1. tarihi çok eskilere dayanır aslında. şimdi ırak olan bölge 1638 yılında 4. murad tarafından safeviler'den alınarak osmanlı toraklarına katıldı. iranla olan sınır anlaşmaları ise osmanlı imparatorluğu'nun resmen yıkılmasına kadar devam etti ve en az 18 antlaşmayla sınırlar kesin olarak belirlendi. bölgenin osmanlı'nın elinden çıkmasından sonra sınırları ingiltere tarafından çizilen bir ırak devleti oluşturuldu ve çizilen sınırlar iran'ın itirazlarını yeniden ortaya çıkarmasına son derece müsaitti. yani bu savaş aslında kaçınılmazdı ve muhtemelen tasarlanmıştı. bu açıdan belki de geç kalmış bir savaştı.

    bu savaş ayrıca 1. dünya savaşı' ndan sonra kimyasal silahların kullanıldığı ilk savaş olarak da tarihe geçti. (abd vietnam'ı saymıyor tabi) kimyasal silah kullanan taraf saddam hüseyin yönetimindeki ırak'tı. olayın ilginç yönü ise reagan yönetimi, birleşmiş milletler'in ırak'ın kimyasal silah kullandığı yönündeki raporuna rağmen ırak'ı desteklemiş, donald rumsfeld saddam hüseyin'i resmi olarak ziyaret etmiş, a.b.d. ve ırak'ın ikili ilişkilerinin geliştirilmesi gerektiğini vurgulamıştı. halepçe katliamından da iran'ı suçlamıştı. http://www.gwu.edu/... ırak'ın en büyük silah kaynağı da a.b.d. olmuştu. iran'ın askeri yapısı da şah rejimi zamanında tamamen a.b.d.'ye endeksli hale gelmişti. fakat islam devriminden sonra a.b.d. iran'a açıkca cephe aldığı için iran a.b.d. den silah alamıyordu. a.b.d. kaynaklı silahlarına uygun cephaneyi alabileceği tek ülke ise israil'di. dolayısı ile ırak a.b.d.'yi, iran ise eli mahkum israil'i zengin etmişti. tabi israil türkiye aracılığı ile ırak'a da silah satmaktan geri durmamıştı.

    ilerleyen zamanlarda ırak, a.b.d. ilişkileri giderek ilerlemiş, saddam ve reagan yönetimi adeta kanka olmuştu. savaştan sonra açığa çıkarılan belgelerde a.b.d.'nin ırak'a yüklü miktarda kimyasal silah hammaddesi sattığı kesin bir şekilde ortaya çıktı. rumsfeld'ın bir ırak ziyareti sırasında ırak ordusu aynen şu açıklamayı yaptı: "işgalciler bilsinler ki, sayısı ne olursa olsun her haşerat için bir böcek ilacı vardır, ve ırak'ta da yeterince böcek ilacı var."

    sonuç olarak savaş sonunda hiç bir sınır değişmedi ve ırak, iran'ın şatt-ül arap üzerindeki haklarını tanımak zorunda kaldı. savaş iran'a 350 milyon dolara ve 1 milyondan fazla can kaybına mal oldu. iran'ın petrol endüstrisi büyük darbe aldı ve bugün bile savaştan önceki haline dönemedi. ırak ise kuveyt aracılığı ile a.b.d.'den aldığı 14 milyar dolarlık borçla başbaşa kaldı ve kuveyt'in işgalinin nedeni olarak bu borç gösterilir. savaşın tek kazananları ise hem cepleri dolan hem de bölgedeki en büyük tehdidinin ekonomisinin içine edilmiş olan israil ve a.b.d. oldu.

    daha ilkokula başlamadan çocuk aklımla bu savaşı sorguladığımı hatırlıyorum. fakat hiçbir şekilde anlayamamıştım bu savaşı. hiç unutmadığım bir olay var. babama sordum. ırak ve iran komşu değil mi? evet dedi babam. ikisi de müslüman ülke değil mi? gene evet dedi babam. hangisi kazanıyor? hiç birisi dedi babam. peki neden savaşıyorlar dediğimde ise çaresiz çaresiz bakıp hiç birşey söyleyemedi. muhtemelen çocuk aklımı böyle pisliklerle bulandırmak istemediği için susmuştu.
  2. kazananı olmayan iki tarafada sadece zarar veren savaştır. saddam kendini çok güçlü görmüştür fakat iran çetinceviz çıkmıştır. sonuç olarak kazanan yoktur kaybeden ise her iki ülkenin ekonomisidir
  3. bu savaşın sonlarına doğru 655 numaralı iran sivil havayollarına ait yolcu uçağı bir amerikan aegis kruvazörü tarafından "f-14 sanıldı" bahanesiyle düşürülüyor. mesele uluslararası adalet divanı'na taşınıyor ve yapılan yargılamanın sonucunda birleşik amerika, iran devletine 61.8 milyon dolar ödemekle cezalandırılıyor. cezayı ödemesi dışında birleşik amerika devleti üzgün olduğuna dair herhangi bir açıklama yapmıyor.
  4. 1980-1988 arasında islam devrimi sonrası amerika ve batı için potansiyel düşman haline gelen iran ile o dönem batının yakın dostu saddam'ın ırak'ını karşı karşıya getiren savaştır.
    iran'daki islam devrimi şiilerin yoğun olarak bulunduğu ırak,bahreyn,kuveyt gibi ortadoğu ülkelerini de etkilemişti. iran önderlerinden ayetullah hüseyin ali muntazıri'nin devrimin başka ülkelere de yayılacağını söylemesi huzursuzluğu daha da arttırmıştı.
    aynı yıl ırak başbakan yardımcısı tarık aziz'e suikast girişiminde bulunan örgütün iran'dan yönetildiği ileri sürüldü. iran ile ırak arasındaki ipler iyice koptu ve sınırda çatışmalar başladı.
    ırak ilişkilerin düzelmesi için iran'dan dört istekte bulundu. iran'ın 1971'de işgal ettiği üç adayı(ebu musa,büyük ve küçük tumb) ırak'a geri vermesi,1975'te cezayir'de imzalanan anlaşmanın yeniden gözden geçirilerek şattülarap su yolunun denetiminin ırak'a bırakılması,kuzistan'daki araplara özerklik verilmesi ve iran'ın ırak'taki ayrılıkçı kürt gruplara verdiği desteği kesmesi.
    bu sırada belucistan ve kuzistan'da özerklik isteyen gruplarla uğraşan iran bu istekleri geri çevirdi ve ırak orduları 22 eylül 1980'de savaş ilan etmeden iran'ın kuzistan yöresinde sınırı geçti.
    iran bu saldırıya basra,kerkük ve bağdat'ı bombalayarak karşılık verdi. körfez'deki petrol tesislerinin savaş dışı tutulması önerisi ırak tarafından kabul edilmedi.
    bunun üzerine humeyni yaptığı açıklamada ırak'ın körfez'de saldırıya geçmesi durumunda körfez'in dünyaya kapatılacağını,batı ülkelerinin petrolden yararlanamayacağını ayrıca kerkük petrol bölgesine saldırılacağını duyurdu.
    fransa ve sovyetlerden sağladığı uçaklarla hava üstünlüğü kuran ırak bu tehdide karşılık körfez'in kuzeyinde seyreden bütün gemilerin saldırıya uğrayabileceğini söyledi.
    iki tarafında körfez'de seyreden tankerlere saldırması kısa sürede savaşı bütün dünyayı ilgilendiren bir boyuta soktu.
    ırak uçakları kentleri,sivil hedefleri bombaladıkça iran misillemelerde bulundu. bağdat'a füze saldırıları yapıldı,basra top ateşine tutuldu.
    şubat 1984'te mehran'ın güneydoğusunda çangula'da saldırıya geçen iran dicle üzerindeki mecnun adasını ele geçirdi.
    bu sırada ırak uluslararası anlaşmalarla yasaklanmasına rağmen kimyasal silahlarla zehirli gazlar kullandığı belirtildi. bm güvenlik konseyi bu silahların kullanımını kınadı.
    iran, ırak savaşı başlattığını kabul edinceye kadar savaşacağını söylüyordu. türkiye'nin arabulucu olabileceğini belirtmesine rağmen iki taraftan bu yönde bir istek gelmedi.
    bu sırada amerika'nın sık sık eleştirmesine rağmen savaşta iran'a da silah sattığı ortaya çıktı. (bkz: irangate)
    iran, basra'ya yönelttiği saldırılarda abd yapımı tow füzelerini kullandı. ayrıca amerika'nın, ırak'a iran ile ilgili istihbarat sağladığı ve iran ordusunun konumunu uydu fotoğraflarıyla ırak'a sunduğu açıklandı.
    bm'nin 8 ekim 1986'da kabul ettiği ateşkes kararı ırak'ın savaşı başlattığı belirtilmediği için iran tarafından kabul edilmedi.
    ateşkes ancak 6 ağustos 1988 tarihinde sağlandı ve iki tarafa da ağır bedeller ödeten anlamsız savaş durdu.
    ırak sadece 2 yıl sonra ekonomik sorunlar nedeniyle kuveyt'i işgal edince başlayan körfez savaşı, iran'ın işgal altındaki son topraklarını da kurtarmasını sağladı.
    (bkz: körfez savaşı)
  5. 80 çocuklarının travmalarındandı rahmetli.

    - bugün de iran-ırak savaşında 43 kişi öldü, 70 yaralı var .
    - bugün turgut özal "bavul ticareti neden serbest olmasın ki, bu fikrimi gelecek 30 yıl için süper gördüm" dedi. iran-ırak savaşında da 59 kişi öldü.
    - adile naşit öldü...iran-ırak savaşında da 47 kişi öldü.
  6. ırak'ın, iran'ın devrimden sonra askeri olarak zayıflamasını fırsat bilerek iran'a saldırdığı fakat sonunda saddam yönetiminin bir yığın borç, sözde bir zafer ve kuveyt'in kendi çıkarları için ırak'a kazık atarak petrol fiyatlarını düşürmesinden sonra ırak'ın iyice yerin dibine batmasına sebep olan savaştır. üzerine bir de bm ambargo uygulayınca ırak ekonomisi daha da yerle bir olmuştur. aslında bu savaşı ne ırak ne iran kazanabilmiştir ama zafer anıtını başkentine diken taraf ırak'tır.