görseller
ipek ongun 
  
belki ilginizi çeker
  1. · bir genç kızın gizli defteri
  2. · yaş onyedi
  3. · şimdi düğün zamanı
  4. · serranın cüneytle yıllarca hiç öpüşmemesi
  5. · bir pırıltıdır yaşamak
  6. · serra
  7. · antonin artaud
  8. · aşifte sırma
  9. · sırmanın hız tutkunu sevgilisi
  10. · cüneyt
gündem
  1. · ugg
  2. · itü yazarlarının evlenmek istedikleri ünlüler
  3. · 250 milyarlık cip kullanan türbanlı
  4. · annenin gençlik fotoğrafları
  5. · sevgilinin 5 gün aramayıp naber diye mesaj çekmesi
  6. · kedi keserek internette yayınlayan kız
  7. · itü sözlük hiçbirimiz komiklik yapmıyoruz günü
  8. · kim bauer
  9. · sosyalizm

ipek ongun  

 sayfa  / 2
  1. kitaplarında genelde aşk, sevgi, ot, böcük, hede konularını işleyen yazar, tüm genç kızların hayatları boyunca en az bir kez maruz kaldığı işkence. genç dimağları zehirleyerek, tüketim çılgınlığına, apolitizeliğe itmektedir ve bu çok faydalı bir şey olarak görüldüğünden ebeveynler tarafından da desteklenmektedir. tam bir beyin amcıklaması geçirmeniz için 3 paragraf yeterli olacaktır.
    (bkz. dinlen dinlen kaç)
    (bkz. dinlen dinlen döv)
    (the weakest link, 11.06.2004 13:30)
  2. (dydm, 11.06.2004 14:28)
  3. kendisinin tam da gençlerin kafasına göre kitap yazdığını iddia eden büyük bir sinir bozucu kitle bulunmaktadır. bu kitleyi ipek ongunla birlikte ıssız bir adaya yerleştirmek hayırlı bir eylem olacaktır.
    (mystra, 11.06.2004 22:16)
  4. 1961 yılında arnavutköy amerikan kız koleji'nden mezun olan ipek ongun, yazı yaşamına 1980'de yayınlanan mektup arkadaşları'yla başladı. onu kamp arkadaşları ve afacanlar çetesi adlı çocuk kitapları izledi.

    bunları izleyen yaş on yedi ve bir genç kızın gizli defteri başlıklı yapıtlarıysa gençlik için yazılmış romanlardır.
    gençlik romanlarından sonra, gençlere yaşama kültürü ve kişisel gelişim gibi konularda yardımcı olmasını amaçladığı bir üçlü yazdı. adları bir pırıltıdır yaşamak, bu hayat sizin ve lütfen beni anla olan bu kitapların ilki 1991 yılında tüyap'ta "altın kitap ödülü"nü aldı.

    ayrıca gençler için yaptığı bu çalışmalar nedeniyle kendisine rotary kulübü tarafından "1995-1996 meslek hizmetleri ödülü" verildi. 1998 yılında da oriflame firması'nın 250.000 kişilik bir halk jürisine yaptırdığı anket sonucu yılın en başarılı kadın yazarı seçildi.
    bu çalışmalardan sonra tekrar romana dönen ongun, bir genç kızın gizli defteri'nin devamı olan arkadaşlar arasında ve kendi ayakları üstünde'yi yazdı. daha sonra, sabah gazetesindeki yazılarını, 1999 kasımı'nda yayınlanan yarım elma gönül alma, 2001 yılında yayınlanan sabah pırıltıları adlı kitaplarda topladı.

    eğlendirerek eğitime inanan ipek ongun'un eserlerindeki en belirgin özellik, gençlerin yaşamla gelen sorunlarına yardımcı olabilecek mesajlar vermesidir.

    kaynak: www.altinkitaplar.com)" onmousedown="return bkc('138811','www.altinkitaplar.com')">www.altinkitaplar.com

    komik bi yorummuş da duyurmak istedim.
    (the weakest link, 11.06.2004 22:25)
  5. kızlar arasında özellikle ortaokul çağında kitaplarının mutlaka okunulması gerektiği söylenip durulan,başladığınızda aynı şeyleri düşünmediğiniz''acaba sonu mu güzel?''düşüncesiyle bitirmek durumunda olduğunuz fakat bittiğinde''eee bu muydu?''demekten kendinizi alıkoyamadığınız kitapların yazarı değerli şahıs...
    (eddarosa, 02.03.2005 21:18)
  6. çocuk kitapları gerçekten enfes olan ancak gençlik kitapları da içerikleri itibariyle gençlerden çok 11-12 yaş grubuna hitap eden yazar.
    (yamukyumukpirenses, 22.03.2006 23:36)
  7. günümüz tikylerinin çıban başı.
    (betty blue, 22.03.2006 23:46)
  8. (pseudonym, 20.04.2006 23:22)
  9. (pseudonym, 20.04.2006 23:24)
  10. akıllara zarar ve ziyan
    (frock, 21.04.2006 23:01)
  11. kesinlikle ütopik hatta fütüristik hatta ve hatta şu an değeri anlaşılamasa da ileride hayal gücü ve kurgu yeteneği açısından bir ekol olacak kişidir.

    düz devlet lisesinden su gibi ingilizce öğrenip, bilkentlere, odtülere, boğaziçilerine giren öğrenciler, sürekli operada, sergilerde takılan tipler, normal bir yaşam süren gençlerin toplum dışı, "uçuk", "çılgın" olarak gösterilmesi, üniversiteye gelen genç kızımızın şakkadanak ilk gün bir arkadaş grubu ve cipli sevgili bulması, okul bitince bir anda gökten gelen telefonla hem iş bulması hem de nişanlanması, çocuklar duymasın tarzında anne, diyaloglar, bir anda istanbula taşınıp 3 katlı denize karşı müstakil eve taşınan bir aile ve "dramları" falan filan, mükemmel karışım.

    kendi iddiasıyla "gençlerin sesi". bir de bir ahlaki bir namuslu mesajları var ki buraya dökmek istemiyorum kısaca "sevişmeyin evlenmeden" diyor kadın fazlası yok aslında. ve görüldüğü üzere ben bu kitapları okudum hatta itiraf ediyorum yeni kitabı çıkınca meraktan gittim devamını da okudum, banu alkan programları gibi bir şey anasını satayım, öyle bir çekiciliği var. son kitap evlenmek üzerine, yani tüm kadın pardon kızoğlankız karakterler sonunda şeytanın bacağını kıracak, yoksa kırmayacak mı? yanılıp da okursanız az sonra...

    uzun süre sonra gelen ek: bir de kadının romanında aynı sınıftan öğrencilerin biri mimarlığı, biri turizmi, biri mühendisliği, biri halka ilişkileri son olarak biri de yıllar sonra tıp fakültesini kazanma başarısını gösteriyordu. bu da aslında fütüristik kimliğini daha taçlandırmıyor değil. aslında kendisini özel bir ütopya yazarı olarak da düşünebiliriz. öf. ayrıca evlenme kitabının da devamı gelmiş, korkuyorum. bir genç kızın menapoz dönemi* diye bir kitap yakındır sanıyorum.

    yarattığı prototip stepford kadını -pardon kız oğlan kızı- için:
    (bkz: serra noyan)

    not: hoş karakter evlendi, herhalde artık bir cinsel hayatı vardır.
    (iao, 30.06.2006 11:33 ~ 11.11.2009 09:30)
  12. ergenlik çağına yeni adım atmış kızları mutlu etmek için annelerin eve bol bol aldığı kitapların yazarı.
    (tangerine, 30.06.2006 12:02)
  13. genç beyinleri hayallerle zehirleyen şahıs. tüm romanları birbirinin aynısı,karakterler,konuşmalar dünyanın bir başka yerinde yaşayan yaratıklara ait sanki..
    (neutral, 30.06.2006 13:27)
  14. hani 4 5 yaşlarındayken hayaller kurulur, tüm gerçekler gözardı edilir,herşey aynı anda istenir ya,bu teyzecik de tüm bu hayallerini yazıya dökmüş, hem de bilmemkaç ciltlik kitaplar halinde..ama işin kötüsü bunları okuyan bir ilköğretim çocuğu(hatta lise bile olabilir) o hayalleri gerçek zanneder,saçma sapan hayaller vs. kurar. bir de herşeyi saçmalıyorsun romanda bari bilgisayar mühendisliğini kazananla,hukuk okuyanı aynı sınıfa koyma değil mi? ne gezer,uydurmuş da uydurmuş..ha okumadım mı o romanları okumuştum eskiden , zaten o yüzden bunları yazıyorum.
    (neutral, 30.06.2006 13:39)
  15. saçma sapan kurduğu fantastik , toz pembe hayatına ufacık beyinleri inandırarak büyüdüklerinde onları hayal kırıklığına uğratmaya sebep yazar.
    (scully, 12.12.2006 00:21)
  16. 12-13 yaş genç kızlara hitap eden kitapları olan yazar.bir genç kızın gizli defteri serisindeki serra her annenin isteyeceği akıllı,uslu,iffetli,ailesine saygılı mükemmel bi insandır.yazarın tüm kitaplarını okursanız eğer serra'nın aslında kendisi olduğunu anlarsınız.arkadaş ve aile ilişkileri çoğu zaman yaşamıyla paralellik gösterir.serra o yaşlarda size normal bi genç gibi görünür.ama bünyenizin sonradan kalkıştığı bi uyanmayla şimdilerde torun sahibi ve gençliği böyle bi düzene ancak imkan veren bi kadının anlatabileceği tek portre budur dersiniz .
    yine de evlenmeye takmıştır.kitaptaki tüm kadın karakterler evlensin diye son bir kitap yazmıştır.hatta ve hatta bi tanesi çocuk bile doğurmuştur.anne ağzından cinsellik tabii ki yaşanmalıdır diyen yazar serra'yı sevgilisiyle öpüştürür yalnızca.tüm karakterler ya nişanlıdır ya da ciddi bi beraberlik içindedir onlar da yakında nişanlanacaktırlar zaten olmazsa ayrılsınlar efendim 22 yaşından sonra ne bu oyalanıyor muyuz ayol!.tüm öğrenciler hepimizin yaptığı gibi şık restoranlara gidip yalnızca bi kadeh şarap ya da bi iki yudum şampanya içerler.haftasonları sinema ya da piyes.opera ve bale de vazgeçilmezleridir.öğrenci evlerinde sürekli yemek vardır.esas kızımız büyük annesinin ördüğü kıyafetleri bayılarak giyer.kızımızın ilk iş deneyimi hepimize sağlandığı gibi yalnızca cumartesileri öğleden sonra bi kaç saattir.üniversitede dahi günü gününe ders çalışılır.televizyon dahi izlenmez.

    of yani.
    (styks, 03.04.2007 01:29 ~ 20.10.2009 00:08)
  17. efendim ipek ongun ve kitapları derinlemesine incelenmeye gerek olmayan, yazarın özgeçmişini okuyup bir kitabını okuduğunuzda (genç kız olma yolunda emin adımlarla yürüyen her ergen kız mutlaka ki okumuştur) neyle karşı karşıya olduğunuzu anlarsınız.
    ipek ongun'un yapmaya çalıştığı şey çok güzeldir, takdir edilesidir, türkiye'deki ilk gençlik dönemine yönelik kitap boşluğunu görmüş ve doldurmaya çalışmıştır, bunlar ayrı.. ama bazı yerleri de eline yüzüne bulaştırmış mıdır... burayı geçiyoruz nezaket icabı...

    ongun arnavutköy kız koleji mezunu, muhtemelen rafine bir hayattan(ne demekse) gelme, 20li yaşlarının başında ve iyi bir evlilik yapmış, muhtemelen maddi sıkıntılar çekmemiş, "acı" zannettiği şey kırıcı sözler yahut ilişkilerdeki çıkmazlar olan bir nevi "beyaz türk"tür. en azından öyle görünür..

    bu sebeptendir ki serra kızımızın sorunları (gençlere sorunlarını aşma yöntemlerini öğretiyorum bölümüdür bu..) sevgilisiyle arasında olan problemler, gıcık arkadaşlar vs'dir. yoksa serra kızımız banka müdürü bir anne ve akademisyen bir babaya sahip, arnavutköyde deniz manzaralı eski bir köşkte yaşayan güzel akıllı vs biz kızımızdır.. ipek ongunun gençliğine benzer sanırsam.. ama kitapta orta halli bir aileden gelme gibi gösterilmiştir nedense. ipek hanımın "orta direk" mevhumu da tartışılır tabii.. "yaşa be koçum", "hadi seni eve atıyorum bebek" gibi tedavülden kalkmış kelimeler kullanılmasını, bu devirde üniversiteyi bitirir bitirmez saran evlilik telaşını, mezun olduktan 2 ay sonra iş bulan kızımızın "ülke gerçekleri işte işsizlik diz boyu" söylevlerini, ve bunun gibi onlarca mantık hatasını görmezden geliyor, ipek hanımı en azından iyi niyeti için tebrik ediyoruz..
    (epilofs, 22.04.2007 00:39 ~ 08.06.2007 17:04)
  18. annemin 12-13 yaşlarındayken zorla okuttuğu,'işkence edebiyatı' türünün başarılı yazarı...ilk kitapta çirkin kaknem suratlı bi kızdı serra...sonra ne olduysa kızı dünya güzeline çevirdiler...her şey onun etrafında dönmeye başladı..uzatmayayım ben,bir genç kızın gizli defteri diye başlayan seriyi asla okumayalım ve okutturmayalım!
    (hürrem, 22.04.2007 17:46)
  19. ipek ongunun kitaplarındaki hatırladığıma göre ilk öpüşme sondan bir önceki kitap falan yani kız artık 25 yaşına geliyor ve ilk öpüşme bu yaşta işte bizim serramız böle iffetli böle namuslu bir kız.
    (ismini vermek istemeyen izleyici, 22.05.2007 16:37)
  20. hayatımı sikmiş bir insandır. hay o kitabı okutanı da, okuyan kafamı da...
    (anfinindistortiondugmesi, 24.05.2007 11:32)
  21. kitaplarında on yedi yaş civarını kitle olarak amaçlamışsa da on iki yaşından sonra okununca keyif vermeyen yazar.
    (zararsiz insan, 24.05.2007 13:34)
  22. ---spoiler---

    (bkz: serra)
    (bkz: cüneyt)
    (bkz: aşifte sırma)
    (bkz: sırmanın hız tutkunu sevgilisi) (adı gelmedi şimdi de piç bi isimdi sanki, bi ara kaza yapıp ağzı yüzü dağılıyord hatta )
    (bkz: serranın koca gözlükleri)
    (bkz: serranın lens teknolojisini keşfi)
    (bkz: serranın kuaförde baştan yaratılması)
    (bkz: serranın cüneytle yıllarca hiç öpüşmemesi)
    (bkz: serranın bi kompozisyonuyla amerikaya gitmesi) ( hatta burdaki gavurlar "ver ar yu from?" sorusuna "turkey" cevabını alınca "ahahah glugluglu" diye dalga geçiyolardı da bizim kız pek bozuluyodu)
    (bkz: entel toprak)

    ha bir de yaş onyedi vardı tabi.
    (bkz: bahar)
    (bkz: baharın motorcu sevgilisi) (yağmurlu bir günde baharı motoruyla eve bırakmasıyla başlıyordu sanırım bu aşk)

    ---spoiler---

    sonuç?
    akılda kalan bi sürü gereksiz ayrıntı.
    şu yaşta oturup "ohahah sen de mi okudun o kitapları be! ne gereksizdi harbi nası okumuşuz?! bak bak şunu hatırlıyo musun ahahha.." muhabbetleri yapmaktan öteye geçemeyen, saf salak bi dünyayı bize anlatmaya çalışan, zaman geçirmekten öte bi katkısı olmayan kitaplar silsilesini yazan kadındır.

    ha şimdi gülüyor muyuz? evet.. hem de çok..
    e peki madem..
    (on my toothpaste, 24.05.2007 14:02 ~ 19.05.2008 02:37)
  23. bir pırıltıdır yaşamak kitabının sloganı “hayatı ıskalamayın, modern ve seçkin bir genç olun!” şeklinde olan yazardır.
    kendisi seçkin olmanın modern olmanın yollarını genç kızlarımıza bir bir sıralar. güzellik; bakım, spor, makyaj, vs.. böylece belli bir fatura karşılığı seçkin olabilir, hatta yetmezse modern bile olabilirsiniz.
    (piquetero, 10.07.2007 00:10 ~ 00:10)
  24. eserlerine değer veren kızlardan arkama bakmadan uzaklaştığım yazarımsı.
    (sear me, 01.09.2007 18:07)
  25. pek sevgili arkadaşımın* da çıban başı olarak nitelediği bu insan bana uzak allaha yakın olsun bir tarafa, adını her duyduğumda beni üniversitenin ilk yılına götürür. neden mi? binbir beklentiyle geldiğim üniversite sıralarında yanımda oturan insancığın büyük bir ilgiyle bu çıbanın kitabını okuduğunu görüp şoka girmişimdir. belirtmeliyim beklentim üniversiteyle ilgili değildi tabi ama bir edebiyat öğrencisinin de kalkıp bu kadının kitabını okuması insanı çileden çıkarmaya yeter de artar bile.

    (bkz: çıldırtmayın lan beni)
    (marlasinger, 01.09.2007 20:52 ~ 02.09.2007 22:18)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil