1. söylenmesi gayet güzel ve içimi huzur kaplatan ve genelde vay be ammada artis adamım görüyomusunuz bilgi birikim kualifikasyon ne ararsan var bende demek için kullandığım latince söz öbeği (bkz: ben aptalım)
  2. hobbes bu söylemi monarşiyi savunduğu için yapmıştır. halk tüm haklarından vazgeçip bunu toplumsal bir sözleşme ile krala devreder.hobbes özgürlüklerin halka bırakılmasının tehlikeli olduğunu ve bunun kaos yaratabileceğini düşünür. zira insan bencildir,yalnız kendinin ve yakınlarının menfaatlerini gözetmeye temayülü vardır. oysa insanların çıkarlarının örtüştüğü ortak noktalar barış ve güvenlik ihtiyacıdır. halk haklarını egemene devrederek bu ihtiyaçların en iyi şekilde görülmesini ondan bekler. bu da ancak monarşiile sağlanır.
  3. ataol behramoğlu'nun `bir şiirinde geçen cümle.

    "insan insanın
    kurdudur" diyor
    bir düşünür
    ve ekliyor:
    "bellum omnium cantra omnes"
    yani
    yatkındır savaşa
    birbiriyle herkes...

    şu sonuç çıkar
    bu saptamadan:
    doğası gereği
    savaşçıdır insan...

    doğruluk payı
    var mı bu görüşte?
    yanlışlık var mı?
    varsa nerde?...

    insan insanın
    kurduydu belki
    gerçek kurttan
    yokken farkı...

    onu kurttan
    ayıran özellik
    akıl olmalı
    ve üretkenlik

    ürününü
    emeğinin
    alırsan, sevinçle
    dolar yüreğin

    ve hele ortak bir
    yaratıysa bu
    daha da büyür
    mutluluğu

    oturursun
    aynı sofraya
    emektaş olmanın
    mutluluğuyla

    şimdi sormak
    gerekir yeniden
    insan insanın kurdu mu gerçekten?

    insan insanın
    kurduydu belki
    gerçekten kurttan
    yokken farkı

    ama gelişen
    bir şey var onda
    sevgiye, iyiye
    doğruluğa

    yaratırken
    emeğiyle
    yaratır çünkü
    kendini de...

    soruyu yeniden
    ve şöyle sormalı:
    sevgiye, iyiye
    barışa kim karşı?

    emeğinin
    hakkını alan
    ne çıkar umar
    savaştan?

    dünyayı ortakça
    kardeşçe üreten
    ne yarar umar
    kötülükten?

    şimdi değiştirip
    bu kavramları
    yeniden ve şöyle
    söylemek olası:

    emekçi insan var, barıştan yana
    dünyayı kardeşçe yaratan, üreten..
    ve kurtlar - savaşta çıkarları...
    vurarak, kırarak, ezerek sömüren...
  4. thomas hobbes tarafından doğa durumu üzerine söylenmiştir. doğa durumu ise toplum sözleşmecilerinin, devletin ortaya çıkışı üzerine temellerini dayandırdığı noktadır.

    doğa durumu, öyle bir an düşünün ki hiçbir siyasal organizasyonun ve kurumun olmadığı haldir. bu durumda bir egemen sınıf olmadığından ötürü, bütün herkes eşit. eşitlikten kasıt şudur, tabiki fiziksel olarak bütün bireyler eşit değildir, fakat fiziksel olarak zayıf olanlar bazı yöntemler ile güçlü olanı öldürebilir, bu da eşitliği ortaya çıkartır. ama bu eşitlik ortaya bir güvensizliği de çıkarmaktadır. mülkiyet olmadığı için insanlar kötüdür ve birbirlerinin istekleri çakıştığı noktada savaş başlar. bu yüzden doğa durumunda iç savaş hakimdir. ve işte bu ortamda insan insanın kurdudur.

    konuyla ilgili olarak;

    (bkz: toplum sözleşmesi)
    (bkz: mutlak monarşi)
    (bkz: john locke)
    (bkz: jean jacques rousseau)
  5. bana serbest çağrışımın kralını yaşatan, böylece hobbes' un kemiklerini epey sızlattığım sözüdür.

    homini gırtlak... pufidi kandil... tumba yatak
    birisi insan insanın kurdudur dedi mi, direkt bu şarkı geliyor benim aklıma, ilginç değil mi? sanırım değil...
  6. hobbes un insan insanı siker mi hiç sorusuna karşı verdiği cevaptır. hobbes a göre, insan ilişkilerinin tümü karşılıklı çıkar üzerine kurulmuştur. bu yüzden insanın en büyük düşmanı yine insandır. devlet ve otorite tam da bu yüzden gereklidir. bir otorite olmadan, doğası gereği kötü olan insan, her zaman bir başkası için tehdit oluşturacaktır. kısacası, insan kendi başına ve özgür bırakılmamalıdır.