savunulurken '' bir
sanat eserinin yapımında emeği geçen yüzlerce hatta binlerce kişi''den faydalanılmasını bir türlü o kalın kafama sokamıyorum ben bu girişimin.
ortada sanatıyla ekmek parası kazanan plastik bir kitle var ve neredeyse tanıdığım herkes bu kitleyi, bu kitlenin yaptıkları sanatı satmasını, bunun gayet doğru bir davranış olduğunu savunuyor. ya da şöyle söyleyeyim; insanlar bu kitlenin satmak için üretmesini elleri kızarıncaya kadar alkışlamaya da hazırlar. alkışlıyorlar da, ama parasını ödedikten sonra.
peki, soruyorum size, bunun ticaretten farkı nedir? yani yapılan şey sanat mı yoksa ticaret mi? yoksa sanatı ve ticareti birbirlerinden ayrı düşünmemeli miyiz? sanatçı denilen kişi aynı zamanda mükemmel bir pazarlamacı mı olmalı? sanatçılık bir meslek midir? valla bak, sanatından ekmek yiyen kardeş, üzerine emek vererek yarattığın sanat eserini illa ki dinlenebilir, izlenebilir yapmak zorunda mısın? sana bu görevi kim veriyor? sanatçı olmak zorunda mısın? içinden geldiği için, içinden geleni mi üretiyorsun; yoksa içinden geldiği için, bu aralar kapış kapış giden, mevsimlik şeyler mi üretiyorsun?
sanatçının hitap ettiği kitleye de değinmek istiyorum biraz. sinema izleyicisine mesela. bir sinema yapıtına para ödeyip gitme kriteriniz nedir? illa da ekşın mı olsun? binalar arabalar falan havada mı uçuşsun?
brad bitt oynasın da gerisi önemli değil mi? yoksa
monica bellucci mi oynasın? hikaye, konu, senaryo, kurgu, oyunculuk, görüntü... bunlar da önemli mi? önemiyse, neden önemli; değilse, neden önemsiz? film illa ki 2009 yapımı, cillop gibi, yepyeni mi olsun? 1967 yapımı bir filmi izler misin? neden izlemezsin?
peki ya gişe başarısı? mesela, neden yapımında yüz milyonlarca dolar para harcanan, bol bol bilgisayar efekti içeren, dünyanın en ünlü ve pahalı oyuncuları tarafından canlandırılan karakterler barındıran ultramega yapımlar, gösterime girdikten birkaç gün sonra üzerilerine harcanan parayı ikiye katlıyor. bu kadar seyirci çekilmesinde ve kar edilmesinde, gözümüze zorla sokuşturulan reklamların, insanları yönlendiren tırt sinema bültenlerinin, amdan götten sinema yorumcularının, ya da erotizmin payı nedir?
şimdi reklamlar! bir sanat eserinin reklamı yapılmalı mıdır? yapılıyorsa o sanat eseri hala sanat eseri midir? yoksa artık metalaşmış mıdır? reklama kaç para harcanıyor sanat sektöründe? bir sanat eserinin, bol bol seyirci/müşteri çekmesi dışında, sinema salonlarında gösterimde kalacağı süreyi belirleyen kriter nedir? seyirci/müşteri çekemeyen sanat eseri niteliksiz midir? kaç seyirci/müşteri çekmesi gerekir ki ''kaliteli'' olduğu tescillensin?
internet günah mı?
buhari ne demiş bu konuda. sağlam hadis var mı? şu ana kadar indirdiğim filmler diğer tarafta götüme girecek mi?
ben istiyorum ki, ''
tüccar''ın hakkını gözetirken, ''
müşteri''nin de halini hatrını soralım.