gerçekler insanı engellemeye başladıkça, somut düşünce hakim olmaya başladıkça birilerinin hayalleri daha kurulma aşamasında engellenmiş olur. "ya zaten olmayacak" düsturuyla kurulan hayaller zaman içerisinde bu önyargının etkisiyle artık kurulmaz bile.
tutup da burada pembiş pembiş şeyler söylemeyeceğim tabii ki, ancak insanlık sadece hayaller kurduğu müddetçe ilerleyebilir. ilerleme olmasa bile en azından yaşamı daha renkli kılmak adına insan hayallerinden ve yeni hayaller kurmaktan vazgeçmemelidir. zaten insan olmamızın bize verdiği en güzel nimetlerden biri de hayal kurabilme güdümüzdür. bizi bir amipten, basur memesinden, köpekten, yakaladığı ceylanı afiytle yemekten başka bir şeye yaramayan o koskoca heybetli!! aslanlardan ayıran özelliklerden biridir hayal kurabilmek. hayalin yöneldiği alan ise sınırsızdır, ister insanlık adına ister bireysel (veya sevgili ile ilgili) olsun; hayaller her zaman daha da gelişerek kurulmalıdır. böylece yaşam daha da yükselir.
burada biraz müdahale olması gereken kısım ise biraz mantıktır. uçmayı hayal etmek aşırılıktır sonuçta. güzelliğini düşünmek bir kenara, uçmak istemek artık "oha"'dır. ha benim de içimden arada bir ultra mega süper saçmalığını bilmeme rağmen denizin, boğazın o serin suları üstünde basa basa hıphızlıca, arkamdan su üzerinde geriye-yana doğru açılan dalgalar bıraka bıraka koşmak ve sonunda
sevgiliye sarılmak geçer. tabii ki de bunun mümkün olmadığını da bilirim, bilir ama gülümserim ve gülümsetirim işte.
ama insan hoş hedeflerin hayalini kurduğu zaman ve bunlara ulaşabileceğini bilince, daha iyi yaşar. ulaşamasa bile hayatını o hayaller adına şekillendirdiği için yine kendine yapmış olur yine kazanır. insanlar büyüdükçe de hayallerin büyümesi gerekir. küçülüyorsa, insan kendi insanlığını yavaş yavaş kaybediyordur kanımca.