ing. irlandalı
(bkz:
irish pub)
yabancı memlekette barda otururken barmen size bir kadeh uzatır ve "şu hanfendi yolladı efem (diz leydi send it tu yu sör)" der gavurca, hemen içmeyiniz efendim, "irish?" deyin. ola ki "yes sir (evet efem)" der ise düşünmeden tüketin.
bir de bunun ingilizler arasında irish man üzerinde dönen esprileri var. bizdeki temele benzetiyorum ben başına gelenleri..
tecrübe ettiğim kadarıyla oldukça yardımsever, kurallara riayet eden, trafikte yayaya öncelik veren ve muhakkak emniyet kemeri takan, buldukları anda zaten yüksek olan gelirlerini harcayan, marketlerde ortalama olarak kişi başına ağzına kadar dolu iki market arabasıyla kasanın önüne dikilen insanlar topluluğudur. fertbaşına milli gelirleri 42 bin dolar ve fert başına yurtiçi gelirleri 36 bin dolar olduğundan mıdır nedir asla kredi kartıyla alışveriş yapmayan bu insanlar, nadiren mutsuzdurlar. ingiltereden savaşarak bağımsızlık kazanan bir ülke oldukları için genelde küçümsenen bu insanlar 4.250 bin kişilik nüfuslarıyla ve gelirleiryle bir refah devletinin hazzını köküne kadar çıkarmaktadırlar. kızları genelde kilolu, balık etli, alkolsever ve sevişgendir. ebatları yerinde olan ve yüzgüzellikleriyle dikkat çekenleri genelde geceleri girişleri yüksek ücretli olan barlarda görülmektedirler. ortalama hamilelik yaşı 18 civarında olan ülkede herhangi bir inanca bağlı olmayan -ate- çoktur. kiliseye pek takılmadıklarından pazar günleri ortam yaşlılara kalmakta gençler ise bir önceki haftasonu gecesinin alkol ve seks yorgunluğunu öğlen saatlerine kadar ancak giderebilmektedirler...