gaspar noe nin bence en zalak filmi. tamamen bir ilgi çekmek için yapılmış, monica da olmasa hiç izlenmeyecek bir film. kamera teknikleri, senaryo, her şey özgünlükten çook uzak. tamamen bir yapmacıklık ve dikkat çekme isteği dolu film. ama monica için gene de izlenir.. **
yurdumuz erkeklerinin porno diye gittikleri gaspar noe filmi. bir diğer porno zannedilen film:
(bkz. gegen die wand)
ayrıca:
(bkz. türklerde porno takıntısı)
16 yaşından küçüklerin izlemesi sakıncılıdır.gösterim esnesında kalp krizi geçirenlere tazminat ödencektir.bide adamın kafasını yangın tüpüyle ne parçaladı bea.
gösterime girdiği gün beyoğlu sinemasında konusunu bilmeden girdiğim ve abartılı sahneleri olduğunu ama buna rağmen başarılı olduğunu düşündüğüm fransız filmi
bir insanın sinemaya bakış açısını belirleyen filmlerden biri, üstüne yapılan tartışmalar bile izlenmesini gerektirdiği gibi şiddete karşı olan tavrı ve çekimleri de ilgi çekici. son olarak seda sayan filmin yarısında çıkmış ve filmi kesinlikle tavsiye etmiyor.
tecavüz sahnesi ile büyük ölçüde mide kasılmalarına yol açan, tünelde olayı uzaktan gören çocuğun yerinde ben olsam ne yapardım diye düşündüren sarsıcı bir film.
irreversible. because time destroys everything. because some acts are irreparable. because man is an animal. because the desire for vengeance is a natural impulse. because most crimes remain unpunished. because the loss of a loved one destroys like lightning. because love is the source of life. because all history is written in sperm and blood. because premonitions do not alter the course of events. because time reveals everything. the best and the worst.
fransızların yaramaz çocuğu gaspar noe demişti bir dergi.kamerayı kullanma tarzı son derece irrite ediyordu insanı bu filmde.özellikle tecavüz sahnesinde,monica belluci yerde uzanmış acılar içinde kıvranırken kamera da yerden çekim yapar,monica belluci elini seyirciye uzatır ve siz bir seyirci olarak müthiş bir gerginlik duyarsınız,sanki belluci sizden yardım istemektedir ve oturduğunuz yerden onu öylece o acı içinde bırakmak zorunda kalmışsınızdır.
türkçe dublajlısını seyrettiğimde, tecavüz sahnesindeki sesleri bir stüdyoda oturmuş yan yana çıkaran bir kadın ve bir erkeği düşünüp uzun uzun gülmeme vesile olmuş film.
kendimizden sistematik olarak saklamaya çalıştığımız insan olmakla birebir ilişkili özelliklerimizi gözümüze, kıçımıza umarsızca sokan film. gazetelerin 2. sayfalarını filmleştirmiş, insan olmaktan rahatsızlık verdiren ve az yaratıcılık içeren sinema yapıtı. bu arada nelere nelere göz yummaktan çekinmeyen bizlerin, bir kızın kıçını fazla büyütmemize vesile olmasıyla dikkatimi çeken hede.
kız arkadaşla gitmek için sanılanın aksine ideal filmdir..şöyle ki..ayıp sahnelerde kızın gözlerini ve kulaklarını kapatarak yaratılan kaynaşma ortamı hiçbir filme nasip olamayacak düzeydedir çünkü..
düşük frekanslı ses kullanıldığı için birçok insanda mide bulantısı yaratan film. minima tipi kamerayla çekilmiş olması kameraya daha çok hareketlilik getirmiştir ve buda mide bulantısı efektini yükseltmiştir. başında bir odanın içinde yatakta yatan adam (philippe nahon) daha iğrenç bir gaspar noe filminde oynamıştır (bkz: seul contre tous)
bir zamanlar sinemada izlemeye gidip de ilk arada çıkıp "ne iğrenç filmmiş" demenin moda olduğu bir filmdi. insanlar 9 dakika boyunca süren bir tecavüz sahnesi olduğunu bilerek, yangın tüpü ile kafa parçalama sahnesi olduğunu bilerek, bu filmin oldukça rahatsız edici olduğunu bilerek yine de gitmişlerdir. ortasında da çıkmışlardır.
aklıma iki şey geliyor: birincisi, gidenler "ulan gittik filme ama duyan bilen adımızı sapığa çıkarmasın sonra" diyerek filmin ortasında bu iğrençliğe dayanamadığını söyleyerek gittiğini iddia etmiştir. aklı sıra insanlar onu duyunca diyecek ki erdem timsali adammış. kötüşüğe, rezilliğe, iğrençliğe tahammülü yokmuş. aslansın, kaplansın.
ikincisi de şu: herkes gidiyor, çok iğrençti midem kaldırmadı deyip çıkıyor. böyle adamlarda takdir topluyor; "mide sahibi adammış" deniyor. ben de eksik olmayayım. neyse trand uyayım. diyerek sırf ortasında çıkmak için filme gidiyor. oha diyorum her iki gruba da.
türkiye'de dönüş yok adıyla gösterildi (her ne kadar kamera fıldır fıldır döndüyse de...). tecavüzün hayatları nasıl değiştirebildiğini anlatan sarsıcı bir filmdi. sosyal bir mesajı vardı ve bunu kafalara çaka çaka veriyordu.
bu arada rektum'da tenya'nın değil de bir başkasının kafası ezildi. hatta tenya orospuçocuğu arkada sırıtarak izliyordu deniliyor.