film boyunca chris ünlü yazarların kitaplarından cümleler kullanır.
thoreaudan alıntı yapar. thoreau da zamanında kendini yabana teslim etmiştir. ..ve
tolstoy... tolstoy;ailesi, çevresi ile barışık olmayan anarşist bir ruhtur...ve
jack london...alaska mekan olunca akıllara o gelmiştir hemen. kim bilir belki chris'e yolculuğun rotası için ilham veren de odur .
thoreau'dan yaptığı tefsirde "bana aşk, para şöhret, inanç, adalet yerine gerçeği verin" demiştir chris. tek istediği o gerçek, ailesinin geçmişine indiğinde karşılaştıkları ile alt üst olacak, "yalandan bir mutluluk hikayesi" onu evden daha da uzaklaştıracaktır.
tanrı'nın bizi gerçekten sevdiği gerçeği...eğer buna kalpten inanırsan gerçekseni aydınlatır. tanrının bizi sevdiğine inanmak için sadece etrafa bakmak yeterlidir(filmde de bunu işaret eden sahneler,detaylar vardır). işte sırf bu yüzden de olsa sevgi(ilahi aşk) vardır. ailen,arkadaşların seni sevmiyor gibi görünebilir.çünkü sen zaten görmek istediğini görürsün. unutma ki affettiğinde sevgi duyarsın ve sevgi duyduğunda tanrının nuru seni aydınlatır.(oh my jesus deyip de gülmeyin lütfen,içimden geliyor )
eddie vedder'in de dediği gibi "toplum sen çılgın bir soysun, umarım bensiz kendini yalnız hissetmezsin..."
mutluluğa ulaşabilmek için bütün bir hayatı feda ediyoruz. hayatımızın evrelerini isimlendirirsek: "mutluluğu kovalama, mutluluğun gözden kaybolması, mutluluğu tekrar kovalama,mutluluğa çok yaklaşma, mutluluğu tekrar kovalama..." belki de mutluluk sadece kovalanan bir şeydir,biilmiyorum. sen biliyor musun ki?
bazen hayatı sorgulamanın , yanlışların sebeplerini bulmak için derinlere inmenin işleri daha kötüye götüreceğini düşünürüz. bundan daha kötü bir duruma hazırsak dahi etrafımızdaki insanlar hazır değildir diye "sadece yaşarız"...o kadar,fazlası yok.
"yanlarına gidip yanlış insanlar olduklarını(anne babama) söylemek istemedim. çünkü yaşamak istiyordum"
chris,jan ve rainey ile kalsaydı neler olurdu? tracy'nin sevgisine karşılık verseydi peki...ron'un oğlu olmayı kabul etseydi...hepimiz aynı şeyleri düşünmüyor muyuz? bu hayatı ben seçtim ve sonuçlarına katlanmalıyım,doğanın kanunu bu.
" yüzümde bir gülümsemeyle kollarınıza koşuyor olsaydım o zaman siz de benim şu anda gördüklerimi görür müydünüz?"
bazen düşünüyorum kollarına koşamadığımız insanları. eğer kucaklasaydık onları, mutlu olabilir miydik? mutluluk ancak paylaşıldığında mı "gerçek" olur?
"tanrıya şükür ki mutlu bir hayat yaşadım" bense onun hala kovalanan bir şey olduğuna inanıyorum. sen bir yolunu bulmuşsun, mutlu ve huzurlu istirahatlar chris(doğa ile iç içe bir gülücük)