bir mevzuu. samimiyet mi? yok artık.--
    (anlasılmayan, 05.10.2008 13:31 ~ 13:32)
  24. (bkz: hanım koş tesbit yaptım)

    insanın kendisiyle çelişmesinin garip bi örneğidir.

    hem diyeceksin ki gaybı allahtan başka kimse bilmez, kabir azabı gelecektedir kimse yaşamadan birşey söyleyemez, sonra diyeceksin ki kabir azabı yoktur. hadi diyelim ki haklısın, kabir azabı varsa gelecekte oluyorda, yoksa geçmişte mi oluyor? görmedin etmedin nerden biliyorsun olup olmadığını?

    +kabir azabı yok olum.
    -nerden biliyosun?
    +geçen bi ölmüştüm pamuğu tıktılar gömdüler azap filan yok karanlık rutbetli biyer. bi tek işte pamuğu sokarken acıyo biraz bana pamuğu ağacıyla birlikte soktular dikenli mikenli. onun dışında başka acı yok.
    (ender gelişen osasuna atakları, 05.10.2008 14:52 ~ 15:42)