1. yoktur, olduğunu düşünüyorsanız uykunuzdan uyanmak için geç değil.

    kuran her zaman "kadınlarınıza" söyleminde bulunur. kadınlar kuran'a göre erkeğin malı, hatta tarlasıdır.

    - "kadınlarınız sizin için bir tarladır. tarlanıza nasıl dilerseniz öyle varın. kendiniz için önceden (uygun davranışlarla) hazırlık yapın. allah'tan korkun, biliniz ki siz o'na kavuşacaksınız. (ya muhammed!) müminleri müjdele!", bakara:223

    kuran, asla doğrudan kadınlara inmemiştir. az önce belirttiğim "kadınlarınıza" deyişi de bunun için önemlidir. kuran kadınlara doğrudan emir vermez. erkeklere, kadınların yapmaları gerekenler bildirilir. dolayısı ile asla "erkeklerinize" ya da "kocalarınıza" ile emir gelmez. zaten, kadınların erkekler üzerinde "daha az" hakka sahip oldukları bildirilmiştir.

    - "boşanmış kadınlar, kendi başlarına (evlenmeden) üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. eğer onlar allah'a ve ahiret gününe gerçekten inanmışlarsa, rahimlerinde allah'ın yarattığını gizlemeleri kendilerine helal olmaz. eğer kocalar barışmak isterlerse, bu durumda boşadıkları kadınları geri almaya daha fazla hak sahibidirler. erkeklerin kadınlar üzerindeki hakları gibi, kadınların da erkekler üzerinde belli hakları vardır. ancak erkekler, kadınlara göre bir derece üstünlüğe sahiptirler. allah azizdir, hakimdir.", bakara:228

    kuran, erkeklere dört kadınla evlenme hakkı verir. kadınlara dört erkekle evlenme hakkı vermez. kuran'daki kölelik anlayışından ise, bakın cariyelere ne düşmüştür;

    - "eğer (kendileriyle evlendiğiniz takdir de) yetimlerin haklarına riayet edememekten korkarsanız beğendiğiniz (veya size helal olan) kadınlardan ikişer, üçer, dörder alın. haksızlık yapmaktan korkarsanız bir tane alın; yahut da sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. bu, adaletten ayrılmamanız için en uygun olanıdır.", nisâ:4

    fuhuş suçunun cezası, bakın sadece kadınlar için nasıl:

    - "kadınlarınızdan fuhuş yapanlara karşı aranızdan dört şahit getirin. eğer şahitlik ederlerse, o kadınları ölüm alıp götürünceye yahut allah onlara bir yol açıncaya kadar evlerde hapsedin.", nisâ:15

    bir mümin erkeğin zina eden bir kadın ile evlenmesi haramdır. ama kadının zina eden bir erkekle evlenmesi konusunda hüküm yoktur:

    - "zina eden erkek, zina eden veya müşrik olan bir kadından başkası ile evlenmez; zina eden kadınla da ancak zina eden veya müşrik olan erkek evlenir. bu, müminlere haram kılınmıştır.", nûr:3

    islam, erkek egemen bir toplum amaçlar, asla kadın-erkek eşitliği sunulmamıştır. kadın, cariye ve kölelerden sonra ikinci sınıf insandır. cariye ve kölelerin olmadığı gibi, kadının da "kendi kimliği" bulunmaz. birisinin kızı, ya da karısı olmaya mahkûmdur.
  2. "kadın erkeğin göğüs kemiğinden yaratıldı" iddiası ile düşünüldüğünde hiçbir durumda eşitliğe ulaşamayacak olma çaresizliğini hisseden kadınlara, kitlelerin afyonu konumunda olan dinin vermiş olduğu bir tesellidir. ancak dinin de erkek-egemen olduğu kabul edilirse eşitsizliğin daniskası olarak nitelendirilebilecek durumdur.
  3. ayetleri cımbızlayarak anlamı sündürüldüğünde islam'da kadın erkek eşitliği yokmuş sonucu çıkartılan kendi içinde kısır tartışma.

    ***
    (bakara 222 ve 223)

    222. sana kadınların ay halini sorarlar. de ki: “o bir ezadır (rahatsızlıktır). ay halinde kadınlardan uzak durun. temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. temizlendikleri vakit, allah’ın size emrettiği yerden onlara yaklaşın. şüphesiz allah çok tövbe edenleri sever, çok temizlenenleri sever.” (açıklama; Âyette, kadınların âdet halleri “ez┠diye nitelendirilmiştir. Âdet sırasında kadınlar hastalığa daha çok yakındırlar. o günlerde onlara yaklaşmamak gerekir. burada söz konusu olan cinsel ilişkidir. )

    223. kadınlarınız sizin ekinliğinizdir. ekinliğinize dilediğiniz biçimde varın. kendiniz için (geleceğe hazırlık olarak) güzel davranışlar takdim edin. allah’a karşı gelmekten sakının ve her hâlde onun huzuruna varacağınızı bilin. (ey muhammed!) mü’minler’i müjdele.
    ***

    (bkz: ne ekersen onu biçersin)
  4. meşhur cemaate bağlı olduğu bilinen oldukça donanımlı ve kaliteli inşa edilmiş bir özel okulun ana sınıflarının mezuniyeti amacıyla hazırladıkları bir dizi gösteri ve ardından ilk diplomalarını alışlarını gördükten sonra çok belirginleşen kavram:
    çocuklar tüm gösterilerde allah'a ve anneye olan bağlılıklarını ve saygılarını dile getirmişlerdir.annenin kutsallığı ve hakettiği değer dile getirilmiştir.gösteri sonunda da diplomalarını vermek üzere müdür tüm öğrencilerinin sadece babalarını çağırmıştır.fotoğrafı sadece babalarla çektirmiştir.
  5. olmayan eşitlik diye balıklama daldığım.

    burada ayetler verip hiç bir ispata kalkışmayacağım. sadece var olduğunu iddia edenlere laf koyacağım.

    bu arkadaşlar ilk olarak her zaman şunu derler: "kadın ile erkeğin birebir olarak eşitliği söz konusu değildir ". bu sözü söylerken dayanakları erkekle kadının fiziksel olarak farklılığıdır. e benim gerzek evladım, biz de zaten kadınla erkek eşit olsun derken, " kadınlara da bir tane çük takalım, onları protein haplarıyla kaslı yapıya kavuşturalım " diye bir şey kastetmiyoruz. hak ve özgürlükler açısından diyoruz, eğer yersen tabi.

    ikinci bir hezeyanları bu adamların, "yav cahiliye döneminde kadının değerini biliyonuz mu siz? onlara günde 20 kez tecavüz edilir, bazen yakılır, bazen işkence edilirdi. islam kadını o halden nerelere getirdi" gibi bir şeydir. yani türkçe meali: " ey kadın, zamanında bok içinde yüzerken en azından canını kurtardı bu islam, şimdi fazla çemkirme, otur evinde! ". elbette islam'ın geldiği dönemde kadınlara bazı özgürlüklerini kazandırdığı ortada, lakin yetersiz kalmıştır bu haklar. hala eşit bir mertebeye oturtamayacaksanız kadını bu din içerisinde, bari gölge etmeyin artık.

    bir de şu kadının korunması gerekliliği konusu yok mu, ah işte ben hulyalardayım, böyle bulutlara, fezaya ulaşıyorum mutluluktan (!) bu arkadaşların bu erkekliğini görünce.

    ya bi siktir git kardeşim! kadına sırf koruyorum diye bir şeyleri dayatacaksan, bi siktir git! kim senden koruma istedi, eğer çok erkeksen ve " muhafaza " aşkıyla yanıyorsan, kadınını senin bulunduğun hayat tarzıyla aynı biçimdeyken koru. bu mantığa kafanız basmaz biliyorum, ama allah aşkına nasıl bir hak anlayışıdır, seni koruyacağım diyerek, kısıtlamaya gitmek?