|
|
- "ele alınıp bir anda okunulası kitaptır. sahte aşklar yaşamış herkese ve aşkın tanımına ihtiyacı olanlara tavsiye edilir." --maxjackal, 14.12.2004 13:53
- nazan bekiroğlunun yeniçerilerin bozulmasıyla osmanlının bozulma sürecini işlerken aynı zamanda o zamanki yolsuzluklardan olan esame satışı ile isimini satan bir yeniçerinin yaşadığı ya da yaşadığını sandığı bir aşkı anlatan, aşka ve isimlere ayrı ayrı ve de farklı manalar katan sanki metni önce şiire sonra da o şiiri düz metne çevirmişler hissi uyandıran akıcı güzel tavsiye edilesi bir kitap.
- yeniçerilerin bozulmasıyla osmanlının bozulma sürecini şu şekilde özetleyen kitaptır aynı zamanda:
"...bozulma baştan başladı,sonra bir su gibi dökük dökük aşağı doğru indi.köküne balta yemiş ağacın en evvel alt yapraklarını dökmesi gibi evvel bizde göründü.değil mi ki gökyüzünün haritasını denizden çıkartmak mümkündü.birbirine iz düşürmüş çifte bir ölüm oldu bizimkisi.biz* bedendik,o* kalbimizdi.beden kalbiyle yetinemedi.kalp teneffüsünü yapamadığından kendi içinde çürüyen kanıyla morarmış uzvu kesip attı.o kan tutmasından öldü biz kalp yetmezliğinden."
"...uğrunda vuracağımız sadakat ve ruh yok olduğunda sadece vurduk."
yazarın* bütün kitaplarını arama sebebi.
- zannımca okunması gereken kitapların başında gelir, çok akıcı bir anlatıma sahiptir, kitaptan bir bölüm:
isimlerden bahsedince ona, sen, dedi, bana bir isim vermek yerine çok isim veriyorsun. bir görmek yerine çok görüyorsun. bir yığın ayrıntının arasında beni kaybediyorsun. çünkü sen de o bir yığın ayrıntının arasında yoksun, yoksun. şaşırdım. bunu hiç hesaba katmamıştım. oysa o namaza durmadan önce seccadesine, tam da secde yerine bir damla gül yağı dokundurmakla, yastığına bir gül dalı bırakmakla, geçeceği yolda bir kandil yakmakla, inci kolyesindeki tanelerin sayısından bize dair anlamlar çıkarmakla, bu gibi bir çok ayrıntıyla aynı anlamlıydı benim aşkım. onu bir yığın ayrıntının güzelliğinde yapıyor,bozuyor, kuruyor, yeniden kuruyor, aşk ediyor, fikrediyor, kalbediyor, hissediyordum. buydu benim aşkım. kelamla müstesna bir paylaşımın yanı sıra, ben başka türlü sevmeyi bilmiyordum.
devam etti. ilk kez, zamanı geldiği için bendinden boşanan bir su gibi bu kadar çok konuşuyordu. bana inanmıyor musun, dedi, kayıtsız şartsız teslimiyet istedi. bulanıksın, dedim ona, bu bulanıklığın ortasında aşkı kaybedecek gibi olduğumu söyledim. bir yanardağ gibi dağıldı sözünün alevleri, sen nasıl aşksın, dedi. bir aşkı tartarsa ancak aşk tartar. akıl aşka denge değildir. karanlıksam karanlığımı, bulanıksam bulanığımı kabul etmezsen nasıl aşksın diye yineledi. sustum. o susmadı. bana aşksan aşk gibi gel,dedi. aşk pazarında kendisinden başka bir ölçünün geçerli olmadığını bilmiyorsun ve aşkın erliğine soyunmuşsun. yine sustum. ağzım kuş değil, taş dolu, konuşamıyordum.
- ölmeden okunması gereken kitaplar listesinde üst sıraların romanıdır.
aklımla kalbimin, hâlimle sözümün, teslimiyetimle ve vehmimin arasında kaldım ben. aklımı gösteren ismimle aşkımı gösteren ateş arasına düştüm, o uçurumda yittim ben. aynı anda iki şey olunamadığı için aşkın saltanatında, o uçurumda yitirdim ben.
(sy.209)
|