o gökten yere uzandığı için tanrılardan insanlara haber ulaştıran ilahi bir ulaktır. güneşli havalarda yağmur yağınca irisrenkli ve süslü elbiselerini giyer ve tanrılardan fani insanlara müjdeli haberler iletirmiş. ölümsüzlerin haberlerini, emirlerini iletirken bazen insan şekline bazen de tanrı şekline girermiş. rüzgar gibi havayı yarar arada sırada yer ile göğü birleştiren gökkuşağının üstünden kayararak yere inermiş.
gökkuşağı tanrıçası olmanın yanı sıra tanrıların da habercisidir. ilyada'da tek haberci olarak gösterilmiş, odysseia'ya göre ise, bu görevi hermes'le birlikte paylaşmıştır.
dinliyorum dinliyorum ve yine dinliyorum.. ne bi sıkıntı ne bi bıkkınlık getirmiyor bünyeye. ayrıca insanın ruh haline göre kılık değiştirmesi de cabası. kafanız iyiyse coşturduğu gibi depresif anınızı yakalayıp dibe de sürkleyebiiyor. dinlemek lazım.
sana dokunabilmeyi sonsuza kadar bırakabalirim.
çünkü biliyorum ki bir şekilde hissediyorsun beni
cennete benim olabileceğimden daha da yakınsın
ve ben şu anda eve gitmek istemiyorum.
ve şu dakika tüm tadabileceğim,
ve tüm soluyacağım senin hayatın,
öyle yada böyle bitecek bunlar
ve ben sadece, bu gece seni özlemek istemiyorum.
ve dünyanın beni anlamasını istemiyorum
çünkü anlayabileceklerini de düşünmüyorum
herşey bozulmak için yapılmışsa bile
senden sadece kim olduğumu bilmeni istiyorum.
ve akmayan gözyaşları ile savaşamazsın
ya da yalanlarındaki doğruluğun dakikasıyla.
herşey filmlerdeki gibi hissedilirken
hayatta olduğunu bilmek için kanamaktasın sadece.
ve dünyanın beni anlamasını istemiyorum
çünkü anlayabileceklerini de düşünmüyorum
herşey bozulmak için yapılmışsa bile
senden sadece kim olduğumu bilmeni istiyorum.
ve dünyanın beni anlamasını istemiyorum
çünkü anlayabileceklerini de düşünmüyorum
herşey bozulmak için yapılmışsa bile
senden sadece kim olduğumu bilmeni istiyorum.
senden sadece kim olduğumu bilmeni istiyorum.
senden sadece kim olduğumu bilmeni istiyorum.
senden sadece kim olduğumu bilmeni istiyorum.
şeklinde türkçeye çevrilebilecek, adamı melankoliye sürükletecek sözlere sahip şarkıdır.
"and i don't want the world to see me
'cause i don't think they'd understand
when everything's made to be broken
i just want you to know who i am"
sözleriyle insanın içine işleyen, koyan, derinden etkileyen şarkı. çok şey var söylemek istediğim, söyleyemiyorum. insanın kelimelerle arasını durduk yerde açan şarkı. öyle bir şey işte.
avril lavigne de fena söylemiyor bu şarkıyı. olur da youtube'a falan girerseniz, opendns falan, bi' göz atın isterseniz. yani opendns derken suça teşvik etmiş olmayayım. yani suç dedimse öyle adam öldürme, tecavüz gibi suç değil. internet suçları. zaten ülkemizde kontrol mekanizması olmadığından sorun olmaz. şimdi de türkiye'yi yerdim gibi oldu, "ya sev ya terket" diye mesaj atmayın lan, valla seviyorum. gitmiyim..
ha ne diyorduk: güzel şarkı. cover'larının da tadına bakmakta fayda var. (fayda dedimse, sustum sutum... eki eki...)
kameralarda da var bu. kamerada iris görüp de "bu ne?" derseniz hemen açıklayayım: kameranın ağzındaki açıklık bu. ne kadar açık olursa o kadar ışık girer lensten. iris ayarı da o açıklığın ayarıdır.