öyle özgür bir iradedir ki bu islama göre bir müslümandan 334 kat daha fazla iyilik yapmış olun, peygamber gibi yaşayın, ne bileyim karıncayı incitmeyin, iyilikler yapın... yaptınız mı; yaptıysanız bilin bakalım ne olacak yanacaksınız sonsuza kadar... işte böyle özgür iradeli bir dindir.
edit büdüt: iş bu düzeltme alta yeni bir giri girmek yerine aynı giriyle bilmem kaç kuş vurma işini yapmak için yazılmıştır.
ilk önce bir insana özgür irade vermek için önüne seçenekler koymak gerekir ki ilk seçeceğiniz şey şudur; inanmak veya inanmamak...
eğer ki siz bir insana inanmak veya inanmamak senin bileceğin iş ama biz öyle mükemmel bir din yaptık ki inanmazsan aha böyle böyle alevler içinde sonsuza kadar yanacaksın demek insanı tehdit etmek, zorlamak bir nevi ilk seçeneği ekarte etmeye çalışmaktır.
hah gelelim ulan madem inanmıyorsun o zaman ne fark eder sonsuza kadar yanacak olman buna da inanmıyorsun diyenlere... inanmıyorsam ve bu benim görüşlerimi bir tehdit unsuruyla değiştirmeye çalışmak değilse neden konmuş kitabınıza? süs mahiyetinde mi... elbet... maksat sayfa sayısı artsın... ha derseniz bilgilendirme, okuyunca da inanmayacağım neyin bilgilendirmesi der insan...
eh dediğim gibi ilk seçenekte hata veren bir dinde özgür irade düşünülemez...
sizin dininiz size, benim dinim banadır gibi geldiği dönem incelenmeden hoşgörü ve özgür irade kapsamlarına konmaya çalışan ayetlerle desteklenmeye çalışılır. o dönemki putperest aktiviteleri ve onların güç odakları göz önüne alınmaz, sadece hoşgörü var diye yazılır. bu olayın bir tarihi yok sanki, pat diye oluverdi öyle. bir süreci yok sanki, hemen olay olacağı bilinip hoşgörü ve özgür irade kavramları yerleştirildi. tabii, evet.
hiç bir dinde özgür irade diye bir şey yoktur, tanrı sana iyi ve kötüyü söyler ha tabi bunu uygulayıp uygulamama durumu özgür irade olarak algılanabilir ama iradeni uygulamamak olarak kullanırsan cehennemi de boylarsın o ayrı!
her uygun zemin oluştuğunda , islamiyete ve müslümanlığa saldıranların en güzel kolpalarından biri. islamiyet ve kuran ı kerim , öyle roman gibi okunup tahlil edilebilecek bir şey değildir bunu da eklemek isterim.
seçim hususunda normal olarak bir serbestlik , bir özgür irade vardır. seçtikten sonrasında ise uyulması gereken tonlarca kural. "uymuyorum" dersen " seçmeseydin kardeşim" derler. islam konusunda türkiye'ye bakılacak olursa eğer büyük bir kesim din olayına zaten amaç değil araç olarak bakıyor mevki sahibi olma , sözünü dinletme gibi nedenlerden ötürü. islamı , hristiyanlığı pek farketmiyor ki bu insanlara ben dinsiz gözüyle bakıyorum. islam daki özgürlüğü sorgulamadan evvel kutsal kitabını , dinini , ibadetini siyasi/sosyal bir takım olaylara alet eden insanda özgür irade olsa ne yazar olmasa ne yazar ona bakmak lazım.
islamda özgür irade yoktur diyen her zat-ı muhtereme sormamız gereken ilk soru şu olmalıdır:''senin özgür iradeden kastın nedir?''çünkü bu kavramın içerisine bir çok şey girebilir.islamda da bazı durumlarda kısıtlanmalar vardır yani bunda genelleme yapılmamalıdır.yalnız islamda rasyonalist düşünmeye karşı bir kısıtlama yoktur.mesela ben içki içen bir müslümanım, evet islamda bu yasaktır ancak içki içmek normalde akılcı bir şey değildir çünkü sağlığımıza zarar verir.*
hepimiz allah'ın varlıklarıyız. o yaratmasa hiç birimiz olmazdık. (ne kadar acı olsa da durum bu) dolayısıyla özgür irade bik bik bik diye konuşmayı çok yersiz buluyorum. sonuçta allah;
1-) her zaman doğruyu söylediğini söylüyor.
2-) adalet sahibi olduğunu söylüyor.
3-) kuran'da biz insanların bazı anlayamayacağı şeyler olduğunu söylüyor. (hatta bir ayette dindar bir kesime cevapları verdikleri dolayısıyla toptan küfre saptıklarını açıklamaktadır.)
yani biz aslında zurnanın son deliğiyiz. bu dünyaya gelmişiz bir kere. bizi yaratan ne derse onu yapmalıyız. (felsefeyi elden bırakmadan, sorgulamayı elden bırakmadan çünkü bu başlık altında yazılan her giri, açıklamaya yönelik her düşünce de bir ibadet niteliğindedir.) allah bizi isterse toptan cezalandırır, isterse herkesi cennete koyar. özgür irade verilse de verilmese de acı gerçek budur.
bu açıkça kaba ifadeyi öne sürmeden önce düşünmeli,
islam, bir paradigma değişikliğine yol açmıştır. marksizm gibi. islam buna yol açtığı için diğer dinler karşısında, onların kaygı duyabileceği bir pozisyona bu yüzden sürüklenmektedir.
islam'ın kutsal kitabı kuran, isevi ya da musevi israiloğullarına yönelik değerlendirmelerle doludur. islam, dışarıda bırakılanın dinidir. her din gibi. o yüzden her dinde özgür irade vardır, olmak zorundadır, iradenin içinde özgürce işleyebileceği koşulları yaratmadan hiçbir din varolamaz. çünkü din, bilakis, bir tarafın özgür iradesinin diğeri üzerine galebe çalmasından başka bir şeyi amaçlamaz. bu yüzden her din, ya da "yol", her "tao" gibi, bu galibiyeti mümkün kılacak belli teknolojileri, söylemleri, öğretileri, kitapları vs. içinde barındırır. öyle olmasa varolamaz, çünkü öyle olmasa direnemez.
auguste comte, pozitivizmin peygamberi, aydınlanma kilisesi diye bir şey kurmuştur. bu kiliseden hala brezilya'da vardır. hatta brezilya bayrağındaki "order em progresso" lafı bu kişiden gelir. aynı bizdeki ittihat ve terakki gibi. nietzsche'nin tanrının ölümünü ilan ettiği bir çağda, insanların kilise egemenliğinden reçetelerin, analitik prosedürlerin egemenliğine girdiği bir çağda, insan, artık kaybettiği tanrı'nın yerine kendi aklını koyar. aydın insan, böylece, kendi laik dinini kurar, çünkü böylece direnebilmektedir, üreyebilmektedir.
ama hakikat çabuk aşınır, uyduruk 1400 cc arabalarımız gibi. tekrardan özgür iradeyi keşfetmek gerekecek, bu da yeni bir din kurmak demektir, her zaman olduğu gibi. belki de hakikat islam'dadır? ama bu garip olur, çünkü insanlık "ilerler", değil mi? sorun da budur, gerçekten ilerliyor muyuz? ilerlediğimizi bize düşündüren nedir? belki de gerçekten "ilerlemek", köle bilal habeşi'ye ezan okutan dinin rasyonalitesini aşmakla mümkündür - ve aynı zamanda comte'nin kilisesini yıkarak. işte bu gerçekten bir ilerleme olurdu, ama, kesinlikle, 22 temmuz'da yapılacağı gibi, hazırca sunulan taraflardan birisini seçmekten daha zor olurdu...
islamiyeti seçtikten sonraki teslimiyet ise doğru tespittir. ben onu bunu yapmam dersen, seçmeseydin kardeşim denir, hepsi doğrudur, fakat bütün olay seçme olayında düğümleniyor. şimdi 5-8-10 yaşındaki bir çocuğunun iradesi yoktur, doğru. kendi iradesi olmayan çocuğun dinini zorunlu olarak seçtirten ebeveynin düşüncesi ise "çocuk daha reşit olmadığı için, bütün sevabı, günahı ebeveyne aittir, o yüzden kendi istedikleri dine yönlendirirler" bu da doğru. peki, çocuk reşit bir yaşa geldiğinde ve de bir şekilde kendisine dikte edilen dini istemediğinde, kız çocuğu ise başını açtığında, erkek çocuğu ise namaz kılmadığında ona edilen hakaretler, onur kırıcı hareketler, evden kovmalar, dışlamalar vs. ne olacak? işte burada özgür irade vuku buluyor. çocuk reşit olduktan sonra özgür iradesi ile bu dini istemediğini beyan ediyor, fakat ebeveynler veya çevre tarafından bu kabul edilmiyor, dinsizlikle, ateistlikle, gavurlukla suçlanıyor. halbuki islam'da özgür ifade var ise, bu ifadeye saygı duyulmalı, istediğini yapmasına izin veilmelidir. sonuçta çocuk reşit yaşa gelmiştir, neyi seçip seçmeyeceğine karar verecek iradesi mevcuttur. kimse karışmamalıdır, ebeveynlerin sorumluluğu bu noktada bitmiştir islam'a göre.
bu noktada yanlış tespittir dememizin nedeni; islam'ı gerçek islam olarak yaşayan, yobaz olmayan, islam'ı gerektiği gibi yaşayanlar zaten çocuklarına bu özgürlüğü vereceklerdir. eğer gerçekten islam'ı kurallarına göre yaşıyor iseler, dinde zorlama olmadığını, isteyenin istediğini seçmekte özgür olduğunu biliyorlardır.
islamda özgür iradenin olmadığını suratıma çarparak dünyamı yıkan yalandır. başlığı gördüm, irkildim, okudum, yıkıldım, ne yapacağım şimdi diye düşündüm, düşünürken dank etti; kim bana özgür irade vardır demişti acaba? hiçkimse...
aslında hiçbirşeyde özgür iradem yokmuş ki benim. yaradılan veya zamanla ihtiyaçla şekillenen ayaklarımla yürüyorum, acıkıyorum, paşa paşa yemek yiyorum. o parmakları eğip bükerek birşeyler tutuyorum, klavye dövüyorum. "ben özgürüm", hiçbirşeyi iplemem dediğim anlarda bile mecbur, hayatta kalmak için belli şartlara uyuyorum. tertemiz, göklerde puri pak düşüncelerle uçup, özgürlüğün hudutlarında sürterken, bir köşeye çöküp hacetimi gideriyorum, ne kadar iğrenç... yani, varlıkta özgür irade yokmuş aslında, en azından bizim sonradan fizik kuralları dediğimiz, ahanda senin sınırların budur denen irade kısıtlayıcı duvarlarla örülü bir dünyaya doğmuşuz meğer.
sözlük, kendimi çok özgür iradesiz hissediyorum, islam'dan mı acep?
evvela başlığın kısıtlılığı yanlış olmuş çünkü özgür iradenin kısıtlanması diye birşey sözkonusu ise bu yalnızca islamla mı ilgilidir,diğer dinlerin insanlara uymasını emrettiği bir takım kaideler yok mudur yani?,mesela yahudilikte oruç tutmak vardır,hristiyanlıkta bazı zamanlar kiliseye gitmek vardır,durum buyken bu dinlere bağlı insanlar ne kadar özgür olabilir.ikincisi ise özgür irade ama nereye kadar?özgür iradeyi yalnızca islam ve diğer dinler mi kısıtlıyor bunun üzerine eğilmek lazım.bir insan olarak hiçbir zaman özgür olduğunuzu iddia edemezsiniz çünkü müslümansınızdır özgürlüğünüz hz allah'a teslimdir,hristiyan veya yahudisinizdir yine özgürlüğünüz inandığınıza tesllimdir,ya da buda'ya,ineğe,ateşe,puta teslimdir iradeniz,öyleyse bu kutsallara karşı kendinizi sorumlu hissediyorsanız nasıl özgür olabilirsiniz ki?ya da ben ateistim bal gibi de özgürüm dersiniz fakat sadece kendinizi avutursunuz,çünkü bu seferde inanmamaya inanırsın ve iradeni kesinlikle inanmamaya bağlarsın,yani ana irade yine senin elinde değildir,neden özgür irade hiçbir şekilde insana ait olmaz derseniz bu irade yalnızca allah'a mahsus olan bir iradedir,biz insanlar ama farkında ama değil kainatı yoktan var edenin makamına göz koyuyoruz bazen ve haddimizi aşıyoruz.allah'ın karışmadığı bir irade her haltı yiyeceğimizi zannediyoruz ki cüz i iradeye rağmen allah dilediği taktirde pekala karışabilir de hareket alanına,hem madem inanıyorum öyleyse irademi yaratanın istediği gibi neden kullanmayayım,aklımın erdiği yerde eyvallah deyip de aklımın ermediği yerde ben bunu kabullenemem mi diyeyim,öyleyse nerde kaldı inanç,haşa allah bazen şaşırır mı!?(neuzibillah)irademizi allah'a bağlamıyacağız diye o kadar çok acaip şeylere bağlıyoruz ki,keşke ona bağlayabilsek diyorum ve özgür iradelere!! koca bir selam çakıyorum.
özgürlüğü "mükemmeleştirilmiş rasyonalitenin ahlaklı öz yönetimi (pozitif özgürlük) olarak koyan hiçbir fikir ve inanç siteminde olmayan özgür iradenin islamiyette de olmaması durumu. yani bir anlamda marksisizm, kollektivist anarşizm, tanrı tanımaz ve ya hristiyan varoluşçuluk gibi ideolojilerde de olmayan özgür iradenin (ki george crowder klasik anarşizm kitabında ayrıntılı bir biçimde inceler özgürlük konusunu ve en sonunda özgür irade'nin liberalizm hariç hiçbir düşünce sisteminde olamayacağı tezini atar ortaya.) islamiyette de olmaması durumu.
(bkz: george crowder)
din sonuçta belli başlı kuralları olan bir olgudur. inanıyorsan tabi ki gereklerini yerine getireceksindir. bir dolu provokatör tipli insanın başka amaçlar için dini iyi veya kötü silah olarak kullanmasından ötürü doğan islam düşmanlığı, onun da diğer dinler arasında bir din olduğu gerçeğini insanlara göz ardı ettirmeye başlamıştır. halbuki diğer dinler de "sen kafana göre takıl, adın hristiyan/musevi/vb. olsun, başka bir şey yapmana gerek yok" demiyorlardır. hepsinin belli başlı kuralları vardır ve bu kurallar tabii ki kendini "inanan" diye adlandıran kişinin bazı eylemlerini kısıtlayacaktır.
"islamda özgür irade vardır yalanı" gibi bir söylem de, islam'ı insan yapısına, bireyselliğine, iradesine ters düşen, tü kaka bir şey olarak göstermeye çalışan propogandalardan sadece biridir.
beni hep düşündürmüştür. uyulması gereken kurallar, tabular, yasaklar, günahlar ve sevaplar, korkular, zorunluluklar varsa özgür iradeden nasıl söz edilebilir ki. özgür irade korkuların olmadığı, bilginin hayata geçirildiği, araştırmacı, sevgi dolu, hoşgörülü bir ortamda bulunabilir ki islam dini yasaklar, baskılar, tabular ve korkular dinidir, "islam'da özgür irade vardır" yalandır.
şimdi islamda irade nedir ne değildir önce ona bakmak gerekli. islamiyette 2 tür iradeden bahsedilir ki bunlar külli irade ve cüzi iradedir. tanımlamalarına bakarsak:
cüz'i irade insanlara verilmiş olan ve kaza ve kader sınırları çerçevesinde hareket imkanı tanıyan özgür iradedir. cüz'i kelimesi arapça ve osmanlı türkçesinde kısmi anlamına gelir. buna karşılık külli irade yani allah cc'nin iradesi herhangi bir sınırla bağlı değildir, ve cüz'i iradenin üstünde yer alır. cüz'i irade sadece insanoğluna verilmiştir, diğer mahlukatta ve melekler'de irade yoktur. islam dinine göre insan'ın sorumluluğu da kendisine cüz'i irade verilmiş olmasından kaynaklanmaktadır. (bkz: http://tr.wikipedia.org/...)
demekk i islama göre insanın bir iradesi var. ancak bu kaza ve kader ile sınırlı. hah kader dedik yazgı dedik nerde özgür irade diyenleri duyar gibiyim. hemen gaza gelmeyelim sınırlı irade nedir özgür irade nedir ve kader ile nasıl bağlanır ona bakacağız şimdi.
açıklama için kaderin tanımına bakmak gerek. kader allahü teala'nın bizim yaptığımız, yapmakta olduğumuz ve yapacağımız her fiili bilmesi, olmuş, olmakta olan ve olacak herşeyi sonsuz kudretiyle bilmesidir.
ha burada olaya bir de zaman kavramı giriyor ki onu da kısaca açıklamak sanırım konuya katkı yapacaktır. insan zaman bağlı bir mahlukat. doğar belli bir süre yaşar ve ölür. böylece geçmiş, şimdiki zaman ve gelecek kavramları bizim için olmazsa olmaz kavramlardır. ancak allah zamandan azadedir. doğmamış ve doğurulmamış, evvel ve ahirdir. dolayısıyla bizim için geçmiş, şimdiki zaman ve gelecek allahü teala için sadece andır. ki belki o bile değildir. nihayetinde insan zamana bağlı olarak düşünmekten kendimi alamıyor ve zamansızlığı kavrayamıyor bir türlü. kısaca şöyle diyelim allah sadece bilir.
tüm bunların sonucu olarak, yaptığımız, yapmakta olduğumuz ve yapacağımız her fiil ve bunların sonucunda olmuş, olmakta olan ve olacak herşey allahü teala'nın bize vermiş olduğu cüzi irade ile yapmış olduğumuz seçimlerin sonucudur.
ve demekki ben istediğim müslüman olma yada olmama, müslüman olmama rağmen istediğim anda içki içme zina yapma yada islamın yasakladığı bir şeyi yapma özgürlüğüne sahipsem (tabiiki sonuçlarına katlanmayı da kabul ediyorum demek olur bu) gönül rahatlığı içinde diyebilirim ki islamiyette özgür irade vardır. evet!
özgür irade herhangi bir dine veya topluluğa verilmiş bir hak değildir. inanan ol veya olma, müslüman ol veya olma bu hakka herkes sahiptir. bu sebeple islam da özgür irade vardır yalanı bir yalandır.
şüphesiz âyetlerimizi inkar edenleri biz ateşe atacağız. derileri yanıp döküldükçe, azabı tatmaları için onların derilerini yenileyeceğiz. şüphesiz, allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. (nisa suresi/56)
evet, o kadar özgürüm ki iman etmezsem yanacağım. islam'da özgür irade varsa neden inanmayan yanıyor?
eğer her şeye gücü yeten bir tanrı varsa, bu her şeye gücü yeten tanrının iradesi de insana verildiği söylenen iradeden üstün olacaktır. yani tanrının iradesi insanın iradesini kapsayacaktır. her şeye gücü yeten bir tanrının yanında, bu tanrı tarafından yaratılmış ve tanrıya göre daha aciz olan insanın özgür iradesi olamaz. kaldı ki bakara suresindeki "allah dilediğini hidayete erdirir." ayeti de özgür irade konusunda yeterince fikir vermektedir sanırım.
madde 20. - (1) ceza sorumluluğu şahsidir. kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz.
madde 21. - (1) suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir.
(türk ceza kanunu / ikinci kısım, birinci bölüm.)
özgür irade diye birşey varsa neden neden özgür iradesiyle suç işleyenler cezalandırılacaktır?
anlayamayanlar için ekleme:
yazar kişisi elbette ki tck'yı kur'an ile karşılaştırmak gibi bir gaflet içerisinde değil. vermek istediği mesaj, özgür iradenin varlığının, bir kanuna göre suç olan bir eylemi gerçekleştirmeyi meşru kılıcı bir şey olduğu değil, aksine suç eyleminin suç sayılması için bir ön şart olduğudur. ben ceza çekeceksem, nasıl bir özgür iradedir ki bu diye soran birine sen git de suç nedir, ceza nedir bir koşu öğren de gel derler.
sanırım türk ceza kanunu ile kuran-ı kerim'i kıyaslayanlar oldukça anlatmak istediğimiz daha iyi anlaşılacak bu "kofti özgürlük" karşısında.
bakın güzel kardeşlerim, öncelikle islam'ın her yönden mükemmel olduğunu düşünmeniz ve her yorumu savunmaya çalışmanız zaten boş. gidip de "islam'da kedi kesin yazıyor" desek, gidip onu da savunursunuz bu mantıkla. hele bir sakin olun. "islam" özgürlük değildir, asla olmadı. neden illa islam'ı demokratik gösterme çabası? yahu illa demokrasi olacak diye bir şey mi var? en fazla 200 yıllık bir olay bu demokrasi dediğiniz. öyle olmak zorunda değil ki islam. düşünün bakın; bir kere dünya işlerine benzetilmesi zaten saçmayken, "tck" gibi "insan" eliyle oluşturulmuş bir şey ile alemlerin yaradanı allah-ü teala'nın kitabını ne mantıkla kıyaslıyorsunuz anlamam. dünyadaki gibi bir insan elinden çıkma "özgürlük" ve "irade" kavramını da islam'a neden sokmaya çalışıyorsunuz? şart değil, bakın. belki allah gerçekten düşündüğünüz gibi ve inanmayan olmasını istemiyor. bunun için uğraşıyor, bilemeyiz. bunu yaparken kişinin "temel hak ve özgürlüklerine" saygı göstermek zorunda değil ki. alemlerin yaratıcısı ve yüce varlık ile, masa başında 10-15 kişinin oluşturduğu bir yasayı nasıl kıyaslıyorsunuz onu da anlayamıyoruz.
kendi inançlarınızla neden çelişiyorsunuz? birinin sonunda bu fani dünyada(idam kalktığına göre) maksimum müebbet hapis cezası, diğerinde sonsuzluğa kadar cehennemde yanmak, acı çekmek var.
enayi miyiz ki biz, bile bile acı çekeceğiz? sizin kadar aklımız yok mu? ben hapise gireceğimi bile bile neden hırsızlık yapayım aleni bir biçimde? suç işlemekle günah işlemenin farkı şu; ben hapse gireceğimi bildiğimden suç işlemiyorum, ama yanmayacağımı bildiğimden inkar edebiliyorum. bu yönden iradem var, evet; ancak bunun islam ile uzaktan yakından ilgisi yok. çünkü ben genel bir "din" ve "dogma" doktrini üzerinden kullanıyorum bu irademi. mantık bazında, akıl ile. tanrı iradesi ile değil, altını çiziyorum yine.
ben türkiye'de, ve hatta hadi bırakın dünyada özgür irade var dedim mi? hayır sanırım. peki daha ne savunuyorsunuz bana tck'yı? ben yaptığım şeyden dolayı ceza almayı bırakın, en küçük insan topluluğu tarafından bile hor görülsem özgür değilim. özgür irade kainatta bile yoktur diyoruz biz, bırakın islam'ı falan siz.
öncelikle eğer bir insan inanmıyorsa bir dine -bu başlıkta söz konusu din islam- bu dinin dediklerine illa yorum getirmek zorunda hissetmemelidir kendini. ama özgür iradesi var isterse konuşur tabii ki.
ha olaya sadece tek bir açıdan at gözlüğü ile bakıp "yapmazsan cehennemde yanacaksın" olarak bir dini anlamak ise son derece mantıksızdır. her din hatalara ceza ve iyiliklere de mükafat vermektedir. eğer islam(başlıkta geçtiği için yazıyorum) yanlış yaptığında yanacaksın diyorsa eğer doğruları yaptığında da sana sonsuz güzellikler sağlayacağını temin etmektedir. ama olaya sadece "cehennemde yanmak" olarak bakan kimseler ise -ki bu kişiler belli ki islam dinine inanmıyor demektir- cenneti de istemeyeceğini söyleyip kolayca olaydan sıyrılabilir.
dinler gayet basittirler. bir dine ya inanırsın ya inanmazsın. olay gayet bu kadar da basittir. yani inanmayan bir insanı "cehennemde yanmak" niye bu kadar rahatsız etmektedir onu da anlayabilmiş değilim. inanmıyorsun kitapta geçen "cehennem" senin cehennemin değil ki sen oraya girmeyeceğine inanıyorsun o zaman niye bu "cehennem"e inanan insanların değer verdikleri şeye saygılı olmuyorsun.
söz gelimi bir insan ben görüşlerimi açıklıyorum ne demek yani derse de bu konuda, sadece "yanmak"ı kıssas alan ve "yakıcaz ulan" denilerek zorlamaya çalışıldığını düşünüyorsa aynı şeyi kendi de böyle ilgi çekme tipi cümleler ile kendisi de yapmaktadır. başka insanları saçmalamayın yalan yanlış bunlar siktir edin lan diye zorlamaktadır. çok şükür özgür irademiz var da her konuşanı dinlemiyoruz.
her dinde özgür irade vardır. fakat sonuçları bellidir. hayatta herşey böyledir. insanın özgür iradesi vardır önünde seçenekler vardır. bunların sonuçlarını bazen biliriz bazen bilmeyiz. olayı en basite indirgersek bir dersi geçmek için ya çalışırız geçeriz ya da çalışmayız kalırız. ya da yarım saat çalışıp dc alırız ya da bir saat daha fazla bakar cb alırız. bunları yapmak kişiye kalmıştır. özgür iradesi ile kararını verir. çalışmazsa kalır bu da bir "cehennem"dir o kişi için. özgür irade isteniliyorsa verildi işte. ama sonuçlar belli. dinler de bu kadar basittir.(tekrar şansım var sınava girerim falan diye örneğime cevap gelecekse de söyliyeyim. hayatta gayet uzun yanlışları doğrularla düzeltmek için zamanımız hep var. ama önemli olan düzeltmek isteyip istememek)
olaya sadece islam olarak bakılmasından ise cidden rahatsızım. sanki diğer bütün dinler de özgür irade var da bir tek islamda yokmuş gibi lanse ediliyor hep. sebebi de gayet açık. o yasak bu yasak tabi doğal. sanılmasın ki islamda yasak olan şeyler diğer dinlerde serbesttir. inanmıyorsam da hiçbir imam hiçbir papaz hiçbir haham gel lan buraya bu dine inan demiyor. müslüman biri olarak pazarları kiliseye gitmiyorum özgür iradem ile. ya da musevilik dininin yanlışlarını yapıyor doğrularını yapmıyorum. ne yani şimdi onlara göre de yanmıyacak mıyım ben onların "cehennem"inde? onlara göre de yanıcam. e sorun ne burada. niye olay islam olarak söyleniyor sadece bu. bir dine inanıcaksın o dinin "cehennem"inde yanacaksın yanlışların doğrultusunda. "cehennem"i istemiyorsan hiçbir dine inanma o zaman yanmaktan da kurtulursun. e yalan hepsi nasıl olsa. ben inanıyorum. yanacaksam da islam dininin "cehennem"inde yanayım. özgür iradem ile karar verdim islamiyeti seçtim. özgür iradem ile canım istedi alkol aldım. yanacaksam yanarım kabul. içimde geldi iki rekat namaz kıldım. mükafatımı alırım.
din inanmaktır eğer inanıyorsan herşeyiyle inanacaksın yoksa yoksası yok.
islam da özgür irade vardır bu yüzden karar verdik eğer bizden değilseniz öldürürüz; biz buna cihat diyoruz, nasıl güzel isim değil mi?
islam da özgür irade vardır; bazı kurallar koyduk onları uymayanları sonsuz ateşte kavuruyoruz; örneğin domuz eti yeme özgürlüğünüz var ama eğer yerseniz sonsuzluğa kadar yakarız hem de şu fani bünyenizin anlayamayaacağı kadar fazla acı çekersiniz.
islam da özgür irade vardır; zira biz bir kitap bastırdık tğm seçkin kitapçılarda var bu kitap hemen alın derim; bu kitabı okuma özgürlüğünüz var ama anlama özgürlüğünüz yok zira anlayıp mantık yürüteni olursa ha bide bu yprumlarsa vay haline onu da kül bastı yapıyoruz.
evet islam da özgür irade vardır fakat iradenizi hangi yönde kullancağınıza dikkat edin zira sonuçları hoş olmayabilir...
özgür iradenin olumsuz sonuçlarını, kısıtlanan irade olarak görenlerin hezeyanıdır.
müslüman olup da her boku yiyebiliyor akabinde "çarpılmıyorsak", demek ki özgür irademiz vardır. ama özgür irade "sonuçları olmayan" anlamına gelmez.