belki ilginizi çeker
  1. · kurt cobain intihar mektubu
  2. · tanrının bitirme tezi
  3. · istifa dilekçesi
  4. · tanrıya istifa mektubu
  5. · ben son olmanı istemiştim sen sonum olmayı seçtin
  6. · edebiyatta ölüm ve intihar
  7. · aşk kağıda yazılınca
  8. · intihar notu
  9. · kurt cobain intihar mektubu
  10. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · 22 kasım 2009 galatasaray manisaspor maçı
  2. · 22 kasım 2009 izmirlilerin pkk tepkisi
  3. · 27 yaşında olduğu halde bir hayat kuramayan insan
  4. · köpekbalığı görünce yapılması gerekenler
  5. · thierry henry
  6. · ateist yazarların itü sözlük ten defolup gitmeleri
  7. · dünyanın en güçlü 500 müslümanı
  8. · nocturnal
  9. · köprüyü geçene kadar ayıya dayı demek

intihar mektubu  

 sayfa  / 3
  1. intihar etmeden önce genellikle yazılması makbul olan mektup türüdür.sonrasında eylem gerçekleştirilir.
    (sycrone one, 25.12.2005 17:37)
  2. kimi zaman intihar eden şahıs tarafından zamanında fark edilebilmek,engellenebilmek (bkz: duygusömürüsü) amacıyla ortalık yere bırakılan mektup türü. (bkz: bir sms mesajı olarak intihar mektubu)
    (uniquemathematician, 26.12.2005 00:56 ~ 00:59)
  3. bilinçsiz insanların kendilerini kaybettikleri bir anda canlarına kıyma eyleminden önceki haykırışı.
    (dolphin, 26.12.2005 01:23)
  4. intihar denemesi başarısız olursa yıllar sonra bile alay konusu olabilecek büyük olasılıkla duygu ve sitem dolu, batsın bu dünya kıvamında kağıt üzerine mürekkep yada kurşunla bırakılmış yazı birikintisi. genellikle intihar başarılı olursa neden sorusu için bir cevap teşkil eder.
    (uur, 26.12.2005 01:27)
  5. (bkz: @143828)
    (karoten, 26.12.2005 01:35)
  6. (bkz: kurt cobain intihar mektubu)
    (trouble everyday, 26.12.2005 10:01)
  7. "ölümümden kimse sorumlu değildir" ibaresi bulunsa da, geride bıraktığı insanların acı çekmeleri için yazılmış mektuplardır. bencilcedir.
    (abartma tozu, 26.12.2005 11:32)
  8. son lafı koyduktan sonra arkanı dönüp kapıdan çıkıp gitmektir. denenesi birşey.
    (twinkle, 26.12.2005 13:22)
  9. okuma yazma bilmeyenlerin arzuhalciye yazdırdıkları mektuptur.
    (stairway to heaven, 24.03.2006 23:29)
  10. eğer yanlış cümleler kurarsan, anlatmak istediğini anlatamazsan; ölmeden önce son kez kendini yanlış ifade etmiş olursun.. seni hayattan kaçıyor zannedebilir insanlar.. en doğru yazman gereken mektuptur hayatındaki.. iyi düşünüp tam olarak karar vermen gerekir..
    (sulfur, 26.04.2006 22:34)
  11. ortaokulda bir arkadaşımın yazdığı intihar mektubudur:

    çektim bu dünyada fazlasıyla üzüntü
    sona eriyor ömrüm bu akşam üstü
    belki intihar hata ama
    yaşayamam bu dünyada asla

    yaw nasıl dalga geçmiştik o gün arkadaşla, hatta kendisinin sıra arkadaşı olan tip eline bu şiir alıp defalarca 52 kişilik sınıfımıza okumuştu ki maksat çocuğun rezil edilmediği tek bir insan kalmasın. ne günlerdi...
    (pseudonym, 27.04.2006 19:56)
  12. "merhaba. neden yazdığımı bilmiyorum. kendimi tamamen alıp götürürken, çelişkili de olsa, tıpkı neden geride bir şeyler bırakmak istediğimi bilmediğim gibi. bize dediler ki hep "bilin. bildikçe erdem kazanır insan." çok bildiğimizden mi yoksa sadece öyle sandığımızdan mı böyle olduk; işte onu da bilmiyorum. bildikçe içim acıdı benim. çevreme bakıyorum: bir avuç çok kalabalık yalnız insan. içlerinde ayrı, dışlarında ayrı bir kalabalık... neyse madem öleceğim içimdeki her şeyi söyleyim diyorum; içimde sizin gibi hem dolu hem boş... dolmuyor; ama taşıyor... bunu da bilemedim ben. anlamadım. sordum, soğukluğunuza çarpıp geri döndü sorularım bana, elim yine boş kaldı. yine de "uzaklaşmayım. kurdu bile olsa, insan insana lazım." dedim kendime, kendimce hoşgördüm her şeyi. masadan kalkınca ardımdan söylediklerinizi, yüzüme sahte gözlerle bakışınızı, yalandan sarılışınızı, yalanlarınızı da... hepsini. suçlamıyorum, ben de gördüm; ben de yaptım belki böyle... ama artık yeter. benden buraya kadar. içimdeki uçurumun ta dibindeki gölde, hepinizin bir yansıması var. bunun içindi belki o kadar nefes, o kadar gözyaşı..."
    (maia, 29.10.2006 20:03)
  13. (bkz: balinanın intihar mektubu)
    (chixculub, 29.10.2006 20:08)
  14. sol üst köşesine gönderenin adresini yazmaya gerek olmayan belki de öyle bir adres olmayan mektup
    (bkz: yüzeysel kişilik)
    (la mer, 29.10.2006 20:28)
  15. insanların yaşamına son verirken arkasında istediği kişilerin okuması için bıraktığı yazılı metinler. (oh tanımı da yaptım)

    gümüşsuyu'nun sakin bir apartmanında gözlerimi açtım hayata. babam piyango bileti satardı. annemse "ya madem sen satıyosun, büyük ikramiyeyi sen biliyosun o zaman bey... saklama bizden, yeme çoluğun çocuğun rızkını" diyerek her başarılı erkeğin arkasında ki kadın imajını oluştururdu. olağan bir yaşantımız vardı. evde kavga gürültü olmazdı. ben ilk yürüdüğüm gün, babam oturduğu koltuktan bana "hazır olayı çözmüşken bana terliklerimi getirir misin yavrum" diyecek kadar soğukkanlı biriymiş. ama konuşmayı henüz çözemememden dolayı, güzel babamın isteğini yapamamışım. ve o bunu da sakince karşılayarak "yavaş yavaş olacak işte birden olmaz tabi" demiş. bizim evimize hiç bir şey heyecan katamazdı. küçükken kafamı yarıp eve gelmiştim. üzerime çullanıp, ağıtlar içinde kucaklanmayı beklerken; annem kapıyı açıp yarama baktı ve "iyi iyi pis kan akıyo" dedi. yeni nesil ebeveynlerin çocukları düşünce "aman kandırmayalım, çocuk hayatı öğrensin, süper dirençli bir insan olsun" mantıklarını bizimkiler seneler önce bende denemişlerdi. bu süper sakin hayat, benim sosyal çevremde garip karşılanmama neden oluyordu. okulda kavga çıktığında, ağzıma yüzüme darbeler alırken bile "ayıp ayıp okumayı sökmeye geldiğimiz şu binada, sen bana delicesine vurup pis kanımı akıtıyosun" demeye başlamıştım. bu yetiştirilmetarzım bana, kunil, korkak, denyo gibi türlü sıfatlar takılmasına sebebiyet veriyordu. şimdi çok pişmanım ailemin bu kadar etkisinde kaldığım ve kendimi değiştirmediğim için. 3 ay önce kız arkadaşım vardı. pırpır yürekli ve inceden de denyo olan bazı kızlar gibi "bana şurdan araba çarpsa, sonra ben bööle havada fuşuuuvvv diye taklalar atıp, yüz üstü asfalta çakılsam ve o da yetmezmiş gibi üstümden kamyon geçse, feci şekilde ölsem naapardın?" diye sordu. "önce ambulans çağırmayı düşünürdüm. ama sonra kontörüm olmadığı için bi çağrı yapardım. baktım gelmiyo, gider büfede para bozdururdum. he baktım büfeci afra tafra yapıyo, o zaman da bisküvü filan alırdım, s*ke s*ke bozardı parayı. atardım seni taksiye, giderdik hastaneye" şeklinde cevapladım. bu realist yaklaşımımı, samimi içten konuşmamı anlamayan sevgilim o gün beni terk etti. giderken arkasından "e-5 ana baba günüdür şimdi" diyebildim sadece. bugün tek başıma yaşıyorum çengelköy'de sessiz sakin bir yaşamım var ama artık bu monotonluktan sıkıldım. hayatımdaki en heyecanlı şey bakkalda gazeteleri göz ucuyla okumak bunu yaparken adrenalinim tavan yapıyo. bu rutine bağlanmış hayattan sıkıldım ayrılıyorum aranızdan. kitap arasında saklayın mektubumu ama böyle 3 kat yapın solmasın hemen elveda tüm çevrem ve benim gibiler... elveda..

    not : hikayede geçen tüm kişiler hayal ürünüdür hatta hikaye de hayal ürünüdür. copy paste olmamakla beraber intahar mektuplarına bir örnek teşkil etmek amacıyla yazılmıştır.
    (dna, 19.11.2006 23:28 ~ 23:41)
  16. tutunamadım.

    imza...
    (anarsist, 19.11.2006 23:37)
  17. ara sıra yazılıp, sonra da kimseye gösterilmeden silinmesi gereken mektup. insanın içindeki sıkıntıyı, siniri, kötü elektriği alır, topraklama görevi görür.
    (twinkle, 19.11.2006 23:58)
  18. intihar

    kimse duymadan ölmeliyim
    ağzımın kenarında
    bir parça kan bulunmalı.
    beni tanımayanlar
    'mutlak birini seviyordu' demeliler.
    tanıyanlarsa, 'zavallı, demeli,
    çok sefalet çekti...'
    fakat hakiki sebep
    bunlardan hiçbirisi olmamalı.

    orhan veli kanık
    (aksamustune dogru kis vakti, 28.03.2007 00:25)
  19. hayattayken anlaşılamayan insanların "belki öldüğümde beni anlarlar." diye düşünerek son bir umutla, son yolculuklarına çıkmadan önce yazdıkları mektup. anlatacak bir şeyi olmayanlarsa zaten alıp başını çoktan yola çıkmışlardır. onların amacı geriye bir şey bırakmak değildir, sadece sıkıldıkları bu hayattan bir an önce kurtulmaktır.
    (ronn, 28.03.2007 14:34)
  20. en severek yazdığım yazılarımdır , yalnız okuması zordur..dünyadan kurtuluyor olmanın verdiği mutlulukla hızlıca yazılır karışıktır , ama gerçekliğin göbeğinde yaşar yazılanlar.geride bırakılanlardan tek istenen biraz sorgulmadır , hayatını kendisini..düşün be biraz düşün
    (ruhani oyun havaları, 18.06.2007 13:45)
  21. en güzellerinden birini yalnızız'daki meral yazmıştır: "intihar ediyorum. kendi kendimden nefretimin çerçevelediği ve çirkinleştirdiği bir dünyada yalnızım."
    (mümtaz, 25.06.2007 20:02)
  22. intihar eden kişinin geride kalanlara yaptığı son iyiliktir ama hiç intihar mektubu okumamış kişiler bunu duygu sömürüsü olarak algılar akıl almaz bir rasyonellikle.
    lisede okuduğu birkaç psikoloji kitabı ile çözebildiğini sanır tüm gizleri. bilmez ki psikologlar bile anlam veremez çoğu zaman, göt gibi kalır olay karşısında. yıllarca öğrendiği ve sokaktaki çoğu insandan fazla anladığını zannettiği hayatın bir hiçe dönüştüğü, ailelere söylediği umut dolu sözlerin koskoca bir yalan olduğunu anladığı andır. 19 yaşında hayatı çözdüğünü sandığı günlere geri döner insan kaç yaşında olursa olsun.
    girileri okuduğumda görüyorum ki kimse gerçek bir intihar mektubu okumamış hayatında. sadece romantik bir düşüncenin edebi yansımaları intihar mektubu onlar için ya da hayata ironi ile yaklaşmanın başka bir sebebi.
    bilmezler, geride kalanların önce mektubu değil de soğumuş bir vücudu bulduklarını. bilmezler, son bir umutla kalp atışının izini aradıklarını katılaşmış bir bedende. kendi nabızlarının parmak uçlarında attıklarından habersiz yanlış bir umut yakaladıklarını… bilmezler, bir yakınını kaybettiğine üzülmesi gerekirken anne babasını ayakta tutmak için rol yapmanın ne kadar zor olduğunu. üzüntü yerine kızgınlık duyulduğunu bilmezler. üstelik kızgınlığını kime yöneltileceğini bilemeden… aynı olayla yüzlerce kez karşılaşmış kişilerin soğukkanlılığına anlam verememeyi de öğrenemezler. o güne kadar morgu sadece televizyonda gören, adli tıp koridorlarını polisiye dizilerden öğrenen birisinin aldığı kimyasal madde kokularının midesini nasıl kaldırdığını bilmezler. tüm metanetiyle tek bir damla gözyaşı dökmeyen kişinin, mektubu bulduğunda salıverdiğini kendini ve içindekileri o an boşalttığını bilmezler. yemek yiyemeyen, sıvı gıdaları bile kabul etmeyen bünyesinde kalan son enerjiyi harcayıp, hiçbir şey düşünemediği uykuya bu şekilde daldığını anlamazlar. duygusuz bir insana dönüşmeye başladığında, ona insan olduğunu hissettiren cümlelerin o mektupta yazıldığını çözemezler hiçbir zaman.
    hayatında okuduğu en basit ama en etkili cümlelerin o satırlarda olduğunu bilmezler.
    hiçbir zaman öğrenemesinler de zaten.
    (jellicle, 06.07.2007 20:07)
  23. karmaşalar sona erdiğinde tüm satırlar şu şekilde gelir göze:

    "anne,baba,kardeşim ben yeniden doğuyorum,sizi hiç sevmediğim kadar seviyorum bugün,lütfen affedin beni"

    her şey eskisi gibi olur bir süre sonra,tek bir farkla

    intihar kendine doğmaktır aslında
    (smuredfath, 11.07.2007 22:14)
  24. yaşanmışlıkların özetidir.yaşanılamayanların da faturası belki.. yazsam ne yazardım diye zaman zaman düşündüğüm her düşündüğümde ağladığım henüz değersiz olan bir beyaz kağıt.
    (pufderti, 11.07.2007 22:29)
  25. a tout le monde
    a tout mes amis
    je vous aime
    je dois partir


    (bkz: a tout le monde)
    (led zeppelin, 11.07.2007 22:56)
 sayfa  / 3

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil