en iyi yol;tartışarak tanımaktır insanı..
kendi fikirlerini karşı tarafa sunup,onun karşıt düşüncelerini kendi özlük hamurunda eritip sonra da saldırıya geçmek, satır aralarından onun resmini çıkarmak.
birini tanımanın en iyi yoludur tartışmak..
zaaflar,kompleksler,fikirler,ideolojiler,doktrinler çarpışır çünkü tartışmada.sonra karanlık sular çekilir,billurlaşır gerçekler,vurur insanın yüzüne yüzüne.tartışırken zayıf düşer insan,yaralanmaya açıktır,yaralamaya meğilli..
bir fırın ekmeği oturup beraber yemekle anlaşılabilecek şey. burada dikkat edilmesi gereken kişinin ekmeği nasıl yediği değil de, ekmeği nasl bölüştürdüğüdür.
insanı sevmekle başlayan eylem.
bir insanı tanımak için
mevkii (
makam) veya bol
para vereceksin
ya tatilde, ya da içki masasında olabilecek şeydir..
başka türlü on sene de geçse biraz zor olan..
(viola, 03.04.2006 19:44)
zor iştir, herkesten iyi tanıdığınızı düşündüğünüz kişiden beklenmedik sözler duyup, beklenmedik davranışlarla karşılaşırsanız o kişiyi gerçekten tanıdığınızı zannetmekle ne kadar hata yapmış olduğunuzu fark edersiniz.
hakkında söyleyecek iki üç anlamlı söz bulabilmektir, yoksa saçmalamak mümkün. öylesi sözler olmalı ki, vayy be dedirtmeli, nereden çözdü bu detayı, annem bile bilemez bunu vs...
(heidi, 09.11.2007 15:16)
doğa için bir canavarı bir virusu tanımaktır. hatta bizim korktuğumuz kenelerden farklı bir davranışımız yok dünya ve doğa için. sanırım kendi aralarında konuşuyolarsa insan zararlısı diye bahsediyolardır. bizi böyle tanımışlardır. ,
(bkz:
insan zararlısı)
(bkz:
bir haşerat olarak insan)
sancılı bir süreçtir.
sonrası da sancılıdır. ve hatta en sancılı kısmı sonrasıdır. ilginç gelecek belki ama birini tanımak savunma kalkanlarını yitirmektir ona karşı. çünkü tanımadığınız birinin size karşı tavırlarına -kötü olanlarına- bulacak bahaneleriniz vardır. yorgundur, başka bi şeye bozuktur, öyle demek istememiştir, öyle davranması bi anlama gelmiyordur onun için... gibi tonlarca bahaneniz olur tanımadığınız için. lakin neyi niye yaptığını bildiğiniz, "tanıdığınız" biri için işte bu bahanelerden oluşan savunma kalkanınız düşer. hadi örnek verelim; aynı fikirde değilken bile deli gibi kendini anlatmaya çalışan, doğru tektir ve konuşarak o tek doğruyu bulabiliriz diye düşünen bir "tanıdığınız" varsa ve o artık konuşmaya üşeniyorsa, yalnış düşündüğünüz bir konu hakkında sizi doğruya götürmek için kılını bile kıpırdatmıyorsa hazır olun siz de artık o etrafındaki düşüncelerini ciddiye almadığı tonlarca salaktan biri olmuşsunuzdur.
üşütür bu gerçek. hayır kış vakti olduğundan değil sıcacık odanızda, sıcacık yatağınızda bile üşütür. bi titremek alır hem bedeninizi hem ruhunuzu. üzülürsünüz. hem kendi halinize, hem yitenlere üzülürsünüz. yapacak hiç bir şey kalmamıştır. saklanın yorganın altına ve uyuyun, nacizane tavsiyemdir.
bi tanıdığın uyarısı üzerine gelen edit; nacizane değil naçizane. affola...
biraz dikkatli olunursa, en baştan uyanmaya başlamaktır. güven kazanmak için ağzımızdan girip, burnumuzdan çıkanlar vardır. işte, bu safhada bazı şeyleri gözden kaçırmamak, beynimize kaydetmek gerekir. bunlar, çok değil, kısa süre sonra bize çok lazım olacaklardır. gözden kaçırmadığımız iyi veya kötü her şey, ilk limoni olayda yerine oturur, isabetli düşündüğümüz ortaya çıkar.
bu öyle bir pratiktir ki, karşımıza çıkan her insanda, hatalar kendiliğinden gözümüze batar. o kişiden beklediğimiz her negatif davranış, beklediğimiz anda gelir ve bizi hiç şaşırtmaz artık. hayal kırıklığı denilen şey, hayatımızdan çıkmıştır bile. gerçeği, şüphelerimizin doğruluğuna güvenecek kadar net görüyoruzdur artık.
kendimiz için en önemli nokta, o insanı tanırken, denerken fazla bir şey vermemek, ileri gitmemektir. küçük şeyler bile büyük pişmanlık yaratır o zaman.
mümkün değil.
cidden bak, insanlar bi garip, tanıdım sanıp sonradan oha filan olabiliyorsun. piyasa göt dolu götlek dolu.
(tuana, 13.06.2009 18:10)
çok basittir zamanımızda..
lan gidin bakın, kişi ilk kez gördüğü peynir hakkında fikir belirtemezken ilk kez gördüğü dünyanın en karışık varlığı olan bir insan hakkında direkt yorum veya tespitler yapabilmektedir..
sıçtı tespit bez getir cıvık sıçtı tez getir insanı olmak bambaşkadır.
olmayın..
"bir insanı en iyi tanıyacağınız zaman ayrılmanıza en yakın zamandır" der
dostoyevski bu konuda.insanın çok karanlıkta kalmış yönleri vardır.en basitinden depremi ele alalım:anlık düşünülmeden yapılan şeyler vardır ortada.ailenizi düşünmeden kaçıp kurtulabilirsiniz,veya kalıp hepsinin kurtulmasını beklersiniz.siz hangisini yapardınız?insan kendini bile tanıyamaz diyorum değil bir başka insanı..karanlıkta bir denizdir insan
işe kendini tanımaktan başlamak gerekir.zira insanoğlu kompleks bir varlıktır.tanıması zordur.
facebook sayesinde artık çok kolay elde edilebilen bir özellik. maşallah herkesin kendisi hakkında ''beni ne kadar tanıyorsun'' diye testi var. hey yavrum hey!