quenya'da aya adanmış demek.
elendil'in en büyük oğlu. sauron'un elinden yüzüğü kesip alacak kadar delikanlı, yüzüğü hüküm dağına atmayıp kendine saklayacak kadar hıyar şahsiyet...
kötülüğü sonsuza kadar yoketme şansı verilmiş ama güce karşı olan ihtirası yüzünden yüzükten vazgeçememiş ve yüzüğün ihanetine uğrayarak öldürülmüştür.
insan olmanın verdiği zayıflığı sonuna kadar yaşamış böylece sonunu da hazırlamış numenor soyunun bir temsilcisi. isil quenya'da ay demekken, dur ile birlesince aya adanmış gibi bir anlam ortaya çıkmış, isminin anlamını belirlemiştir.
insanoğlunun simgesidir, genel karakteristiklerini taşır. yüzüğü ele geçirebilecek kadar güçlü ancak bu güç kadar büyük de zaaflarla dolu. ihtirası ile kendini kendini yok eder
orta dünyanın avanak insan lideridir,yüzüğü mordordan aşağı atmak yerine yarın nişanlanırsam bu yüzüğü seveceğim kadına verecem demiştir bizzat ancak ne var ki orclara karşı savaşa giderken ferah çayırlar denen bir yerde atının altına bomba bağlanmış ve uzaktan kumandayla patlatılmıştır.yine de bundan sağ kurtularak yan tarafta akan dereye atlayarak kendini kurtarmış ve yüzüğü takıp, görünmez olmaya çalışmıştır ancak yüzük kendisine ihanet edip elinden çıkmış ve nehrin derin sularına karışmıştır kendiside artık görünür olduğu için orcların mütacvizliğine terk eylenmiştir. yüzük daha sonra ülgen soyundan bir hobbit olan smeagol tarafından alınmıştır
elendil'in büyük oğludur. minas ithil'in efendisi, elendil'in kırılmış kılıcı narsil'i kullanarak sauron'un elinden tek yüzük'ü keserek aldı. ferah çayırlar'da kaçmak için girdiği anduin nehri'nde yüzüğün kayması ile birlikte görünür hale geldi ve orklar tarafından hakkın rahmetine kavuştu. yüzüğü daha sonra smeagol bulmuştur.
şöyle genel olarak tarihsel meseleler ve türkiye'nin siyasi yapısı hakkında yazdıkları incelendiğinde, tipik 80 sonrası gençliğin (fakat apolitik kesinlikle değil) türk ve islam sentezini hürriyet ve posta gazetesi ekolüyle özümseyen, tarih bilgisi ise en fazla lise düzeyi kemal kara klasiklerinden (demode, bayat anlamında) ibaret olduğu izlenimini veren bir yazardır. ayrıca türklerin diğer uluslardan açık ara üstün olduğunu vurgulayarak, dolaylı yolla da olsa türkiye'de ters giden işlere türk olmayanların neden olduğundan falan bahsetmiştir.
not: türk islam sentezinden kasıt (keşke bir parantez açıp ondan da bahsetseydim) neo-liberalizmle şekillenen yeni muhafazakarlıktır. türkiye'deki yansıması da evren milliyetçiliğidir. (özürlü bir milliyetçiliktir, ülkenin kurumlarını yabancılara satarken, ülke ekonomisinin içine ederken lafa geldiğinde türk önde, en büyük martavalını atmak) ve bu milliyetçiliğin de olmazsa olmazı yeni tip bir muhafazakarlıktır. bu illa islamcı, şeriatçı-laik ikilemi içinde açıklanamaz, tansu çiller en büyük türk-islamcılardandır veya turgut özal..ateist olduğunu iddia etmek neyi değiştirir bütün bir düşüncenin can alıcı noktalarını savunuyorsanız..
efendim itü sözlüğü çok seven yazardır kendisi. kerameti kendinden menkul arkadaşlardan öğreniyoruz ki bendeniz isildur tipik 80 sonrası gençliğin(fakat kesinlikle apolitik değilmişim kimbilir belkide siyasal bilgilerde okumamın bunda katkısı vardır ) türk ve islam sentezini posta ve hürriyet gazetesi ekolüyle özümsemişim. tarih bilgim lise düzeyinde, demode ve bayağıymış-arkadaşımız tarih prof. edasıyla konuştuğuna göre bildiği vardır-, dedim ya bu sözlüğü seviyorum zira bana yeni bakış açıları kazandırıyor. örneğin; "türk" konusunu anlamakla birlikte "islam sentezi" olayını kavrayamadım?!? bunda ateist olmamın ne gibi katkıları vardır o ayrı bir giri konusu. sadece şunu belirtmek isterim; bana "tipik 80 sonrası çocuğu işte abi bunlar" diyecek adamın ne çocuğu-tarih anlamında- olduğunu merak ediyorum. çünkü birilerini eleştiriken sürekli aynı kalıpları kullanmak yaşı başı yerini bulmuş kendi çapında kültürlü birine yakışmaz.en azından biz kendisine yakıştıramayız.eğer merak edilen siyasal görüşümse türk-islam sentezi gibi saçmalıklara asla itibar etmedim, "ocak"larını türk olmayanlarla dolduran siyasal akımların peşinden gitmedim ; milliyetçi olmak neden sorun yaratıyor onu anlamıyorum.türkiyede olan her olayı türklere mal etmelerine karşı çıkınca suçlanmam, beni bu fikirlerimden caydırmaz.
sadece 1930-1939 almanyasını incelediğimizde ülkem adına korkuyorum.bu kadar üstüne gidilen bir halk içerden/dışardan gelen baskılara, hakaretlere çok sert tepki verecektir bunu göstermeye ,anlatmaya çalışıyorum.iç savaş korkusudur bunun adı.bankaları hortumlayanları sırf türk diye savunacak halim yok ama taksimde turistlere tacizde bulunup youtube 'a (%100 turkish) etiketiyle koyan etnik unsurlara elbette tepki vermek hakkımdır. kimseye sormuyorum bu hakkıma saygı gösteriyormusunuz diye çünkü bunu umursamıyorum.kendi çapımda yazılarıma devam edeceğim sözlükler her fikrin özgürce savunulabileceği yerler diye biliyordum ben. ki bu konuda inancımı koruyorum henüz. sadece ben birilerinin görüşlerine saygı gösterip okurken birilerinin "her boku biz biliriz, bize fikirlerimize uymayanların hepsi yalandır/yanlıştır" demesine katlanamıyorum.
almanyaya bomba koyulsun demişim, çok büyük ayıp etmişim! eğer her olayın diplomasiyle halledilebileceğini sanıyorsananız kısasa kısas ilkesini göz ardı ediyorsanız tartışılacak birşey yok . sizin zamanınız boldur beklemeye tahammülünüz vardır, malesef türkiyenin tahammülü kalmadı bazı şeylere. sokak ortalarında bombalar patlıyorsa ve almanya destek verdiği pkk nın yaptıklarını kavrayamıyorsa "onlara kavratmak gerekmektedir". nasıl ki asalaya destek veren fransa orly havalimanında asalanın bombalamasına maruz kalıp vatandaşlarını kaybedince asalanın ipini çekti, almanyanında bunu yapmayacağının garantisi varmıdır?
kısasa kısastan ne anladığıma gelince sözü genelkurmay eski başkanı org. hüseyin karadayıya veriyorum;
alıntı genelkurmay başkanı iken, dönemin ingiltere genelkurmay başkanı peter ınge ile yaptığı şu konuşma buna bir örnek:
"o dönemde pkk'nın televizyonu (med-tv) ingiltere'den yayın yapıyordu. ingiltere genelkurmay başkanı'na bir görüşmemizde dedim ki: 'pkk yayınına niçin izin veriyorsunuz?' hemen savunmaya geçti. 'efendim, insan hakları, basın-yayın özgürlüğü, iletişim hakkı falan', demeye başladı. o zaman şu karşılığı verdim:
'biz de trakya'da bir radyo veya televizyon istasyonu kursak, ıra'ya yayın olanağı sağlasak ve ıra'nın propagandasını yapsak, ıra liderlerini televizyonu çıkarıp konuştursak, ne derseniz?' ben böyle söyleyince, 'o zaman' dedi, 'siz bu yayınla ilgili dosyayı bana verin.' verdim. bir süre sonra ingiltere yayını kesti."
alıntı
yazılarını zevkle takip ettiğim (aslında 5 dakakika önce kesfettim) ve türkiye cumhuriyeti başlıklı... başa alıyorum.
az önce kazara girisini okuduğum, akabininde vay amına koyım, kesin ironi yapıyordur diyip diğer yazılarına göz attıktan sonra da umutlarımı tekrardan yeşertmiş yazardır. bu tür insanların varlığı insanı sözlüğe bağlıyor.
i- sözlük bedbahtlarından biridir. nedir bu sözlük bedbahtlığı? size reel hayatınızda olmadığınız sıfatların sözlükte yüklenmesi sonucunda oluşan vaziyetinizdir. isildur örneğinde olduğu gibi atesit olan birinin türk-islam sentezine tabi olduğunu söylemek gibi bir şeyle karşılaşmak her an mümkündür. aynısı benim başıma da gelmiş ve "sen erkin koray düşmanısın" sözünü bile duymuştum. ayrıca kendisi diplomasinin, terörizmin yükselmesiyle birlikte iflas ettiğini erken farkedebilmiş kimselerdendir ki bu özelliği de takdir edileceğine yerden yere vurulmuştur. bu da bir başka sözlük bedbahtlığıdır. kendisi adına edindiğim tek negatif özellik, anlayışlı ve ikna edici bir dille karşıt-görüş belirtme yöntemi dururken illa ki ayar verme saplantısına yenik düşmesidir.
ii- lord of the rings evreninin en delikanlı adamlarındandır. kim olsa atmazdı o yüzüğü dağın dibine. siz niye frodo seçildi bu görev için zannediyorsunuz? ancak ve ancak kendi küçük dünyalarında yaşayanların değersiz göreceği bir şeydi yüzük. ki frodo bile yüzüğü atmakta çekinik davrandı ve bir parmağından oldu.
(bkz: @2119672)
kendimden, anlamadığımdan şüphe ederek tekrar tekrar okudum. hayır doğruydu okuduğum. şu hayatta - milliyetçilik duygusundan zerre nasibini almamış biri olarak - en çok korktuğum insanlar milliyetçi ve bu söyleme sahip insanlardır. ölesiye korkarım bu insanlardan. o saçma sapan, kahrolası milliyetçilik duygusuna dayanarak yapamayacakları şey yoktur çünkü.
yukarıdaki giriyle karşılaşmamla birlikte tüylerim diken diken oldu, ürperdim. işte tam bir milliyetçiydi karşımdaki, en acımasızından hemde. insan hayatını hiçe sayan hemde. insan...hayat...hiçe saymak...
bu tür giriler belki bundan ibaret değidir, ama benim karşılaştığım ilkti. sanırım bu denli ürpermem de bu yüzden. umarım bir daha böylesiyle karşılaşmam.
elendilin varisi. nasıl bir miras bıraktıysa artık aragorn vurmuş kendini dağa taşa gelgelelim nereye gitse alnındaki kara leke gibi de karşısında.... o aragorn aratornun oğlu isildurun varisi.... ne mirasmış be adam tacdan tahttan yardan serden neyi varsa geçmiş bırakmış berduş olmuş içkiye vermiş kendini sıçrayan midillinin demirbaşı olmuş.
türkçü yazar. hücreleri koro halinde türkler dünyanın en üstün ırkı diyorlarmış, bunu duyacak kadar mana aleminde yükselmiş. hazreti muhammed'e(sallallahu aleyhi ve sellem) hakaret edip, ateist olduğunu haykırarak yazılarını neşrediyor. dikkate değer şeyler söylüyor. zira insan ırkı ne kadar uçlara kayabilir, neler düşünebilir görmemiz açısından hem sözlüğümüze, hem de sosyologlara dikkate değer görüş ve veriler sunuyor. birini arap seviciliği ile suçlayacak ve buna karşın o adamın arap olma ihtimalini düşünemeyecek kadar da kapasiteli.
kısacası tanrı dağı kadar türk, hira dağı kadar arap düşmanı.
bana bu sözlük sütunlarından şu cevabı vereceği günü şiddetle bekliyorum!! "türk'sen öğün, değilsen itaat et".
türkiye'de çok az rastlanan bir görüşe mensup ilginç bir örnek. türkçülüğü ve ateizmi kesiştiren insan sayısının azlığına bakılırsa bu doğru bir nitelendirme. marjinal bir istisna . ya türklüğü her dinden ve her ırktan ilelebet arıtmak istiyor, ya da tanrının kürt olduğunu düşünüyor.