• görseller

    • internette sansür
    • internette sansür
  1. (bkz: eksi sözlüğün kapatılması)

    olmalı mıdır olmamalı mıdır? nerde başlar nerde biter?

    o değil de ekşi sözlük için kötüdür ama pkk siteleri için iyidir. işime nasıl geirse yani... lakin aslında çok nesnel ölçütler üzerine alınması gereken ve sanırım alınan bir karardır.
  2. internet kullanıcıları siz kendinizi kontrol edemiyorsunuz biz sizi kontrol eder gerekeni yaparız'ın adıdır.

    23.11.2007 cuma gününden itibaren internette sansür'ün yeni dönemi başlıyor. amaç sanal ortamdaki kumar, fuhuş, müstehcenlik, çocuk pornosu, atatürk'e hakaret gibi temel suçlarla ilgili internet sitelerine erişimin engellenmesiymiş. ayrıca çocuk istismarı ve müstehcenlik gibi konularda uluslararası alanda kabul gören filtre programlarıyla otomatik engelleme yapılacakmış. yani bundan sonra herkes ayağını denk alsın diyorlar kendileri.

    aslında yukarıda sayılan suçları insan ilk duyduğunda elbette ki midesi bulanıyor. fakat bu işin sadece onlarla sınırlı kalacağının garantisini kim verebilir. yasaklayalım olsun bitsin anlayışı (yassah hemşerim) maalesef yakamızı bırakmıyor. konuyla ilgili yetişkin ve aklı başında her birey kendini kontrol edebilir başka bir denetim mekanizmasına gerek yoktur.

    internette sansür uygulayan belli başlı ülkeleri sayalım tam olsun: çin, vietnam, iran, özbekistan, suudi arabistan, brezilya, küba, tunus. nerelere doğru gidiyoruz fikrimiz olsun.

    edit: bunlar yarın, öbür gün yazdığımız girilere de karışırlar. belki de yeni bir moderatörümüz olur müfettiş mahiyetinde.
  3. ülkemizin yüz karasıdır.. 85 yıldır yüzümüzü batıya çevirmişken hala doğuyu örnek almaya çalışan cahil kafaların icraatı..
  4. nasıl kurtulunur, açıklayayayım.

    madem ki, illegal içerik barındıran her sunucuyu ve alan adını kapatmaya yarayan bir sistemimiz var, biz de ona göre hareket etmeliyiz. bu sitelere biz nasıl ulaşıyoruz? google, live search, yahoo yoluyla. dolaylı olarak bu arama motorları illegal içeriği sunucularında bulunduruyorlar ve bize ulaşım olanağı sağlıyorlar.

    o halde yapmamız gereken şey, bu siteler için de ihtiyati tedbir kararı çıkartıp, kapattırmak. google, microsoft; gariban internet sitelerine, blog'lara benzemezler. kapitalizm çarkının internet versiyonlarıdır. reklamlar, servisler, vesaire ile milyar dolarlık bir endüstrinin türkiye şubesidir bunlar. bir www.live.com'a engel koymak her yiğidin harcı değildir, göt ister. bakalım; o durumda ne yapar mahkemelerimiz, milletvekillerimiz.
  5. yalnızca mahkeme kararlarında adı geçen ve yasalara aykırı içeriği barındıran "tam url"yi filtreleyebilen bir dns çözümü bu sizin sansür, benim ise kurunun yanında yanan yaş olarak adlandırdığım meseleyi çözmeye yetecek. eğer cenaze evi gibi ağlanmaktan kurtulup sorunu bu noktadan algılamayı becerirsek, bu tür bir çözümü geliştirecek kimselerin türk mühendisler arasından çıkacağına şiddetle inanıyorum.

    teknolojinin bazı alanlarında şaşırtıcı şekilde ilerideyiz. mesela istanbul'da trafiğe çözüm bulamıyoruz ancak trafik nerede sıkışık, nerede değil görüntülü şekilde öğrenebileceğimiz çoğu kimsenin sık kullanılanlarında ekli bir kamera ağımız var. su kesintilerini önleyemiyoruz ama suların nerede kesik olduğunu gösteren süper haritalı e-devlet uygulamalarımız var. bu yenilikçi dns çözümü de bu ekibin yeni üyesi olacak, bana inanın.
  6. sağımızda solumuzda her yerde, kesinlikle ters giden bir şeyler var. keşke hukuk sistemi de bunu görebilse. kişisel fikrimizi bile belirtmeyeceğimiz bir ülkede yaşıyoruz. ne kadar ağlasak az.
  7. türkiye standartları için, "otoriter devlet baba" bunalımı (diyeyim)

    site site, adres adres yasak koyan mahkeme, belirli bir tür içeriğin takipçisi sn. savcı beyler mevzunun ciddiyetinin farkında değiller sanırım. şu giriye matuf diyorum bunu : @2789196 ki biz de tam bu şekil düşünüyorduk.
    internet nedir, günlük yaşamda ne kadar yer kaplar, hacminin olmaması etkisini azaltır mı gibi konulara bürokrasinin bir kanadı hiç kafa yormamış sanırım. internet bir tür gençlik eğlencesi sıfatıyla kabul görüyor.

    mesela blogger'a, youtube'a "kilit vurmak"la tedbiri almış olduklarını düşünüyorlar. geleneksel , zamanın büsbütün dışında kalakamış düşünce, interneti kilitlenebilir bir varlık sandığından olsa gerek , böyle bir algılamanın sebep olacağı sonucu da kestiremiyor. kilitledi ve bitti. kapı mühürlendi. bu sebeple kendi kuvvetinin azametinden şüphesi olmayanlar, www.youtube.com 'u ziyarete yeltenildiğinde karşılaşılan "bu site..." ifadesiyle önlemini almış oluyor. zira bu engeli oluştururken de kendi internet bilgi birikimi kadar ceza üretebiliyor. yani muasır medeniyet seviyesinin maalesef gerisinde kalmış. maalesef "kültürünü almadan teknolojisini almış" olduğu için bir maluliyet söz konusu.

    evden çıkarken başı örtülü olan kızının, arkadaşlarının yanında başını açtığından habersiz "otoriter baba" , kızının mahalleye girmeden önce yine başını örttüğünden bihaber olarak koyduğu yasağın işlediğini ve doğru olduğunu varsayıyor. küllî, amaca hizmet etme vasfından yoksun, detayları hiçe sayan genelleyici kararları ile sadece kendini mutlu ediyor.

    fırsat buldukça "muasır medeniyetler düzeyini yakalamak"tan inanarak bahseden değerli önde gelenlerin bu sözün içeriği hakkında şimdiye kadar zihinlerini yormamış olduklarını görüyoruz.
    çağdaş, demokratik türkiye cumhuriyeti'nin 21. yüzyıl panoraması.

    ekstralar kısmında ise bir meczubun sikinin keyfine istediği siteyi kapattırabilme kudreti de mevcut.