giriye başlamadan önce biraz etrafa çemkireyim, adetten olmuş sanırım: "dansöğzz, teretebir. eheğ eheğ."
güzel arkadaşlarım, bazı isimler bazı insanlar için önemli olabilir. bunu gerçekten anlamaktayım; ancak bu konuda aranızdan bazılarının duymaktan pek hoşlanmadığı "özgürlük, anlayış, hoşgörü" gibi kavramlardan yola çıkmaya çalışacağım.
bu konudaki hassasiyetin, karşı karşıya kalınan durum incelendikten sonra gösterilmesi taraftarıyım ben. örneğin bir kişi köpeğine bir isim koyuyor ve bu isim de benim rahmetli dedemin ismi. karşıdakinin bana karşı kötü niyeti bulunmuyorsa, bu olaya tepki göstermenin yersiz olacağını düşünüyorum. kanal d mevzusunda da durum aynı gibi. köpeğe hüseyin adını verenlerin bir grup insan için değerli olan bir kişiliğe saldırma amacı güttüğüne inanmıyorum. beni aşağılama amacı gütmedikten sonra isteyen evinde beslediği köpeğine, dinozoruna veya koalasına benim adımı verebilir, bundan gocunmayacağımı beyan ediyorum. hatta koalasına benim adımı verirse gocunmak bir yana çok mutlu olurum. ha, farzedelim beni aşağılamak için böyle bir eylemde bulunuluyor. bir suç teşkil etmediği için bu olaya yegane verebileceğimiz tepkinin de olayı protesto etmek olduğunu hatırlatayım.
- ama bu ibnenin evladı lamasına benim anneannemin ismini koydu. beni rencide etmek istemediğine yemin billah etse de ben kötü niyetli olduğunu biliyorum.
o pek sevmediğimiz hoşgörü ve anlayış kavramları da burada devreye giriyor. mantıklı bir şekilde düşünerek bunun üstesinden gelebileceğimizi düşünüyorum. kanal d olayını baz alarak konuşayım, bu kanal bünyesindeki bir yapımda köpeğe hüseyin ismi koyulmasının kimseyi rencide etme amacı taşımadığını düşünüyorum. keza köpeğin adı çok sevdiğim herhangi bir kişinin adı olsaydı bu durumda tepki göstereceğimi düşünmüyorum.
ancaaak
iyi niyet, anlayış filan diyoruz. olayın bir de şu noktası var. "köpeğe atatürk, che guevara, marx, engels adını versem napardın? he? güzel sıkıştırdım di mi abi?". işte bu iyi niyet ve kötü niyetin ayrıldığı, saçmalamanın başladığı noktadır bence. hüseyin, orhan veyahut fatma gibi isimler toplumda insanlara verilen ve binlerce kişi tarafından paylaşılan isimlerdir. bu isimlerin bir hayvana verilmesinde iyi niyet veya kötü niyet aranabilir yukarıda bahsettiğim gibi. tek bir insana ait isimleri verme durumunda ise (marx, engels vs.) böyle bir arama sözkonusu olamaz, direkt olarak bir kötü niyet sözkonusudur. aradaki farkı yine şöyle bir örnekle açıklayayım, bir insan köpeğine hüseyin adını vermişse bu konuda iyi niyetli veyahut kötü niyetli olabilir. birini rencide etme amacında olabilir, olaylardan tamamen habersiz bir komikçilik çabasında da olabilir. aynı insanın köpeğine hz. hüseyin adını vermesinde ise bu tür ihtimallerden söz edilemez diye düşünüyorum ben. o yüzden "köpeğimin adını marx koydum ehehe" tarzı şakacılıkların konuyla alakasız örnekler olduğunu düşünüyorum.
kimsenin değer verdiği şeylere bir saygısızlığım yok; ancak bu denli tepki gösterilmesinden önce biraz sakin kafayla düşünme taraftarıyım.
keskin sirke küpüne zarar.