iskele   

adana çık aradan

  1. deniz taşıtlarında kırmızı ışığın yandığı taraf. sancak sağ, iskele sol.
    (aqua, 30.07.2004 11:28)
  2. deniz taşıtlarının kara ile bağlantısını sağlayan yapı.
    (aqua, 30.07.2004 11:29)
  3. (bkz: port)
    (wondrous, 08.11.2004 20:53)
  4. caddebostan iskele caddesinde bulunan, servisi başarılı, ürünleri taze ve temiz, çalışanları düzgün, hafif salaş dekoruyla samimi, fiyatları da gayet makul balıkçı. cuma ve cumartesi günleri de fasıl grubu çıkar, mekan iyice şenlenir, sizin de keyfinize diyecek olmaz.
    (okulluserseri, 12.03.2006 18:13)
  5. (bkz: perkele)
    (azwepsa, 07.08.2006 16:59)
  6. italyanca skala sözcüğünün halk ağzında bozulmuş ve daha sonra kalıplaşıp yazı diline geçmiş hali.
    (aytok, 25.06.2007 16:14)
  7. babaları da vardır bunların, deniz taşıtları iskeleye yanaştıkları zaman tayfa taşıtın halatlarını dolayıp bunlara sabitler tekneyi.

    (bkz: iskele babası)
    (maglor, 25.06.2007 16:16)
  8. kıyıdan denize doğru uzanan ve genelde ahşaptan olan yapılardır.üzerine çıkıldığında napsak da denizi foşurdatsak die iç geçirilir, tüm cesaret toplanılır ve eğer ıslak zeminde ayak kayması yaşanmazsa sevinçle suya dalınıp, ister istemez bünyeye ağızdan burundan su alınır.eğlenilir, coşulur.
    (zekmece, 25.06.2007 17:58)
  9. sudan pek yüksek olmayan birinde sırtüstü yatılıp kafanın tepesini suya değdirmek suretiye başka bir yerde yaşamanızın imkanı olmayan deneyimleri yaşatan güzide, denizin içlerine doğru uzanan şeyler. tabi bunu yaparken ayaklarınızdan tutup sizi denize atmayacak arkadaşlarınız da keyife katkı sağlar.
    (ghujka, 30.06.2008 14:19)
  10. dev bir küvette yüzen gemilerin yanaştığı ve siyah denize bakıp bakıp onun turuncu kat sayısında yandığını hayal ettiğin yer. bazen düşünürsün ya, içinde yüzlerce insan taşıyan o dev metalik balina tam iskeleye dokunmak üzereyken o iki hüzünlü yapının arasına atlamayı ve oracıkta hemencecik ezilip kanrevan içinde kalmayı..

    yağ içindeki deniz mi seni, yoksa kendi kanın denizi mi kirletir düşünür de işin içinden çıkamazsın, ama işler bu korkunç sona çekilse bir şekilde huzur bulacak gibisindir..

    asla gerçekten istediğin gemiler iskeleye yanaşmaz, iskeleye yanaşan gemilerin içinde görmeyi çok arzuladığın o yüzleri bulamazsın ve kahvenin tadı hep böylesine mi paslanmış motor yağı, patlayan dikişler, yıkık bir imparatorluğun dişleri dökülmüş silüetine bakıp aklında yeryüzü boyutunda yağlı boya tablolar oluşturan insanlar ama konuşmayanlar, hiçbir şeye karışmamak konusunda uzlaşmış olanlar, gerçekten çığrından çıkmış bir tabloyu bestelemek için hiç çaba göstermemiş olanlar, gördüklerinin hepsi fotoğraf makinalarının küçük ve yapay mercekleri ile sınırlı olanlar ve bunu övenler..

    bütün bunlar.. hepsi.. her şey daha önce oldu ve yeniden olacak.. ama bil istedim; kıpkırmızı renkteki o neon ışıklı gemi iskeleye gelemeyecek. batırdılar onu gördüm, bin ulusun bin öfkesi batırdı o gemiyi.. gemi batarken kaptanı, "tanrı'yı arayan kendisini bulur, söyleyin anka'ya" diye yakarıyordu..

    (bkz: tren garı/@2719104)
    (bkz: metro/@2718047)
    (geber marla singer, 17.09.2008 03:18 ~ 03:21)