supranationalism'in tersine devletler arası ilişkilerde komisyonlar ve kurulların değil, hükmetlerin katıldığı konseylerin daha işlevsel ve ağırlıklı olması gerktiğini savunan bir teoridir. özellikle
avrupa birliği üzerine kafa yorulurken çıkmış olan bu teori, liberal yaklaşımdaki gibi barışın uluslararası topluluklar kurarak sağlanabileceğini değil, realist yaklaşımdaki gibi güçler dengesinin dünya düzeni için dah önemli olduğun da öne sürer.
hükümetleri, doğrudan devletleri komisyonlardan daha öne çıkarması ve uluslararası ilişkilerde devletlerin çıkarlarının belirleyici rol oynadığını göz önünde bulunurarak analizler yapması da
realizme mensup kişiler tarafından savunulan bir yaklaşım olduğunu gösterir.