|
|
- sünni ve şii olarak iki ana grupta toplanabilir.
sünniliğin dört ana alt kolu vardır. bunlar hanefi, şafii, maliki ve hanbeli'dir.
türk halkı büyük çoğunlukla sünni ve hanefi mezhebindendir.
- mezhepler oluşmadan önceki durumdaki insanları anlatmak için ise muhammedi adı kullanılır.
- eşarilik ve maturidilik ehl-i sünnetin (bkz. sünni) itikaddaki iki koludur. maturidiler hanefi mezhebine göre ibadet ederlerken, eşariler şafi, maliki veya hanbeli mezhebine göre ibadet ederler.
- (bkz. mezhebi olmayan müslümanlar)
(bkz. sen ilk bi müslüman ol mezhebini hallederiz)
- doğuştan default gelmekle beraber şahıs inancını rahatça tartışabilecek kıvama geldiğian kolayca değiştirilebilir.. niyet etmek ve hatta içinden geçirmek yeterlidir.. hatta hayat şartlarının bazı güç durumlarda insanı zorlaması halinde tekrar tekrar değiştirilebilir, çünkü esası yaklaşık olarak hangi büyük alimin yolundan gittiğini belirlemeye çalışmaktır ki mezheplerin ortaya çıkışının aslında en büyük faidesi de hayatı kolaylaştırmaya yaramasıdır..
- akıl almaz ama bir dönem nüfus cüzdanlarına da yazılan, bir anlamda dinsel kimlik belirtmeni;
akla bir sürü soruyu getiren konu:
din öğesi dahil hiç bir kimlik kartına yazılmaması gereken mezhepler içinde alevilik de sayılmamalı mıdır?
alevilik islam içinde midir, dışında mı? alevilik ayrı br mezhep midir, değil midir?
bu anlamda alevilik beşinci mezhep sayılamaz mı? bunu kimler hakaret için kullanıyor?
"hak mezhep"ler neden 4 tanedir?
mezhepler, kuran'ın, islamın farklı yorumlarına dayandığına göre kuran'da bulunmaları olanaksızdır; o zaman bir inanışın hak dini olup olmadığının, islam içinde ya da dışında olduğunun kararı kimindir?
insanları kategorize ederken abartmamak, kim kendini nerede görüyor ve tanımlıyorsa, kişiyi öyle kabul etmek ve hoşgörülü davranmak hepsinden daha doğru değil midir?
- "bölünmeyin parçalanmayın" emrine muhalif oluşumlardır.
islam alimlerinin dini hükümleri farklı yorumlayışları sonucu ortaya çıkmış olan mezhepler, müslümanların birbirlerini ötekileştirmeleri için bir araca dönüşmüştür.
hak kabul edilen dört mezhep (sünniler açısından) bile kendi içlerinde "haram" ve "helal" gibi temel kavramlarda çelişkiler taşırken, mezheplere nasıl inanacağız?
allah'a, meleklerine, kitaplarına vs. iman etmek gerektiği gibi mezheplere de iman etmemiz mi gerekiyor yoksa?
müslümanlar, bölünme konusunda o kadar iştahlı bir topluluktur ki aynı mezhep içinde yer alan bir cemaat bile başka bir cemmate öcü gibi bakar ve içine dahil edeceği kişiye önce sağlam bir tövbe ettirir. diğer cemaatte gaflet içinde geçirdiğiniz yıllarınız için allah'tan özür dileme seansları... utanmasalar zaten müslüman olan adama tekrar kelimei şehadet getirtecekler.
birbirlerini dindışı sayacak kadar ileri giden şiiler ve sünniler arasındaki ihtilaflar ise daha da içler acısıdır. yüzlerce yıl komşu olduğumuz iran'la hep kanlı bıçaklı oluşumuz, yavuz'un binlerce aleviyi kılıçtan geçirmesi falan hep bu sebeptendir. hz. ayşe'ye fahişe diyecek kadar aşırı uçlara giden şiilerle yezid'e hazret diyen densiz sünniler arasında yüzlerce yıldır körüklenen bir öfke. bin yıldır her yıldönümünde zincirlerle dövülerek tekrar tekrar kanatılan bir yara. aynı dine inanan ama herkesin birbirine şüpheyle baktığı bir coğrafya. altı günde bozguna uğrayan bir arap ordusu, sekiz yıl birbirini katleden iki komşu ülke...
işte mezheplerin bizlere kazandırdıkları.
sizce bu mezhep denen şey çok süper birşey olsaydı hz. peygamber birazcık çıtlatmazmıydı çevresine.
tekrar yazıyorum: insan olmadan müslüman olunmaz.
olunmaz kardeşim!!!
- başlı başına bir din safsatasıdır ve din dışı bir olaydır. insanlar birbirine düşmesin diye tek bir soydan tüm insan ırkını var eden yaratıcının aynı din içinde neden ayrımların olmasını istesin. öte yandan din kesindir ve tartışılamaz ve eğer gerçekte böyle ise mezheplerin esprisi nedir ki zira tartışılamayan bir şeyde nasıl gruplara ayrılacaksınız.
a: iki iki daha dört eder
b: evet!!
a:olmaz önce biz dedik siz ayrısınız biz ayrıyız.
- edille i şeriyye dediğimiz şeri hükümlerden olan kıyas ı fukaha kaynağı üzere bina olunan mezheplerdir. itikatte ve amelde olarak ikiye ayrılır.itikatte mezhepler maturidilik ve eşariliktir.bu iki mezhep ehli sünnet vel cemaat esasına dayalı olup her müslüman için ikisinden birisini takip etmek zaruridir. amelde ise hak mezhepler hanefi,şafii,maliki,hanbeli olmak üzere dörttür. bu dört mezhep çok büyük müctehid olan islam alimleri tarafından oluşturulmuştur. bu mezheplerin kıyas kaynağına dayandığını belirtmiştik.kıyas ise fıkhta, nasstan(kur’an-ı kerimden, hadis-i şeriflerden) anlaşılamıyan birşeyin hükmünü, bu şeye benziyen başka şeyin hükmünden anlamak demektir.mezhepler biz müslümanlar için rahmettir.bu dört mezhep arasında bulunan ufak tefek yorum farkları müslüman ibadet etmelerini kolaylaştırmak için düzenlenmiştir.her müslüman, vücud yapısına, yaşadığı iklim şartlarına ve iş hayatına göre, kendisine daha kolay gelen mezhebi seçer. ibadetlerini ve her işini, bu mezhebin bildirdiğine göre yapar.örneğin vücuttan kan çıkması hanefilerde abdesti bozarken şafiilerde bozmaz.vücudunda böyle bir hastalığı bulunan kan durmaması vb. hanefi kimse abdest konusunda şafii mezhebini taklit edebilir.eğer etmezse abdesti olmaz dolayısıyla abdeste bağlı diğer ibadetlerini yerine getiremez.** peki mezhepler olmasa idi nasıl olurdu.yani herşey kuran ı kerimde yazılmış olsaydı ya da herşey hadis i şeriflerde belirtilmiş olsaydı öylece yapmak farz ve sünnet olurdu.farzı yapmıyanlar günâha girer, farza ve sünnete kıymet vermiyenler de kâfir olurdu. mü’minlerin hâli güç olurdu.bunun içindir ki mezhepler bir ayrılık değil dini tamamlayıcı,gidilmesi gereken yollardır.
|