belki ilginizi çeker
  1. · tayyip erdoğan ın youtube a girebiliyor olması
  2. · forza solitaire
  3. · protocol obfuscation
  4. · cezaevi
gündem
  1. · boylumlama
  2. · bittikten sonra insanı mal gibi bırakan filmler
  3. · aşk ı memnu
  4. · google wave
  5. · yeşim salkım
  6. · 24 kasım 2009 barcelona inter maçı
  7. · dünyanın en seksi şarkısı
  8. · delikanlı gezegen yuvarlak olmaz
  9. · baskın oran

internetten film indirene hapis cezası verilmesi  

 sayfa  / 5
  1. an itibariyle kültür ve turizm bakanlığı tarafından uygulanması için tedbirlerin alındığının açıklandığı, yakında interneti bize haram edecek süper uygulama.

    bu uygulama sayesinde internetten film veya kitap indirdiğimizde, kültür bakanlığı'ndaki saygıdeğer beyefendiler sistem tarafından "lan baksana adam napıyo, hişş kime diyorum alooo uyuyonuz" efektiyle dürtülecekmiş.

    dürtülme sonucunda uyarılan saygıdeğer kültür bakanlığı yetkilileri, eve yasal uyarı gönderecekmiş. uymazsak hapis cezasına kadar ceza verilecekmiş.

    buyrun efendim, ibretle okuyunuz:

    http://www.hurriyet.com.tr/...
    (excessive, 21.01.2009 11:23)
  2. (excessive, 21.01.2009 11:24)
  3. (king of the west, 21.01.2009 11:26 ~ 11:27)
  4. kaliteli holywood veya lolywood sineması örneklerini, iran sinemasını veya sovyet dönemi sinemasından seçmeleri, televizyonda yayınladınız da ben mi seyretmedim? ne yani illa amazon a para mı verelim? bu mudur?

    ben zaten holywood izlemiyorum, o yüzden beni rahat bırakınız.
    (kendini düşünen hayalperest, 21.01.2009 11:32)
  5. evde çocuğu aynı işi yapsa ona da ikaz ibra edilecek mi bu akil adamlar tarafından? diye düşündüren durumdur. ha evet işin aslına bakıldığında "telif hakkı" çerçevesinde doğruluğu reddedilemez de ama şin bir de fiiliyat kısmı varken, zor babacım bu iş. bu özgürlük kısıtlayıcı durumdan işkillenmiyorum da değil yani. internette bomba tekniği yöntemlerini engelleme, çocuk istismarını engelleme, üniter devlet yapısına halel getiren fiiliyata dökme işlevlerini yasaklama, oooooo kardeşim bu ne ya, sansür zihniyetine son, her şey saçılsın ortaya...
    (yatmadanönceyüzkalemdarbesi, 21.01.2009 11:36)
  6. eğer gerçekten hayata geçerse, haberleşme gizliliği kanunu ihlal edecek sistemdir. bu nedenle, iptali için dava açılması muhtemeldir.

    http://www.belgenet.com/...

    madde 132 - (1) kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlâl eden kimse, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. bu gizlilik ihlâli haberleşme içeriklerinin kaydı suretiyle gerçekleşirse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

    (2) kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

    (3) kendisiyle yapılan haberleşmelerin içeriğini diğer tarafın rızası olmaksızın alenen ifşa eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

    (4) kişiler arasındaki haberleşmelerin içeriğinin basın ve yayın yolu ile yayınlanması hâlinde, ceza yarı oranında artırılır.

    (bkz: kültür bakanının hapis cezasına çarptırılması)
    (bkz: ahahaha ben buna gülüyorum ya)
    (excessive, 21.01.2009 11:37 ~ 11:39)
  7. torrent'i teğet geçecek uygulamadır. çünkü kültür ve turizm bakanlığımız, canımız ciğerimiz, ne yaparsa yapsın mininova ya da demonoid gibi sitelerin tracker trafiklerini izleyemez. gerisini de "aqali saolasın emeğine sağlik" diyerek recep ivedik 2'yi rapidshare'dan indirenler, limewire'dan özcan deniz'in son albümünü aratanlar düşünsün.
    (itülmüş, 21.01.2009 11:38 ~ 18:24)
  8. ''süper hızlı internet'' reklamlarında ''ayda bilmem kaç bin şarkı, bilmem kaç yüz film'' diye uçuk örnekler verilmesiyle çelişen karar.

    ulan youtube'a giremiyorum, canım isteyince porno siteye giremiyorum, film indiremiyorum, limewire kullanamıyorum.

    ne yapayım ben şimdi bu hızlı interneti? süper kalite yerli gazetelerin web sayfalarında ''seksi fotoğrafları için tıklayınız''lara mı tıklayayım?

    edit: imla
    (yata yata paslandık, 21.01.2009 11:39 ~ 11:47)
  9. torrente bişey olmasın nolur diyerek dua ettiğm, duyunca dehşete kapıldığım ve bu ne saçma iştir böyle şeklinde yorum yaptığım uygulamadır.hakikaten ya bu ne saçma bir yasa ki böyle.inşallah uygulamaya geçilemez çıkarttıklarıyla kalırlar.
    (çıtırpaneharcı, 21.01.2009 11:44 ~ 11:44)
  10. internetten yasal olmayan bir kopyayı elde etmek, indirmek nasıl bir suçsa, bu suça karşı yaptırımın da olması doğaldır. herkes kendi çapından konuşarak kendi yararını gözetiyor. ulan diyeceksiniz ki, ne biçim adamsın, torrent,emulekullanmıyor musun diye. babalar gibi kullanıyorum, torrentz.com benim anasayfamdır.

    yani diyeceğim şu ki, milletin emeğini heba ederek kendine kar çıkarmak kimsenin hakkı değildir.
    zaten bunun uygulamaya geçirileceği de büyük bir ütopyadır. çok ceryan çıkarmaya lüzum yok.
    (avignon, 21.01.2009 12:01)
  11. bir filmde oynayan oyuncular, yapımcılar, yönetmenler, sinemada filmin gösterimi sonucunda filmin başarısına göre zaten inanılmaz gelirler elde etmektedirler. ayrıca klipler ve filmler, televizyon kanallarıyla yapılan anlaşmalar doğrultusunda deli gibi para kazanmaktadırlar.

    burada yapılmak istenen, filmi veya sanat eseri neyse, onu beğenen insanları, bir başka deyişle bu film şirketlerinin varolmasını sağlayan son kullanıcıları, "aman dvd'mi de alsın, cd'mi de alsın, daha çok para kazanayım" mantığıyla sinekten yağ çıkarmaya çalışarak sikmeye çalışmasıdır, başka bir şey değildir.

    kimse beğenmese, kimse izlemese bu şirketler beş kuruş para kazanamazlar.

    sonuna kadar karşısında olacağım ve gerekirse dava açacağım karardır.
    (excessive, 21.01.2009 12:07 ~ 22.01.2009 08:35)
  12. madem bu denli kuralcıyız - eyvallah itirazım olmaz- mahkeme kararıyla kapatılmış sitelere bir şekilde girenlerin de suç işlediğini söyleyeyim. ve haklarında suç duyurusunda bulunmanın elzem olduğunu belirteyim.
    (bkz: tayyip erdoğan ın youtube a girebiliyor olması)

    vay arkadaş ne oldu bu ülke! modern hukuk burjuvanın hukudur derlerdi de yıllardır oyunu anap'a veren bir özalcı olarak bunu diyenlere saldırırdım. meğer ...
    (altlejant, 21.01.2009 12:09 ~ 12:09)
  13. (yaratıcı nick bulamadım, 21.01.2009 12:22)
  14. (raqunyaningulleri, 21.01.2009 12:27)
  15. konuyu iran'a, akp'nin özgürlükçü olup olmamasına bağlayanlar da var ya, ben en çok ona şaşırıyorum. hayır, sorsan üniversite öğrencisi/ mezunudur böyle elitist laflar edenler. ama zeka, değerlendirme hak getire.. diplomanın yanında 100 gram da akıl vermiyorlar tabii. normaldir.

    daha önce mevzubahis eylemleri yaptıkları için fransa'da, almanya'da, hollanda'da veyahut amerika'da hapis cezasına çarptırılanlar var mı? var. yasa dışı her türlü materyali yayınlamak, yayınlanmasına yardımcı olmak, paylaşmak, paylaşılmasına yardımcı olmak veya buna olanak sağlamak halihazırda zaten suç. uygulaması sıkı değildi o ayrı. şimdi artık o da sıkı hale getirildi. bence mükemmel bir karar. eğer uygulaması da ciddiyetle yapılırsa daha bi güzel olur.

    sen milletin onca emek vererek ürettiği; dinlenebilir; izlenebilir hale getirdiği eserleri (ç)al, sonra da "vay beni neden engellediniz?" deyu ağla. mal mısın evladım sen? akli problemler mi yaşıyorsun yoksa komiklik olsun deyu mu söylüyorsun bunları? yasalarla çerçevesi çizilmiş bir "suç"un, kolluk kuvvetleri aracılığı ile kontrolünden bahsediyoruz lan burda..sen ne anlıyorsun?

    haberleşmeden filan dem vuranlar da var ki, onlara hiçbir şey demiyorum. dediğiniz gibi yapın, verin kültür bakanlığını mahkemeye. sonucun ne olacağını hep birlikte görelim..

    ha burda söylemek istediğim yasanın çıkış amacının doğruluğu sadece. uygulamada sıçarlar (ki aksini yapmak istedikleri içün çıkarıldı yasa), orası ayrı. zaten alıştığımız bir durum o velhasıl.

    "memleket iran'a dönmüş resmen". peehh. lafa bak. bu haliyle iran'a dönmez dönmesine de, böyle giderse, ortalama zeka çok aşağılara inecek. o kötü.
    (rahmetli baskan kennedy, 21.01.2009 12:27 ~ 12:46)
  16. internetten film, müzik ve daha bilimum materyal indirmeyen kimse yoktur sanıyorum. şahsım adına konuşayım aylık 60 ila 100 gb veri indiriyorum. ben indirmenin müptelası olmuş bir durumda olmama rağmen bu uygulamanın doğru olmadığını söyleyemiyorum. söyleyebilenlere şaşıyorum..

    artık korsan savunması yapılmasından sıkıldım. oyunlar çok pahalı alamayız, filmler çok rere rerö edemeyiz. bir kere adam gibi dayak yesende içimiz rahatlasa aslında. artık sığınacak bir kapınız olmasa bile (bakın kendimde bu güruhun içindeyim ama asla korsan iyidir neden orijinal alayım banane demedim) hala pişkin pişkin korsan sempatizanlığı yapıyorsunuz. filmler artık 2.5 ile 20 ytl arasında fiyatlara satılıyor. daha geçen gün hotel rwandayı 2.5, eternal sunshine of the spotless mind ı 5 ytl ye aldım d&r dan. vizyon filmleri desen 20 ytl. e oyunlara bakıyorsun artık 50 ytl civarında fiyatlara satılıyorlar. amerika çok ucuz biz de çok pahalı dediğiniz oyunlar amerikada 40-50 dolar civarı fiyatlara satılıyor. siz 50 tlyi beenmiyorsunuz. ornage box gibi bir set 50 tlye satıldı kaç kişi gitti aldı acaba?

    korsanı durdurmak adına önlem alınması kadar olağan bir şey yoktur. zaten neden galeyana gelindiğini anlayamadım hiçbir şey olmaz korkmayın bu kadar. kimse gelip sizi evden alıp götürmez. ülkede artık herkesin tanıdığı, internet aleminin dvd masterları olan insanlar var. milyarlarca para kazanıyorlarbu işten. iş gelirse onların başına gelir size ne oluyor. komik olan uygulamaya bok atılması ki pek şaşırmamak lazım. nasıl ki sigara içen adam sigara yasağına kendini yerden yere atıyorsa bunda da benzer bir durumun olması kaçınılmazdır elbette.
    (sutdokmusjedi, 21.01.2009 12:43)
  17. canım türkiyemin canım uygulaması.

    (bkz: yerel seçim)
    (snail, 21.01.2009 12:59 ~ 13:00)
  18. savunulurken '' bir sanat eserinin yapımında emeği geçen yüzlerce hatta binlerce kişi''den faydalanılmasını bir türlü o kalın kafama sokamıyorum ben bu girişimin.

    ortada sanatıyla ekmek parası kazanan plastik bir kitle var ve neredeyse tanıdığım herkes bu kitleyi, bu kitlenin yaptıkları sanatı satmasını, bunun gayet doğru bir davranış olduğunu savunuyor. ya da şöyle söyleyeyim; insanlar bu kitlenin satmak için üretmesini elleri kızarıncaya kadar alkışlamaya da hazırlar. alkışlıyorlar da, ama parasını ödedikten sonra.

    peki, soruyorum size, bunun ticaretten farkı nedir? yani yapılan şey sanat mı yoksa ticaret mi? yoksa sanatı ve ticareti birbirlerinden ayrı düşünmemeli miyiz? sanatçı denilen kişi aynı zamanda mükemmel bir pazarlamacı mı olmalı? sanatçılık bir meslek midir? valla bak, sanatından ekmek yiyen kardeş, üzerine emek vererek yarattığın sanat eserini illa ki dinlenebilir, izlenebilir yapmak zorunda mısın? sana bu görevi kim veriyor? sanatçı olmak zorunda mısın? içinden geldiği için, içinden geleni mi üretiyorsun; yoksa içinden geldiği için, bu aralar kapış kapış giden, mevsimlik şeyler mi üretiyorsun?

    sanatçının hitap ettiği kitleye de değinmek istiyorum biraz. sinema izleyicisine mesela. bir sinema yapıtına para ödeyip gitme kriteriniz nedir? illa da ekşın mı olsun? binalar arabalar falan havada mı uçuşsun? brad bitt oynasın da gerisi önemli değil mi? yoksa monica bellucci mi oynasın? hikaye, konu, senaryo, kurgu, oyunculuk, görüntü... bunlar da önemli mi? önemiyse, neden önemli; değilse, neden önemsiz? film illa ki 2009 yapımı, cillop gibi, yepyeni mi olsun? 1967 yapımı bir filmi izler misin? neden izlemezsin?

    peki ya gişe başarısı? mesela, neden yapımında yüz milyonlarca dolar para harcanan, bol bol bilgisayar efekti içeren, dünyanın en ünlü ve pahalı oyuncuları tarafından canlandırılan karakterler barındıran ultramega yapımlar, gösterime girdikten birkaç gün sonra üzerilerine harcanan parayı ikiye katlıyor. bu kadar seyirci çekilmesinde ve kar edilmesinde, gözümüze zorla sokuşturulan reklamların, insanları yönlendiren tırt sinema bültenlerinin, amdan götten sinema yorumcularının, ya da erotizmin payı nedir?

    şimdi reklamlar! bir sanat eserinin reklamı yapılmalı mıdır? yapılıyorsa o sanat eseri hala sanat eseri midir? yoksa artık metalaşmış mıdır? reklama kaç para harcanıyor sanat sektöründe? bir sanat eserinin, bol bol seyirci/müşteri çekmesi dışında, sinema salonlarında gösterimde kalacağı süreyi belirleyen kriter nedir? seyirci/müşteri çekemeyen sanat eseri niteliksiz midir? kaç seyirci/müşteri çekmesi gerekir ki ''kaliteli'' olduğu tescillensin?

    internet günah mı? buhari ne demiş bu konuda. sağlam hadis var mı? şu ana kadar indirdiğim filmler diğer tarafta götüme girecek mi?

    ben istiyorum ki, ''tüccar''ın hakkını gözetirken, ''müşteri''nin de halini hatrını soralım.
    (nokia şarzı, 21.01.2009 13:03 ~ 22:24)
  19. 1984'ü okuyup bunu bir distopya olarak değil de bir ütopya olarak algılamış akıl muhakemesi zayıf güruhun hülyasıdır, big brother olma yolunda atılmış bir adımdır. zaten tayyip'i oldum olası tip olarak big brother'a benzetmişimdir.

    bir hülyadır zira kişisel bilgisayarlardaki verilerin izlenmesi alenen uluslararası hukuk ta suçtur. batı illerinde bu tür korsan film, mp3 indirme problemlerinde uygulana gelen, mevzu olan bu filmleri, mp3 leri indirenlere ceza verilmesi değil tam aksine paylaşanlara ceza verilmesidir. ancak "batı illerinde" bile the pirate bay yasaklanamamıştır. iyi bilirsiniz ki şirket bilgisayarlarında korsan yazılımların tespit edilmesi para cezasını gerektiriyor fakat kişisel bir bilgisayardaki korsan yazılımı kimse cezalandıramaz, cezalandıramıyor. hadi bu çağını bilmez sözde işgüzarlar bu tür bir uygulama başlattı emin olun sadece tek bir kişinin insan hakları mahkemesine başvurmasıyla uygulama kaldırılır.

    ben bir torrent kullanıcısıyım. şu ana kadar 1 tb kadar fim indirdim. indirmeye de devam edeceğim. zira ben interneti bir özgürlük olarak algılıyorum. internette "korsan" olarak nitelendirdiğiniz programların sayesinde türk gençliğinin, ve türk gençliğinin nezdinde tüm gelişmekte olan ülkelerin gençlerinin, muhassır medeniyete eriştiği söylenen ülkelerin gençleri ile aynı platforma bir nebze de olsa çıktığını düşünüyorum. artık gençlik trendleri, akımları, düşünceleri 5 ay, 10 ay, 1 yıl geriden değil, anında öğreniyor. belki pratikte hala "gelişmekte olan" bir ülkedeyiz fakat artık avustralya da ikamet eden chloe ile konuştuğumda bana bir yıl sonra seyredeceğim bir filmden bahsetmiyor, bahsedemiyor.

    slumdog millionaire altın küre'de en iyi film ödülünü aldı, peki bu film türkiye'ye geldi mi? sorarım size bu filmin türkiye'ye ne zaman geleceğini bilen var mı? aynı şekilde the revolutionary road... peki the curious case of benjamin button... peki ben ne yaptım, ödül töreninden önce bu üç filmi indirip seyrettim. niye dış ülkelerde dvdsi çıkmış, veya dvdsi çıkmak üzere olan filmlerin ben vizyona gelmesi için aylarca bekleyeyim. salak mıyım, dangalak mıyım ben? belki de öyleyim. neden zaten çoğu konuda gerisinde kaldığım heriflerin karşısında sinema filmlerinde de geride kalayım. köy entstitülerini kapatan zihniyetin 21.yüzyıl versiyonu karşıma böyle bir uygulama ile geliyorsa, ben o zihniyete ancak ve ancak gülerim ve bir iki hafta sonra bu uygulama "sike sike" kaldırıldığında yüzlerinde beliren ifadenin ölümsüz kalması için blogumda yayınlarım.

    yıllar yılı bir türlü anlayamadım bizim sözde sanatçılarımızın söylemlerini... yok emek hırsızıymışız... yok sektörü bitirmişiz... geçmişin kadınlar matinesinde, gazinolarında yaşıyorlar sanırım bu insanlar hala. yaşadığımız çağa "bilişim ve internet çağı" denmesinin sebebi zaten bu be kardeşim. çağ bir daha geriye dönülmeyecek bir şekilde değişiyor. albümler satılmıyor diyorlar. ulan zaten bir 5-10 yıl sonra albüm diye bir şey kalmayacak. her şey mp3 olarak bilişim dünyasında dolaşacak. mp3 e lanet yağdıranlar bu zaman geldiğinde ne diyecekler merak etmemek mümkün değil. sanatçılar (yönetmenler, film şirketleri, müzisyenler, aktörler, hatta ressamlar) eserlerinin indirilmesi oranında bu yeni sistemden para kazanacak.

    orhan gencebay (korsana karşı bi uygulama olsa nedense ilk olarak bu isim aklıma gelir) ve diğer para kazanamamaktan yakınan "gariban" şahıslar, albümlerimiz satılmıyor diye yakınıyor, emeğimiz çalınıyor, adam gibi para kazanamıyoruz diye feveran eyliyorlar. diyorlar ki herkes albüm satın alsın. iyi de be yavrum bu ülkenin asgari ücreti belli, bu ülkede asgari ücretle, açlık sınırında yaşayan insanlar belli. asgari ücretle çalışan biri orhan gencebay seviyorsa ancak kazandığı 500 ytl ile kirasını, aylık erzağını ve faturalarını ödüyorken 10 ytl civarında bir parayı orhan gencebay ın yeni albümünü satın almak için harcayamıyorsa bu adam ne yapsın o zaman? hadi bu gariban aldı o albümü, peki bir de ismail yk'ya da hayransa ve onun da albümünü almak istiyorsa? peki aynı zaman da yasemin mori'yi de beğendiyse ve onun da albümünü almak için gönlü yanıp tutuşuyorsa? peki vizyona yeni gelen bir filme de gitmek istiyorsa? yani şu manaya geliyor bu korsana karşı bayrak açmış cenahın söylemi; albümümüzü parası olan alsın, filmimize parası olan gitsin, parası olmayan ise sevdiği şarkının radyoda yayınlanmasını, merak ettiği filmin televizyonda üç dört yıl sonra yayınlanmasını beklesin. tuhaf olan da bu kişiler, misal yıllardan beri korsana karşı uygulama getirilmesini isteyen orhan gencebay ekonomik sıkıntılar çeken kişilerin üzerinden "sanatını" icra ediyor

    sanmayın ki götüm tutuştu da bu paragraf dolusu giriyi yazıyorum. haberdeki bu uygulamanın hem insan hakları hem de teknolojik olarak imkansız olduğunu bildiğimden çok rahatım. hatta bu uygulamanın yürürlüğe sokulacağını bile zannetmiyorum. hatta bu giriyi yazmadan, aylar sonra cnbc-e de yayınlanacak olan how i met your mother s04e13 ü seyrettim, her zamanki gibi komik bir bölümdü. bu uzun yazıyı yazma nedenim, aklı kıt kişilerin artık internet çağını görmesi ve buna göre hazırlığını yapmasıdır. internet bilginin en kısa sürede paylaşılmasını sağlayan, yüzyıllar sonra torunlarımızın sanayi devriminden çok daha önemli olarak addedeceği bir yeniliktir. ve bu çağ şehrin en nezih semtlerinde üç katlı, bahçeli, havuzlu yalılarda oturan şahısların kendilerine yeni bir otomobil alamaması yüzünden değişmeyecektir emin olun...
    (fritöz, 21.01.2009 13:04 ~ 13:26)
  20. bu düzenlemeyi yapan kişilerin çocukları evde sınırsız internetle film, müzik, resim vs. indirmiyorlarsa adam değilim. sokaklarda korsan dvd, pazarlarda korsan giysiler satıldığı bir ülkede yaşıyoruz. sanal ortamdan önce gerçek ortamı düzeltin, onlardan kurtulun sonra zaten sanal ortama dalarsınız.
    (gelmişgeçmiş, 21.01.2009 13:14)
  21. çok doğru bir uygulamadır.ahanda açıklaması:

    eski yapım yabancı filmleri izlememizi engellenecekmiş.ne gerek varki.tv de eski türk filmleri yayınlanıyor.arada sırada bond filmlerini de veriyolar.godfatherıda fox veriyodu yanılmıyorsam canları sıkılınca.2000 öncesi dünya sineması bunlardan ibaret zaten diğer filmleri geçin dvdleri bile satılmıyor ortalıkta sadece internetten indirip izlenilebilsede önemli değil abuk subuk şeyler hep.hem en doğrusu televizyondan film izlemek hepimizin ahlakının bozulmasını önleyen ülkemizin gururu rtük filmlerin içine etmek pahasına sigara, alkol, sex, kan vb. gibi sahneleri ahlakımız bozulmasın diye kesiyor.

    müzik konusuna gelince...ne o öyle abuk subuk yabancı şarkılar?sen türksün sadece türkçe parça dinliceksin!ha ille yabancı müzik diyorsan git 20-30 lira bayıl albümlere girsin o para sana ki bi daha dinleyeme yabancı müzik.efendim ne dedin?okadar parayı bayılmaya razıyım ama istediğim albüm çok eski hiçbir yerde bulunamıyor mu dedin?tamam işte ne güzel dinleme hep ahlak bozucu şeyler var o müziklerde hem yabancı dilde söyleniyo onlar belki küfrediyorlar sana ne biliyosun?geç bu işleri kardeşim.bak orda türkçe eserlerimiz için ttnet müzik var missss gibi.hem parasınıda veriyorsun tarkan dinlersin özcan deniz dinlersin.

    ne dedin iletişim hakkımız elimizden mi alınıyor?insan hakları ve internet bağlanırken imzalanan sözleşmeye aykırı mı?çok da tın.bana ne kardeşim?

    haydi hep beraber internetten bütün dünya buna inansa'yı indiri....öhö öhö pardon bi yerden albümü bulup satın alıp çalalım yüksek sesle, hiç kimsenin hakkını yemeden, barış içinde hep güler yüzle yaşayalım...
    (powerslave, 21.01.2009 13:20 ~ 13:21)
  22. olur da etkili bir şekilde uygulanırsa, sokaktaki cd/dvd satıcılarının cirolarının tavan yapmasına sebep olabilecek uygulama.
    ne oldu ? sokaktaki adam daha çok kazandı evdeki adam kaybetti. telif sahibi nötr'e yakın neredeyse.
    (sarc, 21.01.2009 13:37)
  23. (novarese, 21.01.2009 13:40)
  24. + youtube'a giremiyoruz sayın başbakanım.
    - ben giriyorum siz de girin.
    + film, mp3 indiremiyoruz sayın başbakanım.
    - ben indiriyorum siz de indirin.
    (anti tartar, 21.01.2009 13:47)
  25. aslanlar gibi yatarım diyebilirim. zira şimdiye kadar indirdiğim filmler ben hapisteyken aileme, arkadaşlarıma yeter. çıkıncada devam ederim kaldığım yerden hem hergün basacak birşeyler aramak yoruyor, mola vermiş olurum. sonra gelsin yeni filmler.

    neticede: pişman değilim hakim bey
    (janis joplin, 21.01.2009 13:48)
 sayfa  / 5

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil