he-man adlı çizgi filmindeki baş kötü karakter.söz konusu karakter kötüdür ama aynı zamanda beceriksizliğin sembolüdür.en yakın arkadaşı , samimi dostu hayvan adamdır.her seferinde he-man tarafından yenilen iskeletor , toplum düşmanları ve de anarşist kişiliklerin en gözde kahramanı olmuştur.
sözlük ortamına dışlanmışlık hissiyatı vesilesi ile dünyanın en kaypak girişini yapmış, hayattaki duruşu ve gayesinin tezahürü konusunda beni muallağa düşürmüş arı kişi.
zamanında hiç sevmezdik kendisini ama bugün ki çizgi film kötüleri o kadar kötü, o kadar puşt ki; iskeletor 'u arar olduk. demekki gelen gideni aratıyormuş hakikaten. ah iskeletor ah, kıymetini bilemedik, affet bizi.
he man'in baş düşmanıdır kendileri hiç bir zaman he man'in sırtını yere getiremedi. ulan bir kerecik olsun kazanmaz mı bir adam? yok işte kazanamadı. büyüdüm hala onun kazanacağı ümidiyle yanar tutuşurum.
yavşak ve gereksiz diyaloglarla başlayıp, performansından hiçbir şey kaybetmemiş olan bir sürecin, hayatımda en deger verdigim süreclerden birinin esas kızı.
"aa evet lan", "oha ben de ben de", "eheue" ibarelerine bolca yer verilen diyaloglarda hep "biz beraberken niye böyleyiz ki" diye düşündürten.
hiç bir zaman ona belli etmeye cesaret edemesem de en sevdiğim insanlardan.
sevgiden hoşnutsuz olan enteresan bir bünyenin sahibesi. varlıgını pembe saçları, sarı hızması, rengarenk kıyafetleri, afacanlıkları ve hatta ibişlikleri ile süsleyip hayatıma "komik ama güzel" kavramını sokmuş insan.olimpos'ta beraber uyurken gezmeye kıyasla daha çok eglendigim,istanbul'da beraber ilk biramı içtigim,
msn'de avatarlarımın ilham kaynağı.
telefonunun kopuk tuşunu sürekli hatırlatarak ona sahip çıktıgımı belli etmeye çalıştıgım,
beraber liverpool yolcusu olmamak için işteş olarak frenleştigim, kendisine yaranabilmek için en yakınımdan hızma aşırdıgım kişi.
forum atışmalarında ve gazlandıgında ne kadar dişli olabilecegi konusunda yorum yapmaktan itinayla kaçındıgım insan. bir gözlügün ebeveynleri oldugumuzu ve bunun sorumlulugunu hatırlaması gereken kişi.bir çember gibi sanki, yan yana iki noktası gibi. uzak, ama bir o kadar da yakın kişi. katlanmazdım yoksa bunca bıkbıkına. emin olsun.
beraber çok şey paylaştığım, sevimli olduğu kadar ürkütücü olabilen, hayatımdaki en renkli insan.*
oturup saatlerce konuşabildiğin, seni hakikaten dinlediğine emin olduğun, sevdiğin, sarılıp içine almak istediğin... ya da yirmi dört saat cebinde taşımak istediğin...
mi ave rosa!
çoğu zaman büründüğü bir koala ya da masum kedicik** silueti sebebiyle sevilmemesi mümkün olmayan arı kişi. yalnız sözlükte pek aktif olmaması umarız ki, fırtına öncesi sessizliğe delalettir.
son sözünü bir yıl önce söylemiş giri fukarası. cumhuriyet! gönüllü gönülsüzü. hayata karşı "beni bunalıma sokmayın, işler yetişir" telkiniyle duran, soğukkanlı asabiyet timsali. ıvır zıvır işlerinin sorumluluğunu üzerime aldığım, nazını çekebildiğim yegane son derece kedi. f klavyenin kahrını birlikte çektiğim, soğuk çayını yudumlarken, meksika tarzı hasır şapkayla hayallediğim, viva la libertad de mexico bağrıntısının ikinci kişisi. impossible dream dir şahşına armağan ettiğim;
a couple of young girls went
sailing down a1a
into the arms of florida...
someone you never meet
signs a check you get every week
you try and you still can't forget
all the strangers that you have met...
isn't hard sometimes
isn't it lonely?
how i still hang around here
and there's nothing to hold me...
the young girls in their bare feet
cigarettes smoking
looking every which way
wishing and hoping...
esas kahramandan daha karizmatik olan düşman ekolünün önemli bir temsilcisi.clark kent-superman olayını daha da abartıp bronzlaşarak kimlik değiştiren monarşinin simgesi saftirik bir prense karşı yılmadan mücadele veren bir karakterdi.emrinde envai çeşit abidik gubidik adamı vardı.ayrıca fiziği itibariyle en az ghost rider kadar havalıydı.