kesinlikle ütopik hatta fütüristik hatta ve hatta şu an değeri anlaşılamasa da ileride hayal gücü ve kurgu yeteneği açısından bir ekol olacak kişidir.
düz devlet lisesinden su gibi ingilizce öğrenip, bilkentlere, odtülere, boğaziçilerine giren öğrenciler, sürekli operada, sergilerde takılan tipler, normal bir yaşam süren gençlerin toplum dışı, "uçuk", "çılgın" olarak gösterilmesi, üniversiteye gelen genç kızımızın şakkadanak ilk gün bir arkadaş grubu ve cipli sevgili bulması, okul bitince bir anda gökten gelen telefonla hem iş bulması hem de nişanlanması, çocuklar duymasın tarzında anne, diyaloglar, bir anda istanbula taşınıp 3 katlı denize karşı müstakil eve taşınan bir aile ve "dramları" falan filan, mükemmel karışım.
kendi iddiasıyla "gençlerin sesi". bir de bir ahlaki bir namuslu mesajları var ki buraya dökmek istemiyorum kısaca "sevişmeyin evlenmeden" diyor kadın fazlası yok aslında. ve görüldüğü üzere ben bu kitapları okudum hatta itiraf ediyorum yeni kitabı çıkınca meraktan gittim devamını da okudum, banu alkan programları gibi bir şey anasını satayım, öyle bir çekiciliği var. son kitap evlenmek üzerine, yani tüm kadın pardon kızoğlankız karakterler sonunda şeytanın bacağını kıracak, yoksa kırmayacak mı? yanılıp da okursanız az sonra...
uzun süre sonra gelen ek: bir de kadının romanında aynı sınıftan öğrencilerin biri mimarlığı, biri turizmi, biri mühendisliği, biri halka ilişkileri son olarak biri de yıllar sonra tıp fakültesini kazanma başarısını gösteriyordu. bu da aslında fütüristik kimliğini daha taçlandırmıyor değil. aslında kendisini özel bir ütopya yazarı olarak da düşünebiliriz. öf. ayrıca evlenme kitabının da devamı gelmiş, korkuyorum.
bir genç kızın menapoz dönemi* diye bir kitap yakındır sanıyorum.
yarattığı prototip stepford kadını -pardon kız oğlan kızı- için:
(bkz:
serra noyan)
not: hoş karakter evlendi, herhalde artık bir cinsel hayatı vardır.