bana:
biri bana gelsin
o da sensin
... (burasını hatırlamadım)
ikimiz de aşık
bi tek farkla
benimki senden biraz fazla
diye giden
ferhat göçer eserini hatırlatan iddia.
aşk adına yapılmış sittin yorumdan da birisidir. hesi doğrudur, hepsi de yanlıştır bence. en iyisi aşık olmamak ama. demeyin şimdi ''aşık olmak ya da olmamak elimde değil ki amaaa...''. yapmayın, bal gibi de elinizde. tamam hadi elinizde değil. aşık oldunuz. yine de yapmayın ama. bunu aşık olduğunuz kişiyi geçtim, kendinizden bile saklayın. çünkü çok kaypak bir duygu bu aşk denen şey. sizi havalarda uçururken pat diye bitiverebiliyor. yükseklerden kafa üstü çakılıyorsunuz ama ölmüyorsunuz, boynunuzun yerine kalbiniz kırılıyor.
sonra, neden mi aklıma ferhat göçer şarkısı geldi? çünkü iki kişi birbirine aşık olsa bile, aşkların miktarı hiçbir zaman eşit olmuyor. aşkların eşit olması bir tarafa, tanımları da farklı oluyor. verilmeye hazır olunan şeyler ya beklentilerin gölgesinde kalıyor, ya da beklentileri çok fazla aşıyor. verdiğiniz kadarını alamadığınız gibi, aldığınız kadarını da veremiyorsunuz çoğu zaman. sonra:
(bkz:
çok iyisin ama ben seni üzerim)
(bkz:
boğuluyorum)
(bkz:
seviyorum ama aşık değilim)
(bkz:
sevgiliyi elde tutmanın yolları)
(bkz:
seviyorum ama ayrılmalıyız)
...
aşk, sevgili, kız arkadaş, erkek arkadaş... bunlar yazılı kuralları olmayan ve aslında hiçbir sağlam temele dayanmayan, aldatıcı kurumlar. ve yaşatacakları mutluluk, hiçbir zaman, yitirildiklerinde getirecekleri acıdan fazla olmuyor.
topralarsak, insan sevildiğini sandığı için de aşık oluyor. belki de sevildiğini sandığı için aşık olduğunu sanıyor. dedim ya işte, aşk, sevgili... sonbaharda rüzgarın sürüklediği kuru yapraklar gibi şeyler. nereye uçup nereye konacakları, kondukları yerde ne kadar kalacakları asla kestirilemiyor. sakat.
ve, belki bu bakınızı sekiz yüz kez verdim ama, yine de: (bkz:
@3413340)