inanılmaz bir kitap (sanki dünyada hala şaşıracak birşey kalmış gibi), daha önce hiç böylesini okumadım (kitap okumaya cezmi ersöz'le başlarsan olacağı bu tabii), palahniuk ne muhteşem bir yazar ( eminim sana kıçıyla gülüyordur) diyenlerdenseniz siz bir hiçsiniz.
ulan adam sizi anlatmış ya hu, daha ne anlatsın.
kimliksizlik diyor,
televizyon bir tanrıdır diyor, gelecek ne zamandan beri bir vaat olmaktan çıkıp
tehdit unsuru olmaya başladı diyor. siz de bunun karşılığında adamı
tanrı yapıyorsunuz. bu ne yaman bir çelişki yarabbim! üstelik bir elinizde bu kitap, televizyonunuz son ses açık, üzerinizde indirimden aldığınız son moda kazağınız, paçası birazcık çamur olsa delireceğiniz pantolonunuz ve buram buram kokan chanel no:5'inizle üzgünüm ama hiç gerçekçi durmuyorsunuz.
herkes sevdi mi yani bu kitabı. kimin eleştirisi, neyin dalgası o zaman bu kitap. madem ki hepimiz
palahnuik gibi düşünüyoruz niye dünya daha yaşanılası bir yer değil o zaman.
ben sevmedim, beni anlatmış. marka düşkünlüğümü, kırmızı ojelerim olmadan kendimi çıplak gibi hissettiğimi, televizyondan gözümü alamayışlarımı ve umutsuz dünyamı anlatmış. yok yok sevmedim ben.
üzgünüm anne. üzgünüm tanrım.