görseller
irfan 
  
belki ilginizi çeker
  1. · irfan değirmenci
  2. · birbirine benzeyen ünlüler
  3. · yiğit özgür karikatürleri
  4. · uzun süreli bir ilişkiye hazır değilim
  5. · kardeşlere benzer isimler vermek
  6. · lisede kızlara yavşayan hocalar
  7. · god bless you
  8. · bilgi neyi bilmektir
  9. · tatlı hayat
  10. · çocuğa isim verirken göz önüne alınması gerekenler
gündem
  1. · 25 kasım 2009 emekçi grevi
  2. · demokratik sol halk partisi
  3. · beşiktaş
  4. · yaran diyaloglar
  5. · mutsuzluk veren küçük şeyler
  6. · kedi keserek internette yayınlayan kız
  7. · cebe sevgili ismini kayıt şekilleri
  8. · lomber
  9. · kim osurdu

irfan  

  1. gerçeğe ulaştırıcı güçlü seziş *
    (arch angel, 13.08.2004 13:26)
  2. (bkz. irfan bey)
    (giberling, 20.08.2004 10:38)
  3. (bkz: irfan view)
    (lord andurien, 25.04.2005 00:26)
  4. tatlı hayat dizisinin ihsan'dan sonra en önemli ve en çok güldüğüm karakteri..
    (amy, 22.06.2005 00:51)
  5. hem kız hem de erkek adıdır.

    (bkz: unisex)
    (stairway to heaven, 25.06.2006 02:12)
  6. 1. bilme, anlama, sezme.
    2. gerçeğe ulaştırıcı güçlü seziş, varış, varışlılık.
    3. (mecaz) kültür.

    tdk bunları vermiş karşılık olarak.. aslında hiçbiri değil..

    irfan, en basit anlamıyla "tanıma" demektir, en geniş anlamıyla da "kendini tanıma"..
    (acibadem, 16.04.2008 01:07)
  7. iç dünyayı keşfe çıkmanın tekniğidir irfan.
    (esrar ı leyal, 24.07.2008 04:20)
  8. doğu/batı,çağdaş,kültür gibi kavramlar fazlaca kaypaklar. fakat literal anlatım gereği kullanmak zorunda kalacağım.

    batı seküler bir inşayı temsil eden "kültür"e haiz iken doğuda böyle bir protestanlık asla var olmadığı için "irfan" vardır.irfan kelimesi arefe kökünden gelir, ıstılahta ise "ve ma arafnake ya maruf" cümlesinden kökenlenir. yani irfan "hakkı bilmek" demektir. şimdi kant ve spinoza gibi adamlarda da bu fikir mevcuttur fakat metodsuz olarak vardır. nitekim batının yapısal jargonu bu isimlerden kökenlenmez.

    şimdi batılının dinle içli dışlı oluşu bir irfan değildir, çünkü onun dini zaten sekülerliğin teşvik edicisi konumuna gelmiştir. o "tanrının krallığı"nı dünya üzerine hakim kılmayı ibadet bilir. bu kerteye gelmezden evvelki 1000 yıl ise büsbütün skolastiktir zaten. neticede iki zaman diliminde de "irfan" dediğimiz şey ilkinde yobazlıktan, ikincisinde tasfiyeden ötürü batıda kendine yer bulamaz. nitekim onlar irfan deyince "ledün" tarzında bir şey anlarlar.
    bizim sekülerliğimiz ise başlatma tarihleri farklı olmakla beraber bence vaka-i hayriye ile başlar. isyankar da olsa yeniçeri o vakte kadar ulemanın dayanağıdır, ondan sonra yönetim sekülerleşmeye, cami de kiliseleşmeye başlar. cumhuriyet ise bunun doruk noktasıdır.
    irfan olan yerde sekülerizmden söz etmek mümkün değildir, çünkü sekülerizm zaten gökle rabıtayı kesmeyi ya da protestanlarda olduğu gibi gökü yerselleştirmeyi esas alır.
    batı'da rumî, ibn haldun gibi arifler değil descartes,hume gibi idealist-pozitivistler yapısal süreçte etkindir. kant-nietzsche-heidegger gibi metafizik söylem üzerinden gelenlerin metafiziği de dinsel referanslı değildir.
    onlarda irfan kavramını benimseyen yoktur ama yaklaşanlar da st.thomas,st. agustine gibi skolastik ekolün adamlarıdır.

    sekülerizm ütopiktir esasen evet, ama sekülerizmin ütopik oluşu ya da olmayışı bu konuda bizi bağlamıyor,konuşulan mevzunun genel hatlarıdır.
    irfanın ilm-i ledun olduğunu değil batılının irfandan bunu anladığını söyledim, izah için cemil meriç'in kültürden irfan'a eserine ve 1982'de doğu dergisinde yayınlanan makalesine bakabilir.
    irfanın kaynağı "din" değildir, din irfana giden yoldur. rumi,ibn-i arabi gibi isimlerin irfan yolları din referanslıdır.

    hint'de de irfan vardır, hatta sokrates'de de irfan vardır. fakat bu irfan (genel geçer olarak nefsini bilen kendini bilir kaidesi) batıyı şekillendirmiş değildir ve islam irfanı yanında fazlasıyla güdük kalır.

    kimileri irfanı ahlaka giden yol olarak tanımlarlar. eğer böyle düşünülürse ahlak kavramının tek kökeni din olmak şöyle dursun, din onun herhangi bir kökeni bile değildir. ahlakın kökeninde vicdan vardır.
    irfana gelince, ben onu umranı inşa eden şahs-ı manevi olarak ele alıyorum, yani topluma ait bir irfandan bahsediyorum.

    irfanı etimolojik kökeniyle kullanmayı daha uygun buluyorum. çünkü kelimeler lugatçelerden daha köklü bir anlam/zaman kesişmesi ifade ederler. diğer türlü olanlar, yani marifetullahı kasdetmeyen biliş türleri için "sezgisel biliş" demek bence daha uygun olur. fakat maksad ilahi olanı idrak ise bence dinden bağımsız olarak ona "irfan" demek münasiptir. dil bence kelime kelime hassasiyet gerektirir, çünkü zamanla bağlantımızı kurmakta. irfan kelimesini her türlü sezgisel biliş için kullanmak kavram üzerine yapılan bir tartışmada onun ıstılahını bozmak demektir.

    dinlerin ahlakî öğreti içerdiğinde şüphe yoktur, nitekim "din güzel ahlaktır" meyanında hadisler de mevcuttur.fakat bence ahlak dinden bağımsız olarak vicdan üzerinde varolandır.
    hatta bu noktada islam da buna paralel bir görüş arzetmekte. bakara 2.ayeti biraz farklı bir bakışla inceleyince ayan beyan bu görülüyor.
    "o kitap (kur'an); onda asla şüphe yoktur. o, müttakiler için bir yol göstericidir."
    ayeti zaman eksenine oturtarak bakınca, kitabın takva sahiplerine hidayet edeceği, yani rehberlikten önce takva sahibi olunduğu anlamı ortaya çıkıyor.
    dinin ahlak olarak va'zettikleri bence ufak tefek rötuşlardan ibarettir.

    dağınık olduğunun farkındayım, ama anlaşılabilir olduğunu sanıyorum.
    (umran, 04.11.2008 09:41)
  9. (trouble, 04.11.2008 09:50)
  10. irfan mollayı akla getiren isimdir... irfan molla: istanbul efendisioyununun başrollerinden olup, ortalığı karıştıran cinci üfürükçü biridir efenim...
    (bkz: çağlar çorumlu)
    (bkz: özgür onan)
    (abdüş şuküfe, 05.04.2009 21:42 ~ 21:45)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil