|
|
- bir yerde kapalı kalmış bir ingilizin söyleyeceği ilk söz.
- duyduğum en güzel, en dinlendirici enstrumental müzik,pink floydun bu isimli şarkısındadır. ve şarkı "orada kimse var mı?" anlamına gelmekle beraber mevzu bahis melodiyle birlikte bu anlam birlikte düşünülünce acıklı olmaktadır.
- dreaming of zion awake
sleeping awake... diye devam eden pod nin matrix soundtrack inin bir sözüdür kendileri.
- bana her nedense 2. dünya savaşı yıllarında insanların yaşadığı sefilliği ve zulmü çağrıştıran enstrumantal pink floyd şarkısı. şarkının adı hissettirdikleriyle uyumludur, the wall albümünde.
- pink floyd'un bu adda mükemmel bir konser albümü de vardır. tam adı 'is there anybody out there the wall live'dır. albümde the wall'a girmemiş üç parça (mc atmos, what shall we do now ve the last few bricks) bulunur.
ayrıca the wall'un filminde pink'i canlandıran bob geldof'un duvarı yumrukladığı ve dış dünyayla iletişim kurmaya çalıştığı sahne bu parça eşliğinde daha da bir vurucudur. aklıma direk syd barrett'ın dünyadan kopmadan önceki son dönemlerini de getirir.
- sözleri aşağıdaki gibidir:
is there anybody out there?
is there anybody out there?
**
- korku filmlerinde genelde izbe bi mekana giren salak sarışın kızların vazgecilmez repliği..deprem, cığ ve benzeri felaketler sonrası dısardan gelen ama genelde cevaplanamayan soru..bazen aklın nerde anlamında cevap gerektirmeyen soru ve sabahın bu saatinde sözlükte kimsenin kalmadığını farkettiğinizde sorduğunuz ama kimsenin duymadığı soru...
- bu parçada hikayeyi gitar devralır. ( ) albümünde cd kitapçığını boş basan sigur ros gibi. sözleri siz yazın, siz koyun içine.
- sağıma soluma bakıyorum birisi var mı diye ama yok kimse.. sonra korkuyorum tırsıyorum ulan!
en muhim tekerlemesi ise ''is there anybody out there bizim burda tavuklar nahut yer'' şeklindedir.
- sadece tek bir cümlenin geçtiği bir şarkının insanı ne kadar etkileyebildiğini göstermiş pink floyd şaheseridir. o melodiler düşündürür, düşündürür, düşündürür... *
|