isimsiz 

adana çık aradan

  1. isimsiz bazı sanatçıların, ki bahsedilen sanatın herhangi bir dalı olabilir, eserlerine isim vermek istemediklerinde, veremediklerinde ya da belki öldükten sonra bulunan ve ismi olmayan eserlerinde görülen bir 'isimdir'.hatta bazı sanatçılar bu isimleri isimsiz 1,isimsiz 2 vb. şeklinde de kullanırlar.sanırım en çok örneğine soyut çalışmalarda rastlanır ki burada amaç,eserin isimle kazanması ihtimali olan anlamdan kurtulmaktır.
    (martin hayda gel, 18.07.2005 00:52 ~ 01:35)


  2. bir kuş var, siyah
    aydınlık bir gökyüzü
    güneş var, bahar var
    kanat çırpıyor kuş
    kuş kör,oraya buraya
    çarpıp duruyor
    boşlukta uçuyor kuş
    ama yine de çarpıp duruyor
    kaygısı yok
    nesi var bilmiyor
    kendi var mı bilmiyor
    uçuyor ama onu da bilmiyor
    ben görüyorum sadece
    ve düşünüyorum uçtuğunu
    uçmak kavramı altına sokuyorum onu
    siyah diyorum ona
    kuş diyorum, var diyorum
    tepki vermiyor
    artık uçtuğundan da emin değilim
    çünkü kelimelerle düşünüp
    kelimelerle konuşuyorum
    peki o, o da kelimelerden mi ibaret?
    siyah nedir onun için?
    kuş nasıl bir şeydir?
    ben, sen, o?
    biz, siz, onlar?
    kapıyorum ışıkları
    birden tersine dönüyor herşey
    beyaz bir kuş var
    simsiyah bir gökyüzünde
    hava kapalımı bilmiyorum
    görmüyorum çünkü
    belki kör oluyorum
    ama kuş var
    beyaz bir kuş
    görüyorum ben onu
    karanlığın içinde görüyorum
    izliyorum,takip ediyorum hareketlerini
    yazılar yazıyor havada
    bilmediği kelimelere göre uçuyor
    'savaş' diyor, 'yakında' diyor
    'yanıbaşımızda,içimizde'
    içime aldım ben onu
    savaş da içimde beyaz kuş da
    siyah kuş da orada
    bir siyah kuş çıkıyor
    bir beyaz kuş, bir de savaş
    'çağrışım' diyor siyah kuş
    'benden tek istediğin bu'
    hayır, hayır, hiçbirşey istemiyorum
    istemiyorum çağrışım falan
    serbest, faşist, dogmatik, saplantılı
    anlam istemiyorum
    düz yazmak istemiyorum
    soldan sağa ya da sağdan sola olmasın
    okunmasın yazdıklarım, istemiyorum............
    (martin hayda gel, 18.07.2005 01:02)
  3. (bkz: track 01)
    (bkz: unnamed artist)
    (bkz: unknown artist)
    (palanthaser, 18.07.2005 01:33)
  4. (bkz: nameless)
    (8844455, 18.07.2005 03:05)
  5. herhangi bir programda ilk oluşturulan ve isim verilmeyen dosyaya verilen ad.
    (bkz: untitled)
    (pastaci, 05.08.2005 23:34)
  6. bir uğur özakıncı şiiri. şöyle ki;
    en azından bir kısmı.

    ...
    9
    diyalektik ve tarihsel materyalizmdiye bir şeyler vardı
    hani o ukraynalı pos bıyıklı çelik bakışlı adamın yazdığı
    hani o sonradan acımasız bir katile çıkmıştı ya adı
    kompartıman kompartıman ölüme göndermiş ya eski yoldaşlarını
    annem namaz kılıyordu oturma odası ile yatak odasının arasındaki salondaydı
    ben masadaydım gözlerimde o adamın yazdığı kitabın son sayfası
    hatırlamıyorum şimdi avuçlarımı nasıl iki yumruk yaptığımı
    allah yok diye bağırdığımı biliyorum bir tek avaz avaz
    bir de annemin bir mitralyöz gibi yanağımda patlayan tokatlarını
    sonra araya yağmur girmişti de kurtarmıştım kulaklarımı
    bir kavganın arasına yağmur nasıl girer anlamazsınız
    nicel birikimin nitel patlamaya dönüştüğü bir andı sizin anlayacağınız
    siz yağmurdan genellikle kaçarsınız ya da kara kara şemsiyeler açarsınız
    ben yağmurda ağlardım görmesinler diye gözyaşlarımı
    ne çok olmuş anasını satayım
    ne cok olmus serçelerle konuşmayalı..
    ...
    14
    türkiye cumhuriyeti anayasasını tağgir tebdil ve ilga
    yani türk ceza kanununun yüz kırk altıya birinci maddesi uyarınca
    iplere çekilirdi çocukluğum siz ip atlarken rüyalarınızda
    annemin gözyaşı toprağa düşmeden kırılmış olurdu boynum
    boynumun sesi çıtırdak bir çerezin ağzınızda yankılanan sesiydi
    akciğerlerimi bir ana rahmihi parçalar gibi parçalardı soluğum
    soluğumla bütün şafakları havaya uçururdum
    ertesi günkü gazetelerde siz bunları okumazdınız
    okusanız bile siz bunları hiç böyle anlamazdınız
    mesela mendilinize ihtiyaç duyardım bazen çağırırdım sizi duymazdınız
    görmezdiniz çünkü bilmezdiniz çünkü duymazdınız çünkü sağırdınız
    yürüdüğüm yollar boyunca omuzlarımda taşıdım sizi
    omuzlarımda taşıdım anasını satayım
    ne kadar da ağırdınız..
    ...
    26
    ne zaman unuttum ağlamayı
    ağlamak çoğu zaman varolmaktı
    sizden ılık bir güneydoğu akşamının
    maviliğindeki derinliği istemiştim
    sizden yaralı bir kurt gibi
    acıyla uluduğum yangınların ortalarında
    beni kalbinizin en derin yerlerinde saklamanızı istemiştim
    sizden ellerinizi istemiştim
    avuçlarınızın içinde size bakarken bütün insanlığa bakmayı
    sizden sözcükleri toplayıp çıkararak anlatamadığım herşeyi
    kalbimin atışlarından anlamanızı
    sizden gözyaşlarınızı istemiştim
    gözyaşlarınızda yüzme bilmeyen bir çocuk gibi boğulmayı
    hep bir başka hayata ertelediniz anasını satayım
    oysa bu benim son hayatımdı..
    (kuzudis, 08.05.2006 11:12)
  7. özdemir asaf şiiri.

    biri sana sorarsa
    sana, beni sorarsa;
    gitti, der misin?
    gittiğimi söyler misin?
    gidiyorum ben sana
    benimle gider misin?
    (iset, 14.06.2008 03:49 ~ 03:54)