parayı denkleştirdiğim anda zerre düşünmeden yapacığım,bir insanın sahip olabileceği en güzel tecrübe.
uzun zaman cebimde avrupa haritasıyla dolaştım bu ulvi görev yüzünden.
avrupa demiryolları işletmeleri tarafından uygulanan, gezginlere bir ay süreyle otuz ülkede ucuz ulaşım imkanı sağlayan, aynı biletle istenilen yer ve zamanda istenilen trene binme olanağı sağlayan bir pas bilet uygulaması
8 ayrı zon(bölge) var. bileti bölge bölge alıyorsunuz.
a bölgesi : ingiltere / kuzey irlanda / serbest irlanda
b bölgesi : isveç / norveç / finlandiya
c bölgesi : danimarka / almanya / avusturya / isviçre
d bölgesi : polonya / çek cum. / slovak cum. / macaristan / hırvatistan
e bölgesi : fransa / belçika / hollanda / lüxemburg
f bölgesi : ispanya / portekiz / fas
g bölgesi : italya / slovenya / yunanistan / türkiye
h bölgesi : bulgaristan / romanya / yugoslavya / makedonya
fiyatlar da şöyle:
26 yaş altı 26 yaş üstü
tek bölge fiyatı (22 gün) 198 euro 282 euro
iki bölge fiyatı (30 gün) 264 euro 370 euro
üç bölge fiyatı (30 gün) 299 euro 420 euro
tüm bölgeler (30 gün) 351 euro 496 euro
iki defa yaptığım, zamanın ve param oldukça ölene kadar yapabileceğim, insana sadece gezmek görmek filan değil hayata dair çok daha fazla şey öğreten, tüm trenlerde bir şekilde geçen pas bilet sistemi.
gitmek için çok çaba sarfettiğim,gittiğim zaman çok acı çektiğim,türlü zorluklara yokluklara göğüs gerdiğim,karşılığında bir ömre yetecek kadar anı ve tecrübe ile geri döndüğüm,her yiğidin harcı olmayan,ama hayatta bir kere de olsa yapılması gereken aşmış aktivite.
bu yaz yol arkadaşı bulursam ve yaz okuluna kalmassam kesinlikle yapacağım hatta arkadaş bulamasam dahi ve gözetime girmeyip yaz okulundan yırtmam koşuluyla annemden izin kopardığım, garbın herhangi bir diyarında tren köşelerinde, parkta bahçede konuksever gurbetçilerde yatacağım, allaha emanet gezeceğim muhteşem etkinlik
edit:(gözetimden çıkamama rağmen, okul uzarsa uzasın ben gidiyorum diyerek bizzat tek başıma gerçekleştirmiş olduğum unutulmaz seyahat)
şu an son hazırlıklarımı yaptıım vize aldığım an 10 gün içersinde başlıyacağım,daha gitmeden gitmiş kadar olduğum hayalini çılgınca kurduum müthiş olay.
hayatımın en güzel bir ayını geçirmeme sebebiyet veren yunanistanla başlayan maceramı amsterdamda sonlandırdığım,döndükten sonra ise 2 gün ağladığım bu yaz kısmetse yeniden yapmayı planladığım gezi.
http://www.youtube.com/... linkinden ispanyol bir arkadaşımızın slovenya, fransa, italya, belçika ve hollanda'yı kapsayan gezisini the smiths, kent ve abba eşliğinde izleyebilirsiniz. bu keyifli videodan sonra hala ben interraile çıkmam, çılgınlık, keserler beni orda diyorsanız valla bi' gidin uzaklaşın ..
not: finalde çalan şarkı kent şarkısı, ama hangisi? bilen varsa lütfen ...
edit: şarkı mojave 3 - bluebird of happiness mış.
interrail ile ilk defa yolculuğa çıkacaklar için bir kaç ipucu kırıntısı:
yola çıkmadan önce amacınızı belirleyin, mümkün olduğunca fazla yer görmek mi, yoksa daha az yeri adam gibi gezmek mi, biletinizi alırken bölgelerinizi bu esasa göre belirleyin.
trenle gidip dönerseniz büyük bir ihtimalle gidiş ve dönüşte aynı yolları iki kere kat etmiş olacaksınız. eğer bunu vakit kaybı olarak görüyorsanız, önceden kelepir bir çarter seferi ayarlayıp (örneğin hollanda’ya) uçabilir ve oradan geze geze geri dönebilirsiniz (ya da tam tersi).
bu olay özünde bir keşif gezisi de olsa gidilecek yerlerle ilgili bir ön araştırmanın sayısız faydaları vardır. hostel denen gençlere yönelik konaklama tesislerinin isimlerini, yerlerini ve yaklaşık fiyatlarını öğrenmeniz, hatta mümkünse rezervasyon yaptırmanız, sırtınızda koca çantayla deli danalar gibi dolaşarak kalacak yer arama sürenizi epeyce kısaltacaktır.
buna bağlı olarak hostelling international (falan gibi bir ismi olan) kuruluşun üye kartını cüzi bir ücret karşılığında yola çıkmadan önce edinin. bu kart tüm hostellerde fiyat indirimi, hatta zaman zaman kalacak yer konusunda öncelik sağlayacaktır.
öte yandan en ucuz konaklama çözümü, geceyi trende geçirmektir. mesafe ve zamanlamayı iyi ayarlarsanız, gece trene biner, bedavaya iyi bir uyku çeker, sabahleyin dinlenmiş ve taptaze olarak yeni bir şehirde trenden inersiniz.
“parkta da yatarım, kaldırımda da yatarım”cılar, yanınıza uyku tulumu ve yaygı almayı sakın unutmayın.
istasyonlarda gecelemeyi düşünenler, hemen hemen bütün istasyonların belli bir saatte kapandığını aklınızdan çıkarmayın.
çantanızı mümkün olduğunca hafif tutmaya çalışın, ilerleyen günlerde bu çantanın ağırlığı, hergün temiz tişört giymenin rahatlığını silip atacaktır.
elinizdeki bilet 2. mevki vagonlarda bedava yolculuk etmenizi sağlar. bu vagonlarda genellikle önceden yer ayırtmak gerekmez. ancak eğer gerekiyorsa bunun için de küçük bir ücret ödemek zorunda kalacağınızı bilin. yine belli bir fark ödeyerek 1. mevkiye, hızlı trene ya da (bizi asıl ilgilendirenler bunlar) kuşetli veya yataklı vagona yatay geçiş yapabileceğinizi akılda bulundurun.
bir kente geldiğinizde, eğer gece kalmayacaksanız, çantanızı her istasyonda bulunan emanetçilere veya jetonlu emanet dolaplarına bırakın, kaplumbağa gibi evinizi sürekli sırtınızda taşımayın (evet o çanta sizin eviniz artık). bundan sonra ilk işiniz istasyonun yakınında bulunan turizm danışma ofisinden bir adet beleş şehir planı edinmek olsun. işte artık kentin sırlarını keşfetmeye hazırsınız.
yola çıkmadan önce uluslararası öğrenci kartı (eğer öğrenciyseniz) edinirseniz, bir çok kolaylık ve indirimden faydalanabilirsiniz. güzel sanatlar ve mimarlık gibi bölümlerin öğrencileri üniversite kimliklerini yanlarına alırlarsa çoğu müze ve galeriyi bedavaya gezebildiklerini hayretle farkedeceklerdir.
ne kadar sıcak mevsimde gidiyor olursanız olun, yanınızda bir adet pantolon (ya da uzun etek) bulunsun. şortla çoğu dini binaya giremezsiniz; roma’ya kadar gidip vatikan’ı görmeden dönmeyin.
tüm avrupa kentlerinde mcdonalds vardır ve fakat tadları türkiye’dekilerle aynıdır. hepsini denemeye kalkışmayın; başka şeyler de tadın.
sigara tiryakileri, sözüm size! sınırı geçmeden önce sağlam bir stok yapın (en kötü ihtimalle demirköprü istasyonundaki bakkal - free shop kırması amcadan); paranızı duman edip havaya savurmayın. (gideceğiniz ülkelerde tütün mamullerinin fiyatları türkiye’den ortalama üç-dört kat daha yüksektir.) (ah benim salak kafam)
bu yolculuğun yalnızca gezip görmenin ötesinde bir etkileşim olayı olduğunu unutmayın; insanlara yaklaşmaktan, sohbet etmekten çekinmeyin; misafirperverliğin bize özgü olmadığını keşfedin. (yalnız, erkek arkadaşlar için bir uyarı, özellikle italya’da, yaşlı tonton amcalara dikkatli yaklaşın; bu kadar söylüyorum.)
yine interrail veya eurail ile dolaşmaya çıkmış yabancı öğrencilerle muhabbet edin; kanki olun; birlikte mangal yapın; şarap için; kimi konularda ne kadar değişik bakış açıları olabileceğini görüp şaşırın. yolda rastlaşacağınız türklere ise fazla takılmayın; onlardan burada çok var zaten. dönüşte bol bol hasret giderirsiniz.
aksiliklerin, kötü havanın, rötar yapan trenlerin, kılçık istasyon bekçilerinin, gecenin bir vakti tepenize dikilip pasaport kontrolü yapmaya uğraşan nazi müsveddesi polislerin veya bitirim carabinierilerin sizi yıldırmasına izin vermeyin; bu tam teşekküllü yaşam deneyiminin keyfini çıkarın.
hepsinin ötesinde bu veya başka ipuçlarına da fazla kafayı takmayın (niye yazdın o zaman?). kendi yolculuğunuzu yapın.
iyi yolculuklar!
edit: ikinci paragrafta sözü geçen bölge belirleme meselesi artık geçerliliğini yitirmiştir. zira dangoz tcdd sistemi değiştirmiş; artık ya tek tek ülkeleri, ya da hepsini birden (global pass) almak zorundasınız.
edit'in edit'i: sistemin değişmesi tcdd'nin suçu değilmiş. brüksel'de toplanan yüksek interrail şurası tarafından alınan bir kararmış. demiryollarının cefakar emekçilerinden özür diler, uyarısı için viola'ya teşekkür ederim.
her türk üniversite öğrencisinin yeni yıl başlarken "abi tamam bu yaz kesin interrail yapıyoruz çok güzel olcak, şöyle bohem olucaz, böyle takılcaz, öyle ortamlara akacaz" diyerek niyetlendiği fakat yaz okulu, staj ve yahut para yüzünden gidemediği ve umutların başka baharlara ertelendiği gezi.
inşallah gideriz o ayrı konu.(bu yaz kesin gibi)
1 sene sonraki edit: bu sefer dönüş için uçak biletimi bile almıştım ama nasip kısmet bu işler, yine olmadı. 100 ytl götümde patladı.
bir türlü başaramadığım içimde ukte olarak kalan "o köşe benim bu köşe senin" diyerekten fellek fellek avrupa'yı gezmeye amaçlayan seyyahlar için sınırsız akbil kıvamında verilen aylık tren bileti.
eylül ayı:kesin yapacaz abi
şubat ayı:abi yaparız herhalde
mayıs ayı:abi yaz okulu var ne yapsak ki
ağustos ayı:abi yattı o iş
eylül ayı:abi kesin yaparız
.......
.......
.......
ınterrail, türkiye ve fas'ı da kapsayan uygulamasıyla 30 avrupa ülkesine gitme olanağı veriyor. ınterrail biletinin ilk çıkış serüveni uluslararası demiryolları birliği'nin 50. kuruluş yılı olan 1972'ye dayanıyor. maksat; avrupa gençliğini biraraya getirmek ve ucuz seyahat imkanı sağlamak.