görseller
invisible monsters 
  
belki ilginizi çeker
  1. · görünmez canavarlar
  2. · chuck palahniuk
  3. · lullaby
  4. · invisible monsters
  5. · okunmaması gereken kitaplar
  6. · survivor
  7. · bir solukta okunan kitaplar
  8. · film ve kitapları on saniyede özetlemek
  9. · allah ikinci bir allah yaratabilir mi
  10. · choke
  11. · müziği her yerde serbest bırak (reklam)
gündem
  1. · ahmet altan
  2. · üniversite okurken aileyle yaşamak
  3. · itü sözlük
  4. · son 10 yılın en iyi 50 türkçe albümü
  5. · sözlük yazarlarının hayalleri
  6. · 14 mart 2010 bursaspor manisaspor maçı
  7. · yağmurda kahve içip müzik dinleyerek camdan bakmak
  8. · zapatista
  9. · itici
 sayfa  / 2

invisible monsters  

  1. chuck palahniuk'ın en sert kitaplarından birisidir. 2004 yılında ayrıntı yayınlarından çıkmıştır. kitabın kaleme alınışı 1999'dur. yanılsama çok güzel işlenmiştir bu kitapta. modern hayata karşı nefis taşlamalar dizisinin en mükemmel klasiği.

    (bkz: chuck palahniuk)
    (kırbaç süleyman paşa, 29.04.2006 10:38)
  2. (kırbaç süleyman paşa, 29.04.2006 10:39 ~ 05.09.2007 05:50)
  3. kitabın arka kapağındaki, kitabın konusuyla ilgili açıklamanın kitabı okumadan önce pek bir iddialı bulunduğu fakat kitap okunduktan sonra o iddialı yorumların az bile kaldığı chuck palahniuk eseridir. güzellik, şöhret, eşcinsellik, para, mevki ve daha ilk okumamda farkına varamamış olduğum birçok şey hakkındaki düşüncelerimi tekrar gözden geçirmeme sebep olmuştur. bu yüzden öss'ye hazırlanan yeniyetmelere ve hayatı ders çalışmakla geçen üniversite öğrencilerine tavsiye edilmez.

    son olarak, okunması biraz zordur çünkü kitap belli bir olay veya zaman sırasına göre ilerlemez ama mükemmel bir sonla vurur okuyucuyu.
    (nokia şarzı, 03.01.2007 20:28 ~ 09.01.2007 02:25)
  4. mükemmel bir chuck palaniuk romanıdır. insanı derinden etkileyen repliklerle doludur ve sürekli zaman içinde bir o yana bir bu yana savurur adamı.

    *moda olan ürünler çirkinleştikçe, onları daha güzel gösterebilmek için daha beter yerlerde poz vermek zorunda kalıyoruz. araba mezarlıkları. mezbahalar. lağım arıtma tesisleri. kıyaslandığında daha iyi görünmek için kendine çirkin nedime seçme taktiğinin aynısı. ındustry blucinleri için çekim yapsaydık, ölüleri öperken poz vermemiz gerekeceğinden eminim.
    (biraver, 22.05.2007 17:17)
  5. evie güzel insanların asla birlikte olmamaları gerektiğini söyler. çünkü birlikte olduklarında yeterince ilgi çekemezlermiş. evie'ye göre iki güzel insan bir araya gelince, güzellik standartı tamamen değişir. evie, bunu hissedebilirsin der. ikiniz de güzelseniz, ikiniz birden güzel değilsinizdir. birlikte, bir çift olunca, parçalarınızın toplamından daha değersiz olursunuz.

    izleyici olmadan histeri krizi geçirmek imkansızdır. insanın kendi başına paniğe kapılması, boş bir odada kendi kendine gülme krizine tutulmasıyla aynıdır. insan kendini gerçekten aptal hisseder.

    gelecek ne zaman vaat olmaktan çıkıp bir tehdit unsuru haline geldi?

    kendinizi sürekli olarak dönüştürüp kullanışlı hale getirmelisiniz.

    kimden nefret edeceğimizi bilemediğimiz zaman kendimizden nefret ediyoruz.
    (fihimafih, 09.08.2007 13:44)
  6. sonu alışılmışın dışında biten chuck palahniukromanı. son yirmi sayfaya gelince çözüldü demiştim kitap için kendi kendime ama kesinlikle öyle değil, kitap kendi içinde çok fazla karışık dikkatli okumak lazım,tabii ki yine içinde mükemmel tepsitler var; "-gelecek ne zaman vaat olmaktan çıkıp bir tehtit unsuru haline geldi_?-" ayrıca kitabı okurken filmini düşündüm.
    evie yi - uma thruman
    brandy alexander ı - tom hanks oynamalı dedim kendi kendime yönetmende tarantino veya david fincher
    (by eldat, 29.12.2007 10:06 ~ 08.07.2008 03:46)
  7. ... seth tranbazanlara doğru gidip emniyet tellerine yaslanarak aşağıya tükürüyor.tükürüğü yirmibirinci yüzyıla düşüyor...

    bir chuck palahniuk eseri olan bu kitap tanrının üzerimize tükürdükten sonra bütün güzelliklerimizi bir asit gibi nasıl erittiğini anlatıyor.sunileşen güzelliğin bir lanet gibi nasıl saplantı haline geldiği yada sizi saplantı haline getirip yakanızdan düşmediği,herşeyin güzellik kadar soyutlaştırılmış ve klişeleştirilip sabitleştirildiği bi kavram uğruna nasıl kendisinden çıkıp asla olmaması gereken veya olamayacağı bişeye dönüştüğü günümüz dünyasına bi pembe dizi yerleştiriyor.sadece gerçek,sonuna kadar acımasız bir dürüstlükte ve zekice kurgulanmış bi pembe dizi.palahniuk'un başka romanlarını okuyanlar sonunu tahmin edebilicek gibi olsalarda sonuna nası ulaşmış olabileceğinin şaşkınlığı içersinde çok kısa bi zamanda okunup beyinlerinde atom bombası patlamış gibi bir hisle bitireceklerdir...

    son olarak,
    ...binlerce kilometre geçtik, bir sürü farklı insan kılığına girdim ama hikaye aynı hikaye.tek başına gülerken neden kendini salak gibi hisseder insan,sonra genellikle kendini ağlarken bulur?nasıl olur da sürekli değişime uğrarken, hala aynı ölümcül virüs olabilir? ...
    (fluwn, 30.03.2008 19:02)
  8. chuck palahniuk'un tüm kitaplarını okudum ancak gördüğüm kadarıyla dövüş kulübü'nde sonraki en çarpıcı kitabı bu olmuş . hikayenin sonlarına doğru dumur olmaktan yoruluyorsunuz , kurgusu bütünüyle sürprizlerle dolu . ayrıca filme çekilmesi muhtemel çünkü imdb.com'a da girmiştir . manus rolünün val kilmer'ın olacağı da söylenmektedir.shannon ve brandy ise jessica biel'in
    (otrivine, 22.04.2008 22:25)
  9. etkileyici,sürükleyici bir chuck palahniuk romanı. kitabın son bölümlerine gelindiğinde nasıl yani,yok artık gibi kelimeleri sıkça kullanacağınız,şaşkınlık ifadesiyle bitireceğiniz muhteşem kitap.

    * eğer özgür iradeniz olduğuna gerçekten inanıyorsan, tanrının bizi aslında kontrol edemeyeceğini de bilirsin. madem tanrı bizi kontrol edemiyor,o halde tek yaptığı bizi izlemek ve sıkılınca da kanalı değiştirmek...

    *şimdiden önce,şimdiden önce,şimdiden önceki herşey yanımda taşıyıp durduğum bir hikayeden ibaret. sanırım bu durum dünyadaki herkes için geçerli.benim yeni bir hikayeye ihtiyacım var...
    (buzdan hayaller, 02.05.2008 02:39 ~ 02:45)
  10. orijinal adı invisible monsters olan chuck palahniuk romanı. başı sonu yaran, flashbacklerle dolu bir kitap. bir nefeste okunası ve psiklolojiyi alt üst edesi güzel - sorgulayıcı eser...
    (yok, 08.06.2008 15:06)
  11. filmi zaten içinde olan kitaptır. ayrıca bir film çekilmesine gerek yoktur. chuck palahniuk herşeyi düşünmüş.

    kafamdaki moda fotoğrafçısı bağırıyor:
    bana öfke ver.
    flaş.
    bana intikam ver.
    flaş.
    bana toptan ve tamamen haklı çıkarılmış cezalandırma ver.
    flaş.
    (kesmeseker, 14.06.2008 11:17)
  12. manus rolü için val kilmer ile , shannon ve brandy alexander rolleri için de jessica biel ile anlaşılmıştır .
    (otrivine, 02.07.2008 21:37)
  13. "normal değilim ama gay de değilim” diyor. “biseksüel değilim. etiketlerin dışında bir şey istiyorum. tüm hayatımın tek bir kelimeyle anlatılabilmesini istemiyorum. bir hikayeden ibaret olmasını. bilinmeyen bir şey bulmak istiyorum, haritada olmayan bir yer gibi. gerçek bir macera istiyorum. " *
    (fihimafih, 05.07.2008 23:50 ~ 23:50)
  14. "güzel olamıyosam, ben de görünmez olurum"
    chuck palahniuk'un en iyi kitablarındandır. kitabın sonuna kadar pek çok kez okuyucuyu şaşırtmıştır.
    (chichina, 20.07.2008 02:33)
  15. chuch palahniuk romanlarının en sert ve en çarpıcı olanlarından. yine her palahniuk romanında olduğu gibi karakterler ülkeyi bir baştan diğer uca seyahat ediyor. finalinde herkesin bir şekilde eşcinsel çıkması biraz saçma gelebilir ama yine de okunmaya değer kalitede bir kitap.
    (george constanza, 20.07.2008 02:49)
  16. chuck palahniuk'un ilk, en sert, en iyi ve en sarsıcı romanıdır kuşkusuz. "abi fayt kılab yaa ehe ehe" diye ortalıkta dolaşıp, sadece bir chuck palahniuk romanı okumuş olan arkadaşlarımızı bu kitapla selam ederim. ancak evet, fight clubla aralarındaki benzerlikler tartışılmaz bile. fight club'daki "i'm jack's smirking revenge","i'm jack's cold sweat","i am jack's raging bile duct" metaforlarının bu kitapta bir fotoğrafçının "evet suratıma gül, bana coşku ver (flaş!), bana intikamı ver, soğuk terlerini görmek istiyorum" şeklinde değişmesi insanın chuck palahniuk'a dokuz yüzüncü kez hayran kalmasına sebebiyet veriyor.
    "bana şans ver.
    flaş.
    bana bir şans daha ver.
    flaş"
    estetik kaygılarının insanı insan olmaktan çıkarması, bu yüzden istemediğiniz bir biçimde yaşamanız, cinsiyetler, güzellik ve görünmezlik arası geçişler, sayfalarına sadece kuaförlerde dikkat ettiğimiz ancak "seks"le alakalı olan kısımları herkesin ortasında okumaktan kaçınmamız hakkında sert bir roman. kanınızı donduran aforizmalarla ve korkunç gerçeklerle dolu.
    "bir erkeğin heryerini-evet heryerini- estetik ameliyatla değiştirebilirsiniz. belini törpüleyip bir kadın gövdesi armağan edebilirsiniz ona, erkeklik organını bir vajinaya dönüştürebilirsiniz, ancak hiç bir şekilde ellerini değiştiremezsiniz. ve elleri onların zayıf noktaları olur. ellerinden onların veya erkek olduklarını anlayabilirsiniz."
    bunu zamanında okumuş olan ben dünyanın öbür ucunda tanıştığım bir kızın(veya her ne diyorsanız) ellerine dikkatli bir şekilde bakmam üzerine bana "anladın mı yoksa?" diye sormasıyla irkildim.
    güzellik kaygısıyla, sevgilimize, çevremizdekilere kendimizi beğendirmek için elimizden gelen herşeyi yapıyoruz, ancak benliğimizden içimizdeki o garip şeyden yavaş yavaş uzaklaşıyoruz. bunu yaparken "farklı olmalıyım, sistemin bir parçası olmamalıyım" derken o kadar kötü şeylere yol açıyoruz ki bir anda kendimizi yanmış bir evin içinde elimizde bir tüfekle gelinliği ve sapsarı saçları yanmış bir erkeğe-veya kadın gibi görünen o şeye- karşı dururken buluyoruz.
    okumamak belki de hayatınızda yapacağınız en büyük hatalardan biri olabilir.

    "bir insanı ne kadar çok severseniz sevin, kanı size doğru akmaya başladığında geri çekilirsiniz."
    (orchidaceae, 29.10.2008 13:47)
  17. üzgünüm anne... üzgünüm tanrım...

    flaş
    (by eldat, 25.12.2008 00:40)
  18. bir diğer duyuma göre filmde, jessica biel'la birlikte cillian murphy oynayacakmış. chuck palahniuk'un kitabına yaraşır derecede piskopat imaja sahip kendisi.

    gene de filmde kim oynarsa oynasın, romanın roman olarak kalması gerekiyor, bir vücuda bürünmemeli karakterler, o cümleler, birilerinin ağzından çıkmamalı. filmi havasını, tüm tadını yitirecek gibi. zira önümüzde choke gibi bir örnek var.

    --- spoiler ---

    benim hiçbir şeyim orjinal değil, ben bildiğim tüm insanların ortak çabasıyım. *

    --- spoiler ---
    (sesfobik, 01.01.2009 01:32)
  19. büyük ihtimal vizyon yılı 2010 olacak olan romandan esinlenerek yapılacak olan film
    (snncr, 13.03.2009 02:23 ~ 03:58)
  20. can alıcı cümlelerinden: `sevdiğiniz ve sizi seven kişi asla ve asla aynı değildir.`
    (raspberryswirl, 21.08.2009 02:15 ~ 16:13)
  21. ''ne kadar dikkatli olursanız olun, hep bir şeyleri kaçırmış gibi hissedeceksiniz, sizi derinden etkileyen, tamamını tecrübe edemediğinizi söyleyen o berbat his. dikkat kesilmeniz dakikaları hızla geçmenizin yarattığı o zavallı duygu hep kalbinizde olacak. o hisse alışsanız iyi olur. günün birinde tüm yaşamınız o histen ibaret olacak çünkü.''
    (raspberryswirl, 21.08.2009 21:28 ~ 21:28)
  22. " doğumunuz, hayatınız boyunca düzeltmeye çalıştığınız bir hatadır. "
    (nietzsche der kopfschmerzer, 07.09.2009 04:11)
  23. bir kere okumayla yetinilmeyecek kitaplardan..
    (seksek oynayan mafya babası, 23.09.2009 20:05)
  24. "kimse size bakmıyorken, insanları delip geçene dek süzebilirsiniz. bakışınızı yakalayacağı için asla o kadar uzun bakamayacağınızdan normalde göremeyeceğiniz detayları yakalarsınız, bu, bu da sizin intikamınız olur."


    " 'bizim dilimizin bir ürünüsün', diyor brandy, 'kanunlarımızın ve taptığımız tanrının istediği gibi bir ürünsün. senin her bir molekülün senden önce milyonlarca insan tarafından düşünüldü' diyor. 'yaptığın her şey sıkıcı ve modası geçmiş olabilir ama yine de kesinlikle kabul edilebilir. güvendesin çünkü kendi kültürüne sıkışıp kalmışsın. tasarladığın her şey iyidir çünkü onu sen tasarladın. herhangi bir kaçış yolu tahayyül edemiyorsun. çünkü hiçbir çıkış yolu yok' diyor brandy.

    'dünya' diyor brandy ' senin hem beşiğin, hem de kapanın.' "


    kesinlikle okunması gereken chuck palahniuk eseri. bi kere de değil bir kaç kez.
    (epik artemis, 24.09.2009 01:30)
  25. inanılmaz bir kitap (sanki dünyada hala şaşıracak birşey kalmış gibi), daha önce hiç böylesini okumadım (kitap okumaya cezmi ersöz'le başlarsan olacağı bu tabii), palahniuk ne muhteşem bir yazar ( eminim sana kıçıyla gülüyordur) diyenlerdenseniz siz bir hiçsiniz.

    ulan adam sizi anlatmış ya hu, daha ne anlatsın. kimliksizlik diyor, televizyon bir tanrıdır diyor, gelecek ne zamandan beri bir vaat olmaktan çıkıp tehdit unsuru olmaya başladı diyor. siz de bunun karşılığında adamı tanrı yapıyorsunuz. bu ne yaman bir çelişki yarabbim! üstelik bir elinizde bu kitap, televizyonunuz son ses açık, üzerinizde indirimden aldığınız son moda kazağınız, paçası birazcık çamur olsa delireceğiniz pantolonunuz ve buram buram kokan chanel no:5'inizle üzgünüm ama hiç gerçekçi durmuyorsunuz.

    herkes sevdi mi yani bu kitabı. kimin eleştirisi, neyin dalgası o zaman bu kitap. madem ki hepimiz palahnuik gibi düşünüyoruz niye dünya daha yaşanılası bir yer değil o zaman.

    ben sevmedim, beni anlatmış. marka düşkünlüğümü, kırmızı ojelerim olmadan kendimi çıplak gibi hissettiğimi, televizyondan gözümü alamayışlarımı ve umutsuz dünyamı anlatmış. yok yok sevmedim ben.

    üzgünüm anne. üzgünüm tanrım.
    (aylak madam, 07.11.2009 12:46 ~ 16:18)
 sayfa  / 2

© 1923 - 2010 itü sözlük (buraya numaratör koyduk yılı kendi artırıyor artık)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük duyurular  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil
havadis:  itü sözlük blog  ·  twitter  ·  friendfeed  ·  facebook