psikoterapi alanında, dünya çapında yetkin bir isim. ayrıca çok sevdiğim bir yazar. hem anlattığı konular güzel ve ilgi çekici* hem de üslubu akıcı ve zevkli. anlattığı konuda usta olduğu kadar anlatma şeklinde de usta
varoluşçu psikoterapi adlı kitabını okuduktan sonra dengesizleşmenize neden olan yazar. annem ve hayatın anlamı'da, yakınlarını kaybetmiş entellektüel bir kadınla girdiği zeka ve sinir savaşından yenik ayrılan kişi.
kendisi stanford üniversitesi tıp fakültesi psikiyatri profesörüdür. romanlarında insanın iç dünyasını irdelemekte onların korkularını nedenleriyle açıklamakta ve önerilerde bulunmaktadır. insanın tepkilerini çok güzel dile getirmektedir. hasta doktor ilişkisiyle kafayı bozmuş kendi iç dünyasını da okuyucularıyla paylaşmaktan hiç kaçınmayan muhteşem bir yazardır...
türkiye'de sayısız müridi olan ve ''dine yaptığı katkılardan dolayı'' ödüllendirilen bir ateist.ne ilginçtir ki ''din ve psikiatri adlı kitabı ülkemizde birkaç ayda üç baskı yapmıştır.sayesinde kurcaladığımız ve herşeyin başı merakla başlayan ve sonunun bizi nereye götüreceği belli olmayan yazar.iyi mi kötü mü?...
ailesinin büyük bölümü naziler tarafında toplama kamplarında öldürülen yalom'un babası rusya-polonya sınırındaki bir köyde,annesi prusya'da doğdu.1921'de abd'ye göçen anne ve baba,washington'da kendilerine ait küçük bakkal dükkanlarında gece gündüz çalışarak ailenin geçimini sağlar.washington'un yoksul mahallelerinde büyüyen yalom'un varoluşçu edebiyata olan ilgisi çocuk yaşlarda başlar.dostoyevski,tolstoy'la başlayan bu yolculuk sartre ve camus ile devam eder.fakat çocukluğu ve gençliği sadece kitap okuyarak geçmez elbet.aynı zamanda babasının dükkanında çalışır,dergi dağıtır,torba taşır,tezgaharlık yapar,havai fişek satar,ardından da bir yahudi'nin amerika'daki bir tıp fakültesine kabul edilme ihtimalinin needeyse hiç olmadığı günlerde,george washington üniversite'sine burslu öğrenci olrak kabul edilir.bu gün kariyerinin zirvesinde bir psikiyatr ve yazar olan yalom,sabah yedide yazmaya başlıyor,gün içerisinde hastalarına bakıyor,bisiklete biniyor,satranç oynuyor ve eşi ile birlikte uzun yolculuklar yapıyor.
divan isimli muhteşem kitabıyla psikoterapi ile uzaktan yakından ilgisi olmayanları bile ardından sürükleyen yazar. oyun içinde oyun oynanıyor kitabında.kitabını şiddetle tavsiye ederim .
1931 yılında washington d.c.' de doğdu. george washington üniversitesi tıp fakültesi' nde okudu. stanford üniversitesi tıp fakültesi' nde psikiyatri profesörlüğü ünvanını sürdüren, kendi mesleği dışında yazarlık alanında bence birçok yazara kıyasla çok çok iyi bir yazar olan yalom un türkçeye de çevrilen kitaplarından bazıları şunlar:
grup terapisinin teori ve pratiği,
aşkın celladı ve diğer psikoterapi öyküleri,
divan,
varoluşçu psikoterapi,
nietzsche ağladığında,
bugünü yaşama arzusu: schopenhauer tedavisi,
her gün biraz daha yakın,
annem ve hayatın anlamı,
din ve psikiyatri
cinsel terapi
kendisini ilk defa, nietzche ağladığında kitabıyla tanıdım, lise yıllarımda ufkumu açan ve felsefe ile ilgilenmeme neden olan bu kitaptan sonra divan kitabını okumamla bir kez daha hayranlığım artmıştır kendisine. karısı da (marilyn yalom) stanford üniversitesinde edebiyat profesörüdür ve kocasının meme takıntısını, yazdığı kitaplara konu dahi edinmiştir. nietzche ağladığında, divan kitaplarıyla birlikte okunması gereken bir kitap daha vardır ki o da şüphesiz schopenhaur'ın felsefesine giriş yapmanıza neden olacak, en az when nietzche wept kadar etkili bir kitaptır; the schopenhauer cure . kendisi felsefeye, bir şekilde kendi kendini tanımaya, tedaviye merak salmış bir çok kimsenin ufkunu açmıştır. türkiye'deki izdüşümü için engin geçtan gösterilebilir. sanırım kendisiyle tanışıklığı da vardır.
bugünü yaşama arzusu adlı kitabını öyle merak ve keyifle okudum ki bittiğinde annem,babam,ananem ve ben bi masada oturmuş ve onlar aralarında tartışırken bunu bir grup terapisi gibi algılayıp 80yasındaki ananeme dönüp annemin ona soktuğu lafla ilgili''ne hissettiğini'' sormuşluğun da vardır.
nietzsche ağladığında ve divan isimli 2 muhteşem kitabı olan, fakat diğer kitaplarında aynı tadı verememiş, yine de o iki kitapla dahi iyi yazar unvanını hak etmiş yazardır.